yaklaşımlarÖzkan YıkıcıÖzkan Yıkıcı yazdı: Kıbrıs müziğinden bir kesit

Özkan Yıkıcı yazdı: Kıbrıs müziğinden bir kesit

Kuzey Kıbrıs’ın sosyolojik yapısı darmadağın oldu. Karmakarışık bir hâle sokuldu. Aynen her alana da yansıması kaçınılmazdır. Örneğin, geçmiş denilen ortak yaşantı da epey erozyona uğradı. Üstelik artık Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan insanlar tek merkezli bir konumda da değildirler. Kimisi Türkiye’nin değişik yerlerinden buraya taşındı. Kimisi şu veya bu nedenle çalışmaktan yerleşmeye varan nedenlerle buraya gelip kalıyor. Birçok ülke insanı, değişik nedenlerle Kuzey Kıbrıs’ta yaşıyor. Üstelik bu şekillenme iç dinamikle değil de gelişigüzel ya da siyasal-ekonomik nedenlerle olduğu için, darmadağın ve ortaklaşamayan bir kültürleşmeyle de kolayca karşılaşırız. En basiti, yoldaki trafikte dahi geleneksel olarak burada soldan sürülürken, hâlâ önemli bir kesim buna uymakta zorlanıyor. Tabii ki gelişigüzellik veya siyasal açmazlık ve yeni ilhaklaşma hedefli olma sonucunda darmadağınıklık ile içinden çıkılmaz şartlar normalleşti. Yasallık ve yasadışılığın dahi çizgileri birbirine karıştı. Daha da önemlisi, insanların en basit yurttaşlık statüsü dahi net değildir. Kimi Kuzey Kıbrıs yurttaşı olurken, bunların arasında bile en basitiyle Türkiyeli-Kıbrıs Cumhuriyeti farklılığı, taşınan pasaport ve kimlikle de normalleştirildi. Ek olarak, kaçak veya değişik isimlerle yurttaş olmayıp burada kalıp çalışan eksenli birçok insan var. En basitiyle hapishanelere dahi bakarsanız, tutukluların yarıdan çok fazlası yurttaş değildir. Hele Kuzey Kıbrıs kökenli eski Cumhuriyet yurttaşı oldukça azdır.

Peki bunları neden sıraladım: geçenlerde kafam iyice sızlıyordu. Yalnızlık ile sıcak da vurmaya başladı. Pencerenin kenarına geçtim. Dolaptan birkaç müzik kaseti alıp kafamı dinlendirmeye, en azından başka duygulara dalıp hayal kurmaya yöneldim. Elime eski derlediğim Kıbrıs müzikleriyle dolu bir kaset geçti. Kendimi geçmişe atmak istedim. Kaset ağırlıklı Rumcaydı. Zaten geçmişle alakalı arşivlerde çoğu Rumca kaynak olduğu da inkâr edilemez. Gerçi Kuzey Kıbrıs’ta şu anda yaşayan insanların çoğunun eski Kıbrıs’la alakaları yok. Geleneksel yaşamı, ataları gibi yaşamadılar. Oldukça yabancıdır. Bu da resmi ideoloji için fırsattır. İstediği yalanı enjekte edip “geçmişimiz” diye kolayca yutturur. Hele gelen, geleneksel olarak farklıysa ve buradan bir şey öğrenmek isterse, rastlayacağı kesimin anlatısı önemlidir. Bu da, yukarıda özetlediğim bazı koşulların, geçmiş oluşturmada ve tarih yazımındaki olumsuz gerçekleriyle tam çakışmaktadır.

Sözü uzatmayayım: kaseti dinlemeye başladım. Genellikle Rumca sözlerle düzenlenen ezgiler vardı. Fakat hepsi de aynı kökenli değildi. Kıbrıs gerçekleriyle geçmişte var olan bir müzik geleneği aklımda yeniden kıpır kıpır canlandı. Üstelik bu, bazı kültürlerin de bana yeniden varlığını gösteren bir örneklem hâline geldi.

Çocukluğumda babamla başlayıp dedemle dinlediğim, bazı komşuların da söylediği bazı tınılar, derlenmiş şekliyle çalınıyordu. Devam edecek olursam, bunlar daha da geçmişe gidip efsane veya masal-hikâye şeklindeki anlatıların müzikle söylenmesini de, çocukluktan başlayan araştırma geleneğimle adeta yeniden canlandırıyordu. Hatta “Viyeni ve Haro” ezgisini dinlerken, rahmetli babamın ona kendince yaptığı esprilerle dolu okuyuşu da hatıramda filizlendi.

Ne demek istiyorum: genelde bizde arşiv falan değil, resmi ideolojiye göre başlayan Kıbrıs kültürleşmesini reddedip Anadolulaşma hedefli uğraşlar sonucunda, birçok dönemin yaşananları hâlâ yok sayılmaya devam ediliyor. Zaten nüfus yapımızın da değişmesiyle geçmişle bağlar iyice koptu. Kimisi bilmemekten, kimisi de oluşturulan reddetme baskısıyla, hafızalar epey tıraşlandı.

Şu basit gerçeği kısa bir müzik dinlememle yaşadım. Bir dönemler Kıbrıs’ta genellikle Rumca sözlerle masallar, efsaneler müziklenip anlatılırdı. Belirli bir melodi tınısı vardı. Buna dizilen sözler bazen önemli kafiye uyumlarıyla da zenginleştiriliyordu. Basit bir masalı müzikle okuyup daha zengin hâle getiriyorlardı. Yetmişlerdeki araştırmalarımda, bunların salt evlerde değil bazı panayırlarda da söylendiği anlatıldı. Hatta yazılı bazı şiirleri ezgiyle okuyup paraya daha kolay sattıkları söylenenler de oldu.

Hiç unutmam: hem Dilirga köylülerinde hem de bazı Baf kesiminde bu konuyu sorduğumda, özellikle teşkilat kökenliler bana biraz kızdılar. Çünkü anlatılanlar bazen yakın tarihte yaşandığı için bazı kesimlerin akrabaları vardı. Bu da bana şunu gösterdi: bazı yaşananlar da türküleştirildi. Fakat benim de en son Kaleburnu’nda rastladığım gibi, ezgi var olmasına rağmen Hasder’le gittiğimiz araştırmada, biraz da kızarak şarkıyı okumasını istediklerimiz bize kızdılar. Genellikle de “bilmiyoruz” dediler.

Böyle bir deneyimle de ezgi dinleyişimi gerçekleştirdim. Birçok eski masal, öykü gibi olayları yeniden, Rumların zenginleştirdiği müzikle dinledim. Bu bir derlemedir. Ama tekrar edelim: sözler genelde Rumca olsa da, Hasanbulililer veya Mulali gibi konular da Rumca sözlerle müziklenmiş şekilleriyle vardır. Kıbrıs geleneksel kültüründe hikâye, masal ve efsaneleri müzikle okuma geleneği sonuçta vardır. Geceleri dedelerimiz bize bunları okurdu. Bu hem ezgi hem masal hem de bazen Hasanbulililer’den bize söylenmeyen Kaleburnu’nun “Behçet” türküsü de yaşananlar eksenli zengin bir birikim oluşturdu. Rumlarda biraz da devlet ciddiyetiyle, Kıbrıslılığa hâkim olma dürtüsü sonucu bunlar toparlandı. Bizde ise hep reddetme, nasıl ki şimdi de tekerleme yapma siyaseti gibi, Türkiye’nin sayesinde ideolojikleşme sonucu bunların çoğu bilinmiyor. Arşivlerde dahi yok. Oysa bunlar geçmişin kültürel gerçeğidir. Örneğin Hasanbulileri eskiden Türkler ve Rumlar, hatta ben Ermenilerden dahi Rumca sözlerle dinledim. Bunlar Rumca diline göre kafiyeleştiği için, bazen Türkçeleştirme girişimi sonucu epey anlamsızlaşan durumlar da oldu.

Ama girişte belirttiğim yeni nüfus yapımızın gerçeği var. Şu anda Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan insanların çoğu, yetmiş dört sonrası ve Dünya Bankası projesiyle de resmen artık geçmişle bağı olmayan çok sayıda insan biçiminde buraya yerleşti. Tek eksenlilik hiçbir alanda yok. Hele de resmi ideolojiyle ekonomik kültürleşme bağdaşınca da, uyduruk bir geçmiş ya da bilmeme hâli, sistemin de tam da arayıp bulamadığı durumdur.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Neden Sánchez?

NATO zirvesi sonlandı. Bol şov, abartıdan abartıya imajlar ve...

Özkan Yıkıcı yazdı: Arada kaçırılmış gibi olanlardan, demeç ve Suriye gerçeği

NATO toplantısı başlarken bugüne durmadan bir şeyler yazdım. Demeçler...

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO liderler zirvesi sonlanırken

Aylardır gündemde dolaşan, iki günlük toplantı yapılan otuz altıncı...

Özkan Yıkıcı yazdı: Son gündemleşmelerle birlikte Kıbrıs ve NATO güncelliği

Sabahleyin yerel gazetelere bakınca iki konu ağırlıktaydı. NATO zirvesi...

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO zirvesi başlarken

Sonunda otuz altıncı NATO zirvesi Ankara'da başladı. Öyle başladı...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,929TakipçilerTakip Et
892AboneAbone Ol

Son eklenenler

Mahir Ulutaş yazdı: NATO’nun yeni enerji mimarisinde Türkiye’nin zorlu rolü

7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da düzenlenen 36. NATO Liderler Zirvesi, ittifakın...

Vanessa Dourado ile röportaj: Ekolojik Krize Karşı Eko-Sosyalizm

Ekoloji, çağımızın en büyük toplumsal sorunlarından ve en yakıcı...

İsmet Akça yazdı: Türkiye’ye Ortadoğu’da rol biçiliyor

NATO 3.0 olarak adlandırılan sürece baktığımızda ABD, küresel sistem içindeki gerileyen...

Yücel Özdemir yazdı: NATO 3.0: Avrupa’nın yeni militarist misyonu

NATO’nun 3.0 versiyonunun rotasının, Avrupa’yı ‘Rusya tehdidi’ni kullanarak rekor...

Metin Yeğin yazdı: Futbola göre aşk ve aşksızlık…

Dünya Kupası’nın kaçınılmaz “büyük coşkusunu” yaşadığımız bu günlerde; gördüğünüz...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kıbrıs’taki Mülkiyet Sorunuyla İlgili Fransa’dan Kritik Karar

Kuzey Kıbrıs’taki taşınmaz mülklerin satışı ve gayrimenkul faaliyetleri gerekçesiyle...

Özkan Yıkıcı yazdı: Neden Sánchez?

NATO zirvesi sonlandı. Bol şov, abartıdan abartıya imajlar ve...

Canlı yayın