yaklaşımlarÖzkan YıkıcıÖzkan Yıkıcı yazdı: Ufak bir canlanışa girişirken

Özkan Yıkıcı yazdı: Ufak bir canlanışa girişirken

Genelde havamız sıcak. İşiniz yoksa da çoğu zaman evden çıkmayı istemezsiniz. Benim gibi tek başına olunca da havanın hararetiyle resmen tembelliğe teslim olursunuz. Tabii zorunlu olma nedeniyle kaçamadığınız tek hareket yemek hazırlayıp yemektir. Elbet benim kendimce dostlarım da oluştu. Saydıklarım insan değil. Evde olan bilgisayar, müzik enstrümanları ve iletişim araçlarım. Telefonu fazla kullanmam. İhtiyaç olduğu anda telefon etme eğilimim oluştu. Beni de giderek fazla değil, azalan sayıda kişi arıyor.

Ama evde boş durmuyorum. Hele ya dıştan esip serinleten rüzgar veya içte klima çalışınca, evdeki dostlar görevlerine hazırdır. Bilgisayarda kurup okumam epey zaman alır. Bazen okurken, daha doğrusu dinlerken, gerçekten dalgınlıkla konu yarı rüyada film gibi geçer. Müzik enstrümanlarımın ise tuşlarına, tellerine dokununca tınıları bir başka dünya olur. Nefesli enstrümanlarımı fazla çalamıyorum. Malum, ciğerlerimde sorunlarım arttı.

Yine de sıcağa rağmen canlanırım. Hareket etme, kısa seyahatler yapma girişimlerim de olur. Bu arada fazla dal budak salmasam da sorunlar gelir beni de bulur. Hiç ummadığım bir davranışımla veya hiçbir şey yapmadan ansızın bir konunun içinde adeta tavır koyma zorunda da kalırım. Apartman hayatı veya insanların ileri geri konuşmalarında konu olmak, nedense bana hep sorun üretmeye adaydır. Hatta yardım olsun diye izin verdiklerim dahi dönüp karşıma sorun yaratma şekliyle geldi.

Sömürge yaşam şeklinin, ilhaklaşma gelişmesinin sosyolojik müdahil yeni durumunun adeta basit pratiklerini yaşamak normal bir hâl şekline geldi. Gelişigüzel gürültü yapma veya sıkılmadan yalan söylemeye hazır potansiyel, sanki olması gerekenlerin oluş şekli, basitlik şekline bürünür. Hiç alakanız yokken bir iftirayla karşılaşıp, hatta peşinden birilerinin tavır koymasıyla buluşmanız, istemeseniz de an fırsatçılığıdır. Birilerinin saldırganlaşması da doğal. Size selam vermeyen birileri, hatta aynı yerde kalmanıza karşın dönüp iş çıkarmaya veya birini eleştirmeye gelince, kullanıma hazır bir uşak gibi yaklaşıp davranışla konuşur.

Böylesi koşullarla yaşam akıp gidiyor. Arada sıcak havanın sıkıntısına rağmen de şimdilik ufak seyahatler yaparım, Kuzey Kıbrıs içi. Fakat bazen fazla görüşmediğim kişilerle alakalı da hemen huzurumu bozacak bilgiler, beklemediğim anda gelip beni yakalar. Birkaç günlük şöylesi bir Lefkoşa’dan uzaklaşmamda aynen yine benzerini yaşadım. Uğradığım yerler değil de arada gelen telefonlarla iki önemli arkadaşımın kanser olduğunu öğrendim. Şu kanser artık merhaba demeden de duyulmaya başlayan bir ilişki biçimine dönüşen hayatsal gerçek hâlini aldı ne yazık ki. Başka bir olayda da alakam olmamasına rağmen, bıraktığım Lefkoşa bölgemden beni rahatsız edecek bilgi -daha doğrusu kendilerinin sorun yaşadıkları konuda beni kullanma durumunu- duydum. Doğrusu ben rahatlama isterken, nefes alma ihtiyacımı giderme amaçlıyken, birden hiç beklenmemiş gibi ansızın yine gelip beni bulan bir garipliğin normalleşme havasında kendimi buldum. Şansa bakın ki deniz dalgalı olduğu için de denize giremedim.

Yine de hava değişimi iyi geldi gibi. Ama daha Lefkoşa semalarına varmadan, örneğin eve gidip televizyonu açınca, sorunla karşılaşacağım. Yine “ayar” adıyla istasyonlar darmadağın edildi. Yeniden kurgulamayı bilmediğim için de birilerini arama zorunda kalacağım. Tabii anlık değil, bakalım ne kadar zamanda televizyon kullanıma geçecek, bilmem. Ama şu gerçek yine bana laf söyletecek kaçınılmazlıkta. Aylardır ev telefonum çalışmıyor. Arızalı. Arızaya çoktan yazdırdım. Hem de birçok arkadaş da yazdı. Ama gelen giden yok. Tabii her ay maktu ücretle parayı bizden alıyorlar. Şu duruma bak: arıza giderilmiyor da kullanmadığın telefondan hizmet parası alma, kapitalist vahşi sermayenin kâr yapma tekniği kullanılmaktadır. Elbet, özellikle uzak yerlerdeki program katılımlarını ev telefonuyla yaptığım için de epey zamandır ilgili yayınlara katılamıyorum. Ama kimin umurunda. Bir defa da telefon merkezine gidip sorumlu aradım. Belki de benim görmeyip anlamadığımı sanarak, orada yetkili var olsa da yok deyip beni kandırdılar. Çünkü ne yazık ki epey benzer durumlar yaşadım. Aynen, birilerinin çaktırmadan beni konuşturup istediklerini söyletme çabasıyla telefona kaydedip şikayet ettiği gibi. Bunların ne yazık ki durumuma göre de etkisi olduğunu yaşayarak öğrendim. Hele sormadan karar verme kolaylığı, bizim insanımızın en kolay kaçış davranışı olmaktadır. Neyse: ufak canlanış seyahatnamesi biraz sonra sonlanacak. Lefkoşa’ya gelince şimdiden beni en azından rahatsız edecek iki konu var. Basit ama tam rahatken, elinizde çare yokken, birine muhtaç olmak veya birilerinin yarattığı bir konuda istemeden taraf olma zorunluluğu, elbet canınızı sıkacaktır.

Bu arada meclis toplantıya çağrıldı. Konu, son günlerdeki kriminal normalleşmesini güvenlik konusu olarak görüşmek. Tabii parmak sayılı ve sırf karşı çıkma hastalığı nedeniyle öneriyi muhalefetin yapması nedeniyle, koltukçuların kendilerine söylenecek laflardan ve koltuk gücüne dayanarak katılmayacakları kesin. Ama öyle bahaneler sunuyorlar ki değmeye gitsin. Aynı sözleri başkası söylese, “meclise hakaret” veya “görevinin ne olduğu” soruları sorulmadan edilemeyecektir. Ne de olsa onların orada oturmaları buranın koşulları değil, müsaadeli talimatın izniyle olmaktadır.

Ama artık sıcak dinlemeden seçim havası esiyor. Bolca dağıtılan teşvik ve hibeler, istihdamlar, birini daha müdür yapıp üstten emekli kılmalar da normal şekilde hızlanacak. Tabii fazla haber değeri de olmadığı için bazılarını ummadığımız bir durumda duyma gecikmesi de olacaktır. En iyisi, gelsin gitsin, güneye küfretmek. Bir de sizi biri eleştirince, savunacak kelimeniz yoksa, söylenen doğru ise hemen küfüre sarılın. “Rumcu,” “gavur” ve “hain” ilan edin. Bizim politik kültürümüzde bunlar gayet normaldir. Hele yalan atıp inanmayana da küfretmek, sömürge kültürümüzün kul gücünün teslimiyet yetkisinin ilacıdır.

Neyse, ufak canlanışla yeniden aynı duruma dönmek üzere sonlanıyor. Daha şimdiden sıcak ama sıcağa uymayan konularla en basitiyle dahi karşılaşacağım. Bana selam vermeyen kesim ansızın sorun anlatıp beni taraf olmaya zorlayacak. Kumandayla açtığım televizyon, düzeltilmesi zorunlu bir görevle bana uyarı yapacak. Kazara ev telefonuna dokunursam da ses gelmeyecek. Basit ama önemli. İnsanları sorunlarla yaşatarak ezmenin zevki de, başarı hamasi örtülerinin kullanımıyla hep engellenmeye devam edileceğine olan inanç da tam. Buyurun Kuzey Kıbrıs gerçeklerine.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Diplomasi kıskacında, Libya

Libya, bir anda gündemde çalkalanarak, darmadağın olmuştu. Birçok gücün...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeniden bir ittifak yazısı: Mekke

Mekke İttifakı sorularla birlikte konuşulmaya devam ediliyor. Tabii ki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kıyas yapma örneği: Kolombiya

Kolombiya, son yıllarda değişik yönleriyle gündemde oluyordu. Özellikle solcu...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gelişmelerde gündem oluşturma sırrı

Bir ufak soru sorsam: Türkiye'deki gelişmeleri buradaki medya kaçı...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hızla çerçeve yasası geçerken

İki yıldır konuşturuldu. Algılarla epey propaganda yaptırıldı. Algılar diyorum:...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,907TakipçilerTakip Et
921AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Diplomasi kıskacında, Libya

Libya, bir anda gündemde çalkalanarak, darmadağın olmuştu. Birçok gücün...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeniden bir ittifak yazısı: Mekke

Mekke İttifakı sorularla birlikte konuşulmaya devam ediliyor. Tabii ki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kıyas yapma örneği: Kolombiya

Kolombiya, son yıllarda değişik yönleriyle gündemde oluyordu. Özellikle solcu...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gelişmelerde gündem oluşturma sırrı

Bir ufak soru sorsam: Türkiye'deki gelişmeleri buradaki medya kaçı...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hızla çerçeve yasası geçerken

İki yıldır konuşturuldu. Algılarla epey propaganda yaptırıldı. Algılar diyorum:...

Canlı yayın