ABD’nin eski adıyla savunma yeni adıyla Savaş Bakanı Pete Hegseth geçen hafta Panama’da gerçekleştirilen PANAMAX adlı ortak askeri tatbikatta bölgede ABD öncülüğünde yeni bir askeri stratejinin uygulanmaya başlandığını resmi bir biçimde ilan etti. Hegseth bu yeni askeri stratejinin merkezinde yer alan ve narko-terörist olarak adlandırılan uyuşturucu kartellerinin ve bu kartellerle ilişkili bir biçimde hareket eden organize suç örgütleri ve bireylerin IŞİD ve el Kaide ile yapılan mücadeleye benzer bir biçimde nerede olurlarsa olsunlar hedef olarak kabul edileceklerini söyledi. ABD güvenliğinin uyuşturucu kartellerinin oluşturduğu ağları yok etmek için Kolombiya’da kokain, Meksika’da fentanil üretimi gibi her türlü yapının yok edilmesi ile sağlanabileceğini bu sebeple de güney ve kuzey komutanlıklarının tamamen uyum içerisinde çalışacaklarını belirtti.
Bu açıklamaların arkasında yer alan sebeplerden biri Uluslararası Ceza Mahkemesinin ABD’nin 2025 yılının sonundan itibaren Venezuela’ya yönelik uyguladığı kuşatmaya paralel olarak Karayip Denizi’nde ve Pasifik Okyanusu’nda gerçekleştirdiği saldırılarını araştırmaya yönelik çalışmalara başlamış olması. UCM, ABD’nin bu saldırılarında balıkçılar ya da kaçakçılar gibi sivil hedefleri de vurduğu iddialarını ele alırken, ABD müttefiklerini UCM’nin bu değerlendirmelerine karşı ortak hareket etmeye çağırıyor. ABD’nin bu çağrısı ile Venezuela, UCM’den resmi olarak ayrılma mesajı verdi bile. ABD Senatosunun onayı ya da bilgilendirilmesi yapılmadan gerçekleştirilen bu saldırılar ABD’de Demokrat Partili senatörlerin de eleştirilerini beraberinde getirmişti.
Şimdi Hegseth, saldırıların ABD vatandaşlarını hedef alan terörist gruplara karşı yapıldığını ve bundan sonra da artarak devam ettirileceğini belirterek aslında bölgede yeni bir dönemin de başladığını açıklamış oluyor. Trump’ın görevi devraldıktan hemen sonra Panama Kanalı’na el konulması gerektiğini söylemesine tepki gösteren Panama hükümeti bugün ABD ile kendi topraklarında yine uyuşturucu kartellerine karşı ortak tatbikat gerçekleştiriyor. Hegseth’in açıklaması ile Honduras ve Guatemala’nın da benzer operasyonlar için ABD’den ‘talepte’ bulunduğu anlaşılıyor. Ekvador’da ABD askerleri ile ortak operasyonlar gerçekleştirilmişti. Şimdi ise ortaya çıkan uyuşturucu kartellerine karşı Amerikalar (ACCC) mekanizmasına Abelardo de la Espriella’nın iktidara gelmesi ile Kolombiya’nın da entegre olacağı söyleniyor.
Söyleniyor dememizin sebebi ise bu iddianın bizzat ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in ağzından dile getirilmiş olması. Geçtiğimiz hafta 7.4 şiddetinde bir depremle sarsılan ve önemli insan ve altyapı kayıpları ile karşı karşıya kalan Kolombiya’nın yeni hükümetinden halen bu yönde bir açıklama gelmedi. Ancak ABD, Kolombiya’ya yüklü miktarda askeri ve mali yardımlarda bulunarak buradaki kartellerle savaşın şiddetini arttırmaya hazırlanıyor.
ABD yönetimi bölgede sol hükümetler tarafından idare edilen üç önemli ülkedeki uyuşturucu kartellerini terörist örgüt statüsüne almış, bu üç ülkedeki bazı siyasilere bu örgütlerle muhtemel ilişkileri dolayısıyla yaptırımlar ilan etmişti. Şimdi Kolombiya’nın da ABD’nin yeni askeri stratejisine eklemlenmesi ile bu konumda bulunan iki ülke Brezilya ve Meksika, ABD’nin uyuşturucu kartelleri ile mücadele iddiasıyla iç işlerine karışma hatta toprak bütünlüğüne müdahalelerde bulunma ihtimaline karşı daha yakın hareket etmenin yollarını arıyor.
Brezilya’da ekim ayında gerçekleştirilecek seçimler öncesinde ABD yönetimi Başkan Lula’ya karşı vites arttırmış durumda. İki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler tarihinin en kötü seviyesindeyken, Arjantin ve Brezilya arasındaki ilişkiler de Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei’in Lula da Silva’ya karşı yönelttiği hakaretler sonrasında dibi görmüş bulunuyor. Eski Başkan Jair Bolsonaro’nun oğlu Flavio Bolsonaro’yu açık bir biçimde destekleyen Arjantin Devlet Başkanı Milei, bölgedeki en önemli ekonomik ilişkilere sahip komşu iki ülkenin diplomatik ilişkilerinin en düşük temsile indirilmesine sebep oldu. Brezilya’da ekimde gerçekleşecek seçimler sadece bu iki ülke arasındaki ilişkileri değil aynı zamanda ABD’nin bölgedeki yeni stratejisini konsolide edip etmeyeceğini de belirlemiş olacak.
Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.



