yazılariktibas“Hayali Cemaatler” değil “Tanışmayanların Cemaati” - Mücahit Bilici

“Hayali Cemaatler” değil “Tanışmayanların Cemaati” – Mücahit Bilici

Kategori:

Benedict Anderson’ın Imagined Communities isimli kitabı akademik dünyada en çok atıf alan kitaplar listesinde üst sıradaki kitaplardan biridir. Türkçeye “Hayali Cemaatler” adıyla çevirilmiş olması başlığın isabeti konusunda tartışmalara yolaçıyor. Doğru başlık ne olmalıydı?

Benedict Anderson’ın Imagined Communities isimli kitabı akademik dünyada en çok atıf alan kitaplar listesinde en üst sıradaki kitaplardan biridir. Bunun sebebi kitabın başarısı değil atıf yapanların başarısızlığıdır. Yanlış anlaşılmasın kitap her tür teveccühü hakedecek kadar başarılı bir kitap. Ancak bu kitap, kitabın gördüğü teveccüh ile doğru anlaşılması arasında tarihin gördüğü en büyük uçurumun olduğu kitaplardan biridir. Zahiri basitliği ve akademik (başta sol-ilerici) önyargıları okşayan kestirme (ben anladım, sen de anladın dedirten) bir niteleme içeren yargı ifadesi dolayısıyla bu kitap okunma ihtiyacı duyulmadan kullanılabilir bir referans haline geldi. Kitabın yazarı bile kitabın niyetinden koparılarak hizmetine sokulduğu yanlış anlam(alar)dan şikayetçi idi.

Yukarıda söylediklerim kitabın küresel alımlanması açısından sözkonusu olan bir durum. Bu durum Türkçe’deki macerası açısından da geçerli. Bir de kitabın Türkçe çevirisi ile ilgili ara ara nükseden bir tartışma var. Acaba kitabın başlığı Türkçe’ye doğru tercüme edildi mi ve kitabın “Hayali Cemaatler” olarak çevirilmesi kitabın yanlış anlaşılmasına yolaçan bir hata mıydı?

Evvela, Imagined Communities başlığının “Muhayyel Cemaatler” yerine “Hayali Cemaatler” olarak çevrilmesinin bir hata olduğu söylenebilir. Ancak bu en düşük seviyedeki düzeltmedir. Batılı bir yazara “muhayyel” gibi ilkel kelimeler yüklemek herhalde çağdaş yayınevlerinin kendilerini düşürecekleri bir hal değildir. Günümüzün çoraklaşmış Türkçesinden bulunabilecek en vaziyeti kurtarır parça ile bu dilsel yırtığı yamamak yoluna gitmek gerekirdi. Öyle yapılmış olmalı. Hem milliyetçiliğe daha kitabın başındayken bir hançer saplamak da çevirmen-yayıncı-okur ittifakının örtülü bir ideolojik hamlesi olarak şaşırtıcı olmaz.

Lakin Imagined Communities’i eğer Türkçeye literal bir şekilde çevirmekte ısrar ederek çevirecek olursanız, biraz daha doğru olan çevirisi şu olurdu: “Mutasavver Cemaatler”. Tabi burada işler biraz karışmaya başlardı. Mutasavver muhayyele göre biraz daha az biliniyor, biraz daha mental enerji talep ediyor anlaşılmak için. Daha da önemlisi milliyetçiliğe yapılan ideolojik salvo bunda hemen tebarüz etmiyor. Mutasavver, tasavvur edilen suret (imge) biçilen (imagine edilen) demekti. Hayalin değil tasavvurun ürünü elbette daha az keyfi ve daha az uydurma bir şey olurdu.

Elbette çeviri işinden anlayanlar bilir ki çeviride mutlak doğru diye birşey yoktur. Çeviri kaynak kitabın niyeti kadar çevirenlerin kelime haznesi ve çevirilen dildeki kültürel, ideolojik, psikolojik ve hatta ticari kaygılarla da şekillenir. Her kitap onu kendi diline çevirenlerin (hem yayıncısı hem de okuyucusuyla) o metni kendilerine asimile etmesiyle şekillenir, tercüme edilir. Türkiye’de Batılı veya çağdaş olmak için çevrilen kitapların neden okunmaz ve anlaşılmaz kaldığının sırrı biraz da budur. Bazı kitapların anlama nesnesi olmaktan çok prestij objesi ve sembolik sermaye olarak tüketilmesi onların farklı bir “değer”e sahip olduklarını gösterir.

Başka metinler için de geçerli olsa bile konu düşünce olduğunda bir metnin çevirisi bir dil operasyonu değil bir anlama operasyonu olmak zorundadır. Normalde dilsel çeviri anlamayı zaten gerektirmiyor mu diyebilirsiniz. Ancak anlamadan kelimeleri surî yani yüzünden çevirmek her zaman mümkündür. Bu pekçok çeviri metni okunmaz kılan bir sorundur.

Hayali Cemaatler kitabının çevirisine dair bir hüküm vermek amacında değilim. Sadece kitabın başlığının bu şekilde çevrilmiş olmasının isabetli olup olmadığı konusunda kanaatlerimi paylaşıyorum. Bana göre anlama nüfuz etmesi gerekip de anlamı öncelemeyen çevirilerin bu tür sorunlara duçar olması kaçınılmazdır. Ancak bu kitaptaki asıl mesele başlık için seçilen kelimenin anlamının yazarın argümanını ve kitabın niyetini hakkıyla yansıtmamasıdır. Yani teknik olarak masum sayılabilecek bu hata anlamsal olarak mazur sayılmayabilir.

Peki kitabın adı ne olmalıydı? Imagined Communities’in Türkçedeki adı bana göre şu olmalıydı: “Tanışmayanların Cemaati”. Çünkü bütün espri hayali, muhayyel, mutasavver vs olmakta değil onlarla cemaat olma hali arasında olması gereken gerilimde yatmaktadır. Milliyetçiliğin asıl hikayesi hayalde birşey üretmesi/icad etmesi değil tanışmayanlardan bir cemaat tesis etmesidir. Bu bahis ise ayrı ve uzun bir konu olduğu için burada girmeyeceğiz. Sadece kitabın anlamsal (ve en hakiki Türkçe) çevirisinin “Tanışmayanların Cemaati” olacağını kayda geçirmekle yetinelim.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Nafiz Özbek yazdı: Alman militarizmi ve sermaye: Almanya’nın yeniden askerileşmesinin politik ekonomisi

İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntılarından doğan modern Almanya, kısmen Hitler faşizmini...

Federico Pita yazdı: Latin Amerika tekno-faşizmin yeni laboratuvarı

Latin Amerika, teknoloji-üstüncülüğünün siyasi ve ideolojik laboratuvarına dönüşüyor. Silicon Valley milyarderi...

Ertan Erol yazdı: Trump’ın kayığında Kolombiya sağı

Kolombiya’da Seçilmiş Başkan Abelardo de la Espriella kuracağı hükümeti...

Shamim Chaudhry yazdı: Güney Asya’nın genç kuşağı yeni bir sosyal devrime doğru mu ilerliyor?

Güney Asya, şu anda dünyadaki genç nüfus oranının en...

Hazal Yalın yazdı: Nikaragua, 7 Ders

Ben Latin Amerika uzmanı değilim; kuşkusuz Nikaragua’yı benden çok daha...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,908TakipçilerTakip Et
921AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Ufak bir canlanışa girişirken

Genelde havamız sıcak. İşiniz yoksa da çoğu zaman evden...

Özkan Yıkıcı yazdı: Diplomasi kıskacında, Libya

Libya, bir anda gündemde çalkalanarak, darmadağın olmuştu. Birçok gücün...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeniden bir ittifak yazısı: Mekke

Mekke İttifakı sorularla birlikte konuşulmaya devam ediliyor. Tabii ki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kıyas yapma örneği: Kolombiya

Kolombiya, son yıllarda değişik yönleriyle gündemde oluyordu. Özellikle solcu...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gelişmelerde gündem oluşturma sırrı

Bir ufak soru sorsam: Türkiye'deki gelişmeleri buradaki medya kaçı...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hızla çerçeve yasası geçerken

İki yıldır konuşturuldu. Algılarla epey propaganda yaptırıldı. Algılar diyorum:...

Canlı yayın