iktibasYücel ÖzdemirTrump-Şi görüşmesinin ardından: Hürmüz’de belirsizlik sürerken Avrupa hazırlık yapıyor - Yücel Özdemir

Trump-Şi görüşmesinin ardından: Hürmüz’de belirsizlik sürerken Avrupa hazırlık yapıyor – Yücel Özdemir

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net

Trump ve Şi arasındaki en önemli görüş ayrılığı Hürmüz Boğazı ve Tayvan konusunda yaşandı. Öte yandan Avrupa devletlerinin Hürmüz’e gönderdiği savaş gemilerinin sayısı artıyor

Yaklaşık dokuz yıl aradan sonra Çin’in başkenti Pekin’i ziyaret ederek Devlet Başkanı Şi Jinping ile görüşen ABD Başkanı Donald Trump, İran ve Hürmüz Boğazı konusunda somut bir adım atmadı.

Trump’ın Çin’i terk etmesinden sonra dünya basınında yer alan haberlere bakılırsa her iki lider arasındaki en önemli görüş ayrılığı Hürmüz Boğazı ve Tayvan konusunda ortaya çıktı. ABD kaynaklarına göre, taraflar Hürmüz Boğazı’nın petrol ve doğal gaz tedariki için açık kalması gerektiği konusunda hemfikir. Şi, Boğaz’ın askeri amaçlarla kullanılması ve geçiş için ücreti alınmasına da karşı. Ancak Hürmüz Boğazı çevresindeki Amerikan ablukasının kaldırılması için Trump’ın Şi’ye verdiği bir söz yok. Dolayısıyla, Çin’in en önemli petrol tedarik hattındaki belirsizlik devam edecek.

Buna karşılık, Trump, Çin’in ihtiyaç duyduğu petrolün bir bölümünü ABD’den almak istediğini basına açıkladı. Çin, Trump’ın geçen yıl gümrük vergilerine zam yapmasından önce de ABD’den az miktarda petrol ithal ediyordu. Böylece, ABD, Çin’in ihtiyaç duyduğu petrolün bir bölümünü, daha önce temin ettiği İran ve Venezuela’dan daha pahalı bir şekilde satmaya hazır görünüyor. Ancak bu durum, Çin’in petrol ihtiyacını çözecek gibi görünmüyor. Bu nedenle İran savaşının bitirilerek 28 Şubat öncesine dönülmesini arzuluyor. Trump’ın, Şi’yi 24 Eylül’de ABD’ye davet ettiği göz önünde bulundurulduğunda, bu tarihe kadar değişik düzeylerde temasların sürdürülerek bir ara çözüm bulmak için çaba harcanacağı anlaşılıyor. Öncesinde iki liderin, kasım ayında Çin’in Shenzhen kentinde düzenlenecek Asya-Pasifik ekonomik işbirliği (APEC) toplantısında ve Şi’nin bir ay sonra ABD’nin Miami’de düzenlenecek G20 zirvesinde bir araya gelmesi bekleniyor. Bu yıl gerçekleşecek liderler düzeyindeki diplomatik görüşmelerde sırada bekleyen çok sorunun ele alınması bekleniyor. Çin’in tutumu “Barış içerisinde yaşama” olurken, ABD, Çin’in yükselişini engellemeye devam edecek.

Dolayısıyla, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nındaki geçişlerin normalleştirilmesi için çok aceleci olmayacağı Trump’ın Pekin ziyaretindeki mesajlarda bir kez daha görüldü denebilir.

Avrupa’nın askeri hesapları

ABD’nin Hürmüz Boğazı’nı açma konusunda acelesi olmamakla birlikte, yüksek petrol fiyatları ve enerji tedariki konusunda sorun yaşayan Asya ve Avrupa ülkeleri giderek baskıyı artırıyor. Güney Kıbrıs’ta düzenlenen AB zirvesinde savaşın bitmesi durumunda Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü üstlenmeye hazır olduklarının mesajını veren Avrupa ülkeleri, bu konuda askeri hazırlıklarını sürdürüyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Boğaz’daki deniz trafiğinin güvenliğini sağlamak için “İran ile koordineli” bir görev planladığını açıklamıştı. Macron, İngiltere Başbakan Keir Starmer ile birlikte Fransa’nın 50 ülke ve uluslararası kuruluşu bir araya getirdiğini ve Tahran ile koordineli olarak “koşullar elverdiğinde” deniz trafiğinin yeniden başlamasını sağlamak için çalıştıklarını söyledi. Bu temelde Fransız savaş gemisi “Charles de Gaulle”, birkaç gün önce Süveyş Kanalı’ndan geçerek Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini sağlamak amacıyla olası bir görev için pozisyon aldı. Gemide yaklaşık 20 savaş uçağı bulunuyor.

İtalya ve Almanya da Hürmüz Boğazı’ndaki mayın temizleme çalışmalarına yönelik uluslararası misyona en fazla dört gemiyle katılacak. Alman Savunma Bakanlığı, daha önce ilave teçhizat ve personel gönderileceğini duyurdu. Şimdiye kadar bu görev için mayın temizleme gemisi “Fulda” ve ikmal gemisi “Mosel” öngörülmüştü. Bunun yanı sıra, gemileri korumak için otonom mayın savunma sistemleri, mayın dalgıçları ve özel kuvvetlerin yanı sıra, misyonun komuta kademesinde üst düzey Alman kurmay subaylarının da görev alacağı ileri sürülüyor. Federal Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Almanya’nın katılımı, koşullar yerine geldiğinde gerçekleşecektir” denildi. Bu koşullar arasında, çatışmaların sona ermesinin yanı sıra, uluslararası hukuka dayalı bir temel ve Alman meclisinden alınacak bir yetki yer alıyor.

İtalya Donanma Kurmay Başkanı Giuseppe Berutti Bergotto de devlet televizyonu RAI’ye yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’na iki mayın tarama gemisi, bir eskort gemisi ve bir lojistik gemi göndereceklerini söyledi. Bergotto, İtalya’nın İngiltere, Fransa, Almanya, Belçika ve Hollanda’nın da mayın temizleme kapasiteleriyle katkıda bulunduğu uluslararası koalisyonun bir parçası olduğunu açıkladı.

Avrupa’nın yaptığı Hürmüz’e askeri çıkarma planının nasıl karşılık bulacağı ise belirsiz. ABD, daha önce Avrupa’daki müttefiklerini savaşa dahil olma çağrısı yapmış, ancak bu kabul görmemişti. Bunun yerine ABD’den bağımsız, “barışçıl bir misyon”un görevlendirilmesi planlanmıştı. Keza, İran’ın da Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğinden feragat ederek, geçiş kontrollerini Avrupa’ya devretmesi gündemde değil. Ancak İran, Çin başta olmak üzere Avrupa ve ABD-İsrail ittifakına yakın olmayan bazı ülkelerin gemilerine geçiş izni vererek diplomatik görüşmelerde elini güçlendirme yoluna başvurabilir. ABD’nin buna ne kadar geçiş izni vereceği ise dönemin koşullarına bağlı.

Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması ABD’ye kazandırıyor

Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması bir tarafta ABD’nin en büyük rakibi olan Çin’in petrol tedarikini sorunlu hale getirirken, diğer taraftan petrol satıcısı olarak ABD’ye yeni müşteriler getiriyor. İran savaşının başlamasından bu yana ABD’nin petrol ihracatı rekor düzeyde arttı. CNBC’de yer alan habere göre, ABD’nin nisan ayında petrol ihracatı günlük 5.2 milyon varile yükseldi. Bu, şubat ayına göre yüzde 30’un üzerinde artışa tekabül ediyor. Artış özellikle Teksas’taki Corpus Christi Limanında yaşanıyor. Alıcıların başında ise Asya ülkeleri bulunuyor. Ancak, uzmanlar ABD petrolünün uzun vadede Körfez ülkelerinden gelen petrolün yerini doldurmasının mümkün olmadığını ifade ediyor.

Gelişmeler, Hürmüz Boğazı’nın uzun süre kapalı kalması durumunda dünya ekonomisinde büyük daralmanın meydana geleceğini, buna bağlı olarak da petrol bağımlısı ülkelerin Boğaz’ın açılması için daha etkili davranmak isteyebileceğini gösteriyor.

Diğer yazıları

Trump’ın Çin ziyareti ve Tukidides tuzağı – Yücel Özdemir

ABD Başkanı Donald Trump’ın bugün sona erecek Çin ziyareti...

8 Mayıs 1945’ten bugüne düşen – Yücel Özdemir

81 yıl önce bugün Berlin’de, İkinci Emperyalist Paylaşım Savaşı’nın...

Avrupa’nın ABD’siz Hürmüz planı tutar mı? – Yücel Özdemir

İran savaşı uzadıkça ve Hürmüz Boğazı kapalı kaldıkça, Avrupa’da...

Avrupa’nın gözü Macaristan seçimlerinde – Yücel Özdemir

Seçim öncesinde yapılan kamuoyu yoklamalarında Fidesz’den ayrılan Peter Magyar’ın...

Alman militarizminin yükselişi, zorunlu askerlik ve tarihteki izleri – Yücel Özdemir

Almanya’da son birkaç yıldır “Avrupa’nın en büyük ordusu” olma...
4,444BeğenenlerBeğen
1,529TakipçilerTakip Et
3,958TakipçilerTakip Et
834AboneAbone Ol

Son eklenenler

ABD-Çin ziyaretinden İran’a yansıyan: Trump aşağılanıyor – Ela Ava

ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ziyaretinde İran, beklendiği gibi...

Afrika Zirvesi: Fransa emperyalizminin yeni rotası – Ali Rıza Yıldırım

Kenya’da 11-12 Mayıs tarihlerinde düzenlenen ve eski “Fransa-Afrika Zirvesi”nin...

Almanya’nın ‘Manhattan Projesi’ – Murat Çakır

Alman silah tekellerinin görevlendirdiği bir grup “savunma stratejisti”, Avrupa’nın...

Trump’ın Çin ziyareti ve Tukidides tuzağı – Yücel Özdemir

ABD Başkanı Donald Trump’ın bugün sona erecek Çin ziyareti...

Büyük Felaket’in yıl dönümünden – Özkan Yıkıcı

Bugün 15 Mayıs. Çoğumuzun bilip de unutturulan önemli yakın...

İran savaşına dair yıkıcı olasılıklar! – Hediye Levent

ABD-İran-İsrail savaşında kırılgan ateşkes devam ediyor olsa da, gerilim...

Çin konusu sessizce ama yükselen yel gibi – Özkan Yıkıcı

Dünyada hissedilirken Orta Doğu kaynıyor. Bazen sıcak savaşlar, bazen...

Siyaseti senaryolarla düşünmek – Kemal Can

Kimin bedduası tuttu bilinmez ama “acayip zamanlarda” yaşadığımız kesin....

Canlı yayın