yaklaşımlarÖzkan YıkıcıÖzkan Yıkıcı yazdı: Diplomasi kıskacında, Libya

Özkan Yıkıcı yazdı: Diplomasi kıskacında, Libya

Libya, bir anda gündemde çalkalanarak, darmadağın olmuştu. Birçok gücün elinin karıştığı ülke hâline sokuldu. Parçalanmış hâliyle birçok devletin çıkar rekabetinin devam ettiği koşullarla sürecini sürdürdü. Fakat, uluslararası hesaplarla başta İngiltere’nin sessiz sedasız katakulli oyunları, adeta darmadağınıklıkla, pay kapmanın saydamlaşmasını da kurumsallaştırmış gibiydi. Bolca Libya konuşuldu. Özellikle iç güçlerle haberleştirilse dahi, genelde açıkça dış müdahale rekabetinin ateşlenmiş alevlerinde kavruldu. Zengin petrol kaynaklı Libya, sermaye hırsının adeta pençesine konuldu. Artık değişik güçler değişik taraflılıkla paylarını koruma ile geliştirme ikilemlerinde, açık savaştan diplomasi oyununa geçildi.

Tüm suç Kaddafi’ye verilip, katlettirilirken, devamında ortak Libya ülke hikayesi de darmadağın yapılmıştı. Ama ansızın bıçak keskin vuruşu gibi Libya gündemden düşürüldü. Halbuki rekabet sürüyor. Pay kapma da aldı başını gidiyor. Diplomasi ve entrikalar yan yana aynı yolda ilerliyor. Öyle ilerliyor ki dün en keskin düşman, birden ansızın uzlaşma havasına sokulan bir müttefik çizgisine çekiliyordu. Çünkü, rekabet ve pazar durumu çıkmazla birlikte, sanki açmazı aşma peşindeki hamle gibiydi.

Libya bir anda gündemden düşürüldü. Öyle düşürüldü ki B.M. kararıyla seçimlerin yapılması kararları dahi unutturuldu. B.M. kararına rağmen uygulanmama tutumu normalleşti. Fakat, giderek rakip ihtiyacıyla da diplomasi oyunu hızlandırıldı. En son olarak, tanıdık bir isim: Fidan da Libya’ya gidiyor. Trablus’a varıyor. Desteklediği ve hatta yıkılmaktan kurtardığı kesimle görüşme yapar. Kısa bilgide dahi, ortak olduğu kesimin bile birkaç parçaya ayrıldığı bilgisi de eklendi. Sonra iş daha bir başka boyutla devam etti. Düne kadar karşıt görülen, ama ansızın Ankara’ya gidip görüşülen Hafter kesimiyle de doğuda Bingazi’de görüşüldü. Çoğu kesim Trablus’u geçici yönetim, doğu Libya’daki meclisi de “Temsilciler Meclisi” olarak, ikili iktidar şeklinde çoktan isimlendirdi. Fidan’ın ziyaretindeki ince nokta ise pek vurgulanmadı. Libya darmadağın edilirken, İngiltere katakulliciliğiyle Trablus’taki bir kesim geçici yönetim ilan edilmişti. Türkiye İngiltere ile birlikte bu kesimi tanıyıp kullandı. Deniz anlaşmaları gibi uluslararası hukuk çerçevesinde anlaşmalar yapıldı. Fakat hep bir nokta eksik bırakıldı. B.M. toplantılarıyla da şekillenen konuma göre, hükümet imzalasa da kararın Temsilciler Meclisi’nden geçmesi gerekiyordu. Ama geçmedi. Diyeceksiniz ki uluslararası kararı kim takar. Ama “işine geldiği kadar takar” yanıtı, Libya konusunda Türkiye’nin yaptığı anlaşmayla kanıtlanıyor.

Onun için bunu aslında bilen devletler, durum sıkışıp kalınca, iki veya birçok kesimi ikna ederek diplomasi kanalıyla yol almaya başladı. Aslında B.M. başkanlığındaki anlaşmaya bakarsanız, çoktan Libya’da seçimlerin olması gerekirdi. Bunu direkt kabullenmeyip uygulamayan, Trablus’taki “geçici” adı verilen ve yasal dönemi çoktan dolan kesimdir. Ama kim kimi takar.

Türkiye dışişleri bakanı son ziyaretinde yeni bir taktikle her tarafı idare edip var olanı yerleştirme adına diplomasiyi kullandı. Hem batı hem de doğu Libya yöneticileriyle görüştü. Eskiden direkt Trablus çevresini tanıyıp korurken, şimdi karşıt denilip saldırılan Hafter yapısı ve Temsilciler Meclisi’yle de ilişki kurdu. Sonuçta ikna ile bir şeyler almak gerekiyordu.

Fidan’ın Libya ziyareti, bazı kalemleri oynattı. Ama genel Libya resmini pek önemseyen de yok. Ama herkes bir şeyler alma peşinde. Üstelik ayrışma hâlen sürüyor. Bir anda unutulan Libya, ziyaretle hatırlatıldı. Akdeniz’in batısında bir Libya sorunu var. Ama Libya darmadağın, birçok yerel başkalaşımlı yapı var. Türkiye, Mısır, BAE, İtalya, Fransa, Rusya gibi ülkelerin eli ülke içlerinde. Tabii ki katakulli politik kurallı oyuncu İngiltere’yi de unutmayalım. Amerika ise şimdiden bazı mesajları çaktı. Böylesi bir karmaşada Libya yaşamaya devam ediyor. Halbuki batılı emperyalistlerden katılımcı öteki Ortadoğu ülkeler, Kaddafi’yi katledip öldürürken, “özgür Libya” oluşturma mesajı veriyorlardı. Erdoğan’ın şu sözü meşhurdu: “NATO’nun Libya’da ne işi var.” Fakat, kısa zaman sonra da Libya hareketi için İzmir’de NATO’ya üs kullandırıldı.

Buyrun size bir Libya güncelleştirme hamlesiyle akla gelenler.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Bu ne biçim dünya hale geldi

Ufak bir normal ilgiyle başlamak, yeterli gelecek. Nasıl bir...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gözden kaçırılırken, gündeme düşen gelişmelerden

Günümüz politik gündem oluşturmada, resmi genelden yerele medyalar hep...

Özkan Yıkıcı yazdı: Eylül ayı tortuları altında semptomlar

Bu yazımı kısa bir eylül ayının önemli yakın tarih...

Özkan Yıkıcı yazdı: Siyasal tarihin önemli günü: 11 Eylül

Aklıma geldiği her yıl dönümünde, yazacak kitaplar dolu bilgi...

Özkan Yıkıcı yazdı: İsrail merkezli gelişmeler

Hemen girişe iliştirelim: İsrail cumhurbaşkanı Herzog Lefkoşa'da. Akel'in durumu...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,905TakipçilerTakip Et
955AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Bu ne biçim dünya hale geldi

Ufak bir normal ilgiyle başlamak, yeterli gelecek. Nasıl bir...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: “Gipriz Cumhuriyeti’ndeki Haglarımız” Söylemi Üzerine

Gıprızlıca gonuşan Gıprızlıların genelde üş tip vatandaşlıgları vardır. Bunnardan...

Neşe Yaşın yazdı: Yaslı Deniz Manzarası

1964-1967 yılları arasında Lefkoşa enklavında büyümekte olan bir çocukken...

Fehim Taştekin yazdı: Yalınayak kamalılar, biçare ağalar

İran’ın müttefiki Ensarullah hareketinin liderliğindeki Yemen Silahlı Kuvvetleri karşı...

İ. Uğur Toprak yazdı: Gıdanın Dünü, Bugünü ve Geleceği

Başlığa bakınca ister istemez düşünüyor insan. Gıdanın dünü neydi,...

Vijay Prashad yazdı: Göçmen karşıtlığının arkasındaki ekonomik gerçekler ne?

Bugün dünyanın neresine gidersek gidelim, Küresel Kuzey'den Küresel Güney'e,...

Aras Coşkuntuncel yazdı: Neoliberalizm, 11 Eylül ve faşizm

25 yıl önce uçaklar ikiz kulelere çarpınca hemen anlaşılan...

Canlı yayın