yaklaşımlarÖzkan YıkıcıTürkiyede ne varsa, bizde de olacak! - Özkan Yıkıcı

Türkiyede ne varsa, bizde de olacak! – Özkan Yıkıcı

Aslında olay yeni deyildir. Türkiye de ne oluyorsa, direk buraya da yansıması senelerdir oluyor. Fakat, bazen süsletilerek veya gizletilerek bunlar yokmuşçasına davranılıyordu. Ne zaman AKP yetkilileri bunu yüksek sesle söyleyince ve uygulamalar daha net peşpeşe gelince, biraz olsun birilerine de dokunmaya başladı. Nitekim, özellikle Binali başbakanlığı döneminde sık sık tekrarlandı:d “Bizde ne varsa, sizde de olacak” diyordu. Doğrusu bazı çevreler dışında da herkes memnundu. Yalakalıklı işbirlikçi ruhiyesi ile de “teşekkürler diliyor, şükranlar çekiliyordu”. Önemli handikap, hala Türkiyede olan gelişmelerin hen de buraya direk yansımasına rağmen buradaki önemli kamuoyunun hala görmezden gelmesidir.

Neden böyle bir giriş yaptığıma gelince: Türkiyede bugün Barış Pehlivan beşinci kez hapse girdi. Üstelik TC meclisinden yeni infaz denetim kuralalrının geçmesine rağmen. Cumhurieyt Yazarı Barış Pehlivan yazdığı yazılar nedeniyle beşinci kez hapse girerken, epey ders alıcı tamamlayıcı koşullar da vardı. Türkiyede yine dar bir çevre bunları konuştu. Fakat, şanlı K. Kıbrıs medyası bu konuda da “mezarına giren ölü gibiydi” ibaresini yaşıyordu.

Konuyu anlamanız bakımından bazı noktaları hatırlatalım. Türkiyede ek bütçe yasası konuşulup yasalaşırken, son anda eklenen bir made ile denetimli serbeslik de konuldu. Bütçe varken ansızın gelen bu yeni katgı, içeriğine bakılınca epey yansıtıcı gerçeklikelr vardı. Mafyacılar, tecavüzcüler, hırsızlar, sapıklar ve nice adi suçluları kapzamaktaydı. Fakat, bir yazı nedeniyle ceza alanı kapzamıyordu. Siyasal düşünceleri veya kendilerine damgalatıp terörist denilenleri kapzamıyordu. Böylelikle sapıklardan mafyacılara denetimli kural ile dışarıya kısa cezayla çıkarken, Barış Pehlivan gibi yazdığı yazı nedeniyle hapse girmekten kurtulunamayan bir “hukuki” anlayış yenileniyordu. Bu nedenle Barış Pehlivan kendisinin de kapzam altına alınması isteği de ret edildi..

Kuzey Kıbrıslılar elbet bu konuya ilgisiz kaldılar. Oysa yeni valimizin veya TC elçisinin sistemin önemli “hukukçusu” olduğunu akla getirmek de istenmiyor. Halbuki net şekilde gizletilmeden ve açık açık söylenen ne vardı: “Türkiyede ne varsa, burada da olacak”. Öyle deyilmi, Diyanetin Türkiye fetvaları ve özellikle kadına yönelik söylemlerinin aynen burada da olması bu nedenle tesadüf deyildir. Fakat, nedense onca kadın örgütümüz varken, doğrudürüs epki olmadı. Makamcılarımız ise herşeyi görmezden gelip koltukta kalmayı hedeflemektedir. Onun için sokakta dolaşan “ikiyüzeli bin sterlinlik araba, dostunun büyük seterlin borcunu ödeyen veya dostuna vila alan makamcılar pek de anormal gelmemektedir.

Barış pehlivan olayı önemli. Hele de çıkarılan denetimli serbeslik yasasının da dışında kalma gerekçesi daha da düşündürücü. Fakat, bizim burada buna dikat eden yok. Ben yine acayip beklentilere giriyorum galiba: Türkiyeye sokulmayan insanlarımız varken, burada tarikat tipi gericilik artarken, kadınlara yönelik resmen laflar resmi eksenlerden gelirken ki suskunluk varken, Barış Pehlivan üzerinden konuşulma bekleme hayaline düşüyorum. Ama, ne diyorlardı: Türkiyede ne varsa, burada da olacak! Ali kişmir olayı belkide yeni bir denemedir. Avrupa gazetesi zaten alıştırılan uygulama yargısı şekline sokuldu. Ama, şükran çekmek, teşekkür edip makam kapma kuralı işledikçe, bunlar devamlı işleyen makine gibi işletip sürecektir.

Cumhuriyet gazetesi köşe yazarı ve son Soylu kitabıyla epey yankı yaratan Barış Pehlivan beşinci kez hapse gidiyor. Yazdığı birkaç yazı nedeniyle. Kaldı ki yazdıklarının da yalan olduğunu kimse savunmadı. Başka suç uydurularak cezalandırıldı. Çıkan infazla serbes kalan sapıklar, tecavüzcüler, katiler ve mafyacılar varken, nedense aydınını hapiste tutma veya uydurulan suçla cezaların sürmesine devam ediliyor. Eski Türkiyef Barolar başkanı Turgut  Kazanın idiyası da dikate alınmalıdır: boşalacak ceza evlerine mutlaka birileri de sokulacak. Bunun da anlamı herkes tarafından kolayca anlaşılır. Son söz: unutmayalım: Metin Fevzioğlunun buradaki etkisi malum. İnce hukuk oyunalrını da gayet iyi bilir. Son öretmenler yasasında araya sıkıştırdığı cümleleri nasıl göz ardı edip önemli tehlikelerin de yaşandığı örneği de karşımızda. Ozaman: orada ne varsa burada da olacak tekerlemesiyle ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Brezilya’dan Sırbistan’dan gelen seçim sonuçları

Pazar gecesi gözlerimi yumarken, pazartesi günü sabahı beklediğim birkaç...

Özkan Yıkıcı yazdı: Avrupa rüzgârında gerçekleri yakalarken

Son haftaların adeta tekrarlanan süreci yeniden yaşandı. Başta Fransa,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Türkiye’ye şöyle bir bakalım mı?

Kuzey Kıbrıs, kendi kuralıyla Türkiyeleşen gerçeği içinde seçimler sürecine...

Özkan Yıkıcı yazdı: Mekke İttifakı ve Ortadoğu’da yeni emperyalist hesaplar

Arap ülkeleriyle yakınlaşıp ortak tavra sokuldu. Tabii önemli siyasal...

Özkan Yıkıcı yazdı: Libya’dan gelen haber üzerine

Libya'da aslında Kaddafi sonrası kaosla yaşam şekli sürmektedir. İki...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,267TakipçilerTakip Et
1,140AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özge Güneş yazdı: Brezilya’da yeniden mücadele kazandı

Üç hafta önce bu sayfalarda “Brezilya’da oyun bitmedi” demiştik....

Enver Şat yazdı: COP31’de asıl soru: Dönüşümün bedelini kim ödeyecek?

Dünya fosil yakıtlardan uzaklaşmaya çalışıyor. “Yeşil enerjiye adil geçiş”...

Volkan Yaraşır yazdı: Guy Debord: Yağma mı metanın değer yitimi mi?

2008 sonrası yeni bir isyan dalgasıyla karşı karşıyayız. Önce...

Hasan Kahvecioğlu yazdı: Bir demokrasi şöleninde “gombina” olur mu, olmaz mı?

Ulusal Birlik Partisi, cumartesi günü “aday sıralama” kurultayı düzenledi. Dokuz...

Yonca Özdemir yazdı: Azerbaycan-Türkiye Gerginliği: Kardeşlik başka, vesayet başka?!

Türkiye ile Azerbaycan arasında son zamanlarda esen soğuk rüzgârlar,...

Şener Elcil yazdı: “Bu Beni Geçti Be!”

Geçtiğimiz yıl İngiliz Yüksek Komiserliği’nin her yıl düzenlediği geleneksel...

Ertan Erol yazdı: İspanya seçimleri ve Milei’nin ziyareti

İspanya 29 Kasım’da erken genel seçimlere giderken ve ülkedeki...

Kansu Yıldırım yazdı: Küresel borç ve jeopolitik şoklar

Emperyalist devletler ile bölgesel güçler arasındaki jeopolitik gerilimler, jeoekonomik...

Canlı yayın