yaklaşımlarÖzkan YıkıcıSıra Batı Şeria'da mı? - Özkan Yıkıcı

Sıra Batı Şeria’da mı? – Özkan Yıkıcı

Başlıktaki soru, elbet yyaşananların bir karşılığıdır. Sistemi iyi bilmek, algılarına tutsak olmadan konuları araştırmak oldukça önemlidir. Önümüze bir konu ansızın gelir. Probaganda algı operasyonlarıyla da beynimize kazılır. Sonrasında da ansızın bıçak keser gibi kesip bir yerde brakılır. Taki kamuoyu desteğine ihtiyaç duyulana dek. Bu konuyu Ortadoğuda Filistin bölümünde hep yaşadık. Algılarla gün oldu israilin demokratlığı ile geri yobaz Filistin ikilemi dahi bizi kabullendirildi. Nitekim uzağa gitmeyelim. Son Gazze olayında iki yıl göstere göstere, bağıra bağıra yapılan soykırıma tanık olduk. Öyle bir soykırım ki her yönüyle tarihin kirli karanlık sayfalarını dahi sızlatacak dereceğe gelindi. Birden ansızın kesildi. Bu defa soykırımın efendileri karşımıza havarili barışçı algısına getirildi. Birbakımı soykırım yapan güçleri Gazze geleceğinin söürgeleştirme yeniden döneminde baş rolcu olarak çoktan kabullendirildi. Ama şunu da aynen yaşadık: ilan edilen ateşkes vardı. Israrla medya ile sistem probagandacılar hep Hamas tehlikesine işaret ediyordu. Oysa acaba Hamas uyarmı denilirken, herkes ona yoğunlaşırken, aslında ateşkesi yine onlarca katliyama israilin ihlal etiği bilgisi pek verilmiyordu.

Böyle bir deneğim yaşadık. Üstelik katliyamların korkunçluuüğu da cabası. Salt soykırım değil ablukalarla açlık ile insanların sürülerek vatansız braklıp Gazzenin yeni sermaye sömürgeleşmesinin de hesapları vardı. Bunları yaşadık. Soykırımcıları barış havarisi olarak resmen kabullendirildi. Şovlarla barışçılık oynarken, soykırıma devam denen makine de işlevini sürdürüyordu.****

Bunları neden tekrardan özetledim: çünkü artık net bir algı oyununa düşüyoruz. Kendi kendimizi kandırarak, istenen kirli sayfaları “altın” yaprak olarak kabullenmemiz sağlanmaktadır. Konumuz olan Batı Şeryadaki adımlar da bunun devamı. Zaten iki yıl önce bizat hem de B.M. kürüsüsünde İsrail başbakanı Metanyahu açıklıyordu. Elindeki haritayla Gazzenin Filistinsizleştirip yeni kolonileştirmesini, Batı Şeryanın ilhakıyla orada yaşayan yine Filistinllileri Ürdüne sürmekten söz ediyordu. Fakat, söylediklerini direk pratiğe koyan siyasete rağmen dünya yine umursamadan geçiştirip braktı.

Onun için: kendi kendimizi kandırmayalım. Batı Şerya zaten önemli kısmı hem de kurulan İsrail yerleşimleriyle ilhak pratikte yapıldı. Toprakların çoğu İsrail kontrolunda. Batı Şeerya toprağı olan Doğu Kudüs ile çoktan ilhak edilip başkent ilan edildi. İlk tanıyan da Amerika idi. Ama birden Metanyahu açıklamasıyla Batı Şeryanın ilhak edileceğini belirti. Konu meclise gidiyor. Orada bir oy farkla da kabul görüyor. Üç kez daha yapılacak oylama evetle geçerse, Batı Şerya zaten yerleşimlerle ilhak edilmesini, açıkça yasal boyutla da tamamlanmış hale sokulacaktır. Bir anlamda işkal ilhaklaşma ile tamamlanmış olacak. Şu andaki Batı Şeryanın statüsü işkal altındaki topraktır. Yine konuyla alakalı B.M. kararlarıyla israilin işkali sonlanlandırıp orada bağımsız devlet kurulması anlaşması var. ama İsrail atmışyediden beri işkal altındaki Batı Şeryadan çekilme yerine, yerleşimlerle nifus taşıyıp oranın işkalini ilhaklaşma sürecine çoktan soktu. Buna kararı alan kjuruluşlar dahi pratikte zorlayıcı karar almadılar. Sadece gelecek Filistinli sürgün korkjusuya Ürdün batıya yalvararak engelenmesini veya sürülecek halkın oraya gitmemesini sağlamalarını istemektedir.

Kendi kendimizi kandırmayalım: İsrail ta baştan buraları ilhak edeceğini açıkçça savundu. Uluslarası Cenevre sözleşmelerine aykırı nifus taşıyıp yerleşimcilerle defaktoyla oynadı. İşkalin ilhaklaşma olacağını da gizlemedi. İlk önemli taşı da Doğu Kudüste atıyordu. Dünya sadece lagf söyledi.

Çok geriye gitmek gerekmez: Gazzede katliyamlar soykırıma ulaşırken, Batı Şeryada da boş durulmuyordu. Yerleşikli İsrail Yahudileri Filistinlilere saldırıyordu. Katliyamlar yapıyor, evleri yıktırılıyordu. Tutuklamalar ise olmazın olmazı derecesinde sürüyordu. Giderek oluşan yerleşimler, kurulan duvarlarla da sıkışan Batı Şeryalılar adeta nefes bile alamıordu. Bir yerden bir yere gitmek bile zordu. Fakat, yine de Metanyahu açıklama yaparak aslında olanın ilanını da tekrarlıordu.

Bir de söyletilmeyen gerçekler vardı: Metanyahu faşist liderliği bir yana, yaptığı birçok suçtan yargılanmaktadır. Savaşın yavaşlaması veya normalleşme olma durumunda da hapse girme soncu büyük olasılıktır. Bu önemli siyasal gelecek gerçeği de vardı. Onun için Metanyahu saldırılarla, yeni esaplarla kriz dönemini derinleştirerek hem ayakta durmayı hem de büyük İsrail hedefini gerçekleştirmeğe uğraşıyor.

Bunlar yaşandı ve yaşanacak. Ama herkes biliyor ki Batı Şerya ilhakı çoktan başladı. Ama yeniden gündemleştirme adına konu masaya sürüldü. Amerika ise adeta yalpalar gibi yaptı. Halbuki herkes bilir ki İsrail Amerikadan onay almadan böylesi önemli girişime girişmez. Algı oyunuyla da Amerikaya rağmen yaratısı oluşturup Trumpun yıpranmasını da engeleme kuralı uygulanmaktadır. Ayni durum Gazze soykırım öncesi de yaşandı. Ozaman Baydını yıpratmama adına ayni yöntem uygulandı. Oysa sonradan ortaya çıkan belgelerle Baydının daha baştan olaya desteğin ötesinde planlamada da yardımcı olduğu ortaya çıktı. Bunlar emperyalist siyasal çirkin kurallardır.

Kısaca; aslında Filistini tüketme, israilin toprakları yayma adına belli ki Batı Şeryaya ağırlığı artıracakları net. Hatırlayanlar var: yapılan anlaşmalarla İsrail belirli dönemlerde yerleşim yerleri kurmayı durduruacaktı. Anlaşma yapıldıktan hemen sonra da meclisten yeni yerleşim yerleri kararları geçiyordu. Aynen son Gazze hikayesi gibi. Anlaşılan ateşkesleri hep Hamas bozarmı soruları havada uçurulurken, aslında ateşkese uymayıp katliyama devam eden israili de açık uygulamalarına karşın kimsenin kınamadığı gibi.

Belli olan, israilin bu histeriqüi durdurulmadıkça sadece Batı Şerya değil Ortadoğunun birçok toprağı kendine katılacak. Şimdiden Suriyeden Lübnana birçok verimli toprağa göz koyduğu vw alt yapısını “güvenlik” kelimesiyle doldurduğu da biliniyor. Bölgedeki emperyalis gerçekliğin hayata pratiğidir. Emperyalizme karşı seçenek güçlenmedikçe, direniş hatdı uluslarasılaşıp kendini kanıtlamadıkça, soykırımlar, işkaler ve acı sürgünler yaşanmaya devam edilecek.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özkan Yıkıcı yazdı: İspanya-Fas hattında neler oldu

Bir haftadır İspanya'nın Afrika topraklarındaki küçük bir yerleşimindeki gelişmeler,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Trafik katliamından genel sistem gerçeğine

Normal yaşamla en anormal kötü koşullar kolayca dönüşür. Sanki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Unutulmaması gereken ülkelerden biridir: Irak

Yakın tarihle Ortadoğu tamamlanınca, emperyalist çağın planlarıyla alakalı uygulama...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bozulan iklim koşullarında siyaset de ısınırken

Temmuz ayına ve yaşadığımız haftaya artık elvedayı çekiyoruz. O...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,913TakipçilerTakip Et
916AboneAbone Ol

Son eklenenler

Dionysis Dionysiou yazdı: Nolan’ın Odyssey’si: Denizden Gelen Düşman Biziz

Düşman ufkun ötesinde beklemiyor. Nolan'ın Odyssey'sinde, o, muzafferlerle birlikte...

Faik Bulut yazdı: Hizbullah ve İsrail kavgasının 20 yıllık bilançosu

Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalar ve mücadelenin tarihi 1980'lerin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye Küresel Serinletme Taahhüdü’nde neden yok?

İnsan kaynaklı iklim değişikliği kentleri yaşanmaz hale getiriyor. Avrupa’da...

Nafiz Özbek yazdı: Alman militarizmi ve sermaye: Almanya’nın yeniden askerileşmesinin politik ekonomisi

İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntılarından doğan modern Almanya, kısmen Hitler faşizmini...

İlhan Uzgel yazdı: Küresel Siyaset Dönüşürken-II: NATO 3.0 nereden çıktı?

Avrupa coğrafyasında ve Türkiye’de savunma, güvenlik konuları olunca dikkatler NATO’ya...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Yapay zekâ krizi senaryosu

Yapay zeka (YZ) alanındaki gelişmeler küresel ekonominin başlıca konusu olmaya...

Volkan Yaraşır yazdı: ‘Efendiliğin reddi’: Üçgen örgütlenme ve direniş ağları

Efendiliğin reddi kolektif bir karşı duruş, yıkıcı bir ayağa...

Canlı yayın