- Advertisement -spot_img

.Yeniçağ

Yabancılaşma ile karışmaların saydamlaşması – Özkan Yıkıcı

Perşenbe günü, genelde dışarı çıkmadım. Öğleden sonra, bir arkadaşımla buluşup Ortadoğu üzerinde beyin cimnastiği fırtınası yapma dışında elbet. Ama özellikle sabahleyin, yükselen öğlene doğru...

Çatışmalar, yolsuzluk, teknoloji ve nesillerin bıraktığı izler – Çağla Elektrikçi

1988’de doğdun—dünya bir dönüşümün eşiğindeydi. Berlin Duvarı hâlâ ayaktaydı, Soğuk Savaş sessizce sürüyordu ve analog saatler dijital çağın ilk kıvılcımlarına inatla geçiyordu. Daktiloların yankısı...

İki güne sığdırılan yakın tarihin günümüze uzanan yolları – Özkan Yıkıcı

Bugün 12 eylül.. dün 11 eylül. İki gün salt iki kelime veya yılın güncel simgeleri değildir. Biraz deşilince günümüz yaşanan kabusunda, karanlığa mahkum edilmelerimizin,...

Beyaz Gül: Münih’in genç vicdanı – Sevda Çetinkaya

Beyaz Gül ,1942–1943 yıllarında Münih’te çoğu tıp öğrencisi bir grubun (Hans ve Sophie Scholl, Alexander Schmorell, Willi Graf, Christoph Probst) ve hocaları Prof. Kurt...

“Musolini mahkemesi” mi dediniz avukat bey? – Hasan Kahvecioğlu

Benim jenerasyonuma ait olan Kıbrıslılara “sömürge çocuğu” denirdi. Damarlarında “Türk kanı” kaynayan abilerimiz “İngiliz”den nefret ederdi… Şiirimize, şarkılarımıza, fıkralarımıza, manilerimize “Sömürge karşıtlığı” egemendi. Yatar kalkar, İngiliz’e söverdik… 1959’da...

Son eklenenler

- Advertisement -spot_img