
ABD’nin Küresel Güney’deki hegemonya tesisi stratejisiyle iyice belirginleşen Latin Amerika’daki müdahaleci tavrı, kıtada kurulan sandıklarda giderek daha fazla hissediliyor. Kıtada güvenlikçi bir ittifak örmek isteyen ABD Başkanı Donald Trump’ın açıktan destek verdiği liderler birbiri ardına iktidara gelirken Latin Amerika’da gerilim yüksek.
Daha önce Arjantin, Şili ve Bolivya gibi birçok seçimde belirleyici olan ABD destekli güvenlikçi sağ dalga, son haftalarda sandığa giden Peru ve Kolombiya’da da kendini gösterdi. Toplumdaki kutuplaşma sandığa da yansırken sağcı adaylar, müdahale ve hile iddialarının gölgesinde kıl payı farklarla kazandı. Peru’da devlet başkanı seçiminin 7 Haziran’da düzenlenen ikinci turunda aşırı sağcı aday Keiko Fujimori, solcu rakibi Roberto Sanchez karşısında kapatılması mümkün olmayan bir fark yakaladı.
YURTDIŞI SANDIKLARDA USULSÜZLÜK İDDİASI
Oyların yüzde 98,86’sı sayılırken Peru Ulusal Seçim Süreçleri Ofisi’nin (ONPE) verilerine göre Fujimori, yüzde 50,11 ile Sanchez’in önüne geçti. İki aday arasındaki fark 43 bin 386’ya ulaşırken sayılabilecek oy sayısının 40 bin 213’te kalması, farkın kapatılmasını matematiksel olarak imkânsız hale getirdi.
Resmi kazanan henüz açıklanmazken ONPE’nin kesin sonucu temmuz ortasında duyurması bekleniyor. İkinci tur sonuçlarının gecikmesinde itiraz edilen oyların incelenmesi, yurtdışından gelen oyların geç ulaşması ve adaylar arasındaki farkın binlerle ölçülecek kadar az olması etkili oldu.
“FUJIMORI İKTİDARINI TANIMAYACAĞIZ”
Peru İçin Birlikte’nin (Juntos por el Peru) adayı Sanchez ise seçimde hile yapıldığını öne sürerek Fujimori’nin olası iktidarını tanımayacağını duyurdu. Sanchez, başta ABD ve Arjantin olmak üzere yurtdışında kullanılan oyların Fujimori lehine çıktığına dikkat çekerek yurtdışı oylarının iptal edilmesini istedi. Sanchez’in yurtdışı oylarının iptali için Ulusal Seçim Jürisi’ne (JNE) başvurusu ise reddedildi.
Seçim kurallarının ikinci tur öncesi değiştirildiğine işaret eden Sanchez, yurtdışındaki konsoloslukların seçim sonuçlarını dijital olarak göndermeleri yerine, oy tutanaklarını sayım için fiziksel olarak başkent Lima’ya ulaştırmalarının istendiğini belirtti. Bu değişikliğin seçim güvenliğini riske attığını ileri süren Sanchez, tutanakların taşınması sırasında yeterli güvenin sağlanmadığını söyledi. “Eğer JNE hukuki güvenliği gözeten bir karar vermezse, bu sahtekârlık tamamlanmış olacaktır” diyen Sanchez, gerekli adımların atılmaması halinde “hukuk ve anayasa çerçevesinde demokratik mücadele” için halkı sokaklara çağırdı.
SAĞ DALGANIN SON HALKALARI
Fujimori’nin olası zaferi, Latin Amerika’da güvenlik politikalarını neoliberal dayatmalarla birlikte sunan sağ dalganın son halkası oldu. Sağcı adaylar, küresel ölçekte sağ ideolojilerin ABD Başkanı Donald Trump’ın geri gelişiyle hızlanan yükselişi ve suça karşı sert önlem vaatleriyle destek kazanmaya başladı. Trump, kıtada ideolojik açıdan birbirine yakın isimleri çevresine toplarken sağın “kıl payı farkla kazandığı” Kolombiya’da da benzer bir senaryo yaşanıyor.

KOLOMBİYA: TÜM KITA İÇİN KRİTİK EŞİK
Pazar günü yapılan seçimin ardından ön sayım sonuçları, zaferini çoktan ilan eden aşırı sağcı Abelardo De La Espirella’yı önde gösterirken hile, iddiaları, itiraz süreci ve yeniden sayım talepleriyle birlikte kıtanın en büyük ikinci ekonomisinde siyasi gerilim tırmanıyor. Kıtanın siyasi manzarası için de belirleyici olan seçimlerde Trump’ın açık desteğini alan De La Espriella, ön sonuçlara göre devlet başkanlığı seçimlerinin ikinci turunu kazandı.
Kolombiya Ulusal Sicil Dairesi’ne göre sandıkların yüzde 99,99’u açılırken De La Espirella, oyların yüzde 49,66’sını aldı. Devlet Başkanı Gustavo Petro’nun desteklediği sol ittifakın adayı Ivan Cepeda ise yüzde 48,7 oy aldı.
İki aday arasındaki oy farkının 250 bin 830 olduğu belirtilirken kurumun başkanı Hernan Penagos, ikinci tur başkanlık seçimleri sonrası yapılan ön oy sayımının “doğru” olduğunu duyurdu. Cepeda, sonucu kabul etmeden önce seçim yetkilileri tarafından yapılacak nihai bir açıklamayı bekleyeceğini söylerken Petro’nun itirazları sürüyor. Ülke genelindeki tüm demokrat avukatları resmi sayım sonuçlarını yakından takip etme çağrısında bulunan Petro, “33 binden fazla sandıkta itiraz var” ifadelerini kullanarak, hem sahadaki sayım süreçlerine hem de elektronik sayım altyapısına yönelik ciddi şüpheler bulunduğunu öne sürdü. Petro, seçim kampanyasında verilen vaatlerin “gerçek dışı” olduğunu savunarak, olası bir resmi zafer durumunda bunun ülke reformlarını geri götürebileceğini söyledi. Abelardo’nun kampanya sürecinde vadettiklerinin tamamen yanlış olduğunu söyleyen Petro, “Eğer resmi sayımların ardından Abelardo gerçekten yeni cumhurbaşkanı olursa, elde edilen ve yürürlükteki reformları geri götürerek büyük bir hata yapacak” dedi. Özellikle bazı sandıklara ilişkin itirazların yoğunlaştığını belirten Petro, seçim sistemine hizmet veren sunucuların IP değişiklikleriyle ilgili iddialara da dikkat çekti. Petro, “dünyada bunu yapabilecek tek ülkenin İsrail olduğunu” söyledi. Gazze Şeridi’ndeki katliamlara karşı en yüksek seslerden biri olan Petro, 2024’te İsrail’le tüm diplomatik ilişkileri kesmişti. Batı’nın ve uluslararası kurumlarının ikiyüzlülüğüne işaret eden Petro, “Romanya’da basit bir yabancı müdahale Avrupa Birliği’nin seçimleri geçersiz saymasına yol açtı” dedi. Avrupa Birliği seçim gözlemcileri ise Petro’nun iddialarını reddederek “oy sayım sürecinin şeffaf ve düzenli olduğunu” öne sürdü.
∗∗∗
TRUMP VE ŞÜREKÂSI TETİKTE: DEMOKRASİ SÖYLEMİNE SARILDILAR
Bolivya’da köylülerden yerlilere ve işçilere halkın aşırı sağcı Devlet Başkanı Rodrigo Paz’ın istifası talebiyle protestolar, ikinci ayında sürüyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, Trump çizgisine yakın liderlerin bulunduğu bölge ülkeleriyle birlikte yaptığı ortak açıklamada, Bolivya’daki hükümeti devirme çabalarının anayasal düzene ve “demokratik istikrara” yönelik “ciddi bir tehdit” oluşturduğunu belirtti. Bakanlığın açıklamasında, Arjantin, Bolivya, Kanada, Şili, Kosta Rika, Dominik Cumhuriyeti, Ekvador, El Salvador, Guyana, Jamaika, Panama, Paraguay ve Peru hükümetleri tarafından da yayınlanan metinde, “şiddet yanlısı bir azınlığın son seçimlerde Bolivyalıların çoğunluğunun seçtiği iradeyi yok saymaya çalıştığı” belirtildi. Bolivya’da koka üreticileri sendikaları ise protesto ve yol kesme eylemlerine ara verildiğini açıkladı. Cochabamba Tropikal Bölgesi Federasyonu lideri Isidro Auca, verilen aranın “bir geri çekilme olmadığını” belirterek “Bu sadece bir ara. Neoliberal dayatmalara karşı direnişimiz sürüyor. Örgütlenmeye ve hazırlanmaya devam edeceğiz çünkü Paz yönetimi sorunları çözme kapasitesine sahip değil” dedi.
Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.



