iktibasYücel ÖzdemirYücel Özdemir yazdı: Almanya, NATO'da liderliğe mi hazırlanıyor?

Yücel Özdemir yazdı: Almanya, NATO’da liderliğe mi hazırlanıyor?

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net

NATO zirvesi öncesinde, Avrupa ülkelerinin birlikte hareket etmesi adına Almanya’nın merkezinde olduğu diplomasi trafiği devam ediyor. Geçen hafta Berlin’de Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya ve Polonya liderleri “E5” grubu adı altında bir araya gelerek Ankara’da ABD’ye karşı nasıl hareket edeceklerini ele almışlardı.

Bu hafta ise üç önemli gelişme yaşandı.

Birincisi: NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin Berlin’de Savunma Bakanlığındaki “U-Boot” (Denizaltı) salonunda yapılan bakanlar toplantısına katılması. Almanya’da bakanlar kurulu genellikle Başbakanlık Dairesinde yapılıyor. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ilk olarak geçen yıl zorunlu askerlik konusunda kararların alındığı bakanlar kurulu toplantısı “U-Boot”ta yapılmıştı. Bu toplantıya NATO Başkomutanı General Alexus Grynkewich katılmıştı.

Salonun en önemli özelliği hiçbir şekilde dinlenememesi. “Sağır salon”a giren herkesin üzerindeki elektronik aletler görevliler tarafından alınıyor. Salonda konuşulanların çok gizli olduğu alınan önlemlerden anlaşılıyor. İki toplantıda da en önemli konunun Rusya’nın düşman olarak görülmeye devam etmesi olduğu tahmin ediliyor. Bu da, Berlin’deki “çok gizli” toplantılarda, orta vadede Almanya’nın öncülüğünde Rusya ile bir savaş senaryosu ya da planının ele alınma ihtimalinin hiç de az olmadığını gösteriyor.

Ankara zirvesi öncesinde “E5” ülkelerinin “ABD’siz NATO” senaryosu üzerinde durduğu basına yansımıştı. Haftalık Die Zeit gazetesi bu planı “Avrupa’nın Ankara’ya B planı ile gideceği” şeklinde haberleştirdi. Aynı zamanda Hollanda eski başbakanı olan Rutte ise, Avrupa ülkelerinin B planına karşı NATO’da ABD ve Trump liderliğinin sürmesinden yana. E5 zirvesi sırasında Beyaz Saray’dan toplantıya katılarak bu görüşünü tekrarlamıştı.

“U-Boot”taki toplantıdan sonra düzenlenen ortak basın toplantısında Rutte, Almanya’nın son yıllarda yaptığı askeri harcamaları övdü, ancak bunun NATO’nun mali yükünü taşımaya yetmediğini ifade etti. Federal bütçenin yüzde 10’unun askeri harcamalara ayrılması gerektiğini sözlerine ekledi. Aynı ortak basın toplantısında Başbakan Friedrich Merz ise, Almanya’nın NATO’nun geçen yıl 2035’e kadar belirlediği yüzde 3.5’lik şartını 2029’da gerçekleştireceğini söyledi. Dolayısıyla, askeri harcamalar kısa sürede rekor düzeyde artırılacak ve faturası halka kesilecek. Son haftalarda sağlık, bakım, emeklilik ve vergi gibi alanlara dair hazırlanan yasa taslaklarına bakılırsa, Merz’in ilk kez işaret ettiği 2029 tarihinin, gizli toplantılarda konuşulduğu söylenebilir. Hiçbir bakanın Merz’in ilan ettiği tarihe itiraz etmemesi, hükümet içinde bu konuda bir görüş birliğinin olduğunu gösteriyor.

Dolayısıyla, Rutte ve Trump’ın mali yükü öne çıkararak NATO içinde Avrupa’yı hizaya getirme çabası, Almanya’da ters tepmiş görünüyor. Rutte’nin de olduğu ortak basın toplantısında Merz, hiç dolandırmadan, “Avrupalılar olarak NATO’da daha fazla sorumluluk almaya hazırız” dedi. Bu sözleri “Mali sorumluluğu üstlenmeye hazırız” diye de tercüme etmek mümkün. Bu aynı zamanda Almanya’nın Avrupa’nın askeri liderliğine oynayarak “NATO’yu Avrupalılaştırma”yı hedeflediğini gösteriyor.

İkincisi: “U-Boot” salonunda ayrıca Almanya’nın Avrupa’nın en büyük konvansiyonel ordusu olma konusunda önemli yeni kararlar alındı. Yedek Orduyu Güçlendirme Yasası, 2033’e kadar en az 200 bin kişilik bir yedek ordu kurulması amacıyla değiştirildi. Buna göre, yedek askerler kendileri ve işverenlerinin rızası olmadan askeri tatbikatlara çağrılabilecek. Belirlenen 260 bin asker sayısı da göz önünde alınırsa, bu, Almanya’nın her an savaşa katılabilecek 460 bin kişiyi hazırda tutacağı anlamına geliyor. Aynı gün Alman ordusunun kışla veya mühimmat depoları gibi altyapı inşaatlarının hızlandırılmasına da karar verildi. Kararların hepsi birbiriyle bağlantılı.

Üçüncüsü: E5 zirvesinden sonra Almanya bugün de, Rusya’nın tehdidini yakından hissederek sürekli silahlanan Baltık ülkelerine ev sahipliği yapacak. “B3+1” adı verilen bu toplantıya Letonya, Estonya ve Litvanya liderleri katılacak. Merz bu buluşmanın amacını “NATO zirvesi öncesinde, Avrupa olarak birlik ve güç mesajı” olarak basına açıkladı.

Ankara zirvesi öncesinde Almanya’daki diplomasi trafiğinden çıkan sonuçları şu şekilde sıralamak mümkün:

*Avrupa ülkeleri, Trump’ın Rusya ile ilişkileri normalleştirme hamlesine karşı birleşmiş görünüyor. Ukrayna’ya sahip çıkma adına askeri bütçeler artmaya devam edecek.

*Trump’ın NATO’daki müttefikleri hesaba katmadan Ortadoğu’da attığı adımların faturası Ankara’da kesilecek. ABD-İsrail ittifakının İran’da hedeflerine ulaşmaması Ankara zirvesinde Avrupa’nın elini güçlendirmesine neden oldu.

*Almanya, ekonomiden sonra tehlikeli bir şekilde Avrupa’nın “askeri lideri” olma yönünde ilerliyor. Tarihsel arka planı da gözeterek buna itiraz eden ülkelerin tutumunda bir değişiklik görülüyor.

*Daha önce NATO’dan bağımsız Avrupa ordusu kurmayı planlayan ve bazı adımlar atan Avrupa ülkeleri, şimdi emellerine “NATO’yu Avrupalılaştırarak” varmak istiyor. Trump’ın mali yükü gerekçe göstererek ABD’nin NATO’dan ayrılacağını söylemesine karşı hamleler devam edecek.

*Gelişmeler NATO içinde Avrupa ile ABD arasındaki çelişkilerin derinleşerek devam edeceğini gösteriyor. NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip olan ve zirveye ev sahipliği yapacak Türkiye’nin bu çelişkilerin ortasında nasıl bir tutum alacağı ise henüz belirsiz.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Yücel Özdemir yazdı: Berlin seçimlerinin ardından: Kamulaştırma korkusu ve kirli kampanya

Berlin’de Elif Eralp ve Sol Parti’nin sandıktan açık arayla...

Yücel Özdemir yazdı: Almanya’da aşırı sağ yükselirken sol ne yapıyor?

Avrupa ve dünya aşırı sağcı, ırkçı Almanya için Alternatif...

Yücel Özdemir yazdı: Almanya’da aşırı sağ neden ve nasıl kazandı?

Almanya’nın 2,1 milyon nüfusu ve 1,7 milyon seçmeni olan...

Yücel Özdemir yazdı: Ukrayna ve İran’da son sözü kim söylüyor?

Ukrayna ve İran savaşlarının kısa sürede bitme olasılığı her...

Yücel Özdemir yazdı: Avrupa’nın ‘şans kıtası’ Afrika mı?

Bir yıldan fazla bir süredir Almanya Dışişleri Bakanlığı koltuğunda...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,898TakipçilerTakip Et
965AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Sonbaharda ısınan Fransız sokakları

Şöylesine bir haber düşünün: “K. Kıbrıs'ta bazı talepler sonucu...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeni döneme açılan yelkenleri ile Irak

Ortadoğu'nun siyasal tarihinde Irak, kavşak dönemlerde dahi önemli sıçramalar...

Hediye Levent yazdı: Irak’ta işgal bitti! Peki şimdi ne olacak?

30 Eylül 2026 Irak için tarihi bir gün. Yaklaşık...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sabahın seherinde ekim ayına başlarken ki Türkiye

Sabahleyin klasik altı buçuk yataktan kalkma dönemim başladı. Önce...

Ceren Ergenç yazdı: ABD-Çin zirvesinden çıkan geçici barış kime yarayacak?

Xi Jinping geçen hafta üç günlük bir devlet ziyareti...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sıra geldi Brezilya seçimlerine

Bu yıl özellikle Latin Amerika seçimleri önemliydi. Öyle önemli...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeniden tekrarlama ihtiyacı

Sonunda New York şovları sonlandı. Tabii ki oraya gidip...

Canlı yayın