yazılariktibasÖzge Güneş yazdı: Starmer gidiyor, peki ya sonra?

Özge Güneş yazdı: Starmer gidiyor, peki ya sonra?

Orjinal yazının kaynağıbirgun.net
Kategori:

22 Haziran’da Keir Starmer, İşçi Partisi liderliğinden ve başbakanlıktan istifa etti. Böylece Birleşik Krallık, Brexit’ten bu yana geçen on yılda yedinci başbakanına doğru ilerliyor. 2024’te partisini iktidara taşıyan Starmer’ın iki yıl dolmadan koltuğu bırakması, kişisel bir başarısızlığın yadsınamayacağı; ama bunun çok ötesinde bir sistemik krize işaret ediyor. Aynı sebeple koltuğu devralması beklenen Andy Burnham’dan beklenti büyük.

Peki ne oldu, ne olacak ve bütün bunlar sol açısından ne anlama geliyor bakalım. Öncelikle Starmer’ın istifası birden gelmedi bir süredir bekleniyor, hatta toplumsal kesimler tarafından talep de ediliyordu. Parti için asıl sarsıntı Mayıs yerel seçimlerinde yaşandı. Onlarca konseyin ve yaklaşık 1.500 koltuğun kaybı, Galler’de yüz yıllık hâkimiyetin sona ermesi partide alarm zillerini çaldırdı. Bu kayıp İşçi Partisi vekillerini yeni başbakan için harekete geçiren asıl saik olmuş görünüyor.

Burnham ise Mayıs seçimlerinden de önce öne çıkmaya başlamıştı. Tek gereken onu Avam Kamarası’na sokmaktı. Bunun için de İşçi Partili vekili Josh Simons kolları sıvadı ve 14 Mayıs’ta koltuğunu Burnham’a açmak için istifa etti. Bölge vekilliği için yeniden seçim yapıldı ve Burnham bu seçimi 9.200’ü aşan farkla kazandı. Aşırı sağcı Reform ise anketlerin gösterdiğinin altında kaldı. Bu sonuç Burnham lehine “Reform’u yenebilecek tek isim” anlatısını besledi. Ne var ki bu iddia tartışmalı. Zaferin ne ölçüde Greater Manchester’ın ötesine taşınabileceği soru işareti olarak duruyor. Keza LibDem ve Yeşil seçmenin oyunu taktik biçimde Burnham’a kaydırmasıyla yerel bir anti-Reform “ittifakının” devreye girdiği de belirtiliyor.

Medya Burnham’ı “yumuşak sol” diye etiketliyor ve onu Starmer’ın solunda, Corbyn’in sağında olarak tarifliyor. Burnham’ın Blair, Brown ve Corbyn dönemlerinde de görev almış olması nedeniyle her kalıba giren bir “bukalemun” olarak görüldüğünü de not edelim.

SOL NE DİYOR?

İşçi Partisi Parlamenterleri Sosyalist Kampanya Grubu’nun istifa ardından yaptığı açıklama bir uyarıyla başlıyor. Parti’nin halkın gerçek değişim umudunu boşa harcadığı tespitinden yola çıkan sosyalistler, durumun ciddiyetini şu ifadelerle ortaya koyuyor: “İşçi Partisi hızla rotasını değiştirmezse, sadece partinin varlığı tehlikeye girmekle kalmayacak, aynı zamanda Trump tarzı bir aşırı sağcı hükümetin önünü açma riskiyle de karşı karşıya kalacağız.” Starmer dönemi İşçi Partisi’nin çöküş sebebi de kendisini bu politikalardan ayrıştırmamasıydı zaten. Bu durum Reform UK gibi aşırı sağ popülist hareketlerin yükselişine karşı merkezci ve statükocu politikaların işe yaramadığını vurgulaması bakımından önemli. Sosyalist Kampanya Grubu hizmetlerin kamulaştırılması, servet vergisi getirilmesi, işçi haklarının güvencesi gibi partinin dönmesi gerektiği politikalara da işaret ediyor.

Öte yandan Starmer döneminin çöküşünü ve siyasal düzenin krizini değerlendirirken sokaktaki öfkeyi en derinden besleyen unsurlardan birinin de Birleşik Krallık’ın savaş politikaları olduğunu vurgulamak gerekiyor. Zira halk, temel hizmetlerden esirgenen milyarlarca sterlinin emperyal politikalara ve silah sanayisine akıtıldığını görüyor. Parti dışındaki sol açısından mesele burada kilitleniyor. Elbette sosyalistlerin tümü için başta su, enerji ve altyapıda mülkiyet tartışması, çocuk yoksulluğu ve gıdadaki tekelleşme, eğitim ile sağlıktaki özelleştirme eğilimleri temel mücadele başlıklarını oluşturuyor. Ama Parti içi sosyalistlerden ayrıştıkları yer Morning Star’ın “askerileştirilmiş Keynesçilik” olarak tariflediği, silah ve havacılık sanayisine akıtılan kaynağın okul, konut, sağlık ve kamu hizmetlerinin pahasına geldiği denklemi.

Daha geçen hafta Londra’da düzenlenen savaş karşıtı konferans halkın sağlık, ulaşım ve eğitimdeki çöküş ile militarizm arasındaki bu bağı nasıl kurduğunun en net göstergesiydi. Starmer’ın NATO Genel Sekreterliği’ne adaylığı ihtimalinin gündeme geldiği bu günlerde, onun başbakanlığı döneminde uluslararası askeri-sınai kompleksin çıkarlarını öncelemesi önem kazanıyor.

Kaldı ki bu tepki yalnızca Birleşik Krallık ile sınırlı değil. Son yıllarda, dünyanın dört bir yanında, Avrupa’dan Asya-Pasifik’e birçok noktada ABD askeri üslerine ve NATO’nun genişleme stratejilerine gerek insani gerek çevresel veya ekonomik sebeplerle karşı itirazlar yükseliyor. Emperyal bütçe öncelikleri terk edilmediği ve savaş karşıtı taleplere yanıt verilmediği sürece, içeride vadedilen ekonomik reset veya sosyal konut programları da hayata geçemeyecektir. Sosyalist mücadelenin önemi de tam burada belirginleşiyor, içeride ‘kişisel bir başarısızlık’ olarak kodlanan bu çöküşü, kitlesel bir itirazı örgütleyecek ortak bir dile ve anlatıya tercüme edebilecek yegane dili kuruyor.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Nafiz Özbek yazdı: Alman militarizmi ve sermaye: Almanya’nın yeniden askerileşmesinin politik ekonomisi

İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntılarından doğan modern Almanya, kısmen Hitler faşizmini...

Federico Pita yazdı: Latin Amerika tekno-faşizmin yeni laboratuvarı

Latin Amerika, teknoloji-üstüncülüğünün siyasi ve ideolojik laboratuvarına dönüşüyor. Silicon Valley milyarderi...

Ertan Erol yazdı: Trump’ın kayığında Kolombiya sağı

Kolombiya’da Seçilmiş Başkan Abelardo de la Espriella kuracağı hükümeti...

Shamim Chaudhry yazdı: Güney Asya’nın genç kuşağı yeni bir sosyal devrime doğru mu ilerliyor?

Güney Asya, şu anda dünyadaki genç nüfus oranının en...

Hazal Yalın yazdı: Nikaragua, 7 Ders

Ben Latin Amerika uzmanı değilim; kuşkusuz Nikaragua’yı benden çok daha...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,909TakipçilerTakip Et
920AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Kıyas yapma örneği: Kolombiya

Kolombiya, son yıllarda değişik yönleriyle gündemde oluyordu. Özellikle solcu...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gelişmelerde gündem oluşturma sırrı

Bir ufak soru sorsam: Türkiye'deki gelişmeleri buradaki medya kaçı...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hızla çerçeve yasası geçerken

İki yıldır konuşturuldu. Algılarla epey propaganda yaptırıldı. Algılar diyorum:...

Özkan Yıkıcı yazdı: Çerçeve yasası meclise gelirken

Sonuçta bilinmeyen ama üzerinden bol bol yorumlar yapılan yasa,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Canlı yayın