iktibasYücel ÖzdemirYücel Özdemir yazdı: Ukrayna ve İran'da son sözü kim söylüyor?

Yücel Özdemir yazdı: Ukrayna ve İran’da son sözü kim söylüyor?

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net

Ukrayna ve İran savaşlarının kısa sürede bitme olasılığı her geçen gün azalıyor. İki savaşın da baş aktörü durumundaki ABD emperyalizmi ve onun Lideri Trump’ın “müzakere” adına yaptığı hamlelerin amacının aslında savaşların ömrünü uzatarak silah ve petrol tekellerinin kasasını doldurmak olduğu anlaşılıyor. Daha doğrusu silah ve petrol tekelleri Trump’ın Ukrayna ve İran’da izleyeceği politikayı belirliyor. Son sözü Trump değil tekelleri söylüyor.

Trump’ın zikzaklı, birbiriyle çelişen açıklamaları silah ve enerji tekellerinin piyasa ve borsada büyük vurgunlar yapmasına hizmet ediyor. Her iki sektörde tekellerin rekor kârları ve hisse değerleri, açıklamalara bağlı olarak anlık çıkışlar yapıyor. Bu arada büyük hisse sahipleri milyonlar kazanıyor. Hal böyle olunca savaşların sürmesi her iki sektördeki tekellerin kasasına milyarlarca dolar olarak akıyor.

Dördüncü yılını geride bırakan Ukrayna savaşından Avrupa’da en çok kazanan şirketler BAE Systems (İngiltere), Rheinmetall (Almanya), Leonardo (İtalya) ve Thales (Fransa) oldu. Örneğin BAE System, savaşın başladığı 2022’de 24.3 milyar avro olan cirosunu 2025’te 32.4 milyar avroya çıkardı. Rheinmetall’ın 2022’de 6.4 milyar avro olan cirosu ise 2025’te 10 milyar avroyu geçti. Savaş öncesiyle bir kıyaslama yapıldığında, Rheinmetall’in cirosu yaklaşık yüzde 80, BAE Systems’in yüzde 70 artmış görünüyor.

Alman, İngiliz, Fransız ve İtalyan silah tekellerinin yaptıkları yüksek cirolar ve devasa kârlar aynı zamanda Avrupa’nın Ukrayna savaşının sürdürülmesinde neden bu denli ısrarcı olduğu konusunda fikir veriyor. Keza aynı tekellerin hisseleri borsada rekor değerler kazandı. Örneğin, savaştan önce 100 avro olan bir Rheinmetall hissesinin değeri şu anda yaklaşık 1700 avro.

Benzer bir durum elbette ABD silah tekelleri için de geçerli. Trump’ın, hafta içinde Beyaz Saray’a giden Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’ye Patriot savunma sistemi üretmeleri için lisans izni verileceğini açıklaması da, hem ABD silah tekelleri Raytheon ve Lockheed Martin’in cirolarının artırmasına hem de savaşın uzamasına yol açacak.

Aynı tablo petrol tekelleri için de söz konusu.

Özellikle Hürmüz Boğazı’nın bir açılıp bir kapanması ve Trump’ın bölgede, “savaş, müzakere, sürekli gerilim” stratejisini devreye sokması, ABD ve Avrupa enerji tekellerinin rekor düzeyde kârlar yapmasına vesile oldu.

Uluslararası sivil toplum kuruluşu Oxfam tarafından salı günü yayımlanan rapora göre, İran savaşının başlamasından sonra, dünyanın en büyük altı petrol tekeli (BP, Chevron, Total, Exxon Mobil, Shell ve Eni) bu yılın ikinci yarısında, birinci yarısına göre kârlarını iki katına çıkardı. Yılın ilk çeyreğinde 23 milyar dolar olan net kâr, ikinci çeyrekte 45 milyar dolar olarak gerçekleşti. ABD, İngiliz, Fransız ve İtalyan petrol tekellerinin rekor kârları, Hürmüz’de gerilim ve belirsizliğin sürmesinin en önemli maddi nedenlerinden biri.

En fazla kazananlar ise tahmin edilebileceği gibi ABD petrol tekelleri. Chevron’un yılın ikinci çeyreğinde ilk çeyreğe kıyasla kârını dört kat, ExxonMobil’in üç kat artırması öngörülüyor. Gelinen aşamada Exxon Mobil saniyede 1800, Chevron 1200 dolar, İngiliz Shell 1000 dolar kazanıyor.

Oxfam’ın raporunda ayrıca altı petrol tekelinin 2026’daki toplam kârının 147 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor. Fransız TotalEnergies, raporun açıklandığı gün, ikinci çeyrekte net kârının yüzde 67 artırarak 6 milyar dolara çıktığını duyurdu.

Silah ve petrol tekellerinin rekor düzeyde kârlar yapması iki temel sonuca yol açtı: Ölüm ve yoksulluk. Silah tekelleri daha fazla kâr etmek için üretimi arttırırken, ürettikleri silahlar gönderildikleri coğrafyalarda daha fazla can alıyor. Üretim arttıkça kâr ve ölüm artarken, iştah da kabarıyor. Böylece insan canını sermayeye dönüştüren bir çark işliyor.

Halkın cebindeki paranın petrol tekellerinin kasasına akmasını sağlayan bir düzeneğin kurulduğu da görülüyor. Dünyanın her yerinde artan hayat pahalılığının başlıca nedeninin petrol fiyatlarındaki fahiş artış olduğu biliniyor.

Savaş yanlısı hükümetler, silah tekelleri ve petrol şirketlerinden oluşan “şeytan üçgeni” insanlığı her bakımdan büyük bir felakete sürüklüyor. Küresel ısınmanın başlıca nedenlerinden biri olan fosil enerji tüketimindeki artış, yangınlara, aşırı sıcaklıklara, kuraklığa neden olmuş durumda. Dünya “şeytan üçgeni” sayesinde her geçen yıl pek çok açıdan daha çekilmez hale geliyor.

Oxfam uzmanları bu silah ve petrol tekellerinden rekor düzeyde vergiler olarak bunun eğitim, sağlık, emeklilik başta olmak üzere halkın ihtiyaçları doğrultusunda kullanılmasını öneriyor. Bu bir adım olabilir, ancak nihai çözüm olamaz. Çözüm silah tekellerine ihtiyacın olmadığı, petrol ve enerji tekellerinin kâr marjının düşürülerek kamulaştırılmasından geçiyor.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

BaşlıkYücel Özdemir yazdı: Faşistlerle ittifak

Almanya “eylül dönemeci”ni yakın geleceğe damga vuracak izlerle geride...

Yücel Özdemir yazdı: Berlin seçimlerinin ardından: Kamulaştırma korkusu ve kirli kampanya

Berlin’de Elif Eralp ve Sol Parti’nin sandıktan açık arayla...

Yücel Özdemir yazdı: Almanya’da aşırı sağ yükselirken sol ne yapıyor?

Avrupa ve dünya aşırı sağcı, ırkçı Almanya için Alternatif...

Yücel Özdemir yazdı: Almanya’da aşırı sağ neden ve nasıl kazandı?

Almanya’nın 2,1 milyon nüfusu ve 1,7 milyon seçmeni olan...

Yücel Özdemir yazdı: Avrupa’nın ‘şans kıtası’ Afrika mı?

Bir yıldan fazla bir süredir Almanya Dışişleri Bakanlığı koltuğunda...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,269TakipçilerTakip Et
1,210AboneAbone Ol

Son eklenenler

Erkan Çavuş yazdı: Sonumuzun gelmesini mi bekleyeceğiz, ayağa kalkarak kendi kaderimizi ellerimize mi alacağız?

80’li yıllardan itibaren reel sosyalizmin yenilgisiyle birlikte dünyada sağ...

Özkan Yıkıcı yazdı: Cumhuriyet bayramlı bir gün yaşadım

Perşembe gününü resmî tatil olarak geçirdim. Doğrusu, havada yağmurun...

Hediye Levent yazdı: İran, Mekke anlaşmasına neden katılmak istiyor?

Bu yazıyı yazdığım saatlerde Katar, ABD-İran savaşının durdurulması için...

Ceren Ergenç yazdı: ‘Avrupa malı’ duvarı ve Türkiye otomotiv sanayi

Fransa ve Almanya, geçen hafta AB otomotiv politikasındaki uzun...

Kansu Yıldırım yazdı: Brezilya’da sınıf ittifakları, devlet ve sol

Lula da Silva, 25 Ekim 2026'daki ikinci turda Flávio...

Özkan Yıkıcı yazdı: İsrail seçimlerinden Brezilya sonuçlarından bir demet

Hafta sonu Brezilya'da yapılan genel seçimler ve dün gerçekleşen...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sarsıntılarla K. Kıbrıs seçim süreci ilerlerken

Ufak ayrıntıyla başlayalım: K. Kıbrıs koşulları siyasal süreçte iki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Önemli kuramla İsrail tartışılmamalıdır

Bugün İsrail sandık başında. Ben yazıyı yazarken seçim hâlâ...

Canlı yayın