Eski Avrupa Parlamentosu üyesi Takis Hadjigeorgiou, Kıbrıs Meclisi’nin yeni Başkanı’na açık mektup yönelterek, Kıbrıs sorununun çözüm sürecinde adada büyük bir uluslararası kurumun kurulması fikrini yeniden gündemin önüne taşıdı

“Hiçbir şey insansız mümkün değildir.
Hiçbir şey kurumsuz kalıcı olmaz.”
— Jean Monnet
Sevgili Meclis Başkanı,
Önünüzde yükselen devasa iş yükünün farkındayım ve başarılar diliyorum.
Bu açık mektupla size ne görevinizi nasıl yapacağınızı dikte etmeye, ne de tavsiye vermeye çalışıyorum.
Yalnızca tek ve somut bir konu için sesleniyorum.
Hatırlarsınız, beş yılı aşkın bir süredir düzinelerce kişiyle birlikte iddialı bir fikir üzerinde çalışıyorum. Burada derinlemesine açıklamayı planlamıyorum; ancak ekte tamamını sunacağım.
Bildiğiniz gibi, Birleşmiş Milletler bugün yoğun bir baskı altında bulunmaktadır. Rolü açıkça zayıflatılmıştır. Bu durumun kalıcı olacağı görüşünde değilim. Olursa da tüm insanlığın — sadece bizim ülkemizin değil — geleceği çok karanlık görünecektir.
Bu nedenle inancım şudur: Geleceği olası kılacak olan şey, küresel kurumların çökertilmesi değil, güçlendirilmesidir. Dünya ancak iş birliği ile geleceğe taşınabilir.
İşte bu çerçevede, Kıbrıs sorununun çözüm sürecinde ülkemizde büyük bir uluslararası kurumun kurulması gerektiği fikrini ortaya attım. Tüm Kıbrıslıların güvenlik duygusunu pekiştirmenin, olası bir çözüm sürecinde, bundan başka bir yolu olmadığını düşünüyorum.
Sevgili Başkan,
İnanıyorum ki birkaç yıl içinde böyle bir kurum bölgemizde var olacaktır. Fas’ta, İstanbul’da ya da Kudüs’te kurulabilir. Çaba göstermeliyiz ki bu kurumu ağırlayacak ülke Kıbrıs olsun. Hem hakkımız hem de sorumluluğumuz budur.
Düşüncelerimin bir bölümünü aktarıyorum:
“Avrupa haritasına bakıp büyük küresel kurumların nerede bulunduğunu araştırırsanız, neredeyse tamamının Kuzey Avrupa’da yerleşik olduğunu görürsünüz. Örnek vermek gerekirse: iki Avrupa Parlamentosu (Belçika ve Fransa’da), Uluslararası Ceza Mahkemesi Hollanda’da, NATO Belçika’da, AB Adalet Divanı Lüksemburg’da, Birleşmiş Milletler İsviçre’de, Avrupa Merkez Bankası Frankfurt’ta vb. Peki neden? Çünkü Jean Monnet’in deyişiyle: ‘Gelişmeleri hayata insanlar getirir. Ama onları yaşatan kurumlardır.'”
Sevgili Başkan,
Bu fikir için yüzlerce kişiyle görüştüm: Kıbrıs ve Yunanistan’dan bakanlar, pek çok ülkenin büyükelçileri — Brüksel’deki Türkiye büyükelçisi dahil — tüm Rum Kıbrıslı siyasi liderlik ve Kıbrıslı Türk liderler… Fikir herkesçe desteklendi. Hatırlatayım ki Rum Kıbrıslı ve Kıbrıslı Türk partiler, Şubat 2025’te Demokratik Parti’nin girişimiyle Ledra Palace’taki toplantılarında bu fikri birlikte desteklemiş ve ortak bir açıklamayla kamuoyuyla paylaşmıştır.
Hiçbir bireyin bu fikri tek başına ilerletemeyeceği açıktır. Bu nedenle Şubat 2023’te, yönetim kurulu parti liderlerinden oluşan Parlamentarizm Vakfı’na başvurarak tüm çabanın bu vakıf bünyesinde sahiplenilmesini ve kurumsal bir temsil oluşturulmasını talep ettim.
Fikir onaylandı ve üyeler hayata geçirilmesi için oy birliğiyle destek verdi. Bu mektupla ilgisi olmayan nedenlerle söz konusu karar uygulanmadı.
Sizden ricam şudur: Bir görüşme aracılığıyla bu konuya ivme kazandırmanızdır. Parlamentarizm Vakfı, Kıbrıs’ın yalnızca kazanacağı bir fikrin hayata geçirilmesi için güçlü bir platform sunmaktadır.
Hatırlatayım: Binlerce vatandaşımız bu fikri desteklemiş, pek çoğu devlet liderliğine yönelik bir muhtırayı imzalamıştır.
çeviri: yapay zeka Claude



