yazılariktibasEla Ava yazdı: ABD 'ekonomik savaş'ı başlattı: İran'a karşı benzersiz baskı operasyonu

Ela Ava yazdı: ABD ‘ekonomik savaş’ı başlattı: İran’a karşı benzersiz baskı operasyonu

Kategori:

İran’a karşı başlattığı savaşta Hürmüz Boğazı’na sıkışan Donald Trump yönetimi bu kez de İran’a yönelik ekonomik baskıyı artırmak amacıyla ‘ekonomik savaş’ başlattığını duyurdu. Salı günü yeni yaptırımları açıklayan ABD Hazine Bakanı Scott Bessent bu kampanyayı “benzeri görülmemiş” olarak nitelendirerek, amacın İran’ın yurt dışındaki “ekonomik nefes yollarını” kesmek olduğunu ifade etti.

Washington, bu program kapsamında İran ekonomisinin çeşitli sektörlerine yönelik yaptırımların kapsamını genişletti. Onlarca kişi, şirket ve ticari gemi yaptırım listesine eklendi ve İran ile iş birliğine devam eden yabancı bankalar, şirketler ve aracı kurumlar üzerindeki baskının artırılacağı açıklandı. Buna Washington’ın İran’ın ticaretine ve gelirlerine hizmet ettiğini düşündüğü bazı faaliyetlerin durdurulması için bir süre sınırı belirlenmesi de dahil.

Bu “benzeri görülmemiş kampanya” kapsamında duyurulanların bir kısmı, halihazırda var olan yaptırımlar ve kısıtlamalar üzerine kurulu. İran’ın denizcilik, altın ticareti ve havacılık gibi sektörleri yıllardır çeşitli şekillerde ABD’nin kısıtlamalarına tabi durumda. Şimdi değişen ise, yeni hedeflerin eklenmesinin yanı sıra, bazı yaptırım yetkilerinin kapsamının genişletilmesi ve İran’ın yabancı ortaklarına yönelik daha sert tedbirlerin ilan edilmesi.

İlan edilen yaptırımlar nelerdir?

En önemli değişiklik dijital varlıklar, teknoloji, altın, havacılık ve denizcilik olmak üzere beş sektörü ilgilendiriyor. ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), bu beş sektörü resmi olarak 13902 sayılı kararnameye tabi olan İran ekonomisi sektörleri arasına dahil etti.

Donald Trump’ın ilk başkanlık döneminde, ocak 2020’de imzaladığı bu kararname, başlangıçta İran’ın inşaat, madencilik, imalat ve tekstil sektörlerini kapsıyor ve Hazine Bakanlığına daha sonra başka sektörleri de ekleme yetkisi veriyordu. Finans sektörü aynı yıl, petrol ve petrokimya sektörleri ise 2024 yılında bu listeye dahil edilmişti.

ABD Hazine Bakanlığı, bu beş sektörün eklenmesiyle birlikte ikincil yaptırımlara tabi olabilecek İran bağlantılı faaliyetlerin kapsamının genişlediğini belirtiyor. Bakanlığın açıklamasına göre Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), hangi ülkede yerleşik olduklarına bakılmaksızın şahısları, İran ekonomisinin bu sektörlerinden birinde faaliyette bulundukları gerekçesiyle yaptırım listesine alabilir. ABD yönetimi, bu kararın Washington’un bu alanlarda faaliyette bulunan yabancı şahısları veya onlara hizmet sağlayanları hedef alma kapasitesini önemli ölçüde artırdığını belirtiyor.

ABD’nin, bu beş sektörü seçmesinin gerekçeleri arasında çeşitli nedenler var. Hazine Bakanlığı, İran’ın para transferi ve yaptırımları delmek için dijital varlıkları kullandığını, silah programları için ileri teknoloji temin etmeye çalıştığını, İran riyalindeki değer kaybına karşı varlıklarının değerini korumak için altına başvurduğunu ve ekipman, para transferi ile petrol ihracatı amacıyla havacılık ve denizcilik ağlarından yararlandığını belirtiyor.

Aynı zamanda yaklaşık 60 kişi, şirket ve gemi de yaptırım listesine alındı. ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisine (OFAC) göre bunların bir kısmı İran’ın füze ve nükleer programları için ekipman tedarikinde, bir kısmı siber operasyonlarda, diğer bir grubu ise petrol ihracatı ve gelirlerinin transferinde rol oynadı. Bu hedefler çeşitli ülkelere dağılmış durumda ve hepsi tek bir temele dayanarak yaptırıma maruz kalmadı.

Üniversite değişim programlarından spor maçlarına kadar yaptırım

Yeni paketin dikkat çeken bir diğer değişikliği ise, İran’a yönelik geniş kapsamlı yaptırımlara rağmen daha önceden OFAC’ın genel lisansları çerçevesinde gerçekleştirilebilen birtakım faaliyetlerin kısıtlanması.

OFAC artık beş lisansı süresiz olarak askıya almış durumda: ABD’lilerin üçüncü ülkelerdeki bazı eğitim faaliyetleri, İran’a ve İran’dan yapılan kişisel ve ticari olmayan havaleler, ABD’de veya üçüncü ülkelerdeki bazı konferanslarla bağlantılı hizmetler, İran ile ABD arasındaki spor ile bazı akademik ve eğitim iş birliği ile hizmetleri.

Akademik alanda, önceki lisans nispeten geniş bir kapsama sahipti. İleri Amerikan üniversiteleri, lisans ve lisansüstü düzeyde öğrenci değişimi için İran üniversiteleriyle anlaşmalar yapabiliyor ve bu bağlamda İran üniversitesi öğrencilerine ABD’de öğrenim görmeleri için burs verebiliyordu. Bu lisansın askıya alınmasıyla birlikte OFAC, izin gerektiren faaliyetler için ayrı ayrı lisans başvurusunda bulunulabileceğini bildirdi.

Spor alanında ise 2013 yılından bu yana yürürlükte olan ve İran ile ABD arasında profesyonel ve amatör spor faaliyetleri ile mübadelesine ilişkin bazı hizmetlerin sunulmasına izin veren lisans; gösteri maçları ve etkinlikleri, sporculara destek, antrenörlük, hakemlik ve spor eğitimi gibi alanları kapsıyordu. Bu lisans da artık süresiz olarak askıya alınmış durumda.

OFAC ayrıca bazı kişisel ve ticari olmayan havaleler ile belirli konferanslarla ilgili hizmetlere ilişkin lisansı da askıya aldı. 24 Ağustos’tan önce bu lisanslar temelinde başlatılmış faaliyetler ve işlemler için 8 Eylül 2026 tarihine kadar geçici bir süre tanındı.

Bu karar, İran ile ABD arasındaki tüm eğitim, kültür veya kişisel ilişkilerin yasaklandığı anlamına gelmiyor. OFAC’ın bildirisi spesifik olarak bu beş lisansı askıya almış olup, İran’a yönelik yaptırım düzenlemelerindeki diğer bazı lisanslar ve istisnalar yürürlüğünü koruyor. Yeni kararın her bir faaliyet üzerindeki kesin etkisi, o faaliyetin daha öncesinde hangi yasal dayanak veya lisans temelinde gerçekleştirildiğine bağlıdır.

Büyük tabloda Çin var

Amerikalı yetkililerin son aylarda yaptığı açıklamalar, Çin’in bu baskının en önemli odak noktalarından biri olduğunu gösteriyor. Çin son yıllarda İran petrolünün en büyük alıcısı konumunda ve iki ülke arasındaki petrol ticaretinin, ABD’nin Tahran ve Pekin üzerindeki ekonomik baskısının en önemli odak noktalarından biri olduğu anlaşılıyor.

İran’ın deniz yoluyla ihraç ettiği petrolün yüzde 80’den fazlası Çin’e gidiyor ve bunun önemli bir kısmını, özellikle Şandong eyaletindeki bağımsız ve küçük ölçekli rafineriler satın alıyor. Çinli büyük devlet şirketleri, ABD yaptırımlarının yeniden yürürlüğe girmesinden bu yana İran petrolünü doğrudan satın almaktan büyük ölçüde kaçınmıştı. Ancak bağımsız rafineriler daha ucuz olan İran petrolünü almaya devam ediyor.

Bu ticaret, yeni yaptırım paketinden önce de baskı altındaydı. ABD, Washington’ın İran petrolünün Çin’e satılmasında rol oynamakla suçladığı nakliye şirketlerini, rafinerileri ve aracıları defalarca yaptırım listesine almıştı.

Enerji analizi şirketi Kpler’in tahminleri, İran’ın Çin’e petrol ihracatının ağustos ayında günde yaklaşık 534 bin varile ulaştığını gösteriyor; oysa bu rakam temmuz ayında yaklaşık 823 bin varil, yılın başlarında ise bir ara günde yaklaşık 1 milyon 580 bin varil seviyesindeydi.

Çin’in yanı sıra, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) de İran’ın dış ticaret ağındaki önemli baskı noktalarından biri. BAE uzun yıllar boyunca malların İran’a yeniden ihracatı, para transferi ve İranlı şirketler ile tüccarların faaliyetleri için ana güzergahlardan biri olmuştu. Ancak BAE, 18 Ağustos’ta İran’ı kendi topraklarına füze fırlatmakla suçlayarak tüm ticaret ve mali işlemleri askıya aldı.

Türkiye ve Irak

Türkiye ve Irak da farklı nedenlerle gündemde. Türkiye hem İran’ın ticaret ortağı hem de malların taşınması ve ödemeler için alternatif kara güzergahlarından biri olduğundan kritik bir yerde duruyor, nitekim BAE güzergahının durdurulmasının ardından bazı Hintli ihracatçılar, İran ile ticaretlerini Türkiye güzergahı üzerinden taşımayı değerlendirdiklerini bildirdiler.

Irak da uzun yıllardır, özellikle gaz, elektrik ve gıda dışı mallar açısından İran’ın en önemli bölgesel pazarlarından biri oldu. ABD’nin üçüncü ülkelerin bankalarına, nakliye şirketlerine ve aracılarına yönelik baskısını artırması, Çin’in yanı sıra İran’ın bölgesel ticaret yollarını da hedef alabilir.

ABD Hazine Bakanı, yeni yaptırım paketinin duyurulmasıyla birlikte yaptığı açıklamada, ülkesinin Hazine Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve askeri kurumlarından ekiplerin diğer hükümetlerle iletişim halinde olduğunu belirterek Washington’un tespit ettiği faaliyetlere son verilmesi için her ülkeye belirli bir mühlet tanıdığını ekledi. Bakan, bu faaliyetlerin devam etmesi durumunda İran için “Kara para aklamaya” yardım eden kurumların ABD doları sistemine erişimlerini kaybedebilecekleri konusunda uyardı.

Aylar süren savaşın ardından İran halkına ekonomik baskı

Washington, İran’a yönelik ekonomik baskının kapsamını genişletirken, istatistikler ve raporlar 28 Şubat’ta başlatılan savaşın İran’ın mali ve ekonomik sistemini benzeri görülmemiş bir baskıyla karşı karşıya bıraktığını gösteriyor.

Uluslararası Para Fonu (IMF), temmuz ayındaki değerlendirmesinde İran ekonomisinin 2026 yılında yaklaşık yüzde 4.5 küçüleceğini öngörmüştü. İran İstatistik Merkezine göre, yıllık enflasyon oranı temmuz 2026 yüzde 66’ya ulaştı, yıllık enflasyon yüzde 87.9 oldu ve gıda fiyatları geçen yılın temmuz ayına göre yaklaşık yüzde 128 arttı.

Petrol ihracatındaki düşüş, İran’ın en önemli döviz geliri kaynaklarından birini kısıtlarken; denizcilikteki aksamalar, deniz kısıtlamaları ve aracı ağlar ile petrol satış ve transferi üzerindeki baskılar, İran’ın petrol satışını daha da zorlaştırdı.

İran’ın “ekonomik tecrit” operasyonu, geçmiş yıllarda ve onlarca yılda İran’a karşı oluşturulan geniş yaptırım sisteminin yerini almıyor. Bu geniş sistemin bazı bölümleri genişletilmiş, buna yeni hedefler eklenmiş ve Donald Trump yönetimi, aylar süren savaşın, ticaretteki aksamaların ve petrol gelirlerindeki düşüşün İran ekonomisi üzerindeki baskıyı zaten artırmış olduğu bir dönemde, yabancı taraflara karşı ikincil yaptırımların uygulanmasını şiddetlendireceğini açıklıyor. Bunun en ağır faturası da daha önceki yaptırımlarda olduğu gibi yine İran halkına ve emekçilerine kesilecek.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

L. Doğan Tılıç yazdı: Biri bana “Lan! Terbiyesiz!” dedi

Gündemde bir davanın karar duruşması ve ilk kez toplanacak...

Özge Güneş yazdı: Latin Amerika’nın geleceği Brezilya’da oylanacak

Brezilya 4 Ekim’de cumhurbaşkanını ve Kongreyi seçmek üzere sandığa gidecek....

Özge Güneş yazdı: Trump’a karşı mücadelede ilerici program arayışı

ABD’de 2026 ön seçimlerine kazanan adaylar kadar onların etrafında...

İsmail Duygulu yazdı: Akkuyu’dan Bugüne Bir Mücadelenin Hafızası

Türkiye’de Nükleer Karşıtı Hareketin İnsanları, Yolları, Kazanımları, Yenilgileri ve...

Özge Güneş yazdı: Siyasal özne: Mücadele içinde, mücadeleler arasında

Siyasetin öznesi üzerine tartışmalar bugün yeniden yoğunlaşıyor. Türkiye’de siyaset, 12...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,907TakipçilerTakip Et
929AboneAbone Ol

Son eklenenler

Şener Elcil yazdı: Değişim Zamanı

Küresel güçlerin, dünyadaki paylaşım kavgalarının en yoğun yaşandığı, medeniyetlerin...

Erkan Çavuş yazdı: Yurtsever kime denir?

Yurdunu sevmek, onu savunmak demektir. Yurt savunması, gerek ona yönelen...

Çağla Elektrikçi yazdı: İlhan Erbil’in vefatı, Kıbrıs’ın sessizliğinde yankılanan bir boşluk gibi

İlhan Erbil'in vefatı, Kıbrıs'ın sessizliğinde yankılanan bir boşluk gibi....

Özkan Yıkıcı yazdı: Nem kapmadan dokunmak

Kıbrıs penceresinden, gün gecikmeye kavuşurken, şöylesine bir Kıbrıs-Türkiye gelişmelerine...

L. Doğan Tılıç yazdı: Biri bana “Lan! Terbiyesiz!” dedi

Gündemde bir davanın karar duruşması ve ilk kez toplanacak...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Daron Acemoğlu ile The Economist polemiği

Türkiye kökenli Nobel ekonomi ödülü sahibi Daron Acemoğlu bilindiği...

Özge Güneş yazdı: Latin Amerika’nın geleceği Brezilya’da oylanacak

Brezilya 4 Ekim’de cumhurbaşkanını ve Kongreyi seçmek üzere sandığa gidecek....

Canlı yayın