Kıbrıs iktibasŞener ElcilŞener Elcil yazdı: Şu ELAM Da Olmasa!

Şener Elcil yazdı: Şu ELAM Da Olmasa!

Orjinal yazının kaynağıozgurgazetekibris.com
Kategori:

Dünyayı yöneten küresel sermaye güçlerinin toplumsal olayları bir satranç tahtasında oynanan oyun gibi, şekillendirdiklerini, uzun süreli planlarla, halkları ayrıştırarak, çatışmaya sürüklediklerini, bunun için toplumların kimyasını çözerek, yine onların içinden ya para ile ya şantajla, ayarttıkları ve eğittikleri kişileri yönetici olarak atadıklarını, böylece kendi çıkarlarına hizmet eden planlarını hayata geçirdiklerini, yazılarımda aktarmaktayım.

Avrupa Eğitim Sendikaları’nın (ETUCE) yıllık yuvarlak masa toplantısı için 2011 yılında gittiğim Ukrayna’nın başşehri Kiev’in merkezinde, parlamentoya çok yakın bir otelde konaklıyorduk.

Parlamento önünde çadır kurmuş, her gün eylem yapıp, gürültü çıkaran ancak gelip geçenler tarafından ilgisiz karşılanan, bir grup protestocu dikkatimi çekmiş ve niçin eylem yaptıklarını öğrenmek için öğretmen sendikalarından bilgi almıştım.

Bu kişilerin, aylardan beri orada olan, profesyonel eylemciler olduğunu ve ABD ile İngilizler tarafından mali olarak desteklendikleri bilgisi karşısında hiç şaşırmadım. Ne ilginçtir ki tam da o tarihlerde her gün İngiliz medya kurumlarında “Rusya Ukrayna’ya saldıracak” haberleri bol bol servis edilmeye başlanmıştı.

Polonya Dayanışma Sendikası‘nın (Solidarnocs) Eğitim Kolu Sendikası Başkanı Stefan Kubowicz ile Almanya’daki Eğitim Enternasyonali Genel Kurulu’nda bulunduğumuz bir toplantıdaki samimi ortamda, Lech Walesa liderliğinde Komünist rejime karşı başlatılan siyasi mücadelede mali desteğin ABD ve İngiltere’den nakit olarak geldiğini ve bu paraların Almanya üzerinden kendilerine ulaştırıldığını anlatmıştı.

Güney Amerika ülkelerinde gelişen sol ve bağımsızlık hareketlerine karşı CIA’nın nasıl yerel işbirlikçilerden kontra militanlar ve örgütler organize ettiğini, mali kaynak yaratmak için uyuşturucu tekellerine nasıl kucak açtığını bilmeyen yoktur.

Hamas’ın, Filistin Devleti’ne karşı, İsrail tarafından kurulduğunu ve Katar’dan sağlanan paralarla İsrail tarafından mali olarak desteklendiğini de bilmekteyiz.

12 Eylül cuntası öncesi, Türkiye’deki tarikat örgütlenmelerini, bazı sol örgütlenmeleri, Kürt hareketini ve ülkücüleri de bu odaklar organize edip, mali olarak desteklediler. Yapılan provokasyonlara ve faşist darbe ile birlikte tüm olayların aniden bitmesine bakıldığında, her şeyin önceden planlandığı açıkça görülmektedir.

Seferberlik Tetkik Kurulu olarak adlandırılan, devlet içindeki devlet yapılanmasının Kıbrıs’ta, Türk Mukavemet Teşkilatı’nı (TMT) kurduğunu ve finansmanını sağladığını da artık herkes konuşmaktadır.

ABD Başkanı Mac Carthy döneminde başlatılan komünist avı için Kıbrıs’a da para gönderilip örgütlenmeler yapıldığı, İçişleri Bakanı Polikarpos Yorgacis’in bu görevi üstlenerek, kendisine gönderilen paralarla sağcı SEK sendikasını kurduğunu ve gelen paraların bir kısmını da Kıbrıs Türk toplumu liderliği ile ayni amaçlarda kullanılmak üzere paylaştığı bilinmeyen değildir.

Tarih boyunca, küresel güçler tarafından kendi amaçlarına hizmet etmek için kurulan örgütler, misyonlarını tamamlayınca sahneden alınmaktadırlar. Son dönemde Türkiye ve bölgemizde yaşanan gelişmelere baktığımızda ülkücü hareketin, PKK’nın, PYD’nin, tarikatların, El Kaide’nin, İŞİD’in, Hamas’ın, Netanyahu’nun, CHP’nin, AKP’nin, Erdoğan’ın ve hatta Donald Trump’ın misyonlarının sonuna geldiğini görebiliyoruz.

Bölgemiz özelinde ülke sınırları ve yönetimleri yeniden şekillenmekte, eski yapılar yerini küresel sermayenin istediği kişi ve partilere bırakmaktadır. Dünün başına ödül konan teröristleri, devlet başkanı olurken, “bebek katili, bölücübaşı, teröristbaşı” olarak nitelendirilenler ise “kurucu başkan” veya “sayın” olarak nitelendirilebilmektedir.

Üstelik bu açıklamaları, karşı cephenin milliyetçi hamasetiyle insanları birbirine kırdırıp, düşman edenler yapmaktadır.

Egemenler için sadece bir rakamdan ibaret olan, hamasetten en acı şekilde etkilenen, çatışmalarda hayatını kaybetmiş, sakat kalmış, evinden, işinden, aşından olmuş binlerce insan ise olayı şaşkınlıkla izlemektedir.

Geçmişte, Kıbrıs’ta EOKA ve TMT’yi kurdurup, iki toplumu birbirine kırdıranlar, misyonunu dolduran bu örgütleri tasviye etmişlerdir. Günümüzde, ELAM diye, tedavisi olmayan ırkçılıktan mustarip Kıbrıslı Rum faşistlere kurdurulan bölücü örgüt, geçmişte olanları unutarak Kıbrıslıları birbirine düşürmek için uğraş vermektedir.

Etki tepkiyi doğurur anlayışı ile Kıbrıs’ın kuzeyindeki siyaset erbabı da bu bir avuç faşistin yaptıklarını tüm bir topluma mal ederek, ELAM’ın ve onu kuranların oyununa gelmektedir.

Yunan elçiliğinin bile muhatap alıp, ilişki kurmadığı bu “kökü dışarda örgütün” söylemlerini ve yaptıklarını abartarak yapılan açıklamalarla ile iki toplum arasında güvensizlik yaratılıp, karşı karşıya getirilmeye çalışılmaktadır.

Adamızın kuzeyinde siyaset yapma uğruna ELAM’ı diline dolayıp, diğer toplumu bir bütün olarak suçlayanlar, önce kendi faşistlerinin yaptıklarına bakmalıdır. Çünkü faşizmin milliyeti yoktur. Faşist her yerde faşisttir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Şener Elcil yazdı: Bölgemizde Kısa Bir Gezinti

İçinde bulunduğumuz coğrafyada yaşananların temel çıkış noktası, İsrail Devleti’nin...

Şener Elcil yazdı: Brüksel’in Kıbrıs’a Bakışı

Avrupa Konseyi’nin davetlisi olarak, geniş katılımlı bir ekiple Brüksel’de...

Şener Elcil yazdı: Tembel Kıbrıslılar!

Kıbrıs’ta İngiliz koloni yönetimi çalışma saatlerini düzenlerken, o yörenin...

Şener Elcil yazdı: Enerji ve Siyasi İstikrar

Birleşmiş Milletler’den yapılan bir açıklamaya göre, savaşlar, etnik ve...

Şener Elcil yazdı: Büyüklere Ninniler

Yüzyıllar boyu devam eden emek-sermaye çelişkisine dayalı iktidar kavgası,...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,897TakipçilerTakip Et
972AboneAbone Ol

Son eklenenler

Yonca Özdemir yazdı: Dünyada Z Kuşağı Protestoları, Gençlerin Büyüyen Hoşnutsuzluğu ve Değişim Talebi

Dünyada Z Kuşağı Protestoları: Gençlerin Büyüyen Hoşnutsuzluğu ve Değişim...

Özkan Yıkıcı yazdı: Libya’dan gelen haber üzerine

Libya'da aslında Kaddafi sonrası kaosla yaşam şekli sürmektedir. İki...

Evren Balta yazdı: Avrupa’nın bekleme odası

Uzun zamandır televizyon izlemiyorum. Ama günlerdir okuduğum gazetelerin ve...

Ecehan Balta yazdı: Doğanın da hakları var

İnsanın doğaya egemenliği, modern toplumun kurucu anlatılarından biridir. Doğayı...

Hediye Levent yazdı: Süreç içinde süreç

Amerika-İran savaşında uzlaşmaya varılabilmesi için girişimler bir kez daha...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tunus’u hatırlar mısınız?

Dünya siyasetinin önemli davranışlarından biridir: aynı olaylar olsa da...

Özkan Yıkıcı yazdı: Şöylesine bir yazı: Pile festivali etrafında dolanmak

Bazı arkadaşlar arada şöyle eleştiri yapıyor: “Hep ağır yazı...

Volkan Yaraşır yazdı: Kötülüğün sıradanlığı ve Hannah Arendt

Naziler bir mayalanma döneminin ardından sokakların fethiyle iktidara geldiler....

Canlı yayın