yaklaşımlarÖzkan YıkıcıÜç maymunları oynarken, gelen şoklaşma - Özkan Yıkıcı

Üç maymunları oynarken, gelen şoklaşma – Özkan Yıkıcı

Ercan hava alanı maymun oyununu gayet güzel oynuyorduk. Öyle oynuyorduk ki yeni hava alanının “ha açıldı ha açılacak” modundaydık. Gün veya ay sayırken yeniden saymaya dönüyorduk. Birçok bildiğimiz ta başlangıçtaki yanlışları adeta duymama, görmeme ve bilmeme modunda durmamız da gayet güzel duygusal duruşumuzdu. Artık Nisana gün sayıyorduk. Şirketin de durmadan vergilerinin afedileceği sızıntı haberleri yayılıyordu.

Derken kervan durdu. Mahkeme hem de anayasa yargısı tokat gibi şok dalgası yaydı. Ercan hava alanı mütahitinin yasal kurallara uymadığı ve yetersiz mütahit belgesini açıklıyordu. Açıklıyordu da epey yol katedildi. Bir Besmele çekip makamda işe başlayan makamcımızın hem de ihaleye ters olmasına rrağmenn yaptığı anlaşma da etrafa yayıldı. Yetmedi, kimileri de sonrasındaki başka cici sevilen Şahin makamcımızın yaptıkları ve Ombusmanın bunu yayınlamasına rağmen görevine devam edip, ilgili kuruma küfüerler yağdırtığı dönem de beyinden birden canlandı. Şok dalgaları hemen karşılığını verdi. Verdi de işin üstüne gidilirse, iş Türkiyeye dek gideceği de kesin. Hele de yargı kararı tam da “alan yeniden açılacak ken” veya vergielrin afı olacak ken gelmesi işleri iyice karıştırdı. Ama net olan yargının Anayasal gerçeği ve bu konuda direk bakanların olayda tavırn tercihi koymalarıdır. Zarar ve yasadışılık eklenince de dağ gibi gerçek karşımıza geldi. Maymunlar nasıl dayansın da sağır kör  ve dilsizi oynasın?

Daha bu yutulmadan öteki de sanki kardeşmiş gibi yanına eklendi. Bilinen bir yılık hikaye Sayıştay raporunda ortaya yeniden serildi. Fakat tam K. Kıbrıs politik sahnesi gibi. Çünkü en başta meclis muhalefet medyaları başta olmak üzere Sayıştalığı raporu göndermiyorsun veya yayınlamıorsun diye suçlarken, raporun yaklaşık 3 ay önce meclis komisyonuna gönderildiği ortaya da serildi. Daha da söylenmesi gereken, komisyonun başkanının da muhalefet CTP li vekil olmasıdır. Halbuki başta CTP organı bu konuda ısrarcı şekilde raporun yayınlanmasıjnı istiyordu. Üstelik raporun hazır olduğu, ama seçim denilip ertelendiği de bilinen başka gerçekti.

Yayınlanan Elektrik kurumu yakıt ihaleleri ise klasik bizliktir. Yasalara uymama, Türkiyeleşme eksenli seçkiler hepsi var. K. Kıbrısın sömürgesel ilhaklaşma şeklinden yerel işbirlikçi paylaşım biçimine dek her olgu resmen sanki “buyurun KKTC” şekliyle belgelerle içerikte mevcut. Herşey yaparım abi şirketinden tutun ihale iptalinden yandaşa yüksek fiyatdan kıyak çekmeler ne ararsanız var. Sanki mübarekler eksik brakmayalım amacındaydılar. aKurumun yönetimi, konuyla alakalı makamcılar, hepsinin yanlışlar veya bile bile uygulamanın birliktelikleri sıralatıldı. Bedelini de yüksek elektrik faturasıyla da yurtaşlar ödedi elbet. Kulanılan yetkilerle iptal etme, yandaşa kıyak çekip daha yüksek fiyat ve kalitesi belli olmayan yakıtla bize K. Kıbrıs yapılanış hikayesi ve gelecek hedefi net şekilde işaret edildi. Kurumu yağmalamadan AKSA hedefli gidişatı Sayıştay raporunda öncekiler gibi yeniden yaşatıldı. Ama sonuç şu: dileyen dilediği olguyu alıp kulanma şansı da var. Kimi makamcı Sunat ve Ünaalı, Kimi de sayıştay raporunun elde olup söylenmeme tutumlarını kulanıp kolayca eleştiri yoğunlaştıracakn birilerini kolayca bulduk. Biraz geçmişle de oynansa, hemen öteki partiyi de kolayca raslayacaktır. Ha, Türkiye hep merkezde, AKSA ise artık her yerden çıkıyor.

Görüldüğü gibi 3 Maymunu oynamak kolaydır. Hele de ahali de memnun mesut olursa veya çıkar aşkına gözü de kör olursa işler yolundadır. Bilinen gerçekler vardır. Normaleşir. Kimse dokunmaz. Hele bol yanlış varsa, dilediğini de alıp kulanır. Örneğin Cefer bey Ercandaki yasa dışılığa gürlerken, Girne hastahanesi konusunda eleştirdiği tutuma sarıldığını da unutmadık. Hat da dilerse Jet sgandalındaki Kimlerdir sorusuna yaşadıklarıyla da kolay yanıt verir. Ama, Ercanda gürlerken, Küliğede veya Girne hastahabesinde tam tersi role girip oda kl3 Maymunu oynadı. Aynen elektrik kurumunda olduğu gibi. Orada öylesine yağma oldu ki nereden tutarsan birielri çıkar. Ahmet Amcadan başlayıp Sunat atuna ve en son Üstele kolayca gelirsin. Sadece Aksa sorununa başlarsak mevcut parlementer partilerin hepsini deyişik dönemde işin içinde buluruz.

Ercan işinde ise kocaman çekten başlayıp kazanılan davadaki Besleme çekip imzalayan makamcıya varan zengin oyunlar kolayca öğrenilir. Hele Ombusman kararına şahince meclis kürsüsünden küfreden Şahinin nasıl yeniden makam aldığı da tarihseldir. Ama her kirlilikte kazananlar kendilerini “kurtardı”. Maymunn oynuna dalıpn da şok gelince de toplaya bilirsen topla. Ancak, şok dalgasıyla uyanış veya bilgilerin saçılışı oldu. Ya ahali: bu durum karşısında en azından  tutumu ne oldu? Sayıştay raporunda sayılanların bir yıln önce hem de günü gününe bilgielrle öğrenildi. Tutum ne oldu? Buda sosyolojik siyasal düşünüş sorgusuna girer.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özkan Yıkıcı yazdı: İspanya-Fas hattında neler oldu

Bir haftadır İspanya'nın Afrika topraklarındaki küçük bir yerleşimindeki gelişmeler,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Trafik katliamından genel sistem gerçeğine

Normal yaşamla en anormal kötü koşullar kolayca dönüşür. Sanki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Unutulmaması gereken ülkelerden biridir: Irak

Yakın tarihle Ortadoğu tamamlanınca, emperyalist çağın planlarıyla alakalı uygulama...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bozulan iklim koşullarında siyaset de ısınırken

Temmuz ayına ve yaşadığımız haftaya artık elvedayı çekiyoruz. O...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,914TakipçilerTakip Et
916AboneAbone Ol

Son eklenenler

Dionysis Dionysiou yazdı: Nolan’ın Odyssey’si: Denizden Gelen Düşman Biziz

Düşman ufkun ötesinde beklemiyor. Nolan'ın Odyssey'sinde, o, muzafferlerle birlikte...

Faik Bulut yazdı: Hizbullah ve İsrail kavgasının 20 yıllık bilançosu

Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalar ve mücadelenin tarihi 1980'lerin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye Küresel Serinletme Taahhüdü’nde neden yok?

İnsan kaynaklı iklim değişikliği kentleri yaşanmaz hale getiriyor. Avrupa’da...

Nafiz Özbek yazdı: Alman militarizmi ve sermaye: Almanya’nın yeniden askerileşmesinin politik ekonomisi

İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntılarından doğan modern Almanya, kısmen Hitler faşizmini...

İlhan Uzgel yazdı: Küresel Siyaset Dönüşürken-II: NATO 3.0 nereden çıktı?

Avrupa coğrafyasında ve Türkiye’de savunma, güvenlik konuları olunca dikkatler NATO’ya...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Yapay zekâ krizi senaryosu

Yapay zeka (YZ) alanındaki gelişmeler küresel ekonominin başlıca konusu olmaya...

Volkan Yaraşır yazdı: ‘Efendiliğin reddi’: Üçgen örgütlenme ve direniş ağları

Efendiliğin reddi kolektif bir karşı duruş, yıkıcı bir ayağa...

Canlı yayın