yaklaşımlarÖzkan YıkıcıKıbrıs’tan İspanya’ya bakarken – Özkan Yıkıcı

Kıbrıs’tan İspanya’ya bakarken – Özkan Yıkıcı

Yazının başlığına bakıp da ispanyanı  Akdeniz ülkesi nedeniyle, turisttlik yönlerinin anlatımı veya bize benzeyip benzemeyen yönlerini yazacağımı sanmayın. Konuşulması gereken, dünyada özellikle ezilen halkların ve demokrasi söylemli çevrelerin ifadelendirmeleriyle gündem olan gelişmeden biraz deyinecem. Konu Katalonya ile alakalıdır. İspanyadaki merkez sol yönetimin, tutuklu olan Katalonya bağımsızlık liderlerini af ederek serbes brakma konusuna biraz deşmeye nieytliyim. Nedense, bizim algıalrımız, idolojikm söylemlerimiz hep Kıbrısta türklerin madur oluşu üzwerinden romantikleşen bir anlatımız vardır. Halbuki söylenen eziklikler ve hak gaspları resmen beyinlerde siyasalaşmış olup hedeflenildiği zaman ayni durumu yaşayan dünyadaki öteki halklara da daha duyarlı olunurdu. Oysa, Kıbrısta Türk resmi iolojisi hernekadar madurluk ve abartılı eklerle idololojikleştiyse de genelde hedefin Kıbrısa Türkiyenin gelmesi hedefi olayı zaten gereken yere oturtuyordu.

Bu koşul, sonuçta dünyadaki ezilen halkların çektiklerine yabancı olup hat ta ezenlerin yanında bulunan tuhaf siyasal düşüncenin de algısalaşmasına ulaşıldı. Hele konuda etnik ve dini damıtmalar da olunca, konu ezilen ezen sınırından çıkarılıp resmen otoriter merkezci bakışla konular ele alınır. Nitekim, Kürtler konusundaki K. Kıbrıstaki önemli resmi duruş veya başka yerlerdeki Müslüman gericiliğin öteki halklara baskısını “kahramanlık ve yücelikle” bakışın nedeni de yukardaki resmi algının sonucudur.m  Bunların sonunda da katalonyadaki olanlar ve son gelişme,Kıbrısta pek anlamı olmayacak derecededir. Üstelik, resmi idolojik yaklaşım yanında AB çizgili kesimler de konuyu o  çizgide tutup pek de önemsenmeme aşamsına  çekmektedirler.****

Pencere bu olunca, içteki yaşam ve düşünce şekli şöhlesine şekilenince, eminim bu makale doğal olarak pek de belirli kesim dışında ilgi çekmeyecektir. Ancak sorunlar karşısındaki tutumların bilinip, bol konuşulup da pratikte iyice ipleri başkalarına brakılan Kıbrıs sorunu gibi önemli koşullarda yaşadığımız gerçeği ile olanları bilip dersler alma veya olasılıkları düşünme bakımından, son ispanyadaki Katalonya tavırları önemli turunsol öneme sahiptir.***

Biraz dünyayı bilen, birçok ülkede ulusal devlet denilmesine karşın, birçok ulusal yapı nedeniyle de sorunların olduğu kesindir. İspanyada da tarihsel olarak bu savaşları da yaşayarak şekilenn devletdir. Fakat, farklı ulusal kimlikler de vardır. Bunlar ayni zamanda yeri geldikçe de bağımsızlık talebinde bulunuyor. Bassklılar ve ktalonya bunların önemlierinden ikisidir.

Çok geriye gitmeyecem. Birkkaç senelik hikaaye ile yetinecem. Son kapitalist krizle birlikte ispanya da etkilendi. Sağa kayan politika ve krizin vurgunu zaten var olan ulusal alt birimleri harekete geçirdi. Katalonyada bağımsızlık eylimi yoğunlaştı. Seçimler de bağımsız yanlıları lehine sonlandı. Aynen, referandum da ayni sonucu verdi. Fakat, ispanya muhavazakar yönetimi bunu kabul etmediği gibi, devlet sopasını da kulanmaya başladı. Bazı Katalonya liderleri Brüksele gidip kendilerini AB merkezine anlatmaya uğraştı. AB direk Katalonya karşıtı tutum sergiledi. Bu arada, ispanyada kalan Katalonya liderleri de tutuklanıp yargılandı.

Kriz devam ediyordu. Ama, ispnya devleti baskısını sürdürüyordu. Derken, Pandemi hemen öncesi, ispanyada Sosyalist parti ile Padimos muhalefet hareketleri merkez sol yönetimi oluşturdu. Bu Katalonya konusuna biraz daha ılımlı bakıyordu. Sonuçta, geçen hafta tutuklu bulunan Katalon liderleri serbes brakldı. VBir farkla, yurt dışında bulunan kesimi dışta braktı. Onlar, ülkeye dönemiyeceklr.

Bu karar ikili tutumu getirdi. Kimisi ispanyanın önemli demokrasi kararı olarak benimsedi. Kimisi ise resmen ikili tutum olduğunu, yurt dışındakileri kapzamamasının durum bakımından olumsuz olduğunu söylüyorlardı. Elbet, sağ kesimin bu anlaşmaalı serbes brakmayı “milli çıkarları zedeleme” olarak gördüklerini, belirtmeye gerek yok. Böyle bir karar her yerde deyişik tepki getirdi. AB içindeki bazı ezilen halklar çizgisindeki örgütler, AB tutumuna vaaran “iki yüzlülüğü” eleştirdiler. Kıyaslamalar yapıldı. Türkiyedeki kürtlerle katalonya ikilemleri oluşturuldu. Bazısı da Demirtaş gibi örneklerle Katalon liderleri bir resme koyup demokrasi deyerlendirmeler yaptılar. Çünkü, geneldeki devletlerdeki ezilen halkları veya farklı ulusal kimliklerin yaşafdıkları açısıyla, önemli duyarlılıklar da gerçekleşti. AB içindeki her ayrışmada hemen kürtlerin gündeme gelmesi bu nedenle tesadüf deyildir.

Bir başka açıdan, genelde sağın ırkçı ve devletçi bakış nedeniyle öteki ulusal yapılara karşın retçi olurken, daha soldakilerin esnek ve arayış içindeki politikaları görülüyor. Zaten, ulusal sorunlarrın prokramlarının ve hat ta federalleşme veya özerkleştirme tutumlarını pratiklere deneyimlerle hep sol yönetimler gerçekleştiriyor. Tabi sol olup da sağın işbirlikçiliği haline gelen sosyalist etiketli sağ liberalleri de ayrıştımak önemlidir.

İspanya, kısa zaman önce Katalonya ile AB içindeki taşları oynatma olasılıklı bir süreç yaşadı. Şimdi de bazı liderlerin serbes braılmasıyla yeni arayışın deneyimi yaşatılıyor. Ulusal eksenli politikalarda kimlik ve devleti öne çıkarırsanız, uzlaşma güç Genelde sınıfsal örtütlenmenin kırıldığı, develt ile piyasanın hakim hale gelen yerlerde bu sorun derinleşir. Ezilenlerin birleşmediği sınıfsal eksen, devamında ulusal kimlikle yeni politik yörüngeye oturur. Katalonya deneyiminde faşizimden demokrasiye birçok örnek yaşatıldı. Hele de kriz dönemlerinde, faşist baskı aşamalarında ezilenlerin ortak yapısı olmadığı süreçlerde kimliksel ayrışma tetiklemesi öne çıktı. Neoliberal ispanya sınıfsal derinleşmeyi artırdıkça, karşıt eksen oluşturulmadığı anda, ulusal faylar da harekete geçer. Fakat, AB dahi onca demokrasi şaklabanlıklarına karşın böylesi gelişmelere de karşıdır. Zaten, Kıbrıs deneyimi eyer doğru deyerlendirilse, bu sonucu çoktan pratikte seslendirme dersi olarak yerleşecekti.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özkan Yıkıcı yazdı: İspanya-Fas hattında neler oldu

Bir haftadır İspanya'nın Afrika topraklarındaki küçük bir yerleşimindeki gelişmeler,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Trafik katliamından genel sistem gerçeğine

Normal yaşamla en anormal kötü koşullar kolayca dönüşür. Sanki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Unutulmaması gereken ülkelerden biridir: Irak

Yakın tarihle Ortadoğu tamamlanınca, emperyalist çağın planlarıyla alakalı uygulama...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bozulan iklim koşullarında siyaset de ısınırken

Temmuz ayına ve yaşadığımız haftaya artık elvedayı çekiyoruz. O...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,916TakipçilerTakip Et
916AboneAbone Ol

Son eklenenler

Dionysis Dionysiou yazdı: Nolan’ın Odyssey’si: Denizden Gelen Düşman Biziz

Düşman ufkun ötesinde beklemiyor. Nolan'ın Odyssey'sinde, o, muzafferlerle birlikte...

Faik Bulut yazdı: Hizbullah ve İsrail kavgasının 20 yıllık bilançosu

Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalar ve mücadelenin tarihi 1980'lerin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye Küresel Serinletme Taahhüdü’nde neden yok?

İnsan kaynaklı iklim değişikliği kentleri yaşanmaz hale getiriyor. Avrupa’da...

Nafiz Özbek yazdı: Alman militarizmi ve sermaye: Almanya’nın yeniden askerileşmesinin politik ekonomisi

İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntılarından doğan modern Almanya, kısmen Hitler faşizmini...

İlhan Uzgel yazdı: Küresel Siyaset Dönüşürken-II: NATO 3.0 nereden çıktı?

Avrupa coğrafyasında ve Türkiye’de savunma, güvenlik konuları olunca dikkatler NATO’ya...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Yapay zekâ krizi senaryosu

Yapay zeka (YZ) alanındaki gelişmeler küresel ekonominin başlıca konusu olmaya...

Volkan Yaraşır yazdı: ‘Efendiliğin reddi’: Üçgen örgütlenme ve direniş ağları

Efendiliğin reddi kolektif bir karşı duruş, yıkıcı bir ayağa...

Canlı yayın