yaklaşımlarÖzkan YıkıcıKırım köprüsüne saldırı sonrası - Özkan Yıkıcı

Kırım köprüsüne saldırı sonrası – Özkan Yıkıcı

Geçen hafta sonuna doğru infilak derecesinde haber ortaya serildi. Kırım Rusya arasındaki ulaşım köprüsüne imtihar saldırısı gerçekleştirildi. Hemen kısa zaman sonra, Ukrayna yetkilileri sevinç mesajları verdiler. Reklam panolarıyla olay kutlandı. Bizat Ukrayna başkanının yardımcısı “bu başlangıçtır” sevinç demeci geldi. Tüm bunalar adeta Rusyaya meydan okumaydı. Kurulan Kırım Rusya köprüsüne düzenlenen saldırıyla “ki imtihar tipi saldırıydı” ulaşım bağlarının devam edemiyeceği de tahmin ediliyordu. Bu sevinç, daha gün sonuna gelinmeden ışıklarla tren yolunun yeniden açılmasıyla sesizliğe dönüştü. Sonra da Rusyanın karşılığı korkuyla beklenmeye geçildi.****

Kısa bir önemli uyarıyla yazıya devam edecem: Ukrayna savaşıyla da yeniden anladığım önemli dikate alınacak gerçek yeniden beleğime geldi. Özellikle son dönemde daha ağırlıklı yaşanması da uyarıyı artırmaktadır. Yaşanan olaylar ve probaganda gücü dengesizliği sonucu, haberleri dikatle mümkün olduğu kadar süzerek alıp yorumlamanın önemini anladım. Çünkü, Ukrayna veya başka siyasal gelişmelerde tarafcıl yön ve sansürleme oldukça yaygınlaştı. Algı operasyonları sık sık kulanılan yöntemdir. Bu nedenle probaganda algısıyla yalan veya tek yanlı tutsağa düşmeme adına hem birikimimi, hem bilginin kaynağını dikkatli kulanma gereksimim iyice artıyor. Özellikle de Ukrayna savaşında batı medya inanılmaz algı operasyonları yapmaktadır. Üstelik, faşizmin de yükselmesi ile habrciliğin düşürülme tuzakları da yoğunlaştı. Bu neden sonucu Kırım köprüsü saldırısını daha iyi anlama adına biraz bekledim. Fehim Taştekin ve Ceyda Karanın da makalelerini de dikkatli okuuduktan sonra birkaç söz yazmaya ancak karar verdim. Haber ve kaynak oldukça birbirini tamamlayan önemli esruman haline çoktan geldi.

Bizim memleketde ise zaten dış habere fazla önem verilmiyor. Bu nedenle çoğu zaman batı veya Türkiye kaynbaklı tek tip haberi alıp orada brakırlar. Çok yanlış bilgi vermenin de önemli tehlikesine açık kapı da brakmaktadırlar. Ukrayna savaşı veya daha yakınan en tehlikelki şekliyle Kıbrıs ile öteki ülke ilişkilerinde hep tek yanlı ve daha dar şekliyle, bizim politik demeçlerle olayı sunup brakırlar.****

Ukrayna krizinde özellikle Rusyaya karşı provakatif saldırılar son dönemde tırmandı. Salt Kırım köprüsü değildi. Daha önce de özellikle Avrupaya gaz taşıyan Kuzey boru hatlarına  sabotajlar gerçekleştirildi. Dikati çeken, bu provakasyonlardan hem de sık önlem alma zorunluluğuna gelme tehlikesini yaşayan AB ülkeleri nedense olay hakında fazla demeç vermediler. Sanki uzaydaki bir provakasyondan söz eder gibiydi. Bana bu epey kuşkulun geliyordu. Birçok çevre bunun direk ABD eksenli olma olasılığının büyük olduğunu söyledi. Yine de medyalar gündeme fazla sokmadılar. Buna benzer bazı Rusya eksenli ekonomik veya enerji tesisine saldırılar ya gerçekleşti veya engelendi. Kırım Köprü imtihar saldırısı Rusyanın kırmızı çizgisini resmen zorladı. Hele olay sonrası ukraynadaki sevinç durumunun ahmakcad erecesinde de kışkırtıcı oluşu, yanıtın pek gecikmeyeceği tahminini artırdı.

Rusya önce bekledi  Soruşturma yaptı. Ordu içinde bazı düzenlemeler hemen gerçekleştirdi. Fakat, beklediği batının bu tür eylemleri en azından uyarıcı bulma tutumlarına hiç raslamadı. Belli ki Rusyayı kuşatma ve etkisiz brakma eylemleri olduğu kendilerince artık kesinleşti. Öyle ki bugün Kİyef yeniden füzelerle tanışmaya başladı. Bu durum, Ukraynada yeni tırmanışla savaşın taktiksel değişik kuralların gündeme  sokulacağı işaretleridir. Zelenskinin şımarık kukla gibi oynaması, çekinmeden üçüncü dünya savaşını dahi çağırma sözleri, provakasyon ortamının epey yaygın olduğunu anlamaktayız. Buna Polonyanın da eklenmesi tesadüf değildir. Polonya faşist gerici rejimi de Ukrayna fırsatını iyi kulanıyor. Hem Rusyaya karşı duruşunda destek bulurken, başta AB devletlerinin kendi devletinin otoriterliğini eleştirmelerini de kestirmdi. Ayni teranenin Estonyada da olması epey tehlikeli. Çünkü Estonyada önemli nifusun da Rus olduğu hep unutuluyor. AB yapısını üye alırken ki Ruslarar karşı koyduğu ayrım buradaki rejimi de epey şımartığı anlaşılıyor.

Kırımda yeni bir infilakla işler karıştı. Rusyala bağlantıyı kuran köprüye imtihar saldırısı gerçekleşti. Uzun vadeli etkili olacağı beklentisi ise şimdiden fos çıktı. Ayni günün gecesinde köprüdeki ışıkların parlaması ve ulaşımın tam olmasa da başlaması, Ukrayna ve yandaşlarını hayal kırıklığına uğratı. Rusyanın yanıtının ise şimdilik Kİyef füzelenmesiyle başlaması da devamının korkuyla beklenmesi sürecine girildi. Belli ki Ukraynada daha oyanacak kart çok. Hele de Zelenski gibi bir şımarık lider, batının faşizmi hortlatacak derecede rus karıtlığı, Rusyada Putin otoriterliği, uzaktan savaştırıp karıyla elerini ovuşturan Amerikanın ise savaştan kar ve etkisini hisetmeyerek sürdürtme karmaşasında yarının hangi yeni siyasal kararla uyanacağımız da net değildir. Ama nelerin olacağı korkusu son Kırım faciyasıyla ve arada kimyasal veya nükler lafların duyulmasıyla, epey endişe yaratması da önemsiz değildir. Sadece K. Kıbrısta habersiz olup kendi döngüsünde dönenlerin bunu anlamamasını da anlamak gerekir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özkan Yıkıcı yazdı: İspanya-Fas hattında neler oldu

Bir haftadır İspanya'nın Afrika topraklarındaki küçük bir yerleşimindeki gelişmeler,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Trafik katliamından genel sistem gerçeğine

Normal yaşamla en anormal kötü koşullar kolayca dönüşür. Sanki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Unutulmaması gereken ülkelerden biridir: Irak

Yakın tarihle Ortadoğu tamamlanınca, emperyalist çağın planlarıyla alakalı uygulama...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bozulan iklim koşullarında siyaset de ısınırken

Temmuz ayına ve yaşadığımız haftaya artık elvedayı çekiyoruz. O...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,914TakipçilerTakip Et
916AboneAbone Ol

Son eklenenler

Dionysis Dionysiou yazdı: Nolan’ın Odyssey’si: Denizden Gelen Düşman Biziz

Düşman ufkun ötesinde beklemiyor. Nolan'ın Odyssey'sinde, o, muzafferlerle birlikte...

Faik Bulut yazdı: Hizbullah ve İsrail kavgasının 20 yıllık bilançosu

Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalar ve mücadelenin tarihi 1980'lerin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye Küresel Serinletme Taahhüdü’nde neden yok?

İnsan kaynaklı iklim değişikliği kentleri yaşanmaz hale getiriyor. Avrupa’da...

Nafiz Özbek yazdı: Alman militarizmi ve sermaye: Almanya’nın yeniden askerileşmesinin politik ekonomisi

İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntılarından doğan modern Almanya, kısmen Hitler faşizmini...

İlhan Uzgel yazdı: Küresel Siyaset Dönüşürken-II: NATO 3.0 nereden çıktı?

Avrupa coğrafyasında ve Türkiye’de savunma, güvenlik konuları olunca dikkatler NATO’ya...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Yapay zekâ krizi senaryosu

Yapay zeka (YZ) alanındaki gelişmeler küresel ekonominin başlıca konusu olmaya...

Volkan Yaraşır yazdı: ‘Efendiliğin reddi’: Üçgen örgütlenme ve direniş ağları

Efendiliğin reddi kolektif bir karşı duruş, yıkıcı bir ayağa...

Canlı yayın