yazılariktibasSaray’da bir vaiz - L. Doğan Tılıç

Saray’da bir vaiz – L. Doğan Tılıç

Orjinal yazının kaynağıbirgun.net
Kategori:

Geçen cumartesi, Trump’ın Gazze’yi “satın alacağım” sözlerine karşı Türkiye’deki sol partilerin hiç açıklama yapmadığını iddia eden yabancı elçilik mensubuyla hararetli bir tartışmaya tutuştum; “Yaptılar; uluslararası hukuka aykırı, etnik temizlik dediler” diyerek. Neyse ki, diplomatik nezaket sınırları içinde kaldık ve birbirimize “kanıt göster” diye meydan okumadık.

Ertesi gün sol partilerin resmi websitelerine baktığımda, elçilik mensubunun kısmen haklı olduğunu gördüm.

Sol, Trump’ın sözlerinin “Konuşmaya değer hiçbir yanı yok” diyemez. O sözler sadece Gazze’yi, Ortadoğu’yu, ABD’yi ilgilendirmiyor. Çökmekte olan imparatorluk dünyayı ateşe verecek adımlar atar ve pek çok ülkede ona eşlik edecek liderler iktidar olurken, konuşmalıyız!

7 Şubat’ta Beyaz Saray’ın resmi websitesinde, Trump’ın imzaladığı atama kararları arasında, yeni kurduğu İnanç Ofisi’nin başına “kişisel dini rehberi ve manevi danışmanı” Paula White-Cain’i getirdiği vardı.

Bir tür Evangelist tarikat lideri olan ve “Başkan Trump’a ‘Hayır’ demek Tanrı’ya hayır demek olur”, “Şu anda ruhani bir savaşın içindeyiz. Başkan Trump’ın amacına ve çağrısına karşı birleşmiş, tüm şeytani ağlar yok olsun, yıkılsın, İsa’nın adıyla!” diyen biri.

Lideri böyle kutsayıp, ona ilahi güç ve dokunulmazlık atfederek bir tür mesih muamelesi yapma haline yabancı değiliz.

Avrupa’nın o kafadakileri de 8-9 Şubat’ta Madrid’de toplanıp Trump’ın Gazze planını konuştular, onun başkanlığının aşırı sağ/faşist çizgilerinin etkilerini artırmasını, dünya genelinde benzer düşüncedeki siyasi hareketlerle ilişkilerini güçlendirmelerine yardımcı olmasını beklediklerini vurguladılar.

Bu, Trump’ın başkomutanlığında; Hristiyan değerleri için, göçmene, kadına, eşcinsele, sömürülerinin önüne engel olabilecek her türlü kurala ve eski devletin kendilerine ayakbağı olan tüm kurumlarına karşı bir tür Haçlı Seferi başlatma hali. Aşırı sağ diye hafifletilemeyecek, her yerden duyulan küresel faşizmin ayak sesleri…

Bağımsız ve iktidara biat etmemiş her akademisyenin, gazetecinin, yargıcın, vatandaş olmanın bilincine varabilmiş herkesin duyması ve karşısına güçlü bir duvar örmesi gereken bir yürüyüş… Meksika Körfezi’nin adını Amerika Körfezi yaptım, ya öyle dersin ya da yasaksın (!) diyen, imparatorluğun çöküş anında ama çökerken milyonlarca insana acı çektirecek bir yürüyüş.

Palantir Technologies’in CEO’su Alex KarpElon Musk’ın ABD’nin geleneksel denge ve denetleme kurumlarını yok etme işinin başına getirildiği bu yürüyüşü “bazı insanların kafasının kesileceği bir devrim” olarak niteledi.

Demokrasiden kalan kırıntıları ve kesilmesi düşünülen kafamızı korumak için, özgürlüklerimizi, hukuku, adaleti, temel insan haklarını hedef alan bu yeni kabile düzenine karşı en geniş direniş hattını kurmak zorundayız.

Para ve bilgiyi küresel ölçekte yönlendiren güç odaklarının topyekûn saldırısıyla karşı karşıyayız. Musk’ın; “Geçmişin suçluluk duygusuna fazla odaklanılıyor” diyerek, Almanları23 Şubat’taki seçimde, Nazi utancından sıyrılmaya ve “Almanya’yı sadece o kurtarabilir” dediği AfD’ye desteğe çağırmasının biricik nedeni Avrupa’daki tek Tesla fabrikasının Brandenburg’da olmasına bağlı bir “duygusal”lık değil. Aynı zamanda faşizme karşı biriktirilen tarihi kültürel bilinci yok etme hamlesi!

O yüzden, Trump’ın Gazze’ye sahip olma planının “dikkate almaya ve konuşmaya değer yanı” çok!

O yüzden; demokrasiden kalan kırıntıları, kuralları ve kurumları, yasallık ve anayasayı saraylardaki vaizlere yaslanan keyfi tek adam rejimlerine karşı korumak, ulusal sınırları aşan bir önem taşıyor.

Başarının yolu da kendimizi ve isimleri, otokritik rejimlerden kurtulmak ortak hedefinin önüne koymadan, hedefi aynı olan herkesin kol kola girdiği büyük bir yürüyüş başlatmaktan geçiyor! Bir yerde başarmak, başka yerlerde başarmaya çalışanlara da güç veriyor!


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Serdar Paulo Erdost yazdı: Komünistler Graz’da güven tazeledi: Fırtına ortasında kızıl bir vaha

Avusturya’nın güney eyaleti Steiermark’ın başkenti Graz’da belediye başkanlığı seçimini...

Ela Ava yazdı: ABD ile mutabakat İran içindeki ayrımları alevlendiriyor

İran ile ABD arasındaki gerilim bir adım ileri, iki...

Vivian Avraamidou Ploumbis yazdı: Siyasetin Başaramadığını Başardı

Dün gece Facebook'ta dolaşırken, birkaç saatliğine de olsa Kıbrıs'ın...

Ali Deniz Kılıç yazdı: Sırrı Süreyya’nın ayrımı: Barış başka, çözüm başka mı?

Hansel ile Gretel, ormanın derinliklerine terk edileceklerini anlayınca eve...

Fernando Buen Abad yazdı: Hayal kırıklığı sarmalı: Dünya kupasının anestezi etkisi

Her futbol dünya kupası, gezegen çapında dev bir toplumsal...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,929TakipçilerTakip Et
886AboneAbone Ol

Son eklenenler

Dionysis Dionysiou yazdı: Sıfıra Dönüş Olmadan, Aşamalarla Çözüm – Kıbrıslılar Hangi Çözümü Kabul Edebilir

Eğer Kıbrıslı Rumlar, çözümün uygulandığını, toprakların geri verildiğini, garantilerin...

Ecehan Balta yazdı: 35×35: Fosile Elektrikli Makyaj

COP31’e giderken Türkiye’nin iklim diplomasisinde öne çıkardığı yeni hedefin...

Serdar Paulo Erdost yazdı: Komünistler Graz’da güven tazeledi: Fırtına ortasında kızıl bir vaha

Avusturya’nın güney eyaleti Steiermark’ın başkenti Graz’da belediye başkanlığı seçimini...

Hediye Levent yazdı: Irak’ta yüzyılın operasyonları ve temkinliler!

Irak yolsuzluk operasyonu ile çalkalanıyor. Irak basınında yerin 4...

Ceren Ergenç yazdı: Çin platformlarına gümrük duvarı: Aynı verginin iki ucunda Türkiye

Avrupa Birliği 1 Temmuz’da, değeri 150 avronun altındaki paketlere...

Kavel Alpaslan yazdı: NATO neden bir mafya örgütüdür?

Mafya denince gözümüzde canlanan resim sadece ‘yeraltına’ aitmiş gibi...

Metin Yeğin yazdı: ‘Terra Viva’ kooperatifi

Bayağı fabrikaydı işte. Kocaman binası, sütlerin, peynirlerin, peş peşe...

Özkan Yıkıcı yazdı: Köylüm Bektaş Göze’nin ardından

İkimiz de Dilirga bölgesinde doğduk. Köylerimiz ayrı olsa da...

Canlı yayın