yaklaşımlarÖzkan YıkıcıVenezuela gerçeğinden ırak anısına - Özkan Yıkıcı

Venezuela gerçeğinden ırak anısına – Özkan Yıkıcı

Özelikle şunu yazarak konuya başlayacam: günümüz emperyalizmi doğru okumak şart. Daha da acısı emperyalist yapı yokmuş gibi düşünmemek önemlidir. Yine de emperyalist çağı kabul etmek de günümüzü anlamada sıkıntı getirmeye adaydır. İkibin başlarında başlayan yeni strateji ile resmen kapitalist sistem koyduğu kendi kurallarını da dikate almamaya başladı. İkibin neoliberal kirizi ikibinsekizde Amerikayı da vurunca, sistem kağosa girdi. Artık uluslarası kural veya değerler dikate alınmama dönemi iyice derinleşti. Kağos dönemi ile süreç ilerledi. Trumpla da daha bir kuralsız ve keyfi denecek kararlarla artık lafı bolcaedilen uluslarası ilkeleri de bizat kendileri sıfırladı. Bunu akılda tutmak gerekir. Kural veya neden arama yerine, Trumpla belli oldu ki artık bu kelimeler de anlamsızlaştırıldı. Günümüz emperyalist işleyişin kuralsız ve kağoslu döneminden geçmekteğiz.

***

Son günlerde salt Ortadoğu değil Latin Amerika da krizlere doğru kaymaktadır. Bunun öönemli kısmı da direk Amerikan müdahaleleri işaretleriyle ısıtılmaktadır. Venezuela bunlardan biridir. Amerikan gemileri yola çıkıyor. Bölgeğe yaklaşık onbeşbin askerin yığıldığı belirtiliyor. Daha da tehlikelisi, Trump açıkça planının olduğunu ve tehtitleri de sıralamaktadır. Venezuela lideri de kendince açıklamalar yapıp karşılık vermeğe uğraşıyor.

Fakat Amerikanın şakası olmadığı kesin. Önce kendi söyledikleri ve şimdiden yalan çıkan bahaneleri de pratikle taşlandırmaktadır. Venezuelayı uyuşturucu kartel merkezi ilan ediyor. Amerikaya uyuşturucunun bu ülkeden geldiğini açıklamaktan da geri kalmıyor. Fakat, açıklamaların aksi Amerikaya Venezueladan giden uyuşturucunun öule abartıldığı gibi ilk sıralarda olmadığı da uluslarası belgelerce de ifade edilmektedir. Ama farketmez: lafı Amerikan başkanı söylüor. Pratikte de uygularsa bedeli yoktur. Üstelik nekadar yalan söylerse söylesin, peşinden ona destek verecek nice medya ve devlet de vardır.

Amerikan uçakları Venezuela teknelerini vurdu. Adını da uyuşturucu dediler. Ancak, kanıt yok. Üstelik eğer uyuşturucu suçlaması varsa, uluslarası anlaşmalara göre onlar tutuklanıp yargılanması gerekirdi. Ama tutuklama değil katletmek vardı. Okyanusun soğuk sularında gömülmelerini sağlamakmış. Böylelikle kriz deninleştirildi. Üstelik Maduronun suçlandığı ilgili karterin, adına dahi raslanmadığı da bağımsız kaynaklarla da belirtilmesine rağmen. Dedik ya, Trump dönemi. Kağos ve kuralsızlık hakimdir. Merakla ve endişelerin de artığı koşullarda, açık saldırı olup olmayacağı beklentisi var. normal şartlarda zor dneilir. Ama koşullar normal değil. Üstelik kanıt falana da ihtiyaç duyulmaz. Trumpun dengesiz ve saldırgan stratejisi elbet iş Latin Amerika da olunca daha bir yoğunlaşmaya başladı. MOntri anlaşmalarıyla muz bahçesi anlayışını hatırlatı. Sol içerikli yönetimlere hiç tahamülü yok.

Boşuna değil Nobel barış ödülü bir muhalif Venezuelalıya verilmedi. Maçadoya göre ülke işkal edilebilinir, darbe yapılabilinir. Amerikaya çağrı yapıp Maduroyu devirmesini dahi sitiyor. Ama Nobel komitesi bu şahsa hem de kadın ile muhalif etiketini de koyup barış ödülünü verdi buda bardağın daha dolu olmasını sağladı.

Dünya şu anda Maduroya karşı saldırıların sıcak savaşa dönüşüp dönüşmeceğini konuşuyor. Tahminler çeşitli. Ama şu sözler başa konulur: “normal şekilde olsa, olmaz deriz. Ama, Trump sözkonusu olunca kural falan da geçersizdir. Ne yapazağı belli değil….

Venezuelayı izlerken, demeçleri sıra sıra dinleyip

, üstüne konulan yorumları anlamaya çalışırken, birden hep aklıma yirmiiki yıl öncesi ırak gelir. Bu stratejinin ilk alevlendirici deneğimi olan ırak. Ayni benzerlikler oldu. Bir farkla, biraz da yalanın üstüne uluslarası örtü konulmaya ırak için çalışındı. Irakın işkali için imha silahları açıklaması ile başlandı. Çoğu biliyordu ki bu kolcaman bir yalandı. Ama probaganda iyi işledi. B.M. raportörler dahi araya kondu. Ama onların raporları dahi tahrip edilerek tersi söylendi.

Kısaca imha nükler silah tehtitle yalan buluştu. Yalan yayıldıktan sonra da eski müttefik ortak Saddamın sonunu getirdi. Irak işkal edilip “özgürlük” dendi. Günümüz ırakın darmadağınıklıkları oluşturuldu.

***

Iraktaki yalan mekanizması ile işkal politikasının mimarlarından İngiltere başbakanı Bleyır ise şimdiki gelecek Gazzenin dkomitesine kondu. Garip değilmi, Bleyır sosyaldemokrat işçi parti lideri ve aşbakandı. Sosyaldemokratların sosyaldemokrat eksenden liberal kayışla üçüncü yol deneyiminin de ozaman seslendirildiği günlerdi.

Irak işkal nedenleri kocaman yalan çıktı. Ama kimse yalan söyleyip savaşa neden olmaktan yargılanmadı. Kınanıt lanetlenmedi. Bu deneğim sonrası başka ülkelerde de uygulandı. Şimdi sıra Venezuelada. Kimse ne olacağını da net öngöremez. Çünkü, karşılarında Trump var. saldırgan ve dengesiz. Uluslarası kanıtlama gibi kocaman yalanların da tutmasını beklemez.  Onun için merak ve korku, beklentiye eklendi. Bakalım Çavez dönemiyle Latin Amerika Bolivaris sosyalizmi açan Venezuela Amerikan işkali sonucu sonlandırılacak mı?


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özkan Yıkıcı yazdı: İspanya-Fas hattında neler oldu

Bir haftadır İspanya'nın Afrika topraklarındaki küçük bir yerleşimindeki gelişmeler,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Trafik katliamından genel sistem gerçeğine

Normal yaşamla en anormal kötü koşullar kolayca dönüşür. Sanki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Unutulmaması gereken ülkelerden biridir: Irak

Yakın tarihle Ortadoğu tamamlanınca, emperyalist çağın planlarıyla alakalı uygulama...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bozulan iklim koşullarında siyaset de ısınırken

Temmuz ayına ve yaşadığımız haftaya artık elvedayı çekiyoruz. O...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,913TakipçilerTakip Et
916AboneAbone Ol

Son eklenenler

Dionysis Dionysiou yazdı: Nolan’ın Odyssey’si: Denizden Gelen Düşman Biziz

Düşman ufkun ötesinde beklemiyor. Nolan'ın Odyssey'sinde, o, muzafferlerle birlikte...

Faik Bulut yazdı: Hizbullah ve İsrail kavgasının 20 yıllık bilançosu

Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalar ve mücadelenin tarihi 1980'lerin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye Küresel Serinletme Taahhüdü’nde neden yok?

İnsan kaynaklı iklim değişikliği kentleri yaşanmaz hale getiriyor. Avrupa’da...

Nafiz Özbek yazdı: Alman militarizmi ve sermaye: Almanya’nın yeniden askerileşmesinin politik ekonomisi

İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntılarından doğan modern Almanya, kısmen Hitler faşizmini...

İlhan Uzgel yazdı: Küresel Siyaset Dönüşürken-II: NATO 3.0 nereden çıktı?

Avrupa coğrafyasında ve Türkiye’de savunma, güvenlik konuları olunca dikkatler NATO’ya...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Yapay zekâ krizi senaryosu

Yapay zeka (YZ) alanındaki gelişmeler küresel ekonominin başlıca konusu olmaya...

Volkan Yaraşır yazdı: ‘Efendiliğin reddi’: Üçgen örgütlenme ve direniş ağları

Efendiliğin reddi kolektif bir karşı duruş, yıkıcı bir ayağa...

Canlı yayın