yaklaşımlarÖzkan YıkıcıÖzkan Yıkıcı yazdı: Nereden bakarsan bak!

Özkan Yıkıcı yazdı: Nereden bakarsan bak!

Siz ne kadar çırpınırsanız çırpının. Var olan gerçeklerle değil de kendince oluşan dünyanızla gözlük takıp bakışınızı ufka doğru yakın. Her çıkan olaydan sonra öylesine peş peşe dizilişler olmaya başlar ki, yine de tersini söyleyerek yalanla karşılık vermenin de normalliği de sürmeye devam ediyor. Şu Kıbrıs gerçeklerinde onca kanıta, yaşatılan altüstlere rağmen, hâlâ bildik kolay yalan ekseni karşılık buluyorsa, sistemin kendi sınırında kalmasının düşünsel gerçeği hep sırıtmaya devam etmektedir.

Son K. Kıbrıs’ta olanlar veya hâlâ tam tersi hızla oluşan gelişmelere rağmen Kıbrıs’ta çözüm havasının okunması oluyorsa, galiba artık neyin nereye konacağı da artık belirsizlik rüzgârına kapıldığı haldir. En ufak olayda, karşımıza peş peşe gelen gerçekler, hâlâ kendini anlatamıyor, düşünsel kıpırtılı değişim olmuyorsa, sistemin adayı aldığı kıskacın pandrası oldukça güzel kullanıldığının itirafıdır.

Ben mümkün oldukça en azından basın özetlerini izlerim. Beklentili havaları nem kaparak takip ediyorum. Anlıyorum ki onca yaşanan ve acılarla da bedel ödenilen tarihsel konuma rağmen, hâlâ konulan resmi tuzaktan kurtulma çabası da olmuyor. Hâlâ Güney basını Kıbrıs sorunu falan derken, hedefe Tufan konulurken, engel ve çözümde ilgili Kuzey yapısının rol alacağı analizleri yapıyor. Hep aldanmalara rağmen bu dar kafa bakışı hiç değişmedi. Okunan Kıbrıs gerçeği ise kurulan resmi sistemin devamı üzerinden olup, karşıt da olanla değil kendince istenilen kullanıma sokuluyor. O zaman da Tufan’ın kapı aşmadığı veya Tazmin Komisyonu gerçeğine karşın da mülkiyet konusunda olayı bir siyasal pazarlık ötesine ötelemekle uğraşılmaktadır.

Son gemi faciasına bakalım. Nereden tutarsak, sonuç değişmez. Hep yanlış ve yanlışla birlikte kurulan sistemin tam da kendisini bulursunuz. Kaptanı kaptan olmayan, geminin niteliği daha baştan sorgulanan, en basit izinler veya denetimlerin dahi yanlışlarla başlayan analizlere gelişi, herhalde bu kadar daha baştan yanlışa hata demekle kurtulunamaz. Hele de devamında hesaptaki idareci veya siyasal kesimin yandaşlama gelişleriyle bilgisizlik ile idareyi yandaşa göre kullanma ilkesi de birçok neden sorusuna kolayca bulunacak yanıttır. Ama bulunmuyor. Benim adamım diye gümrük müdürü olursa, sayısal hesapla makama oturtulursa, kişiye göre yurtdışı gidiş geliş oluşur, izinler belirli kriter yerine adamına göre olursa, hemen devamına da Filo Denizcilik gemisinin de felaketi konulması gayet kolaydır.

Yolculuk yapılıp yapılmamasının da kuşkularla değil resmen yapılamazdı yanıtının sırıtılması, en ufak manevranın dahi gerçekleştirilmemesi, gidilecek limanın kapalı oluşu, denizin dalgalı hali ve geminin su alması gibi en basit insanı dahi limandan çıkmamaya itmesi yeterken, kocaman kaptandan liman idarecisine hepsi tam tersini yaptılar.

Hep sorular değil resmen arızalar sıralanır. Kaptanlık belgesi, geminin alış şekli, denizin durumu ve zincir giderek uzar. Zaten önceki yazılarımda da yazdığım gibi eskiden beri bu tür gemilerle tanık olarak yaptığımız seyahatler hep sorularla doluydu. Fazla yolcudan zamanında kalkmama ve yolculuk anındaki denizle haşır neşir olmalar, aklımızın bir yerinde kaldı. Duyduğumuz olmaktadır.

Dikkat etmiyorsunuz: bizim koltukçular konuşurken, bir validen daha da ifade kullanıyor. Örneğin Üstel hemen kendinin talimatı derken, Erdoğan’ın da yardımıyla da eklemeyi ihmal etmiyor. Türkiye’deki bir kendini atayan Erdoğan’a böylesi her cümlede teşekkür veya kullanım ifadesi yapmaz. Belli ki talimatla gelmenin, yetersizlik durumu ile koltukta kalma hırsı teslimiyet derecesinde böylesi sonuç oluşturur. Hep her konuda Türkiye’den gelecek veya sayesinde cümlesi, Erdoğan’ın yardımıyla eklemeler artık politik dilin önemli olmazların olmazıdır.

Üstelik seçim de var. Her atanmada yandaş kriteri ve işbirlikçi istenmesi, de denetim ile doğru yönetme kuralını çoktan sıfırladı. Bakın gemi olayında, sıralanan birçok neden varken, denetim yapıldı belirtilirken, sonuçta feci kaza her şeyi ters düz yaptı. Öyle yaptı ki yöneticisinden kaptanına, gemisinden liman yöneticisine hepsinin adeta hatalar denmeyecek büyük ama basit yanlışlarla denize mezarlar doldurdular. Hesabını elbet birilerinden sorar gibi olacak. Önceki gelişmelerde olduğu gibi. Ama sistem dokunulmazlıkla devam edecek. Zaten şok tedaviye uğramayanlar, pehlivanvari ama içi boş atıp tutan Ünal’ı Jetle başlayarak, adapas ve kirli ihalesiz yakıtla hemen hatırlar. Hep sonuna dek gidilecek denip yine de unutma hastalığında boğulup kalınır. Sahte diplomacılardan başlayan hikâyeleri ise nasıl kapatırız sabah kahveli sohbetlere dönüştü. Ama K. Kıbrıs yaşamaya devam ediyor.

Türkiye medyası konuyla ilgilendi. İlgilendi de ilgilendikçe de adeta burada konuşturulmayan bazı durumlar da açığa kondu. Güney ise hâlâ iki lider, Kıbrıs’ta çözüm gibi kimi çevreler oyalanmalara devam ediyor. Tersinden ilerleyen adanın geleceğini, hâlâ manzumelerle ve unutturarak tıkaç gibi duvarlaştırmakla meşguldürler. Tufan şunu yapmadı’yla başlayan eleştirilere de hemen kuzeyden sanki kendileri karar almış gibi de üstelik Türkiye rejimine de “ben de varım” mesajı çakarak, karşılıklı atışlar da oluyor. Hele metodoloji gibi kelime fetişçilikler veya olmayan güven artırıcılarla bir kapı dahi asla açılmaz tutumları, nereden nereye gidiyoruz sorusuna yanıttır.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Türkiye’ye şöyle bir bakalım mı?

Kuzey Kıbrıs, kendi kuralıyla Türkiyeleşen gerçeği içinde seçimler sürecine...

Özkan Yıkıcı yazdı: Mekke İttifakı ve Ortadoğu’da yeni emperyalist hesaplar

Arap ülkeleriyle yakınlaşıp ortak tavra sokuldu. Tabii önemli siyasal...

Özkan Yıkıcı yazdı: Libya’dan gelen haber üzerine

Libya'da aslında Kaddafi sonrası kaosla yaşam şekli sürmektedir. İki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tunus’u hatırlar mısınız?

Dünya siyasetinin önemli davranışlarından biridir: aynı olaylar olsa da...

Özkan Yıkıcı yazdı: Şöylesine bir yazı: Pile festivali etrafında dolanmak

Bazı arkadaşlar arada şöyle eleştiri yapıyor: “Hep ağır yazı...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,897TakipçilerTakip Et
990AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Türkiye’ye şöyle bir bakalım mı?

Kuzey Kıbrıs, kendi kuralıyla Türkiyeleşen gerçeği içinde seçimler sürecine...

Aykut Bektaşoğlu yazdı: Sorunlardan Kapitalizm sorumlu tutulmuyor

Sorunlardan Kapitalizm sorumlu tutulmuyor. Sermaye büyütmeye yarayan her şey...

Halil Paşa yazdı: Matematik değil, siyasal irade

Önümüzdeki seçim sonunda hükümet olması en muhtemel olan iki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Mekke İttifakı ve Ortadoğu’da yeni emperyalist hesaplar

Arap ülkeleriyle yakınlaşıp ortak tavra sokuldu. Tabii önemli siyasal...

Yonca Özdemir yazdı: Dünyada Z Kuşağı Protestoları, Gençlerin Büyüyen Hoşnutsuzluğu ve Değişim Talebi

Dünyada Z Kuşağı Protestoları: Gençlerin Büyüyen Hoşnutsuzluğu ve Değişim...

Özkan Yıkıcı yazdı: Libya’dan gelen haber üzerine

Libya'da aslında Kaddafi sonrası kaosla yaşam şekli sürmektedir. İki...

Evren Balta yazdı: Avrupa’nın bekleme odası

Uzun zamandır televizyon izlemiyorum. Ama günlerdir okuduğum gazetelerin ve...

Canlı yayın