yazılariktibasErtan Erol yazdı: Küba'da nasıl bir dönüşüm?

Ertan Erol yazdı: Küba’da nasıl bir dönüşüm?

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net
Kategori:

Geçtiğimiz ay ‘plan 176 önlem’ olarak adlandırılarak kabul edilen ve Küba Devrimi’nden sonra uygulamaya konulan belki de en kapsamlı denilebilecek reform paketi olarak tanımlanabilecek kanun değişiklikleri Küba Devlet Konseyinin olağanüstü toplantısında kabul edilerek yürürlüğe girmiş bulunuyor. Temel olarak ‘Küba Devlet İşletmeleri Sistemi’ Kanunu ile ‘Tarım Kooperatifleri 76 Numaralı Kanun Değişikliği’ adlı Kanun’daki düzenlemeler ile ülkenin önemli bir ekonomik ve sosyal dönüşüm içine gireceği anlaşılıyor.

Her ne kadar resmi açıklamalar, bu kanunların Küba’da uygulanan sosyalist ekonomik modelin güncellenme gerekliliğinden ortaya çıktığını ilan etse aslında ana saik ABD’nin uzun bir süredir adaya uyguladığı kuşatmanın bir nebze gevşetilebilmesi için ABD ile yapılan müzakerelerde ilerleme elde edebilmek. Bu ekonomik reformlar kabul edilirken, devrim karşıtı San Isidro Hareketinin Kurucusu Luis Manuel Otero Alcántara beş yıldır kaldığı hapisten çıkarılarak soluğu Miami’de alıyordu. Alcántara devrim karşıtları için sembolik bir isim olmasının yanı sıra 2021 temmuzunda yaşanan kitlesel protesto gösterilerinin en önemli isimlerinden biriydi. Küba ile ABD arasındaki müzakereler başladığından beri hapishanelerde bulunan önemli sayıda kişi serbest bırakılmıştı. 

Hiç şüphesiz Küba, sosyalist bir ekonomik model benimsemiş olsa da ekonomik düzenlemelerde reformlar ve değişiklikler ülkenin yabancı olmadığı bir durum. Özellikle Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra, ABD’nin adaya uyguladığı blokajın sürekli olarak ağırlaşması ve adayı boğma planının her geçen gün ağırlaşması 1990’lardan itibaren çeşitli reformların uygulanmasını da beraberinde getirmişti. Özellikle son 10 yıl içerisinde küçük işletmelerden turizm sektörüne kadar birçok alanda bireysel teşebbüslere izin verilmesi, yabancı sermaye ile ortaklıklar kurulması gibi konularda liberal düzenlemelere gidilmişti.

Ancak Trump yönetiminin ikinci döneminde adaya uygulanan boğma taktiğinin bir üst seviyeye çıkarılması ile ülke ekonomisi durma noktasına gelmiş bulunuyor. ABD adaya petrol satışını yasaklarken, Venezuela’da gerçekleştirdiği rejim değişikliği ile de Küba’nın bölgedeki tek koşulsuz müttefikini de ortadan kaldırmıştı. Hal böyle olunca son altı aydır ülkede yoğun bir yakıt sıkıntısı ve buna bağlı olarak elektrik yokluğu ortaya çıktı. Ülkede neredeyse günlük yaşanan bir hayatta kalma mücadelesi hakim hale gelmiş durumda.

Özel yatırımcıların birden fazla şirket açmasına izin verilmesi, şirketlerin doğrudan ithalat yapabilmelerinin önündeki engellerin kaldırılması, yabancıların ve Kübalı göçmenlerin ülkede yatırım yapabilmelerinin kolaylaştırılması, işletmelerin 100 işçiden daha fazla işçi çalıştırabilmeleri, tarımsal üretimde büyük oranda serbestleşmeyi, kamu iktisadi teşekküllerinin özel sektörle iş birliği yapabilmesini içeren ve devletin ekonomideki rolünü önemli ölçüde azaltan bir dizi reform tam da bu esnada kabul edilmiş bulunuyor. Tüm bunlar göz önüne alındığında Küba’da Çin ve Vietnam’daki liberalleşmeye benzer bir reform sürecine kapı açıldığı şeklinde bir görüş ortaya çıkıyor.

Reformlarla birlikte özel sermayenin farklı sektörlerde büyük yatırımlar yapabilmesinin önü açılırken tarımsal üretimde bulunanların da ürünlerinin fiyatlarını serbest bir biçimde belirleyebilmelerine izin veriliyor. Bu açıdan, tarımsal üretimde son yıllarda yaşanan çöküşün önüne geçilmesi planlanıyor. Tüm bu liberalleşme dalgasının ABD yaptırımları halen ağırlaşarak devam ederken nasıl uygulanacağı ise önemli bir soru olarak karşımıza çıkıyor. Ülkedeki enerji sorunu özellikle turizm sektörüne yatırım yapan yabancı sermayenin ülkeyi terk etmesi ile sonuçlanmakta. Bu açıdan bakınca, Küba’daki reformların istenilen ekonomik toparlanmayı beraberinde getirip getirmeyeceğini zamanla görmek mümkün olacak.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özge Güneş yazdı: Kapıdaki tehlike El Niño

İstanbul’da geçen hafta evleri, işyerlerini ve yolları su altında...

Ertan Erol yazdı: Brezilya’da ‘beklenmedik’ sonuç

Brezilya’da genel seçimler ve başkanlık seçimlerinin ilk turu tamamlandı....

Önder İşleyen yazdı: Sokakların çağrısı

Büyük kriz sonrası uzun bir çalkantı döneminden geçiyoruz. Eski...

Dr. Cengiz Başkaya yazdı: Çağımızın insanı; homo plasticus

İnsan soyu tarih boyunca birçok aşamadan geçti. İlk aşama...

Ümit Akçay yazdı: COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2026 Küresel Riskler Raporu, çarpıcı bir çelişkiye...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,896TakipçilerTakip Et
970AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Şöylesine bir yazı: Pile festivali etrafında dolanmak

Bazı arkadaşlar arada şöyle eleştiri yapıyor: “Hep ağır yazı...

Volkan Yaraşır yazdı: Kötülüğün sıradanlığı ve Hannah Arendt

Naziler bir mayalanma döneminin ardından sokakların fethiyle iktidara geldiler....

Hayri Kozanoğlu yazdı: Dünyanın tüm gençleri birleşin

Karl Marx’ın “Avrupa’da bir hayalet dolaşıyor-komünizm hayaleti” sözünü hatırlatırcasına...

Özge Güneş yazdı: Kapıdaki tehlike El Niño

İstanbul’da geçen hafta evleri, işyerlerini ve yolları su altında...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: “Rum Gibi Düşünenler”

“Rum gibi düşünenlerin Kıbrıs'ı yönetmesine asla izin vermemelisiniz”             AKP...

Şener Elcil yazdı: Bölgemizde Kısa Bir Gezinti

İçinde bulunduğumuz coğrafyada yaşananların temel çıkış noktası, İsrail Devleti’nin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Fransa’da isyan

Sık sık dış konularda uğradığım ülkelerden birisi de Fransa...

Çağla Elektrikçi yazdı: Kuzey Kıbrıs’ın gerçekten neye ihtiyacı var?

Kuzey Kıbrıs yeni bir seçim dönemine girerken, kamuoyundaki tartışmalar...

Canlı yayın