yaklaşımlarÖzkan YıkıcıYakın tarihle bir hatıra güncel buluşmaları - Özkan Yıkıcı

Yakın tarihle bir hatıra güncel buluşmaları – Özkan Yıkıcı

Tarih biliminin kuramsal özü, geçmişin bilimseliği üzerinedir. Geçmişte yaşanan olgulardır konusu. Bunun anlamı da şu: geçmişte yaşandığına göre, onu yeniden yaşatıp düzeltme şansınız da yoktur. Yaşanıp geçmişte kalınca tarih olma ilkesi vardır. Fakat, resmi idolojiler budenli net bilimin de tahribini sağlayacak esruman buldular. Tarihi geçmişle değil gününüz idolojik çıkara göre geçmiş yazarak resmi tarih oluşturuyorlar. Gerçekler yaşanmasına karşın da bilinmeyerek resmi tarihle güncel idolojik resmi tarih çizgisi de oluşturuluyor. Bunu neyazık hep yaşamatan kaçamıyoruz.

Bu makalemde tam da ggüncel buluşma nedeniyle Türkiye yakın tarihinden iki olayla, günümüzle bağdaştırma sonucuna gelmeğe çalışacam.

***

28 Ekim: ünlü sanatçı Ahmet Kayanın doğum günü. Ölümü ise ülkesinde değil Tıpkı Nazım Hikmet gibi birçok Türkiye aydın sanatçının kahrından “memleketim” diye diye sürgünde oldu. Ahmet Kayanın doğum gününde sanatsal kadar, siyasal ders verici yaşananlarla da değinmek gerekiyor. Ahmet Kkayanın protez müzik sanatçısı olduğu biliniyordu. Yasaklar ve sansürlerden hiç kurtulamadı. Fakat akılda kalan en önemli olay şu: aldığı müzik ödülü sonrası yaptığı açıklama epey sarsıntılar yaratı. Kaya, bundan sonraki kasedine Kürtçe şarkı da koyacağını. Onun da klibini çekeceğini açıkladı. Bu şarkıyı yayınlayacak cesur televizyoncuların olacağını da umuyordu. Ama umut ile gerçek çakışmadı. Daha sözü biter bitmez, sahneye kendine Kemalist diyen sanatçılar çıkar. Onu protesto eder. Kınalmalar üzerinden marşlar da okuyarak linç girişimi olur. Tabaklar çatallar havada uçuşuyordu.

Olay ardından başta Kemalist devletçi kesim saldırıya geçer. Dava açılır. Artık yeniden Kayaya hapis görünüyordu. Yurtdışına Fransaya kaçar. Orada memleketim diye diye kahrından ölür. Ölür de o keskin sanatçılar sonradan gelişen devlet içine dek uzanan siyasal değişime neyazık sesleri çıkmadı.

Bu tür örnekler Türkiyede çoktur. Nedense sol kesimin önemli kesimi Kemalizmi yetersiz olsa da savunuyorlar. Hat da sosyalist çizgiden geriye adım atıp Kemalizimle buluştular. Fakat, Mustafa Supiyle başlayan Sabahadin Aliyle devam eden katliyamlar veya Nazımdan Kayaya sürgünde kahrından ölen aydınlarla da sola epey darbe vurulduğu da kesindir. Kayanın kürtçe şarkı klibi yapacağını söylemesi, Ruhi Suya zamanında pasaprot vermeğip onun kanserden ölmesine ve Kurtuluş savaşının detanını en iyi yazanlardan Nazımı da vatan hayini ilan edip oda yurtdışında kahrından memleketim diye diye öldü. Bunlar yakın tarihteki Türkiye devleti ile sosyalislerin gerçek yaşanan birkaç örneğidir.

****

29 Ekim, Türkiyede cumhuriyetin lanı. Aradan yüziki yıl geçti. Asrı aşan bir zaman diliminden söz etmek gerekir. Tarihsel olarak hedeflerin önemli kısmının çoktan gerçekleşmesi demekti. Ama öyle olladı. Asrı da geçen zaman sonrası giderek LOzanın dahi tartışıldığı sürece dek gelindi. Devlet içi tasfiyelerle de adeta yeniden bir resmi tarih yazılımına geçildi. Konulan cumhuriyet projeleri gerçekleşmedi.

Örneğin temel ilke olan laikliğe bakarsak, sadece eğitimdeki dinsel hamleleri, temel konulan kurallarla birlikte laiklik değil eski rejimin yeniden hortlaması demektir. Ünüter devlet ise, yaşanan onca sorun sonrası geçerli değil yine tartışılıp başarısızlığı teslim edildi. Moderin çağa ulaşma adına batılılaşma ise son dönemde tam aksi Ortadoğulaşma döngüsüne geçildi. Buna daha birçok örnek verilmesi kolaydır. Halife kaldırılırken, diyanetin son aldığı yetkiler, hayataki yaşama dahi müdahale gerçeği de düne dek başarılı denilen konu, şimdi acaba kuşkusuna dek gelindi.

***

Zaten 29 Ekim günü ayni olayları hem de ikilemli karşılıklı tutumlarla yaşanacak. Tam da Türkiyede bunlar olurken, Mağusada ikinci ilahiyat koleji açılması girişiminden tutun türbanın okula girme hamleleri de K. Kıbrısta da bu değişimin esintiden rüzgara dönüştüğü de anlaşılmaktadır. Bir anlamda asrın cumhuriyeti şimdi yeniden dizayinle adeta amacı dışında yeni bir kurumsallaşma girişimiyle yaşatılma peşindedir.

Özetlediğim gerçeği zaten son Lozan tartışması ile de kuruluş belgesinin sorgulanmasıyla da epey mesafe alındığı anlaşılmaktadır. Elbet nedenleri çok. Fakat, Kemalizmin sola karşı tutumları ve sağa açılması sonucu hat da darbecilerin sol idolojiği ezme adına din ve etnik ırkçılığı otoriter devletle kulanması sonucu, idolojik ve kültürel olarak kurumsalaşmağı kültürleşmeği de genişleti. Bunlar yaşandı. Şimdi sonuçlarıyla yarına gidiliyor. Ama önemli kısmı unutuldu. Unutulma bir yana, gerçekler hala söylenemediği için de gericiliğin gerektiğinde madurlaştırarak bunları kulandığı da kesindir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Cumhuriyet bayramlı bir gün yaşadım

Perşembe gününü resmî tatil olarak geçirdim. Doğrusu, havada yağmurun...

Özkan Yıkıcı yazdı: İsrail seçimlerinden Brezilya sonuçlarından bir demet

Hafta sonu Brezilya'da yapılan genel seçimler ve dün gerçekleşen...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sarsıntılarla K. Kıbrıs seçim süreci ilerlerken

Ufak ayrıntıyla başlayalım: K. Kıbrıs koşulları siyasal süreçte iki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Brezilya’dan Sırbistan’dan gelen seçim sonuçları

Pazar gecesi gözlerimi yumarken, pazartesi günü sabahı beklediğim birkaç...

Özkan Yıkıcı yazdı: Avrupa rüzgârında gerçekleri yakalarken

Son haftaların adeta tekrarlanan süreci yeniden yaşandı. Başta Fransa,...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,269TakipçilerTakip Et
1,210AboneAbone Ol

Son eklenenler

Erkan Çavuş yazdı: Sonumuzun gelmesini mi bekleyeceğiz, ayağa kalkarak kendi kaderimizi ellerimize mi alacağız?

80’li yıllardan itibaren reel sosyalizmin yenilgisiyle birlikte dünyada sağ...

Özkan Yıkıcı yazdı: Cumhuriyet bayramlı bir gün yaşadım

Perşembe gününü resmî tatil olarak geçirdim. Doğrusu, havada yağmurun...

Hediye Levent yazdı: İran, Mekke anlaşmasına neden katılmak istiyor?

Bu yazıyı yazdığım saatlerde Katar, ABD-İran savaşının durdurulması için...

Ceren Ergenç yazdı: ‘Avrupa malı’ duvarı ve Türkiye otomotiv sanayi

Fransa ve Almanya, geçen hafta AB otomotiv politikasındaki uzun...

Kansu Yıldırım yazdı: Brezilya’da sınıf ittifakları, devlet ve sol

Lula da Silva, 25 Ekim 2026'daki ikinci turda Flávio...

Özkan Yıkıcı yazdı: İsrail seçimlerinden Brezilya sonuçlarından bir demet

Hafta sonu Brezilya'da yapılan genel seçimler ve dün gerçekleşen...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sarsıntılarla K. Kıbrıs seçim süreci ilerlerken

Ufak ayrıntıyla başlayalım: K. Kıbrıs koşulları siyasal süreçte iki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Önemli kuramla İsrail tartışılmamalıdır

Bugün İsrail sandık başında. Ben yazıyı yazarken seçim hâlâ...

Canlı yayın