Dünya ağırlıklı olarak, doğal şekliyle de Orta Doğu’da bölgeselleşen savaşa yoğunlaştı. Salt savaş değil, ekonomik etkileri ile fazla öne çıkmayan doğa çöküşü de savaşla birlikte açık biçimde yaşatılmaktadır. Tabii ki savaşın önemi tartışılmaz. Tartışılmayacak bir başka olgu da dünyanın da döndüğüdür. Birçok ülkede de hayat kendi dinamikleriyle sürüyor. Zaten bunun önemli denecek üst telden yaşayan Türkiye kanıtı da burnumuzun dibindedir.
Dünya ağırlıklı olarak, belirsizleşme kaygısıyla da İsrail’in Amerika’nın İran’a saldırılarına odaklanırken, başka ülkelerde de kendine has gelişmeler yaşanıyor. Şili’de yeniden ikinci Pinoşet dönemi denilecek başkanlık süreci başladı. Fransa yerel seçimlerinde denklem daha bir sorgulanır hâlde. Buna daha genelleştirecek olursak, Almanya eyalet seçimleriyle faşist parti oylarını epey artırırken, sosyal demokratlar Fatiha okuma derecesine doğru gerilemektedir. Bunların yanında İtalya’da da tartışmalı gelişen anayasa referandumu da Meloni karşıtı hayırla noktalandı. Elbette son dönemin Avrupa’sında yükselen faşist dalga karşısında bir dur işareti olarak da ele alınabilir.
Hafta sonu, Akdeniz’in doğusuna dek Orta Doğu kaynarken, daha batı Akdeniz ülkesindeki referandum seçimi kazandıktan sonra ilk defa açık şekliyle faşist Meloni aleyhine bitiyordu. Yaklaşık %55 oyla reddedilen anayasa, katılımın da fena olmadığı koşullarda gerçekleşti. Bu, bir anlamda İtalya’da Meloni’nin seçimi kazandıktan sonra hükûmet-yargı ikileminde çıkış hamlesine şimdilik dur demek olmaktadır.
İtalya faşizmle daha önceleri de tarihî deneyime sahiptir. Mussolini dönemindeki başına gelenler hâlâ canlı. Faşist rejim sonrası ise antifaşist bir anayasa hazırlandı. Meloni’nin değiştirmek istediği anayasa bu. İtalya’nın AB üyesi olması, oradaki değişimin öteki yükselen faşist partilere de cesaret vereceği kesindi.
Meloni karışık bir anayasa referandumuna girişti. Karışık olması ise seçmendeki tutumu, yakın olduğu partiye göre yapma eğilimini de artırdı. Gerek atama şekli gerek ayrıştırıcı içeriği zaten karışık kafaları anlamama derecesine dek sürükledi. Bu da seçmeni karşı veya destekleme eğilimlerinde tuttukları partiye göre davranmayı teşvik ediyordu.
Üstelik seneye genel seçimler var. Meloni’nin bu yenilgisi ve bölgedeki yükselen faşizm tehlikesi ile savaşla karşı karşıya kalma korkuları, İtalyan seçimlerini daha bir önemsettirmeye şimdiden başladı. AB üyesi oluşu, Avrupa’da yükselen faşist dalga, Meloni’nin Avrupa liderleri içinde Trump’a yakın oluşu da sonucun elbet genele yayılan etkileri olacaktır.
Şimdiden İtalyan muhalefetini tetikledi. Merkezi sol Demokrat ilerici ittifak partisi seçimde daha geniş antifaşist seçeneklerini seslendirmesine yol açtı. En beklenen tutum ise Beş Yıldız Hareketi’dir.
Dünya önemli krizlerle boğuşup savaşlarla da savruluyor. Akdeniz’in batısında AB ülkesinin konumu da önemlidir. Meloni gibiler Trump eksenine takılırken, İspanya sosyalist başbakanı Sánchez de açıkça Avrupa’nın vicdanı olarak savaşlara karşı çıkmaktadır. Şimdilik bu denklemde İtalyan hayır sonucu ile İtalya moral verme kıpırtısında oldu. Bakalım kaoslarla dolu dünyamızda faşist dalga, emperyalist tekel kâr hırslarıyla ilerici barışçıl denklem nasıl kurulacak.
Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.




