Surp Magar’ın ortaçağdan kalma manastırı, adanın ortak tarihinin bir parçası olarak, acil restorasyon yapılmadığı takdirde geri dönüşü olmayan bir yıkımla yüz yüze

Güncel bir tartışma olan Surp Magar Manastırı ile ilgili Simerini Online çıkan haberin yapay zeka ile çevirisi aşağıda:
Kıbrıs’ın işgal altındaki bölgesinde, Beşparmak Dağları’nın ormanlarında, bin yılı aşkın süredir ayakta duran bir manastır bulunmaktadır. Bugün Surp Magar Manastırı (Magaravank – Ermeni Manastırı), yarım asrı aşkın bir bakımsızlığın ardından son derece somut bir çöküş tehlikesiyle karşı karşıyadır.
Bu anıt, yalnızca bir Ermeni mirası değildir. Ortaçağ krallıklarından günümüz Kıbrıs Cumhuriyeti’ne uzanan adanın tarihinin bizzat bir parçasıdır. Nesiller boyunca farklı toplulukların aileleri, Girne kıyılarına bakan bu güzel dağ manzarası içindeki manastırı ziyaret etmiş ve onu bölgenin ayrılmaz bir parçası olarak görmüştür.
Bugün manastır, acil müdahale gecikirse geri dönüşü olmayan bir çöküş tehlikesiyle karşı karşıyadır. Çatılar çoktan çökmüş, duvarlar çatlamış, bitki örtüsü derin biçimde taş örgünün içine işlemiştir. İnşaat mühendisleri ve mimarlar, acil stabilizasyon sağlanmadığı takdirde yapı kompleksinin bazı bölümlerinin sonsuza dek yitirilecek şekilde hasar göreceği konusunda uyarıda bulunmaktadır. Tehlike gerçek ve somuttur; yavaş yavaş ve sessiz sedasız ilerlemektedir.
Surp Magar Manastırı’nı kurtarmak, yalnızca bir Ermeni anıtını korumakla ilgili değildir. Kıbrıs tarihini oluşturan önemli bir tarihsel ve kültürel katmanı muhafaza etmekle ilgilidir. Söz konusu olan, insanlığın ortak mirasına ait bir anıttır.
On birinci yüzyılda kurulan manastır, yüzyıllar boyunca bir ibadet ve sığınak mekânı olarak işlev gördü. Tarihi kaynaklar onu Kıbrıs’taki Lüzinyan dönemine bağlamakta olup Osmanlı fermanları manastırın önemini tanıyarak kendisine koruma ve vergi muafiyeti tanımıştır. 2016 yılında Kıbrıs Eski Eserler Dairesi, alanı koruma altındaki anıtlar listesine alarak Kıbrıs’ın çok kültürlü mirasının bir parçası olarak tescil etmiştir.
Restorasyon Çalışmalarını Başlatmak İçin Kaynak Toplama Kampanyası
Manastırın önerilen bakım ve restorasyon projesi, BM Kalkınma Programı (UNDP) iş birliğiyle iki toplumlu Kültürel Miras Teknik Komitesi’nin köklü çerçevesi aracılığıyla hayata geçirilecektir. Bu mekanizma, Kıbrıs genelinde pek çok önemli anıtın bakımını daha önce de denetlemiş; kültürel mirasın korunmasının iş birliği, profesyonel planlama ve uluslararası destek yoluyla sağlanabileceğini kanıtlamıştır.
Surp Magar için ayrıntılı mimari ve mühendislik projeleri 2018–2019 döneminde hazırlanmış, çalışmalar 2020’nin başında başlatılmıştı. Ancak COVID-19 salgını ve akabinde müteahhitten kaynaklanan sözleşme güçlükleri nedeniyle proje askıya alındı. Bu projeler güncellenecek ve önümüzdeki aylarda gerekli kaynaklar sağlandığında, saha çalışmalarının 2027’nin başında başlaması beklenmektedir.
Kıbrıs Ermeni Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Komitas Ohanyan ve Kıbrıs Cumhuriyeti Temsilciler Meclisi’ndeki Ermeni Toplumu Temsilcisi Vartkes Mahtesyan, bu tarihi manastırın restorasyonunu gerçekleştirmek amacıyla kaynak toplama özel komitesi oluşturdu.
Komite, aylardır Ermeni ve Ermeni olmayan kuruluşlarla temas halinde olup manastır konusunda kamuoyunda farkındalık oluşturmak ve restorasyonu için mali destek sağlamak amacıyla çalışmalar yürütmektedir.

📌 Kampanya hakkında bilgi: www.armenianmonasterycyprus.org
Farkındalık ve Kaynak Toplama Etkinliği
Geçen hafta Lefkoşa’nın Strovolos ilçesindeki Ermeni Metropolitliği’nde bir farkındalık ve kaynak toplama etkinliği düzenlendi. Manastırın mevcut durumu, önerilen restorasyon projeleri ve hem Ermeni topluluğundan hem de geniş Kıbrıs toplumundan destek almanın önemi konularında sunumlar yapıldı.
Kıbrıs Enstitüsü’nde doktora sonrası araştırmacı olan Dr. Mehmetcan Soyluoğlu, manastırın üç boyutlu dijital modelini ve yapısında kullanılan ahşabın bilimsel analizini sundu. Ardından söz alan Parsy Zartarian, iki toplumlu Kültürel Miras Teknik Komitesi’nin çalışmalarını aktararak önerilen restorasyon planını tanıttı.
Salonun yalnızca Ermeni toplumu üyeleriyle değil, Rum Kıbrıslılar, Kıbrıslı Türkler, Maruniler ve Latinlerle de dolu olduğunu görmek son derece cesaret vericiydi; bu durum, söz konusu anıtın ve restorasyonunun geniş destek hak eden, gerçek anlamda tüm Kıbrıslılara ait çok kültürlü bir proje olduğunu kanıtlamaktadır. Etkinliğe Dışişleri Bakanlığı, UNFICYP, Kıbrıs Enstitüsü ve Kültürel Miras Teknik Komitesi temsilcileri de katıldı.
“Surp Magar’ın restorasyonu, taş duvarları kurtarmanın çok ötesinde bir anlam taşımaktadır. Geçmişe saygının ve geleceğe karşı sorumluluğun bir eylemidir. Kıbrıs her zaman halkların ve dinlerin buluşma noktası olagelmiş; zenginliği de tam bu çeşitlilikte yatmaktadır. Bu anıtın korunmasının yalnızca tek bir topluluğun değil, tüm Kıbrıs toplumunun sorumluluğu olduğuna inanıyorum. Restore edildiğinde, bu manastır Kıbrıslıların terk etmek yerine korumayı, ilgisizlik yerine sorumluluğu ve dini hoşgörüsüzlük yerine karşılıklı saygıyı seçtiğinin somut kanıtı olacaktır.” — Başpiskopos Komitas Ohanyan, Kıbrıs Ermeni Ortodoks Kilisesi
Zartarian, Teknik Komite tarafından hazırlanan projeleri sundu ve Ermeni topluluğunun yanı sıra Rum Kıbrıslılardan ve Kıbrıslı Türklerden de bağış talep eden samimi bir çağrıyla sunumunu tamamladı. Bu anıtın adanın ortak mirasına ait olduğunu ve günümüz kuşağının onu gelecek nesiller için koruma ve muhafaza etme sorumluluğunu taşıdığını vurguladı.
çeviri: yapay zeka Claude



