iktibasYücel ÖzdemirIrkçı söylem, antifaşizm ve birlikte yaşam - Yücel Özdemir

Irkçı söylem, antifaşizm ve birlikte yaşam – Yücel Özdemir

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net

Almanya bir haftadır Başbakan Friedrich Merz’in Potsdam’da katıldığı bir toplantıda sarf ettiği, “Göçmenlerin şehrin görünümünü bozduğu” şeklindeki açıklamasını tartışıyor.

Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisiyle nasıl bir ilişki kurulması gerektiğini belirlemek üzere Merz’in genel başkanlığını yaptığı Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisince 19-20 Ekim’de Berlin’de düzenlenen “strateji konferansı” arifesinde yapılan bu açıklama, doğal olarak geniş tartışmalara yol açtı.

Merz bir soru üzerine geçmişte göç konusunda yapılan hataları düzeltmeye çalıştıklarını, mülteci sayısını azaltmaya devam edeceklerini belirttikten sonra şu cümleyi kurdu: “Ancak tabii ki şehirlerin görünümünde (Stadtbild) hâlâ sorun var ve bu nedenle federal içişleri bakanı büyük ölçekte sınır dışıları kolaylaştırma çalışması yapıyor.”

Merz’in bu açıklamayı bilinçli bir politik strateji çerçevesinde sarf ettiği söylenebilir. Pazartesi günü konferans sonrasında düzenlediği basın toplantısında bir soru üzerine, “Sarf ettiğim sözleri geri almam söz konusu değil. Tersine altını bir kez daha çiziyorum. Bu konuda bir şeyler değiştirmeliyiz ve İçişleri bakanı değişiklikler için çalışıyor. Çocuklarınıza, kızlarınıza, dostlarınıza ve tanıdıklarınıza sorduğunuzda hepsi bu sorunun -özellikle karanlık çöktüğünde- olduğunu söyleyecektir” dedi.

“Kamuya açık alanlarda güvenlik”, “Almanların güvenli şekilde gece sokağa çıkamadığı” vb. söylemler daha önce aşırı sağcı parti tarafından seçim kampanyaları sırasında sıkça kullanmıştı. Merz’in yaptığı AfD’nin söylemini kopyalayıp tekrarlaktan başka bir şey değil.

Zaten, AfD Genel Başkan Yardımcısı Staphan Barandner, Merz’in kendi söylemlerini üstlenmelerini “popülizm” olarak niteleyerek “[Şehir görünümü] sorununu ele almak ve çözmek yerine terminoloji hakkında ideolojik bir tartışma var. Biz tamamen farklıyız: müreffeh bir Almanya için, çekici bir şehir görünümü için ve Merz’in popülizmine karşı çalışıyoruz” dedi. Yani, Merz’in yerine getiremeyeceği sözler sarf ettiğini, “Stadtbild”i ancak kendilerinin düzeltebileceğini ileri sürdü.

Merz’in açıklaması ilk etapta sadece mültecileri kapsadığı şeklinde anlaşılsa da, gerçekte bütün göçmenleri kapsıyor. Zira “şehrin görünümü”nü bozduğu ileri sürülenler arasında “Alman soyu”ndan gelmeyen herkes var. Merz, konferans sonrasında yöneltilen sorularda ülkede kalıcı olan, Alman vatandaşlığına geçen göçmenlerle mülteciler arasında bir ayrım yapmamaya özen gösterdi. Dolayısıyla bütün göçmenleri “güvenlik sorunu” olarak yansıttı.

Merz, bu ırkçı söylemi sadece başbakan olduğunda değil, ana muhalefet partisi lideri olduğu dönemde de kullanmıştı. Eylül 2023’te “Onlar [mülteciler] doktorda oturup dişlerini yeniden yaptırırken, yan taraftaki Alman vatandaşları randevu alamıyor” demişti. Sonra da bu söylediğinin gerçekle hiçbir ilgisinin olmadığı bizzat Diş Doktorları Birliği tarafından ortaya konulmuştu.

Gelişmeler, Almanya’da CDU ve Lideri Başbakan Merz’den başlayarak, sermaye partilerinin göçmen ve mülteci düşmanlığında “sağ popülist” çizgiye kaydığını, ırkçı söylemlere sarıldığını, bu nedenle AfD ile yarışa girdikleri ya da girmek istediklerini gösteriyor. Bunun asıl olarak “orijinal” durumundaki AfD’nin işine yaradığı son genel ve yerel seçimler göstermişti.

AfD, Merz ve diğerlerinin, aralarında üç milyondan fazla Türkiye kökenlinin de olduğu yaklaşık 20 milyon göçmenin ülkenin parçası olmadığı propagandası üzerinden ırkçı, ayrımcı ve milliyetçi bir söyleme sarıldığı günümüzde, hayatın pek çok alanında göçmenler ülkenin ayrılmaz parçası. Geçmişe göre değişen kent görünümleri günümüz Almanya’sının kendisi. Bu gerçeği kabullenmek istemeyen ya da yok etmeyi hayal edenlere, en iyi yanıtı yine Alman halkı, gençliği veriyor. Son birkaç gündür kısa sürede örgütlenen gösterilere binlerce kişi katıldı.

Tam bu tartışmaların ortasında Federal İstatistik Dairesi tarafından açıklanan, göçmen emekçilerin çalıştığı sektörlere dair veriler adeta göçmenleri yok sayan, sınır dışı etmek isteyenlere verilmiş en anlamlı yanıt gibi. Resmi verilere göre, 2024 yılında Almanya’da bütün kaynakçıların yüzde 60’ı, temel gıda üretimi ve aşçılık alanında çalışanların yarısından fazlası (yüzde 54), iskele kuranların yüzde 48’i, otobüs ve tramvay şoförlerinin yüzde 47’si, et ve mezbaha alanında çalışanların yüzde 46’sı ve gastronomideki servis personelinin yüzde 45’i göçmen. Ülkede genel olarak ise tüm ücretli çalışanların yaklaşık dörtte biri (yüzde 26) göçmen kökenli.

Bu gerçeği kabul edip aşırı sağla mücadelenin yolu, halkı yoksullaştıran neoliberal politikalara karşı çıkarak, ırkçı demagojileri her açıdan boşa çıkarmaktan geçiyor. Yerli ve göçmen emekçiler arasında bölünmeden, ön yargıların körüklenmesinden beslenen sermaye partilerinden bunu beklemek elbette gerçekçi bir yaklaşım değil. Asıl olan sokakta ırkçılığa, milliyetçiliğe, savaşa, sosyal kısıtlamalara karşı var olan hareketleri birleştirerek yeni bir mücadele odağına giden yolu açmaktır. Bu olduğu takdirde ırkçılık ve milliyetçilikten beslenen bütün güçler kaybedecektir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

BaşlıkYücel Özdemir yazdı: Faşistlerle ittifak

Almanya “eylül dönemeci”ni yakın geleceğe damga vuracak izlerle geride...

Yücel Özdemir yazdı: Berlin seçimlerinin ardından: Kamulaştırma korkusu ve kirli kampanya

Berlin’de Elif Eralp ve Sol Parti’nin sandıktan açık arayla...

Yücel Özdemir yazdı: Almanya’da aşırı sağ yükselirken sol ne yapıyor?

Avrupa ve dünya aşırı sağcı, ırkçı Almanya için Alternatif...

Yücel Özdemir yazdı: Almanya’da aşırı sağ neden ve nasıl kazandı?

Almanya’nın 2,1 milyon nüfusu ve 1,7 milyon seçmeni olan...

Yücel Özdemir yazdı: Ukrayna ve İran’da son sözü kim söylüyor?

Ukrayna ve İran savaşlarının kısa sürede bitme olasılığı her...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,897TakipçilerTakip Et
1,000AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Türkiye’ye şöyle bir bakalım mı?

Kuzey Kıbrıs, kendi kuralıyla Türkiyeleşen gerçeği içinde seçimler sürecine...

Aykut Bektaşoğlu yazdı: Sorunlardan Kapitalizm sorumlu tutulmuyor

Sorunlardan Kapitalizm sorumlu tutulmuyor. Sermaye büyütmeye yarayan her şey...

Halil Paşa yazdı: Matematik değil, siyasal irade

Önümüzdeki seçim sonunda hükümet olması en muhtemel olan iki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Mekke İttifakı ve Ortadoğu’da yeni emperyalist hesaplar

Arap ülkeleriyle yakınlaşıp ortak tavra sokuldu. Tabii önemli siyasal...

Yonca Özdemir yazdı: Dünyada Z Kuşağı Protestoları, Gençlerin Büyüyen Hoşnutsuzluğu ve Değişim Talebi

Dünyada Z Kuşağı Protestoları: Gençlerin Büyüyen Hoşnutsuzluğu ve Değişim...

Özkan Yıkıcı yazdı: Libya’dan gelen haber üzerine

Libya'da aslında Kaddafi sonrası kaosla yaşam şekli sürmektedir. İki...

Evren Balta yazdı: Avrupa’nın bekleme odası

Uzun zamandır televizyon izlemiyorum. Ama günlerdir okuduğum gazetelerin ve...

Canlı yayın