yaklaşımlarÖzkan YıkıcıMart ayının ilk yarısından yakın tarihi anımsarken - Özkan Yıkıcı

Mart ayının ilk yarısından yakın tarihi anımsarken – Özkan Yıkıcı

Resmi siaysetsiyasetciler hep tekarlarlar; “Geşmişi unutmayın”. Kelimeler doğru olsada, onlar kulandığı için onlarda yaalnlaştı ve içeriği boşaltıldı. Şunu daha net yazalım: Geşmiş derken de sadece kendi istedikleri ve söyledikleri yalanların bilinmesi gerçeği oluyor. Burda dahi sıkılmadan yalan söyleyerek tıpkı her konuda olduğu gibi işine geleni ve kendi uydurğu günlük çıkarına göre geşmiş çizilmektedir. Ama onların tekerlemesine ben uyarak, sadece Mart ayının yaşadığımız şu ufak günlerinin yakın tarihsel anlamlarını şöylesine dar köşemde yazacam. Bazılarına ibret olsun ki yakın tarih anımsanınca yine resmi siaysetin çirkin yüzünü bulacağız.

Mart tarihinde en başta daha ilk günlerde bizim resmi “tarihimizle yüzleşilecek” gün olmaktadır. Bir anda ezberleri tabuları sihirleri bozacak gün oluyor. 4 Mart 1964 tarihinde Güvenlik Konseyinin Kıbrısla ilgili aldığı kararın yıl dönümü oluyordu. Yeni yeni başlayan “Toplumsal”  çatışmalar sorası alınan karar resmen günümüz Kıbrıs cumhuriyetini Uluslarası kararla şekilendirdi. Özelikle Türklerin geri Kıbrıs Cumhuriyetine dönmemesiyle sonuçta şimdiki yönetsel koşular o tarihle yaşandı. Hani ikide bir bizim resmi tarihciden siaysetcilere “Kıbrıs cumhuriyetini rumnlar işkal etti” söylemine resmen bu evrensel kararla öyle olmadığı tam aksine kaçıldığı belgesi olarak tarihe yazıldı. Sadece bizim ve Türkiyedeki çevreler bu kararı yok sayarak hatta Türkiyenin ilgili kararı kabul etmesi dahi gizletilmektedir. İlgili karar sadece Kıbrıs yapısında önemli tarih olarak kalmadı; Daha sorası yapılan gizli görüşmelerle soradan ortaya çıkan belgelerle, Yunan iç savaşı Sosyalist Komonist katili ve Kıbrıs olaylarında rolu olan Grivasın “solu ezme” adına Kıbrısa dönüşü İngiltere ve Türkiye tarafından kabul edildi. Ayrıca Açerson pilanı da bu sürecin devamı olarak yine Garantörlerce başta Amerikan katgısyla geliştirildi.*****

8  Mart emekçi kadın günü de ayni ayın önemli tarih belgesi; Gariptir gelinen noktada çalışan mücadele eden Kadınlar yerine hep resmi eksenli şov ve posmoderin analyışla kutlatılmaya uğraş verildi. Talebpler hep sayısal rakam kotasına ve metalaştırma açılımına konuldu. Deyişim yerine sistemden pay almaya yoğulaştırdı. En önemli çaba ise; ilgili günü gününe öz olarak yaşatmak isteyenlerin baskıya uğralamalarıdır. Bunu Türkiyede zaten 8  Mart günü öncesi tutuklanan kadınlarla ısbatlandırıldı.****

Yakın tarihin önemli gün buluşma rakamı 12 Mart oluyor. Türkiye yakın tarihinin ibret belgesi olmaktadır. Yapılan askeri darbenin resmen emperyalist sistemle yeniden daha sağlıklı ilişki kurma günü oluyordu. Bir yanda katliyamlar işkenceler olurken, Türkiye oligarşik yapsında sermaye daha etkin hale geliyor, emperyalist Yeşil kuşak temeli atılıyor ve Orta doğu Nato eksenli güçlü yeni itifaklar oluşuyor. Ayni tarih daha yakın dönemdeki Gazi Mahalesi katliyamı yapılış yıl dönümü oluyor. Ancak bu olay resmen taranarak katlederek yapılamsına karşın olay yargıda sonuçlanmadı. Açığa çıkmayan önemli tarihsel katliyam olarak tarihe yazıldı.

Bir de Türkiye dediyimiz için 16 Martı anmadan olmaz: 12 Eylül darbesine giden yolda, artık sivil faşistlerin yetersiz olması sonucu, kitlesel katliyamın başlangıç tarihi oluyor. İstanbul ünversitesinde öğrencilerin üzerine bonbalar atılyor ama kimse sonuçta yargılanıp ceza dahi almıyordu. Bu olay dönemeç bakımından oldukça önemli yer aldı.

Çok deyil; Bir yıl öncesine gidelim; Bu kez yer Japonya; Önce deprem ve sora Tusinami olayı oldu. Burda resmen şu yeni tartışma başladı; Nükler santralerin güvenirliği sorgulandı. Gariptir Japonya gibi önemli bir ülkede bu sonuç yaşanırken ve Almanyadan ingiltereye etkisi olurken, sanki “tanrının dokunulmaz yeriymiş gibi” Türkiyede Akuyu nükler santrali kuruluyor. Öyle bir yer ki Fay hattı gerçeğine rağmen dinin ilahisi ve tanrının izniyle yola devam ediliyor.

Bu hafta size kısa yakın tarihi çeşitli olaylarıyla hatılattım: Kıbrısın ufak gerçeğinden günümüz Türkiyesine ve Nükler santrallerden birden ufak yazıda çok olay buldunuz. Bakalım birileri de yaşadığımız dünyanın Emperyalist çağ olduğunu anımsayacakmı? Yoksa sistemin istediği gibi, Emperyalist kelimesini dahi kulanmadan, sistem içinde en iyi olma kavgasında doğrularda boğulacakmı? Karar elbet okuyucunundur.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Kaygan Zeminde Kayganlaşırken, Yaprak Misali Savrulmalar

Senelerdir Ortadoğu başlığında durmadan yazıp çizdik. Bazen ülkeler düzeyinde,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sızdırtmalardan Öngörülere Kıbrıs

Adamızda yine diplomatlar gezileri başladı. Amaç malum: Kıbrıs sorunu....

Özkan Yıkıcı yazdı: Kolombiya’da kırılma sürecine girildi

Özellikle bu yıl direkt Kolombiya ile alakalı makaleler yazdım....

Özkan Yıkıcı yazdı: İki garantörümüzdeki gelişmeler

Bizde sık sık kullanılan, her olguda zehirli olup olmadığına...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kıbrıs müziğinden bir kesit

Kuzey Kıbrıs'ın sosyolojik yapısı darmadağın oldu. Karmakarışık bir hâle...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,938TakipçilerTakip Et
880AboneAbone Ol

Son eklenenler

Umut Can Fırtına yazdı: Latin Amerika kaynıyor

ABD’nin Küresel Güney’deki hegemonya tesisi stratejisiyle iyice belirginleşen Latin Amerika’daki...

Hediye Levent yazdı: NATO zirvesi, Barrack ve ekonomik örümcek ağı!

Amerika’nın Ankara Büyükelçisi ve aynı zamanda Suriye ile Irak...

Metin Yeğin yazdı: Bir ihtiyaç olarak komünal ekonomi

Bize her gün aynı masalı anlatıyorlar. Herkes kendi başının...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kaygan Zeminde Kayganlaşırken, Yaprak Misali Savrulmalar

Senelerdir Ortadoğu başlığında durmadan yazıp çizdik. Bazen ülkeler düzeyinde,...

Mihalis Stavru yazdı: Bu adada sadece biz yaşamıyoruz

“Politis” gazetesinin birkaç gün önceki manşeti, bazılarının yaşadığı yanılsamayı...

Özge Güneş yazdı: Kolombiya’dan kıtaya neofaşist kuşatma

Kolombiya tarihinin en kritik siyasi süreçlerinden birini geride bıraktı. Ülkenin...

Şener Elcil yazdı: Muhalif Olmak

Bir ülkede hükümetlerin görev yapma süresi, muhalefet edenlerin başarısı ile ters...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sızdırtmalardan Öngörülere Kıbrıs

Adamızda yine diplomatlar gezileri başladı. Amaç malum: Kıbrıs sorunu....

Canlı yayın