yaklaşımlarÇağla ElektrikçiÇağla Elektrikçi yazdı: Güvensiz Yolculuklar, Kolektif Yas

Çağla Elektrikçi yazdı: Güvensiz Yolculuklar, Kolektif Yas

Girne feribotunun alabora olması, can kayıpları ve parçalanan ailelerle sonuçlanan bir deniz kazası olmanın ötesinde, derin bir politik kırılmadır. Sınırların tartışmalı, birlikte yaşamanın kırılgan olduğu Kıbrıs’ta bu felaket; yönetişimin zayıflığını, sorumluluk etiğini ve kolektif yasın anlamını yüzeye çıkarıyor.

Tony Gatlif’in Latcho Drom filmi — Hindistan’dan İspanya’ya uzanan Roman göçünü anlatan sinematik bir yolculuk — burada felsefi bir ayna işlevi görüyor. Onun sineması, yerinden edilmenin yalnızca coğrafi değil, varoluşsal olduğunu hatırlatıyor. Toplumlar hafıza, müzik ve dayanışma ile hayatta kalır. Girne’de yaşanan trajedi sonrası bu ders daha da acil hale geliyor: hayatta kalmak yalnızca güvenli kıyılara ulaşmak değil, aynı zamanda yasın adalete dönüşmesini sağlamaktır.

Feribot felaketi Kıbrıslıları ölüm gerçeğiyle en çıplak haliyle yüzleştiriyor. Heidegger’in ölüme-doğru-varlık kavramı, varoluşun her zaman riskle gölgelenmiş olduğunu öğretir. Babaların, kız kardeşlerin ve dostların ani kaybı, toplumun bu kırılganlığı kabul etmesini zorunlu kılar.

Arendt’in hafıza siyaseti yasın politik olduğunu vurgular. Ölüleri hatırlamak, silinmeye direnmek demektir. Gatlif’in filmleri Roman seslerini yüzyıllarca süren dışlanmaya karşı koruduğu gibi, Kıbrıs da denizde kaybolanların hafızasını korumalıdır.

Levinas’ın ötekinin etiği bize sorumluluğun ötekinin yüzüyle başladığını hatırlatır. Boğulanlar ve kayıplar anonim değildir; devlet ve toplumdan tanınma talep ederler. Yoklukları bir hesap verme çağrısıdır, yönetişimin yaşamı koruması gerektiğini hatırlatan bir talep.

Girne felaketi, deniz güvenliği düzenlemelerindeki eksiklikleri ortaya çıkarıyor. Bu, Kıbrıs’ta altyapının çoğu zaman politik söylemin gerisinde kaldığına dair daha geniş eleştirileri yansıtıyor. Trajedi, bölünmüş bir adada hareketliliğin ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor; tıpkı Gatlif’in Roman topluluklarını düşmanca sınırları aşarken tasvir ettiği gibi.

Hafıza bir direniş biçimine dönüşüyor. Limanda bekleyen aileler, ters dönmüş gövdeye tutunan kurtulanlar — bu görüntüler, yasın reformla sonuçlanmasını talep ediyor. Kaybedilenleri onurlandırmak, hesap verebilirlik, şeffaflık ve insan onurunu önceliklendiren bir siyaset talep etmektir.

İç İçe Geçmiş Keder

Keder, seçmediğimiz bir kumaş,
yoklukla dokunmuş,
sessizlikle işlenmiş.

Bir babanın bilgeliği,
bir kız kardeşin kahkahası —
hayatın tezgâhından koparıldı,
ellerimizde çözülmüş iplikler bıraktı.

Ama keder yalnız çözülmez.
Bizi bağlar,
dosttan dosta,
kalpten kalbe,
her gözyaşının paylaşıldığı
bir yas dokuması.

Gecenin sessizliğinde
isimlerini taşırız,
gölge olarak değil,
hafızanın lifleri olarak —
kırılgan, kalıcı,
günlerimizin kumaşına işlenmiş.

Latcho Drom ifadesi Roman dilinde “Güvenli Yolculuk” anlamına gelir. Girne’ye uygulandığında bu ironi yıkıcıdır. Politik meydan okuma artık şudur: Kıbrıs, yasın reformla sonuçlanmasını sağlayabilecek mi? Güvenli yolculuklar yalnızca sinematik metaforlar olmaktan çıkabilecek mi?

Gatlif’in sineması, trajedinin unutulmaması gerektiğini ısrarla hatırlatır. Filmleri kültürel bir hayatta kalış eylemidir. Girne bağlamında ise yasın pasif değil, aktif olduğunu hatırlatır: sorumluluk ve reform talep eden bir süreçtir.

Gatlif’in vizyonunu Kıbrıs’ın acısıyla birleştirdiğimizde sanat ve trajedinin nasıl kesiştiğini görürüz: her ikisi de kırılganlığı, direnci ve yarım kalan hayatları onurlandırma ihtiyacını hatırlatır. Felsefe bize trajedinin yalnızca kayıp değil, aynı zamanda sorumluluk olduğunu öğretir — hatırlamak, reform yapmak ve yolculuğu yarıda kesilenleri onurlandırmak.

Girne feribot felaketi yalnızca bir deniz kazası değil, politik bir sınavdır. Hafıza korunacak mı, hesap verebilirlik talep edilecek mi, keder adaletin dokumasına dönüşecek mi? Gatlif’in sanatı ve Girne’nin acısı tek bir talepte birleşiyor: siyaset yaşamı korumalı, ölümü yönetmekle yetinmemelidir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Çağla Elektrikçi yazdı: İlhan Erbil’in vefatı, Kıbrıs’ın sessizliğinde yankılanan bir boşluk gibi

İlhan Erbil'in vefatı, Kıbrıs'ın sessizliğinde yankılanan bir boşluk gibi....

Çağla Elektrikçi yazdı: Kırsal sessizlik bir atmosfer değil, politik bir tercihtir

My Way Home, İngiltere'nin siyasal-ekonomik dönüşümünün kritik bir eşiğinde...

Çağla Elektrikçi yazdı: İnsanları sınıfın ötesinde değerlemek, siyasal ve etik bir projedir

Modern toplumlar hâlâ ekonomik statü ve sosyal prestijle iç...

Çağla Elektrikçi yazdı: Sevgül Uludağ’ın ardından: Ölüm sosyolojisi ve kolektif hafıza

Sevgül Uludağ'ın ölümü ve cenazesi, Kıbrıs toplumunda yalnızca bireysel...

Otoritenin Çöküşü Bir Tesadüf Değil, Bir Politik Projedir — Çağla Elektrikçi

Dijital çağın yarattığı otorite erozyonu, yalnızca teknolojik bir yan...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,906TakipçilerTakip Et
945AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Kıyaslama yörüngesinde Yunanistan ve Sırbistan

Genellikle birçok konuda iki karşıt tutum doğal hale sokuldu....

Özkan Yıkıcı yazdı: Nepal gerçeği, buraya kadar nasıl geldi?

Son günlerde bir memleket adı arada bir duyulmaktadır. Başka...

Özkan Yıkıcı yazdı: Nereden bakarsan bak!

Siz ne kadar çırpınırsanız çırpının. Var olan gerçeklerle değil...

Fikret Başkaya yazdı: Kapitalizmden çıkmanın gerekliliği ve aciliyeti…

“İnsanlık ancak çözümleyebileceği sorunları görev olarak önüne koyar. Çünkü...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yunanistan, Sırbistan ve K. Kıbrıs

Son günlerin konusu: Girne'den kalkan tekne veya geminin batması....

Ceren Ergenç yazdı: Çinli işçinin beklenmedik ‘müttefiki’

Türkiye'de yaz boyunca fazla mesai haberleri üst üste geldi....

Yusuf Karadaş yazdı: ŞİÖ zirvesi, Erdoğan-Putin görüşmesi ve S-400’ler meselesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İş Birliği Örgütünün (ŞİÖ) genişletilmiş başkanlar...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kaçamayacağımız gerçeklerle, acı şekilde karşılaşırken

Aslında hâlâ bize umursuz havamızın ninnisi gibi geliyordu. Oysa...

Canlı yayın