7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi öncesinde ev sahibi Türkiye’de güçlü bir protestonun olmaması için NATO karşıtlarına yönelik gözaltı ve tutuklamalar gerçekleştiriliyor. Saray rejiminin hazırlık anlamında yaptığı “temizlik” Avrupa devletleri tarafından memnuniyetle izleniyor. Zirveye haftalar kala yapılan operasyonlar Erdoğan’ın misafirleri en iyi şekilde karşılamak istediğini gösteriyor.
Bunun bir nedeni, Türkiye’nin küresel rekabette bir rol kapmak istemesi. Özellikle NATO ülkeleriyle sürdüreceği iyi ilişkiler, silah satışını artırma öncelikleri arasında yer alıyor. Türkiye, resmi rakamlara göre 2002’de 248 milyon dolar olan silah ihracatını geçen yıl 10 milyar dolara çıkardı. Türkiye en fazla silahı Pakistan, BAE ve Ukrayna’ya satarken, hedefte NATO üyesi ülkeler de bulunuyor. Bu nedenle pazar payının özellikle Avrupa’da arttırılması hedefleniyor. Erdoğan, bu nedenle zirveyi silah satış pazarı olarak değerlendirmenin gayreti içerisinde olacak.
Avrupa ülkelerinin hedefi ise NATO içinde daha etkili olmak. Bu açıdan Ankara zirvesine büyük anlamlar yükleniyor. Daha önce NATO ve Avrupa konusunda olumsuz mesajlar veren, tehditler savuran ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna ve İran savaşlarındaki başarısızlığı nedeniyle eleştiri dozajını düşürmüş görünüyor. En son Fransa’daki G7 Zirvesi’nde göstermiş olduğu “uyum” pek çok kesimi şaşırtmıştı. Bunun uzun sürmeyeceği basındaki yorumlarda sıkça ifade ediliyor.
Bu arada Avrupa ülkeleri NATO içindeki etkilerini artırmak için harekete geçti. Çarşamba günü Berlin’de başbakanlıkta yapılan “E5” (Europa 5) toplantısında Ankara zirvesindeki hedefler beş madde şeklinde sıralandı.
Toplantıya Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Polonya Başbakanı Donald Tusk ve pazartesi günü istifasını açıklayan İngiltere Başbakanı Keir Starmer katıldı. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de ABD Başkanı Donald Trump ile aynı gün yaptığı görüşme öncesinde “E5” toplantısına Washington’dan video konferans yoluyla katıldı.
“E5” toplantısında Ankara Zirvesi için belirlenen beş hedef Merz tarafından düzenlenen basın toplantısında şu şekilde sıralandı:
1- Güçlü ve birleşik bir NATO için ortak tutum.
2- NATO’nun “Avrupa ayağını” güçlendirmek için “E5” ülkeleri savunma alanında büyük yatırımlar yapmaya devam etmesi.
3- NATO içinde ülkelerin tek başına hareketinin önüne geçilmesi.
4- Ukrayna’ya desteği arttırarak Ankara’da Rusya’ya güçlü bir mesaj vermek.
5- İran-ABD arasındaki barış sürecine destek vermek
Avrupa’daki en büyük beş NATO üyesi ülkenin Ankara Zirvesi için belirlediği bu beş hedefin tümünde, NATO’yu kendi politikalarına yedeklemeye çalışan ABD’ye ince mesajlar var. Geçen yıl Lahey’de yapılan zirvede, 2035 yılına kadar üye ülkelerin toplam bütçelerinin yüzde 5’yle askeri harcama yapmaları karar altına alınmıştı. Bu temelde hızla silahlanan Avrupa ülkeleri, birinci maddede yer aldığı gibi “güçlü bir NATO’dan yana olduğunu ilan ediyor. Dolayısıyla Trump’ın NATO’yu zayıflatma hamlelerine karşı çıkılıyor. Üçüncü maddede ise açık olarak üye ülkelerin tek başına hareket etmesi eleştiriliyor ve bunun önlenmesi isteniyor. Bundan tam olarak neyin kast edildiği ifade edilmemekle birlikte, örneğin ABD’nin İsrail ile birlikte İran’a saldırmasına bir itiraz olarak okunabilir. Gelecekte bir NATO üyesinin benzer şekilde savaşlara katılarak, ittifakın tümünü doğrudan ya da dolaylı etkileyecek tutumlardan kaçınılması hedefleniyor. Dolayısıyla, girilecek savaşlara NATO ülkelerinin birlikte karar vermesi amaçlanıyor. Hatırlanacağı gibi, E5 ülkeleri başta olmak üzere, çok sayıda NATO üyesi ülke İran savaşına karşı çıkmış, İspanya ve İtalya ABD’ye üsleri kullandırmamıştı.
Görünen o ki; Trump’ın Ukrayna ve İran’daki başarısızlıkları Avrupa ülkelerinin elini NATO içerisinde güçlendirdi. Bu havayla Ankara’da pazarlık masasına oturacaklar. Türkiye ise Avrupa ile ABD arasında NATO düzleminde yaşanan gelişmelere göre tutum almanın, aracılık yapmanın hesabını yapıyor. İran’da E5’e, Ukrayna’da ABD’ye yakın bir politika izleyen Erdoğan’ın bölge üzerindeki güç çatışmalarının ortasında kaldığı söylenebilir. Avrupa’nın Ortadoğu’da aradığı güvenli bir partner olma konusunda verdiği mesajlar, Almanya ile yeniden canlandırılan “Stratejik Diyalog Mekanizması” ve kusursuz ev sahibi hazırlıkları bir planın parçası olarak okunabilir.
NATO’nun Ankara Zirvesi’nde emperyalist devletler arasındaki çıkar çatışmaları, güç dengeleri ve bunlara bağlı yapılacak hamleler; Avrupa’nın kendi ortak askeri gücünü (Avrupa NATO’su) yaratma arzusunun mu yoksa ABD’nin kendi çıkarlarını dayatıp yeni bir kopuşa mı kapı aralayacağı bakımından Ankara zirvesinin sonuçları belirleyici olacaktır.
2004’te İstanbul’da olduğu gibi bu kez Ankara’da savaş örgütüne karşı ortaya konulacak güçlü direniş, maskenin düşürülmesi ve planların boşa çıkarılması açısından önemli olacaktır.
Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.



