yaklaşımlarÖzkan YıkıcıSıcağı sıcağına bir makale üzerine - Özkan Yıkıcı

Sıcağı sıcağına bir makale üzerine – Özkan Yıkıcı

Gün, Çarşanba. Öğleden sonrası zamanındayım. Kısa zaman önce Duvar Gazetesindeki Osman Özaslanın Kıbrısla alakalı yazısını okudum. Etkilendim. Özellikle yer Türkiye ve konu Kıbrıs olunca, önemli sayılacak makaleler üzerine birkaç söz etmek de bana görev gibi geliyor. Öyle ya, pek de alışmadık gerçeklerle burda veya Türkiyede Kıbrısla alakalı makale yazılmasına. Onun için arada hem de riskler alarak yazılan, direk bizi de ilgilendiren makale olunca, hem okutma hem de benim de naçizane bazı dokunuşlar yapmak da kaçınılmaz hale geliyor. Osman Özaslanın makalesi özellikle Fevzioğlunun da buraya “elçi” atanmasının da tetikleyici rol aldığı da bellidir. Zaten, makaleyi hem atama, hem Fevzioğularının Kıbrıs ve Türkiye siyasal durumları ile Kıbrıs konusunda tarihsel güncel bilgierin yorumlanıp harmanlandığı bir kısa makale şekline geldi. Makalenin kısalığı ise istenen veya yer kalmaması sonucu bilgilerin de konulmama gerekçesi olarak doğru kavranmalıdır.

Kısa bir yorumlama: genelikle hep yakınırız: ne Türkiyenin bizi veya bizim Türkiyedeki sol ile genelikle buluşamadığımız. Veya ters düşme sıkıntılarımızla şikayetnameler aktarılıyor. Bunun da önemli nedeni gerçekler yerine resmi idolojilerle donanma ollması da tesadüfün olmamasıdır. Özellikle de Türkiyede yerleşen devletçi refleks idolojisi oldukça tabusalaştırıldı. Bizde ise gerçeklerden kaçarak, kurgulanan sömürgesel kültürün düşünceleri savunularak geçiştiriliyor. Bilenler dahi ya zamanı değildir veya tam aksini savunup sistemle özdeşleşmeleri seçmelerden dolayı yaşanmaktadır. Osmanın makalesi bu nedenle gerçeklerin yazılması nedeniyle en azından okuyanların etkilenmesi durumu da oluşacak. Biz gerçeklerle buluşmadıkça ve resmi idolojilerle sıkıştıkça, Türkiye ve Kıbrıs aydını buluşamaz. Tam aksi ters düşmeye devam edip emperyalist kısgacında kalmaya devam edilecektir.

Bir başka durum da şu: genelikle K. Kıbrıstaki kendine şu veya bu etiketi taşıyanlar, anlatmaya gelince resmi idoloji yakını davranırlar. Gerçekleri aktarmadıkları için de aktardıklarını duyarlar. Ozaman da şikayet ederler. Halbuki siz anlatmazsanız ve sizi kaynak kulananlar da yanlış anlayıp anlatmaya başlarlar. Bunu dhai göz önünde tutmuyanlarımız çok. Osmanın yazısını okurken örneğin Mehmedali konusundaki eksikliğini birazda biza dayandırıyorum. Çünkü, hala Annan planı ve sonrasındaki ikinci ganimet paylaşımı ve Mehmedali dönemini doğru tartışmadık. Yüzleşip doğruları konuşmuyoruz. Osmanın da ek birkaç satırlık değinişteki bazı gerçek olmalyan kelimenin de bundan kaynaklandığına inanıyorum.***

Gelelim yazının özüne: Osman Özaslan KIbrısla alakalı Duvar gazetesinde, Çarşanba günü bir makale yazar. Konu hernekadar, Metin Beyin Lefkoşaya elçi tayini olsa da tarihi geçmişten tutun Fevzi sülalesinin siyasal duruşlarına dek bilgiler sıraladı. TMT gerçekleri ve yaptıkları, Fevzioğularının Kıbrısla alakaları yanında Türkiyedekdi siyaset rolleri özetlendi. Olayın nedenleri düzeyinde yorumlar yaptı. Doğrusu, Türkiyede Kıbrıs konusunda pek bilgisi olmayan kesime önemli bulgular sundu. Resmi ezberlerin nedenli ters olduğunun kanıtlarını sundu. Okuyup da sorgucu olan kesime önemli etkiler yapacağı kesin. Elbet, pek alışmadığımız Kıbrısla alakalı gerçekleri yazan kişileri de bizim duyurtup okutmak da görevimizdir. Öyle ki okurken kimisi de unutmak istediği veya kaçtığı gerçeklerin burada konuşulmasa da bir gün gerçeklrin açığa çıkacağı klasik dorğuyu belki aklına getirir.

Osmanın makalesini okuyan ve Kıbrısla alakalı konuşan kimisinin ezberine dokunacağı kesin. Hele TMT bilgilri, Fevzioğularının siyasetdeki tutumlarını yan yana görünce, neden K. Kıbbrısa gönderiliyor kuşkuları mtlaka oluşacaktır. Konuyu hafife almayın: Kıbrıs gibi tabusal zırhı olan, basın yasaklarının ayuka çıkan ve son sansür yasasının gelmesiyle nelerin olacağı kesinken, bu konuda yazı yazmanın da tehlikeleri ortadadır. Bu nedenle yazının önemi kadar, koşulalrın gerçeği de makale alanında yorum yapıp okumak önemlidir. Mutlaka unutturulan veya yeni neslin bilmediği yakın tarih Kıbrıstann da neden sonuca gelinmesini daha kolay analiz yapma şansı olacaktır.

Kısaca, Osman Özaslan KIbrısla alakalı makale yazdı. Duvar Gazetesi bu konuda önemli bir iş yaptı. Makalenin Türkiye koşullarında yazıldığını akıldan çıkarmayalım. Öteki ders niteliği ise bizim dahi unutturulan gerçekleri, yeniden hatırlatıyor. Hele de yeni nesilin resmi idolojik hamasiler ve çıkarlarla büyüdüğünü de düşünürsek, bu yazıların önemi daha daha da artıyor. Artıkça, Kıbrıs Türkiye ekseninde gerçekler üzerinden birbirini anlamak ve ortak çıakrlarda mücadele tme şansı da artacaktır. Bu nedenle Osmanın bu yazısını kutlarım.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özkan Yıkıcı yazdı: İspanya-Fas hattında neler oldu

Bir haftadır İspanya'nın Afrika topraklarındaki küçük bir yerleşimindeki gelişmeler,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Trafik katliamından genel sistem gerçeğine

Normal yaşamla en anormal kötü koşullar kolayca dönüşür. Sanki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Unutulmaması gereken ülkelerden biridir: Irak

Yakın tarihle Ortadoğu tamamlanınca, emperyalist çağın planlarıyla alakalı uygulama...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bozulan iklim koşullarında siyaset de ısınırken

Temmuz ayına ve yaşadığımız haftaya artık elvedayı çekiyoruz. O...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,914TakipçilerTakip Et
916AboneAbone Ol

Son eklenenler

Dionysis Dionysiou yazdı: Nolan’ın Odyssey’si: Denizden Gelen Düşman Biziz

Düşman ufkun ötesinde beklemiyor. Nolan'ın Odyssey'sinde, o, muzafferlerle birlikte...

Faik Bulut yazdı: Hizbullah ve İsrail kavgasının 20 yıllık bilançosu

Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalar ve mücadelenin tarihi 1980'lerin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye Küresel Serinletme Taahhüdü’nde neden yok?

İnsan kaynaklı iklim değişikliği kentleri yaşanmaz hale getiriyor. Avrupa’da...

Nafiz Özbek yazdı: Alman militarizmi ve sermaye: Almanya’nın yeniden askerileşmesinin politik ekonomisi

İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntılarından doğan modern Almanya, kısmen Hitler faşizmini...

İlhan Uzgel yazdı: Küresel Siyaset Dönüşürken-II: NATO 3.0 nereden çıktı?

Avrupa coğrafyasında ve Türkiye’de savunma, güvenlik konuları olunca dikkatler NATO’ya...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Yapay zekâ krizi senaryosu

Yapay zeka (YZ) alanındaki gelişmeler küresel ekonominin başlıca konusu olmaya...

Volkan Yaraşır yazdı: ‘Efendiliğin reddi’: Üçgen örgütlenme ve direniş ağları

Efendiliğin reddi kolektif bir karşı duruş, yıkıcı bir ayağa...

Canlı yayın