iktibasAras Coşkuntuncelİran füzeleri Washington’da şimdiden çatlaklar açıyor - Aras Coşkuntuncel

İran füzeleri Washington’da şimdiden çatlaklar açıyor – Aras Coşkuntuncel

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net

ABD ana akım medyası, rejimin bileşenlerinin çoğunluğunda yani kapitalist seçkinler arasında bir görüş birliği olduğu sürece, ABD emperyalizminin her savaş ve müdahalesini destekledi

-Vietnam savaşı dahil.- Yani ABD’de medya performansı rejim içi, seçkinler arası görüş birliğini ya da görüş ayrılıklarını yansıtır.[1]  Bu denklemi tersten kurarsak; eğer ABD ana akım medyasında bir emperyalist savaşla ilgili daha baştan çatlak sesler çıkıyorsa, demek ki rejim içinde ve ABD’nin -her birinin adı Epstein- belgelerinde geçen kapitalist seçkinleri arasında bu savaşa dair bir çatlak vardır.

Savaş başladıktan sonra siyasilerin, milyarderlerin ve medyanın yaratmaya çalıştığı havaya rağmen son günlerde açıklanan üç farklı ankete göre de Amerikalıların büyük çoğunluğu hâlâ bu savaşa karşı.[2]  Birçok şehirde ilk günden beri savaş karşıtı eylemler var. Buna rağmen Amerikan medyası geleneksel savaş yanlısı pozisyonunu hemen aldı. Örneğin politik hiciv yapıyor diye liberallerin çok sevdiği şovmenlerden John Stewart, ABD ve İsrail’in İran’a karşı giriştiği emperyalist savaşta İran’ı, üstelik alaycı ve ırkçı bir yerden suçlayarak “komedi” yaptı. Trump’ı, savaşın ilanını Beyaz Saray’dan ve daha resmi bir kıyafetle yapmadı diye eleştiren Stewart, İran’ı çevre ülkelere saldırıyor diye suçladı ve Seyyid Ali Hamaney’in evinde eşi, torunu, kızı ve damadıyla birlikte bombalarla öldürülmesi karşısında “Bu arada, 86 yaşında şehit edildi… Vay be, [cennetteki] bakireler çok hayal kırıklığına uğrayacaklar…” dedi. Ya da örneğin New York Times’da Bret Stephens arka arkaya “İran’a saldırının haklı gerekçeleri” ve “Trump ve Netanyahu özgür dünyaya iyilik yapıyorlar” başlıklı yazılar kaleme aldı.

İlk günden ‘cızırtılı’ sesler

Fakat bu kez, daha savaşın henüz başında ilginç sesler de çıkıyor. Örneğin CNN İran’a bir ekip gönderip direkt oradan haber geçmeye başladı. CNN’nin bu kararı ve “Tahran’da hayat normal” yayını ABD dışişleri bakan yardımcılarından Dylan Johnson dahil Amerikan rejimi yetkililerinin tepkisini çekmişken üstüne bir de Beyaz Saray basın sözcüsü ile CNN’in Beyaz Saray baş muhabiri, canlı yayında İran savaşı üzerine söz dalaşına girdiler. Fox Haber’in şu anki ana sunucularından Laura Ingraham bile İran’da bir ilkokulun hedef alınmasına sosyal medyada tepki gösterdi. Ekseriyetle ABD Kongresi, başkanlık ve yürütme organı ile seçim kampanyaları üzerine yayın yapan ünlü The Hill gazetesinde İran’a karşı girişilen savaşla ilgili “Dünya, Amerika’nın ahlaki pusulasını ve küresel güvenilirliğini kaybetmesini izliyor” başlıklı bir yazı çıktı. Tabii ABD hiçbir zaman ahlaki bir pusulaya ya da küresel güvenilirliğe sahip olmadı, ama bu eleştirinin The Hill’de şimdiden yayımlanması anlamlı.

Trump aykırı seslerden rahatsız

Bu ve benzeri sesler medyada çıkıyor, çünkü ABD rejimi ve seçkinleri içerisinde bu savaşla ilgili çatlak var. Trump’ın ilk başkanlık kampanyası ve ilk döneminin bir bölümünde baş stratejisti olan Steve Bannon daha savaşın üçüncü gününde “İran operasyonlarını” eleştirip “Trump için siyasi bir sorun haline geleceğini” söyledi. Beyaz Saray’a istediği zaman girip çıkan ve Trump ve yakın çevresiyle yiyip içen eski Fox News Sunucusu Tucker Carlson kendi radyo programında “Bu savaş İsrail’in savaşı. ABD’nin savaşı değil” dedi. Yine Trump’ın yakın çevresiyle yakın olan bir başka Eski Sunucu Megyn Kelly de “Kimse yabancı bir ülke için ölmek zorunda kalmamalı” dedi. Aşırı sağcı yorumcu Matt Walsh bile geçtiğimiz günlerde diğer muhafazakar yorumculara seslenerek bu savaşı desteklemeyi bırakmaları çağrısında bulundu. Trump ve çevresine yakın bu isimler aynı zamanda MAGA diye adlandırılan Trump destekçilerinin kanaat önderlerinden. Trump’ı da bu çatlak sesler oldukça rahatsız etmiş olacak ki hafta başında bu isimlerin “MAGA hareketini” temsil edemeyeceğini, MAGA’yı sadece kendisinin temsil ettiğini, çünkü MAGA’nın bizzat kendisi olduğunu söyledi.

Bazı Cumhuriyetçi Parti üyeleri de saldırının Kongre onayı olmadan başlatılmasını anayasaya aykırı buluyor ve muhalefeti buradan kuruyor. Örneğin Cumhuriyetçi temsilciler Thomas Massie ve Warren Davidson ile Senatör Rand Paul, Trump’ın İran’a tek başına savaş ilan etme yetkisini kısmayı öngören ancak geçtiğimiz günlerde Temsilciler Meclisinden geçmeyen tasarı için uzundur çalışıyorlar. Senatör Marjorie Taylor Greene ise Gazze soykırımı üzerinden Trump’a muhalefete başlamıştı ve bu savaşa da karşı. Savaş başlamadan önce bir diğer Cumhuriyetçi Temsilci Tim Burchett İran’la savaşı körükleyen diğer Cumhuriyetçileri “savaş pezevenkleri” diye tanımlamıştı.[3] 

Charles Koch ve George Soros tarafından finanse edilen ve son yılların yükselen think-tank kuruluşu Quincy Institute ve bünyesinde Pentagon’dan henüz ayrılmış yetkililer de bulunduran Cato Institute de Iran savaşına karşı olduklarını ilan ettiler. George Soros’un varislerinden Alexander Soros ve Mark Zuckerberg’in eski ortağı Dustin Moskovitz gibi milyarderler de henüz İran’a karşı bir savaşa ikna olmuş değiller.

Trump’ın yakın çevresinden ve MAGA’dan çıkan çatlak sesler genelde kuyruğun köpeği salladığı, yani İsrail’in ABD’yi yönettiği tezinden hareket ediyorlar. Elbette bu doğru değil; Filistin direnişinin sıkça vurguladığı gibi İsrail, “ABD’nin emperyalist ve sömürgeci bir üssü” ve “Karar verici olan ABD’nin kendisi.” Ancak her ne sebeple olursa olsun, İran’ın bölgedeki tüm ABD askeri ve istihbarat hedeflerine yaydığı ve İsrail’in kalbine taşıdığı kendini savunma savaşı, bölgedeki radarları, silahları, askerleri hedef aldıkça, ya da örneğin Bahreyn’de ABD’nin ve Suudi Arabistan’ın kukla rejimini tehdit eden gelişmeleri tetikledikçe, ABD’de kapitalist seçkinler arasındaki çatlaklar da, medyadaki çatlak sesler de, savaş karşıtı eylemler de büyüyecek. Emekçilerin ay sonunu getiremediği, halkın yarısından fazlasının acil bir masrafı karşılayacak birikiminin olmadığı; insanların sağlık ve eğitim harcamalarını karşılayamadığı bu ortamda İran’ın direnişi sürdükçe artan maliyetler, çatlak sesler ve sokak eylemleri sonrasında Washington savaşın bitmesi için bir çıkış yolu arayacaktır.


Dipnotlar:

  1. Hallin, Daniel C. 1986. Uncensored War: The Media and the Vietnam. Oxford University Press.
  2. https://www.nytimes.com/2026/03/04/us/politics/iran-us-war-military-polls.html
  3. https://thehill.com/homenews/house/5358282-burchett-calls-republicans-advocating-us-intervention-iran-war-pimps/

Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD’nin Küba raporu ve antiemperyalist mücadeleler korkusu

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Beyaz Saray’ın “aşırı...

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD sokaklarında infazlar, salgınlar ve antikomünizm

ABD’de emekçiler sokak ortasında maskeli polislerce infaz edilmiyorsa ya...

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD 2026: Mussolini kupalarından sonraki en kötü kupa

Batılı birçok haber ve spor sayfası bilmem ne tarihinin...

Aras Coşkuntuncel yazdı: Yeni düzenin yükselmesi Küba’dan geçiyor

Filistin’de soykırım, Lübnan’da işgal ve etnik temizlik; İran’a karşı...

ABD demokrasisi: Şirketler de oy kullanabilir — Aras Coşkuntuncel

ABD demokrasisi denen, Sovyetlerin dağılmasından sonra giderek vahşileşen ve...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,913TakipçilerTakip Et
916AboneAbone Ol

Son eklenenler

Dionysis Dionysiou yazdı: Nolan’ın Odyssey’si: Denizden Gelen Düşman Biziz

Düşman ufkun ötesinde beklemiyor. Nolan'ın Odyssey'sinde, o, muzafferlerle birlikte...

Faik Bulut yazdı: Hizbullah ve İsrail kavgasının 20 yıllık bilançosu

Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalar ve mücadelenin tarihi 1980'lerin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye Küresel Serinletme Taahhüdü’nde neden yok?

İnsan kaynaklı iklim değişikliği kentleri yaşanmaz hale getiriyor. Avrupa’da...

Nafiz Özbek yazdı: Alman militarizmi ve sermaye: Almanya’nın yeniden askerileşmesinin politik ekonomisi

İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntılarından doğan modern Almanya, kısmen Hitler faşizmini...

İlhan Uzgel yazdı: Küresel Siyaset Dönüşürken-II: NATO 3.0 nereden çıktı?

Avrupa coğrafyasında ve Türkiye’de savunma, güvenlik konuları olunca dikkatler NATO’ya...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Yapay zekâ krizi senaryosu

Yapay zeka (YZ) alanındaki gelişmeler küresel ekonominin başlıca konusu olmaya...

Volkan Yaraşır yazdı: ‘Efendiliğin reddi’: Üçgen örgütlenme ve direniş ağları

Efendiliğin reddi kolektif bir karşı duruş, yıkıcı bir ayağa...

Canlı yayın