yaklaşımlarÖzkan YıkıcıMadımak katliamından günümüz siyasal gelişine – Özkan Yıkıcı

Madımak katliamından günümüz siyasal gelişine – Özkan Yıkıcı

Bundan tam 28 yıl önce, Sıvas şehri önemli karanlık bir sayfayı gerçekleştiriyordu. Sokaklar şeryat isteyerek, onbinler tekbir getirerek Madımak otelindeki aydın sanatçıları yakmaya girişti. Bu taarihi olay Türkiyede gerçekleşiyordu. Saatlerce sokaklarda onbinler şeryat istiyordu. Devletin yok olduğu ve Sivas belediye başkanının “gaznız mübarek olsun” dediyi günelrdi. Sonuçta, Madımak oteli meşalelerle yakılıp birçok aydının yanarak can verdiği sonucuna ulaşıldı.

Olaydan şan eseri kurtulan, aslında direk onun yakılmak istenen aydını Aziz Nesin, olay sonrası tarihi açıklamayı yapıyordu. Bu bir anlamda, yaşanan sıvasın nasıl yarınların Türkiyesini oluşturacağı uyarısıydı. Oysaa, olayın ertesi günü toplanan TC meclisindeki konuşmalarda ilginçti. DY RF ve ANAP söcüleri, olayı kınarken, ısrarla araya mahsum din inancını da eklemeyi unutmuyorlardı. Bir anlamda, yakılma olayının dehşetini kabullenirken, buna dini mahsum inançla oynanma bahanesini de eklemekten geri durmuyorlardı. SHP vekili Aydın Gürkan biraz da sesini yükselterek “ne diyorsunuz: insanlar cayır cayır yakılırken dahi şeryat istenirken, bunun mahsum gerekçelere koymak nedenli akıl esridir” diye sorguladı.

Olaydan kurtulan aziz nesin ise önemli uyarısını biraz da bulunan gazetecilere de okları çevirerek yaptı. “Sivasta sokakta onbinler şeryat isteyoruz diye bağırdı. Madımağa gelince de elerindeki meşalelerle yakmaya giriştiler. Sivasta devlet yoktu. Aydınlar şeryat talebiyle yakıldı. Uyduruk yalanlarla kitleler sokağa çıkarıldı. Tekbir getirerek saldırtıldı. Ama, sivasta devlet yoktu. Bunun dahi bahanesi arandı. Aydınlığın ışığını yakarak boğmaya uğraştılar. Bu bir mesajdır. Türkiyenin bunun önemini anlaması gerekir. Kaldı ki eleştiri yaptı diye suçlasanız da sokakta tekbr getirerek, şeryaat çağrısıyla bu aydınları yakmamız mı gerekir? Uyarıyorum. Olayı hafife almayın. Bu provaydı. Yarın bu karanlık güçlerin devleti ele geçirdiğinde yapacaklarının işaretidir” gibi önemli tarihi açıklamayı yaptı. Gazetecileri de konuyu anlamamakla veya dikate aalmamakla da eleştirdi….

Madımak olayı sonrası görüldü ki yakılan aydın sanatçılar hukuki gelişimi tam bir fiyasgoydu. Çoğu tutuklanmadı. Olayın bazı liderleri de gözlerinin önünde yaşamaya devam etti. Bu arada Nesinin uyarıları da birer birer gerçekleşti. Türkiyede Tek adam rejimi kurumsallaştı. Laiklik ollayı adeta sildirtildi. Son günlerin önemli noktası ise Sedat Pekerin açıklamalarıyla devletin geldiği yapının aynasını oluşturdu. Şeryat bir yana, artık ümmet, tarikat gibi ifadeler normal kuramlar hhaline geldi. Son Pekerle başlayan listede Sezgin Boran Korkmaz ve Cihan Ekşioğlu gibi sistemin önemli kişilikleri etrafa serildi. Sıvası cidiye almayanlar, şimdi sesizz sedasız sıranın onlara gelmesini bekliyor.

Madımak önemli tarihi bir sayfadır. Gericiliğin güçlendikçe neleri yapacağının tarihsel dönemecidir. Devamında hızla gelişerek günümüz Türkiyesine gelindi. Sokakta şortla gezmenin sorun olduğu, memeleketin her alanının rantlaşıp paylaşılındığı, tarikatların güncel konunun dahi kanıtsanmasını geçtiği dönemden söz ediyoruz. Yakılan aydınların gerçekliği ile gericiliğin ne olduğunun yaşananı şeklinde konu özetlenebilinir.

Günümüz  türkiyesinin belkide tarihi dönemeç tarihi Madımak deneyimi ile gerçekleştirildi. Devaamında yükselen gericiliğin nasıl devletle özdeşleşip Pekerin açıklamalarıyla nasıl bir siyasaal sistem oluştuğu sonucuna geldik. Bu nedenle Madımak oteli derken, günümüz sonucunu da ekleyerek tarihi sürecini iyi kavramamız gerekir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özkan Yıkıcı yazdı: İspanya-Fas hattında neler oldu

Bir haftadır İspanya'nın Afrika topraklarındaki küçük bir yerleşimindeki gelişmeler,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Trafik katliamından genel sistem gerçeğine

Normal yaşamla en anormal kötü koşullar kolayca dönüşür. Sanki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Unutulmaması gereken ülkelerden biridir: Irak

Yakın tarihle Ortadoğu tamamlanınca, emperyalist çağın planlarıyla alakalı uygulama...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bozulan iklim koşullarında siyaset de ısınırken

Temmuz ayına ve yaşadığımız haftaya artık elvedayı çekiyoruz. O...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,916TakipçilerTakip Et
916AboneAbone Ol

Son eklenenler

Dionysis Dionysiou yazdı: Nolan’ın Odyssey’si: Denizden Gelen Düşman Biziz

Düşman ufkun ötesinde beklemiyor. Nolan'ın Odyssey'sinde, o, muzafferlerle birlikte...

Faik Bulut yazdı: Hizbullah ve İsrail kavgasının 20 yıllık bilançosu

Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalar ve mücadelenin tarihi 1980'lerin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye Küresel Serinletme Taahhüdü’nde neden yok?

İnsan kaynaklı iklim değişikliği kentleri yaşanmaz hale getiriyor. Avrupa’da...

Nafiz Özbek yazdı: Alman militarizmi ve sermaye: Almanya’nın yeniden askerileşmesinin politik ekonomisi

İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntılarından doğan modern Almanya, kısmen Hitler faşizmini...

İlhan Uzgel yazdı: Küresel Siyaset Dönüşürken-II: NATO 3.0 nereden çıktı?

Avrupa coğrafyasında ve Türkiye’de savunma, güvenlik konuları olunca dikkatler NATO’ya...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Yapay zekâ krizi senaryosu

Yapay zeka (YZ) alanındaki gelişmeler küresel ekonominin başlıca konusu olmaya...

Volkan Yaraşır yazdı: ‘Efendiliğin reddi’: Üçgen örgütlenme ve direniş ağları

Efendiliğin reddi kolektif bir karşı duruş, yıkıcı bir ayağa...

Canlı yayın