yazılariktibasBeyaz Gül: Münih’in genç vicdanı - Sevda Çetinkaya

Beyaz Gül: Münih’in genç vicdanı – Sevda Çetinkaya

Orjinal yazının kaynağıilketv.com.tr
Kategori:

Beyaz Gül ,1942–1943 yıllarında Münih’te çoğu tıp öğrencisi bir grubun (Hans ve Sophie Scholl, Alexander Schmorell, Willi Graf, Christoph Probst) ve hocaları Prof. Kurt Huber’in etrafında örgütlendiği bir sivil direniş hücresiydi. Altı bildiri, geceleri yapılan “Freiheit/Özgürlük” grafitileri ve elden ele taşınan kopyalarla Nazi rejimine karşı akıl ve vicdan çağrısı yaptılar. 22 Şubat 1943’te ilk üç üye giyotinle idam edildi; aynı yıl Huber, Schmorell ve Graf da idam edildi.

‘Mutfak masasında devrim’: İlk bildiriler

İlk dört bildiri 27 Haziran–12 Temmuz 1942 arasında, Alexander Schmorell’in ailesinin evinde, daktilo-mimeograf arasında mekik dokunarak çoğaltıldı. Metinler, üniversiteli gençleri “ahlaki uyanışa” çağırıyor, savaşın suç ortaklığını reddediyordu. Kopyalar önce Münih’te, sonra güney kentlerine gizlice taşındı.

‘Atriyumun korkusuz saniyeleri’: Yakalanış

18 Şubat 1943 sabahı, Stalingrad bozgununun hemen ardından, Scholl kardeşler Ludwig-Maximilian Üniversitesi’nin geniş atriyumunda bildiri paketlerini merdivenlerden aşağı bıraktı. Üniversitenin hademesi Jakob Schmid onları fark edip dekanlığa götürdü; kısa süre sonra Gestapo sorgusu başladı.

‘Halk Mahkemesi’nin tiyatrosu’: Freisler’in karşısında

Üç gün sonra, Berlin’den getirilen ünlü yargıç Roland Freisler başkanlığındaki ‘Halk Mahkemesi’nde duruşma yapıldı; Hans ve Sophie Scholl ile Christoph Probst aynı gün idama gönderildi.

Hans Scholl’un son sözleri “Es lebe die Freiheit!/Yaşasın özgürlük!” diye kayda geçti. Aynı gün üçü Stadelheim Cezaevi’nde giyotinle infaz edildi.

‘Altıncı bildiri gökten yağdı’: RAF operasyonu

Altıncı bildiri Münih’ten yurtdışına sızdı; metin İngiltere’de yeniden dizildi ve “Münihli Öğrencilerin Manifestosu – Bir Alman Bildirisi” başlığıyla çoğaltıldı. Temmuz 1943’te RAF uçakları Almanya şehirlerine milyonlarca kopya attı. Böylece küçük bir yeraltı hücresinin sesi bütün ülkeye yayıldı.

Hayatta kalan tanık: Traute Lafrenz

Tıp öğrencisi Traute Lafrenz, bildirilerin dağıtımında yer aldı; 1943’te tutuklandı ve daha hafif ceza aldı. 1945’te Amerikan birlikleri tarafından serbest bırakıldı. Savaştan sonra ABD’ye göç etti; 6 Mart 2023’te 103 yaşında öldüğünde Beyaz Gül’ün bilinen son hayatta kalan üyesiydi.

‘Gece yazılan kelimeler’

Bildiri ağının yanında, öğrenciler geceleri Münih sokaklarına “Nazi karşıtı sloganlar” ve dev “Freiheit” yazılarını boyadılar. Bu grafitiler, bildiriler kadar riskliydi ama görünür, sarsıcı bir etkisi vardı.

Neden hala bunu konuşuyoruz?

Çünkü;

Silahsız küçük bir grup, insanlığa kazandırdıkları şeyin değeri hiçbir şeyle ölçülemezken, bedelini hayatıyla ödedi.

Altı ince broşür, diktatörlüğün kalbinde hakikate sarsıcı bir ayna tuttu. Son bildiri RAF tarafından bütün ülkeye saçılarak, sözcüklerin sınır aşan gücünü simgeleştirdi.

Sophie Scholl ve Traute Lafrenz, öğrencilikten kamusal vicdana uzanan bir geleneği temsil eden iki kadın olarak, bugünkü kadın barış hareketleriyle kurduğumuz bağın erken örneğidir.

Kaynaklar:

Holokost Ansiklopedisi (USHMM)

Weisse-Rose Vakfı arşivi

DHM (Alman Tarih Müzesi) blogu

National WWII Museum arşivi

White Rose Project (Oxford)

AP News


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Murat Çakır yazdı: ‘Burgfrieden’ siyaseti ve Alman sendikaları

Orta Çağ’dan kalma “Burgfrieden” teriminin Alman işçi sınıfının...

Mahir Ulutaş yazdı: Yeniden Hürmüz Boğazı krizi üzerine

Hürmüz Boğazı’nın neredeyse tamamen kapanmasıyla tetiklenen süreç, küresel enerji piyasalarında modern...

Arif Bektaş yazdı: İngiltere’nin yeni başbakanı olması beklenen Burnham: Kapitalizm dostu ‘sosyalist’!

Yaklaşık iki yıllık başbakanlığı döneminde sağcı politikalar uygulayan İşçi...

Umut Can Fırtına yazdı: Latin Amerika kaynıyor

ABD’nin Küresel Güney’deki hegemonya tesisi stratejisiyle iyice belirginleşen Latin Amerika’daki...

Zafer Taşkın yazdı: Alman jeopolitiğinden NATO’ya: Türkeş, Türk Sağı ve antikomünizm

19.yüzyılın sonlarında Almanya, İngiltere ve Fransa gibi geniş sömürge imparatorluklarına...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,938TakipçilerTakip Et
881AboneAbone Ol

Son eklenenler

Ecehan Balta yazdı: Mega GES’in gölgesi: Ovakışla’da güneş kimin için doğuyor?

Bitlis Ovakışla’da yaşanan GES direnişi, yenilenebilir enerji tartışmasının en...

Murat Çakır yazdı: ‘Burgfrieden’ siyaseti ve Alman sendikaları

Orta Çağ’dan kalma “Burgfrieden” teriminin Alman işçi sınıfının...

Mahir Ulutaş yazdı: Yeniden Hürmüz Boğazı krizi üzerine

Hürmüz Boğazı’nın neredeyse tamamen kapanmasıyla tetiklenen süreç, küresel enerji piyasalarında modern...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kuzey Kıbrıs’ta veri skandalı: 364 bin kişinin sağlık ve kimlik bilgileri Dark Web’e sızdı

Yenidüzen gazetesinden Tümay Tuğyan’ın özel haberine göre, siber saldırganların Kuzey...

Arif Bektaş yazdı: İngiltere’nin yeni başbakanı olması beklenen Burnham: Kapitalizm dostu ‘sosyalist’!

Yaklaşık iki yıllık başbakanlığı döneminde sağcı politikalar uygulayan İşçi...

Yücel Özdemir yazdı: Ankara Zirvesi öncesinde önemli hamle: ‘Avrupa NATO’su mu?’

7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi öncesinde ev sahibi...

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO Zirvesinden Kıbrıs Gerçeklerine Ufak Bir Dolaşım

İstemesek de son günlerde salt Kıbrıs veya Akdeniz sıcak...

Umut Can Fırtına yazdı: Latin Amerika kaynıyor

ABD’nin Küresel Güney’deki hegemonya tesisi stratejisiyle iyice belirginleşen Latin Amerika’daki...

Canlı yayın