yaklaşımlarÖzkan YıkıcıYabancılaştırılan emek gerçeği - Özkan Yıkıcı

Yabancılaştırılan emek gerçeği – Özkan Yıkıcı

Genelikle seksen sonrası şu basit sözler epey kulanım durumuna getirildi: daha da derinleşen sınıf ekseni, sömürünün artıp karın da ayuka çıktığı, sosyal haklar daraltılıp da hizmet satın alma haline sokulması, yoksuluğun derinleştiği ve makasın açıldığı durumlar adeta tekrarlarla yeni bulgularla şişirilmektedir. Buna karşın, yine hepimizin yaşadığı atmkışlar veya yetmişler dönemi sınıfsal mücadele gündemleri nedense ağır koşullarına karşın haber niteliğini dahi korumama derecesine gelindi. Bunların tek yanıtda toplayacak olursak, örgütlenme vey siyasal bakış gerçeğidir. Örgütsüzlük ile gündemi belirleme gücü sonuçta en canlı konuyu dahi yok saydırtmaya, buna karşılık saptırma ve imajlarla da kendine has olguları öbne çıkarma kuvetini oluşturdu. Kapitalizmin neoliberaleşme ile birlikte dünya gündemindeki koşulları etkileme gerçeği budur.

Emek sömürüsü katmerlenip hem de uluslarasılaştıralacak derecede pazarlanırken, gündemde sanki yokmuşçasına davranılıyor. Öyle ki sınıfsal gerçeklik yerine, gericilik ile kimlikleri öne çıkarma veya magazinleştirme yoluyla artık birincil derecede olmalarını engelemektedir.

Buna neden mi gerek duydum: çok basit medya dolaşımlı haberle başlayalım. Tabi ki paradoksal Türkiye gerçeğini de işin içine katarak yorumlayın. Türkiyede Kocaelinde bir yangın çıktı. İki gündür bu haber yaratığı insan korkunç gerçeği sonucu medyalarda belirli değişken olgularla yer buldu. Çünkü altı kadın yanarak öldü. Daha kötüsü de şu: üçü çocuk yaşta olmaktadır. Devamı da var: ilgili parfün tesisinin kaçak olduğu da anlaşıldı. Ekleyecek başka olgular da var. ama sanırım kaçak oolma, çocuk yaşta çalıştırma ve kadın konusu birçok gerçeği anlatmaya yetip artıyor. Ama konuşturulurken hemen “araştırılacak” denmektedir. Gözlerinin içinde olanı görmezden gelmek sonra da lafa sığınmak veya hiç konuşmamak tutumları artık yaygın haldedir.

Benzer başka durumlar haber dahi olmuyor. Hele emek olayında yabancı çalıştırma, çocuk yaştakileri öğrenme sığıntısıyla emek sömürme mekanizmasında yasalaştırmalar yapılmasıyla sermaye karına kar katmanın sınıfsal gerçeği artık olmazsa olmazlardır.  Hele ikibinler başında Dünya bankasınında önerisiyle birçok ülke insanı ucuz emek piyasasına sokulması, sosyal hizmetleri dahi bunlara yaptırtarak yeni emek sömürme alanı oluşturmayla adeta herşeyin karşılığında bir bedel neoliberal kutsal kuralını da soktu.

Yetmedi: son Türkiye eğitim bakanının yeni düzenleme ile çocukların belirli dönemini çalaışma alanında geçirme ile “öğrenme” kılılfı veya okulnsürecindeki ek ile çocukların okul yerine emek sömürme sistemine girme yasalığı yaratmmasıyla, hem daha ucuz hem de yabancı emek sömürü mekanizması güçlendirildi. Bunu uzağa girtmeyelim hem Türkiye hem de bizde gayet kolay görürüz. Normal halde de kabullenilir. Hat da gerektiğinde kulanıma da baş vurulur. Mültecisinden çocuğuna, kadınından kaçak çalışmaya gelene dek yeni emek piyasasında örgütsüzlük de eklenince, işler tamamdır. Buna kimlik damıtması da yapılınca işler yolundadır.

Bizde en basitiyle oluşan işçi katliyamlarında genelde ses çıkmaz. Sendikasız olma, yabancı oluşu gibi düşünceler le sosyal gerçeklik, artık insan cinayetlerindeki çalışma şarlarında önemsenmeme noktasına getirildi. Hele de eskiden pek de iyi görülmeyen, kaçak iş yeri, çocuk emeği sömürülmesi artık normalleşti. Kaçak yabancı durumu ise yasal metalaşmadan kaçakçılık mafyaları pençelerine dek işi taşıdı.

Kocaelinde bir kaçak atölye yandı. Parfüm üretiyordu. Parfünümün fiyatı asronomik. Hele de ordaki çalışan bunu alacak ücreti alamıyordu. Çocuklarda çalışıyordu. Kaçak, çocuk ve kadın. Tam bir felaket üçkeni. Burada yangın çıkar. Hemen herkes olayı anlar. Ama anlayanı da konuşmak bir başka tehlike. Nitekim Onur Hoca bölgede bir araştırma yaptırır. Orada kirlilik endüsrüsi oranı çok yüksek. Çocukların dışkıları dahi incelenirken, kanser riskinin yüksek olduğu anlaşılır. Fakat raporu ünüversite pek yayınlamak niyetinde değil. Rapor sızdırtılır. Birçok kaçak iş yeri kadar, kirlilik de anlatılır. Sonuç malum: tam bir Türkiye gerçeği: raporu sızdırtığı düşünülen Onur hocanın başına gelmedik kalmadı. Soruşturmalar falan gırla yol aldı.

Şimdi ayni yerde yangın çıktı. Altı kadın öldü. Cenazeleri çok hazindi. Makamcılar ise siyasal sorumluluk yerine siyasal pişkinlikte durdular. Bu ne ilk nede sondu. Örgütssüzleştirilen emek, çalışanın değişken boyutları ve yoksuluğun derinleşmesiyle oluşan uluslarası Pazar gerçrekleri sermayeyi güçlü ama emeği yabancılaştığı kendi koşullarında ordan oraya savrulan felakatlerle başbaşa brakıtı. İşte seksenlerde yarının dünyası eğer sol ezilirse böle olacak öngörülerimiz ne yazık her an olan ve haber değeri olmayan iş cinayet faciyalarıyla akıp gitmektedir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özkan Yıkıcı yazdı: İspanya-Fas hattında neler oldu

Bir haftadır İspanya'nın Afrika topraklarındaki küçük bir yerleşimindeki gelişmeler,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Trafik katliamından genel sistem gerçeğine

Normal yaşamla en anormal kötü koşullar kolayca dönüşür. Sanki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Unutulmaması gereken ülkelerden biridir: Irak

Yakın tarihle Ortadoğu tamamlanınca, emperyalist çağın planlarıyla alakalı uygulama...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bozulan iklim koşullarında siyaset de ısınırken

Temmuz ayına ve yaşadığımız haftaya artık elvedayı çekiyoruz. O...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,913TakipçilerTakip Et
916AboneAbone Ol

Son eklenenler

Dionysis Dionysiou yazdı: Nolan’ın Odyssey’si: Denizden Gelen Düşman Biziz

Düşman ufkun ötesinde beklemiyor. Nolan'ın Odyssey'sinde, o, muzafferlerle birlikte...

Faik Bulut yazdı: Hizbullah ve İsrail kavgasının 20 yıllık bilançosu

Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalar ve mücadelenin tarihi 1980'lerin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye Küresel Serinletme Taahhüdü’nde neden yok?

İnsan kaynaklı iklim değişikliği kentleri yaşanmaz hale getiriyor. Avrupa’da...

Nafiz Özbek yazdı: Alman militarizmi ve sermaye: Almanya’nın yeniden askerileşmesinin politik ekonomisi

İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntılarından doğan modern Almanya, kısmen Hitler faşizmini...

İlhan Uzgel yazdı: Küresel Siyaset Dönüşürken-II: NATO 3.0 nereden çıktı?

Avrupa coğrafyasında ve Türkiye’de savunma, güvenlik konuları olunca dikkatler NATO’ya...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Yapay zekâ krizi senaryosu

Yapay zeka (YZ) alanındaki gelişmeler küresel ekonominin başlıca konusu olmaya...

Volkan Yaraşır yazdı: ‘Efendiliğin reddi’: Üçgen örgütlenme ve direniş ağları

Efendiliğin reddi kolektif bir karşı duruş, yıkıcı bir ayağa...

Canlı yayın