iktibasKavel AlpaslanKıbrıs’ta Varoşa’nın keder turizmi - Kavel Alpaslan

Kıbrıs’ta Varoşa’nın keder turizmi – Kavel Alpaslan

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net

İngiliz Fantastik Roman Yazarı Terry Pratchett’in yarattığı Diskdünya’da başrollerden biri turisttir. Üstelik Diskdünya’nın gördüğü ilk turisttir! Fakat İkiçiçek isimli bu turist, çevresindekilerce her zaman ‘ahmak’ olarak tarif edilir. Çünkü hali vakti yerindeki ülkesinden ‘macera’ arayışıyla kalkarak daha karmaşık-yoksul ‘gerçek’ dünyaya gelen İkiçiçek için kanlı bir meyhane kavgası ‘otantik’, sıtmadan kırılan bir köy ise ‘şirindir.’ Uçurumdan aşağı baktığında gördüğü sarp kayalıklar onun aklına ölümü çağrıştırmaz; ‘çizilmeye değer görüntü’ anlamına gelen ‘Pitoresk’ demekle yetinir. Ne de olsa ona göre asıl olan ‘deneyimdir’!

Erdoğanlı açılış, tepki ve istifalar…

Kıbrıs’ın Mağusa kentinin yanı başındaki Varoşa (Maraş), savaş öncesinde tüm dünyadan gelen turistlerin akın ettiği bir yerleşimdir. Oldukça geniş bir alanı kaplayan bölge, beş yılı aşkın süredir yeniden turist ağırlıyor. Ancak bu sefer sıra dışı bir turizm endüstrisine ev sahipliği yapıyor…

Zamanında lüks oteller ve şık mağazalarıyla göze çarpan Varoşa 1974’te terk edilir. Bölgedeki Rum nüfusun geride bıraktığı Varoşa, kuzey ile güney arasında kalan gri bir bölgedir. Bu da uzun yıllar boyunca süren statü tartışmalarına neden olur.

Ekim 2020’de Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın inisiyatifiyle Varoşa’nın 1.5 km’lik sahil hattı görkemli bir seremoniyle açılır. Bu olay dönemin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı başta olmak üzere Kıbrıs siyasetinde büyük bir tepkiye neden olur. Akıncı, Varoşa’nın seçim malzemesi edildiğini söyler. Hatta Erdoğan’ın yanında yer alan Dönemin Başbakanı Ersin Tatar’ın koalisyon hükümeti içerisinden de tepki ve istifalar gelir.

KKTC, Varoşa (Maraş) bölgesi
KKTC, Varoşa (Maraş) bölgesi

O günlerde Kıbrıs basını, Varoşa’nın Erdoğan tarafından bir fatih edasıyla açılışını eleştirir ve adadaki çözümsüzlüğü derinleştirdiğini dile getirir.

Varoşa’nın açılışı Türkiye’de de o dönem epey ses getirdiği için hikayenin buraya kadarki kısmına aşinayız. Son zamanlarda asıl dikkat çekici olan bu açılışın tam olarak neye benzediği? Nasıl bir turizmin deneyimlendiği?

Mağusa’dan yürüyerek gidebileceğiniz Varoşa’nın girişine gelmeden önce neşeli müzikleriyle dondurma arabaları sizi karşılıyor. Bu görüntü insana tatil beldesi hissi veriyor. Polis noktasını geçtikten sonra bisiklet kiralama noktası bulunuyor. Aileler için çok pedallı bisikletler, hatta sürücülü golf arabaları da mevcut. Bu da yine aynı sıcak duyguları canlandırıyor.

KKTC, Varoşa (Maraş) bölgesi
KKTC, Varoşa (Maraş) bölgesi

Fakat yüzünüzü etrafınıza çevirdiğinizde gördüğünüz metruk binalar sizde bambaşka bir iz bırakıyor. Yağmalandıktan sonra doğanın ele geçirdiği yapılar bir zaman kapsülünü andırıyor. Bölgede görev yapan Türk askerlerinin “Bingöllü 97/4, İzmirli 67” gibi yazılamaları haricinde 1974’ün sonrasına ait pek bir iz yok. Döneminin lüks yerleşimlerinin yerinde yeller esiyor.

Açılışın ardından Varoşa’nın tur yoluna dökülen gıcır gıcır asfalt sizi önce sahildeki kafeteryalara götürüyor. Ardından restore edilmiş bir mescitte son buluyor. Zaten yolda, 1-2 kafe ve mescit hariç yeniye dair pek bir iz yok. Mescidin etrafına bir dizi hatıra dükkanı açılmış. Bir tanesinin önünde dekor olsun diye yerleştirilmiş paslı bir atlı oyuncak, öbürünün önündeyse sağda solda bulunup toplanmış küflü insan ayakkabıları duruyor.

Tüm bu ürkütücü manzaraya rağmen her yer fotoğraf çektirme telaşından başka pek bir şey düşünmeyen turist yığınıyla dolu. Turistlerin büyük bir çoğunluğunu net bir şekilde Kıbrıslılardan ziyade Türkiye’den gelenler oluşturuyor. “Hayalet şehre nasıl gidilir?​” diye yol sorduktan sonra Varoşa’ya ulaşan üçüncü uyruklu turistlerin sayısı da az değil.

‘Dark tourism’ yani ‘karanlık/keder turizmi’

KKTC, Varoşa (Maraş) bölgesi
KKTC, Varoşa (Maraş) bölgesi

Bugün selfie çubukları ve aksiyon kameraları istilası altındaki Varoşa’da deneyimlenen turizmin bir adı var: ‘Dark tourism’ yani ‘karanlık/keder turizmi.’ Geçmiş trajedilerin üzerine kurulan endüstri aracılığıyla ziyaretçi çeken bu uygulamanın dünyada pek çok örneğini görmek mümkün. Örneğin 1986 yılında yaşanan Çernobil nükleer faciasının ardından Ukrayna’ya seyahat edenler için hazırlanan turlar, rotalar ve hatta hediyelik eşyalar var. Ya da Nazilerin sayısız insanı katlettiği Polonya’daki Auschwitz-Birkenau gibi ünlü toplama kampları da -içeriği daha başka olmasına rağmen- bu kategoriye dahil edilebilir.

Yine de insanı daha kasvetli düşüncelere sevk eden bu turizme genel bir isim verilse de örnekler arasında ciddi renk farkları var: Bir Nazi toplama kampını ziyaret eden kişi, faşistlerin dünya halklarına verdikleri zararı daha yakından öğrenmek, belki bir ders çıkartmak isteyebilir. Nitekim çoğu müzeye dönüşen bu yerleşimlerde kurulan anlatı da ziyaretçiyi bu sorgulamaya itmeyi amaçlar. Öte yandan bir perili köşke giden kişinin hiçbir siyasi/toplumsal kaygısı yoktur. Olması da beklenemez.

Gelgelelim Çernobil -ya da Varoşa- gibi yerlerde sınırlar iyice muğlaklaşır. Ziyaret gerçekten tarihsel bir olaya yakından göz atarak sonuçta bir fikir edinmeyi mi amaçlar? Yoksa sadece bu ‘Egzotik yerde bulunmuş olmak’ ve bunu diğer kişilere göstermek mi asıl seyahat nedenidir? Evet, hikaye hangi perspektifle olursa olsun açıkça siyasi-toplumsal sorgulamayı dayatır. Fakat ‘deneyim pazarlama’ üzerine kurulu dijital görsel tüketim kültürü günümüz dünyasında bu düşünceleri kolayca geri plana itebilir.

Adadaki çözümsüzlüğün lunaparkı

KKTC, Varoşa (Maraş) bölgesi
KKTC, Varoşa (Maraş) bölgesi

Şöyle sorabiliriz: İnsanlar neden felaket, ölüm ve acıyla ilişkilendirilen yerlere seyahat eder? Belki yaşananların izlerine bizzat tanıklık etme arzusu, yasaklı olanı görme isteği, kurbanlara saygı sunma ve acıyı anlama çabası, bir ders çıkartma ya da tıpkı bir korku tüneli gibi ürperti-korku duygusunu kontrollü bir şekilde deneyimleme düşüncesi için olabilir mi?

Tüm bunlar Instagram ya da YouTube odaklı ‘görsel turizmle’ birleşince çok daha trajik bir tablo ortaya çıkıyor. Bu platformlar aracılığıyla insanlar “Girilmeyen yere girdim” diyebilmek için Varoşa gibi görsel olarak sahiden etkileyici bir mekanı kolaylıkla özünden yalıtıp kendi şovları için dekora dönüştürebiliyorlar.

Ancak ziyaret nedenlerinin ahlaki sorgulamasını yapmak, tek başına bize kapsamlı bir yanıt veremez. Çünkü Varoşa’nın turizmi, sadece bir trajedi üzerine kurulmuş olduğu için karanlık değil; aynı zamanda adadaki çözümsüzlük, dışarıdan gelen bir siyasi akılla görsel bir lunaparka dönüştüğü için kederli.

Hem geçmişi hem de yeniden açılış şekli sebebiyle Varoşa’nın ‘keder turizmi’ bize bölünmüş Kıbrıs’ın hikayesini anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda dikte edilen siyasi bir ajandanın kapitalist tüketim algısıyla nasıl aynı trajedi ırmağından beslenebildiğini gösteriyor. İşte resmedilmeye değer olan, bu manzaradır.

Diğer yazıları

Köroğlu Sovyetlerde nasıl popülerleşti? — Kavel Alpaslan

Bolu Beyi’ne karşı verdiği mücadelesiyle hepimiz Köroğlu efsanesini gayet...

‘Özgürlüğü seven herkesin Kızıl Ordu’ya ödeyemeyeceği bir borcu var’ – Kavel Alpaslan

Heykeller neredeyse her zaman ‘bilindik’ insanları işler. En fazla...

Antikomünizmin kazara komünist propagandaya dönüşümü – Kavel Alpaslan

Ahşap döşemeli geniş bir salondan içeri girdiğinizi düşünün: Karşınıza...

Her dalga iz bırakır: 1 Mayıs’ın anlamını takvimlerden dışarı çıkarmak – Kavel Alpaslan

“O dalgalar gelir, rollerini oynar ve giderler. Ama hepsi...

Enver Hoca’nın son heykeli: Görünmez olsa da eksik değil – Kavel Alpaslan

Sosyalist Arnavutluk 1990’ların başında çökerken geçmişin sembollerine karşı bir...
4,452BeğenenlerBeğen
1,541TakipçilerTakip Et
3,959TakipçilerTakip Et
845AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özne, Demokrasi ve MENA Bölgesinde Tarihsel Mücadele – Çağla Elektrikçi

Baf’ta 105 yaşındaki bir kadının oy kullanması, yalnızca bir...

24 Aralığ 1963 Girne Asger Hasdanesi ve Türg Yerleşimci Kolonyalizmi – Halil Karapaşaoğlu

24 Aralıg 1963 Girne Asger HasdanesiGirne Asger Hasdanesi’nin temelleri...

İsyancıların yenilgiler tarihi – Neşe Yaşın

Bizim adımıza karar veren eril figürler; sert bakışlarla bizi...

Tiyatro Taraf mı?.. Tarafsız mı?… – Yaşar Ersoy

Tarih boyunca tiyatro kimi zaman egemenlerin karanlık iktidarlarının devamına...

Pazar öğleni medyada oyalanırken – Özkan Yıkıcı

Pazar, tatil günü. Yerel medyaya bakarsanız zaten anlarsınız. Hele...

Batı Marksizmi” Neydi (ya da Nedir)? — Marx Memorial Library

Rockhill’e göre Batı Marksizmi yalnızca emperyal üstyapının organik bir...

Washington Bolivya’yı istikrarsızlaştırdı, şimdi de ganimelini istiyor — Gary Wilson

19 Mayıs’ta Bolivya hükümeti, cumhurbaşkanı Rodrigo Paz’a karşı süresiz genel greve giren madenciler,...

Canlı yayın