iktibasKavel AlpaslanKavel Alpaslan yazdı: Komünizm bitti de antikomünizm bitmedi mi?

Kavel Alpaslan yazdı: Komünizm bitti de antikomünizm bitmedi mi?

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net

Geçtiğimiz hafta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ‘aşırı-solu’ güncel bir terörizm tehdidi olarak niteledi ve komünizmi hedef tahtasına koydu. ‘Siyasi terörizmin dirilişi’ konferansı, 66 ülkeden temsilciyle bu konuyu ele almak için toplanmıştı.

Rubio şöyle diyordu: “Kendilerine antikapitalist, antiemperyalist, komünist, anarşist ya da Marksist diyebilirler. Bunların hepsi aynı. Bu eşitlik, adalet ve özgürlük diliyle gizlenmiş zehirli bir kindir – güzellik ve doğruluk olanı yıkmak, yerle bir etmek için duyulan ezici bir ihtiyaçtır. Bunu, içi sadece çirkinlikle dolu olan ve dünyaya şiddet ve terör dışında sunacak hiçbir şeyi bulunmayan insanlar adına yaparlar.”

Rubio, “Batı’dan nefret ediyorlar çünkü Batı büyüktür” diyerek solcuları ‘sinsice yayılan karanlık’ ve ‘uygarlık düşmanı’ olarak tanımladı. “Bu ağları tuğla tuğla sökeceğiz” diyerek ‘aşırı-sol teröre’ karşı mücadele sözü verdi.

***

Bu sözler şaşırtıcı değil. Antikomünist propaganda, ABD için en az BigMac kadar ‘Amerikalı’ bir değer. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra sosyalizm, halklar için gerçek bir alternatif olarak ortaya çıkınca, sosyal-demokrat ‘tavizler’ verilir. Tabii şeytanlaştırma da bu sürece eşlik eder. Bu cadı avının en bilinen örneği 1950’lerdeki McCarthyizm’dir. Binlerce kişi sol görüşleri nedeniyle işinden edilir, hapsedilir, kara listeye alınır. Akademiden beyaz perdeye uzanan bir kampanya başlatılır.

ABD’nin kukla rejimleri aracılığıyla çarpık bir komünizm algısı dünyaya yayılır. Fakat ‘korkunun’ merkeze alındığı bu şeytanlaştırmanın en büyük hasarı yine ABD’de görülür. Gerçeklikten en uzak, en saçma ithamlar burada kökleşir.

Sovyetler çökünce ‘tehdit’ bitti denilir. Berlin Duvarı yıkılır, ‘yeni dünya’ müjdelenir.

Aradan yıllar geçti. Moskova’daki son kızıl bayrağın indirildiği yıl doğanlar bugün orta yaşlı. Peki neden Rubio gibiler hâlâ bu ‘tehdit’ten söz ediyor? Madem ‘Komünizm tarihe karıştı’ neden Washington hâlâ ‘aşırı-sol terörizmle mücadele’ ediyor?

Bunun iki nedeni var. Öncelikle antikomünizm, ABD siyasetinde kim hedefte olursa olsun ‘geçer akçe’dir. Rubio’nun net örnek vermeden ‘radikal sol’ genellemesi yapması bundan kaynaklanıyor. İkincisi, 1991’den sonra ABD yeni ‘düşmanlar’ edindi. ‘Terörist’ damgası Irak ve Afganistan işgallerini meşru göstermek için kullanıldı. Bugün hâlâ aynı sihirli sözcük İran’a yönelik ABD saldırılarına ya da İsrail’in Gazze’deki soykırım savaşına gerekçe gösteriliyor.

Ama Rubio’nun söylemi sadece propaganda değil. Söylemini ideolojik bir zemine taşıyarak şöyle diyor:

“En sık duyduğumuz eleştirilerden biri ‘Komünizm teoride güzel ama pratikte işlemez.’ Bu yanlış, komünizm teoride de kulağa güzel gelmez. Onların tasavvur ettiği dünya küçük, dümdüz, gridir.”

İşte bu meydan okuma, kapitalizmin insanlığa ‘vahşetin cazibesi’ ve ‘biat’tan başka verecek bir şey olmadığını gösteriyor. Oklarını komünizme çevirmesi, eşit ve adil bir dünyanın başka bir reçeteyle mümkün olmadığını dolaylıca itiraf ediyor.

Komünizmin ‘bitti’ dendiği günlerde ‘özgürleşen’ sermayeden başkası değildi. Yeni pazarlar ve egemenlik alanları emperyalist paylaşım savaşları başladı. Kazanılmış tüm sosyal haklar büyük ölçüde aşındı. Kâr hırsının insafına kalan iklim kriziyle yok oluşun ilk perdesi açıldı ve insanlık, geleceğin bu denli belirsizleştiği bir zaman dilimine sürüklendi.

Bugün neoliberal kuşatma sürüyor. Doğası gereği dünden daha şiddetli saldırıyor. Artık burjuva-liberal masallar, çağın sert gerçekliği içerisinde her zamankinden daha anlamsız duruyor.

Bizi bu karanlıktan çıkartacak olan hem teoride kulağa güzel gelen, hem de pratikte tıkır tıkır işleyen komünizmden başkası değil. Rubio gibilerin açıklamalarına alışan kulaklar için bu tanım ‘ürkütücü’ geliyor olabilir. Fakat üretim ilişkileri değişmedikçe, emek sömürüsü yok olmadıkça halklara gerçek tek alternatifi sunabiliyor.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Kavel Alpaslan yazdı: ‘Aşçı, köfteleri tazele! Ülkemizi NATO’ya kötü göstereceksin!’

Normal şartlarda Ankara, bürokrasi trafiğine alışkın bir kent. Hatta...

Kavel Alpaslan yazdı: NATO neden bir mafya örgütüdür?

Mafya denince gözümüzde canlanan resim sadece ‘yeraltına’ aitmiş gibi...

Kavel Alpaslan yazdı: NATO neden bir savunma örgütü değildir

Kuruluşundan bugüne, her birimiyle ABD kontrolünde işleyen Kuzey Atlantik...

Kavel Alpaslan yazdı: Peru’da Fujimori’nin mirası: Neoliberal yağma ve kanlı bir antikomünizm

Latin Amerika ülkesi Peru, 1992 yılında Orta Çağ’ı andıran...

Kavel Alpaslan yazdı: Marksizm insan doğasına aykırı mı?

“...İnsan özü, tek tek her bireyin doğasında bulunan bir...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,926TakipçilerTakip Et
908AboneAbone Ol

Son eklenenler

Taner Akçam yazdı: Sommerloch ya da Türkiye üzerine nasıl konuşmalı?

Almanca habercilikte kullanılan “Sommerloch” kavramı vardır. Terim, yaz aylarında,...

Şener Elcil yazdı: Şov Yapmaya Devam ve Raskolnikov Sendromu

Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis, 2019 Temmuz ayında, Kıbrıs’a yaptığı ziyarette Türkçe konuşan...

Michael K. Smith yazdı: İsrail’in Pasifik’teki İnsanlığa Karşı Suçları

“Bize demokrasinin, uluslararası hukukun, insan haklarının ve insan onurunun...

Prabhat Patnaik yazdı: Neoliberalizm ve Aydınlar

Hindistan gibi üçüncü dünya ülkelerinde neoliberal kapitalizmin önemli bir...

Ertan Erol yazdı: Küba’da nasıl bir dönüşüm?

Geçtiğimiz ay ‘plan 176 önlem’ olarak adlandırılarak kabul edilen...

Özkan Yıkıcı yazdı: Emperyalist gerçeklikte İran’a karşı olan saldırılar

Kapitalist sistem neoliberal sürece geçerken, kendi resmi ideolojik bakışını...

Kiriakos Cambazis yazdı: Kıbrıs sorununun bugünkü aşaması ve reddiyeci güçler

Bu günlerde, bir İngiliz gazetesinin Maria Angela Holgin'in öneriler...

Dionysis Dionysiou yazdı: Kıbrıs sorununda “Türk çözümü” ve kim destekliyor?

Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs sorununda yeni bir girişimine dair tartışma,...

Canlı yayın