iktibasAras CoşkuntuncelWashington’da çatlak sesler yerini paniğe bırakıyor - Aras Coşkuntuncel

Washington’da çatlak sesler yerini paniğe bırakıyor – Aras Coşkuntuncel

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net

Trump’ın Florida’daki özel malikanesi Mar-a-Lago’nun da bulunduğu Palm Beach bölgesinin eyalet meclisi temsilciliğini, kariyerinin ilk seçimine giren Demokrat Partili bir aday büyük sürpriz yaparak kazandı. Yani yıllardır Cumhuriyetçi adayları seçen komşuları bile Trump’ın desteklediği aday yerine deneyimsiz bir Demokrat Partiliye oy verdi. İran’a karşı girişilen savaşın ortasında ve artan fiyatlar karşısında Demokrat Emily Gregory bütün kampanyasını geçim sıkıntısı ve enflasyon üzerine kurdu ve kazandı. İran’a karşı devam eden emperyalist-siyonist saldırılar ne seçmenler ne de Trumpçıların kanaat önderleri arasında popüler. Trump’ın kendisi panik açıklamalar yaparken kendi atadığı istihbaratçılar istifa ediyor. İran’ın direnişi devam ettikçe bu çatlaklar, karşıt sesler ve panik daha da büyüyecek.

Aylardır her ankette Amerikalıların çoğunluğu İran’la bir savaşa karşı ve son anketlerde her 10 Amerikalıdan 6’sı Trump’ın savaşı yönetme biçimini onaylamıyor. İran’a yapılan saldırının ilk günlerinden beri MAGA denen Trump destekçilerinin önde gelen kanaat önderleri -Trump’ın Eski Danışmanı Steve Bannon dahil- savaşa karşı çıkmıştı, önceki hafta da Trump’ın Terörle Mücadele Direktörü Joe Kent savaşa karşı çıkarak ve İran’ın ABD için bir tehdit olmadığını söyleyerek istifa etti. Kent en son IŞİD’i ABD’nin finanse ettiğini ve İsrail’in çıkarları için Suriye’de IŞİD ve el-Kaide’yi Beşar Esad’a karşı destekleyip kullandıklarını itiraf etti.

Trump’ın paniği

Amerikan rejimindeki çatlak seslerin yerini paniğe bıraktığının en belirgin işaretlerinden biri bizzat Trump’ın aynı anda piyasaları rahatlatmak ve ayyuka çıkmış karşıt sesleri bastırmak için yaptığı çelişkili ve saçma sapan açıklamaları. Evvelki hafta Trump önce İran’daki operasyonları aşamalı olarak sonlandıracağını söyledi, bundan bir gün sonra Hürmüz Boğazı 48 saat içinde açılmazsa İran’ın enerji altyapısını yok edeceği tehdidini savurdu, iki gün sonra İranlı yetkililerle görüşme halinde olduklarını ve süreyi 5 güne çıkardığını söyledi, kısa süre sonra da İran bize petrol ve gazla ilgili güzel bir hediye verdi “Yaptıkları çok hoştu” diye övdü, görüşmelerin devam ettiğini iddia etti, sonra da aynı konuşmada yine coşup İran’ın donanmasının ve hava kuvvetlerinin yok edildiğini, füze rampalarının imha edildiğini, mevcut durumun da “rejim değişikliği” olduğunu söyledi. Perşembe günü ise “İranlılar bana anlaşma için yalvarıyor” diyordu. İran füze yollamaya devam etti. Trump cuma günü 5 günlük süreyi 10 güne çıkardı; akşamında ise İsrail ile birlikte sanayi merkezlerini bombaladı.

Trump’ın piyasaları rahatlatmak için söylediği yalanlara rağmen örneğin benzin fiyatları ABD genelinde ABD-İsrail’in İran’ı bombalamasından bu yana yüzde 40’ın üzerinde arttı. Dizel yüzde 50 arttı, uçak yakıtı fiyatları ikiye katlandı. Çiftçiler gübre bulamıyor, çünkü ithal gübrenin önemli bir kısmı Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. Benzer şekilde önemli miktarda doğal gaz ve petrokimya ürünlerinin tedariki de sekteye uğruyor. Amerikalıların üçte birinin sağlık masraflarını karşılayabilmek için günde bir öğünden feragat ettiği bir dönemde zaten popüler olmayan bu savaş sonucu artan yakıt ve gübre fiyatları ulaşım ve gıda fiyatlarını daha da arttıracak. Soykırım karşıtı hareket ile ülke genelinde yüz binleri alanlara çeken Trump karşıtı “krallara hayır” gibi hareketler önümüzdeki günlerde savaş karşıtlığı şemsiyesi altında birleşebilir ve önümüzdeki ara seçimde Trump ve Cumhuriyetçilerin savaş ve pahalılık yüzünden kaybetmesi kesin gibi. Peki bu ortamda Demokratlar ne yapıyor? İran savaşını Kongrenin onayı olmadan genişletmeye izin vermeyecek yasa tasarısını bazı Cumhuriyetçilerin de savaş karşıtı tutumlarından dolayı yeterli çoğunluğa ulaşmalarına rağmen tasarıyı Kongreye getirmekte Oblomovcu bahanelerle ayak diriyorlar.

İran her gün kazanıyor

İran bugüne kadar ABD ve İsrail’in milyarlarca dolar değerinde radar, askeri hava aracı ve ekipmanını yok etti, ya da bu sistemlere ve ekipmanlara büyük zararlar verdi. Pentagon’un kendi yalan dolan hesaplarına göre bile sadece ABD’nin 3 milyar dolara yakın kaybı var. Kabaca üç F-15, bir F-35, sekiz KC-135 yakıt uçağı, bir E-3 Sentry AWACS radar uçağı, en az 12 MQ-9 Reaper insansız hava aracı ya düşürüldü ya isabet alıp inmeye zorlandı ya da zarar gördü. İran ek olarak Suudi Arabistan, Bahreyn, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdün’de gelişmiş Thaad (yüksek irtifa saha savunması) sistemleri ve AND/FPS-132 olarak adlandırılan erken uyarı radarı dahil (ki her biri 1 milyar dolar değerinde) birden fazla radar ve savunma sistemini yok etti ya da büyük zararlar verdi. Örneğin Thaad savunma sistemlerinde kullanılan her biri 500 milyon dolar değerinde en az 4 AN/TPY-2 radarı yok edildi ve ABD’nin elinde bu sistemlerden sadece sekiz tane var. Bir de USS Gerald Ford uçak gemisi güya çamaşırhanede çıkan yangından dolayı Kızıldeniz’deki pozisyonunu terk edip Yunanistan kıyılarında onarıma girdi.

ABD ve İsrail İran’da hedeflerini, sivil hedefler dahil, hâlaâ her gün vuruyor. Cuma günü bu kez demir çelik fabrikalarını hedef aldılar. Ancak İran da “Diren ve karşı tarafı tüket” diye özetlenebilecek stratejisi çerçevesinde karşılık veriyor.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD’nin Küba raporu ve antiemperyalist mücadeleler korkusu

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Beyaz Saray’ın “aşırı...

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD sokaklarında infazlar, salgınlar ve antikomünizm

ABD’de emekçiler sokak ortasında maskeli polislerce infaz edilmiyorsa ya...

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD 2026: Mussolini kupalarından sonraki en kötü kupa

Batılı birçok haber ve spor sayfası bilmem ne tarihinin...

Aras Coşkuntuncel yazdı: Yeni düzenin yükselmesi Küba’dan geçiyor

Filistin’de soykırım, Lübnan’da işgal ve etnik temizlik; İran’a karşı...

ABD demokrasisi: Şirketler de oy kullanabilir — Aras Coşkuntuncel

ABD demokrasisi denen, Sovyetlerin dağılmasından sonra giderek vahşileşen ve...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,913TakipçilerTakip Et
916AboneAbone Ol

Son eklenenler

Dionysis Dionysiou yazdı: Nolan’ın Odyssey’si: Denizden Gelen Düşman Biziz

Düşman ufkun ötesinde beklemiyor. Nolan'ın Odyssey'sinde, o, muzafferlerle birlikte...

Faik Bulut yazdı: Hizbullah ve İsrail kavgasının 20 yıllık bilançosu

Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalar ve mücadelenin tarihi 1980'lerin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye Küresel Serinletme Taahhüdü’nde neden yok?

İnsan kaynaklı iklim değişikliği kentleri yaşanmaz hale getiriyor. Avrupa’da...

Nafiz Özbek yazdı: Alman militarizmi ve sermaye: Almanya’nın yeniden askerileşmesinin politik ekonomisi

İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntılarından doğan modern Almanya, kısmen Hitler faşizmini...

İlhan Uzgel yazdı: Küresel Siyaset Dönüşürken-II: NATO 3.0 nereden çıktı?

Avrupa coğrafyasında ve Türkiye’de savunma, güvenlik konuları olunca dikkatler NATO’ya...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Yapay zekâ krizi senaryosu

Yapay zeka (YZ) alanındaki gelişmeler küresel ekonominin başlıca konusu olmaya...

Volkan Yaraşır yazdı: ‘Efendiliğin reddi’: Üçgen örgütlenme ve direniş ağları

Efendiliğin reddi kolektif bir karşı duruş, yıkıcı bir ayağa...

Canlı yayın