yaklaşımlarÖzkan Yıkıcıİp üstündeki cambaza benzeyen Kolombiya - Özkan Yıkıcı

İp üstündeki cambaza benzeyen Kolombiya – Özkan Yıkıcı

Son yıllarda dünya adeta emperyalizmin özündeki vahşeti yaşadı. Gazze soykırımından sonra İran’a yönelik saldırılar, sistemin ne denli barbar ve geleceğinin karanlık olduğunu anlatmaya galiba hâlâ yetmedi. Sermaye kesimi en vicdansız, vahşi liderleri seçtirip politikalarını da uyguluyor. Netanyahu’dan Trump’a varan son dönem faşist liderlerin kazanması bunun kanıtıdır. Elbette olaya sistemsel ve sınıfsal bakmayanlar bu konuda da kandırılma yanılgısına düşer. Sadece “şu deli, bu tutarsız” deyip işi orada dondurmaktadır. Sistemsel gerçek ve sınıfsal tutuma hiç baktırılmaz.

Dünya, emperyalist çağın hem krizlerini hem bunalımlarını ve sonuç olarak da savaşları yaşıyor. Öyle ki tutumlar da net. Örneğin Filistin soykırımında dahi açıkça kendine demokrat diyen devletler soykırımın arkasında sıralandılar. Benzer katliamlarda da aynı tutumlar oldu. Bu arada savaşa karşı durma veya konuyu eleştirme de çok cılız kaldı. Nadir ülkeler buna girişti. Öyle ki demokrasi nameleriyle sarhoş eden AB devletleri dahi resmen soykırımın arkasında sıralandılar. İran da tasfiye edilecek devlet olarak uygulamada konumlandırıldı. Onun için savaşa karşı çıkma ve soykırımı desteklememe tutumlarında dahi nadir ülkeler tavır koydu. Bunlardan biri de Latin Amerika’daki Kolombiya idi.

Son emperyalist Amerikan merkezli saldırılarda Kolombiya alışılmamış biçimde Amerika’ya karşı tutum sergiledi. Öyle ki Kolombiya devlet başkanı Petro Amerika’dayken vizesi iptal edilip yurt dışına sürüldü. Aynı şekilde Petro, sadece Filistin konusunda değil genel Amerikan politikalarına da açıkça tavır koydu. Bu da önemli bir noktaya gelindiğini gösterdi. Çünkü başta AB olmak üzere kendine demokrat diyen ülkeler (İspanya hariç) Amerika’nın arkasında sıralanırken, hatta muhalif sosyal demokratlar ve Yeşiller de buna eklenirken, Kolombiya gibi devletler nadir de olsa Trump’a karşı tavır koydular.

Hâlbuki son döneme dek Kolombiya Amerika’nın en iyi Latin Amerika müttefiklerinden biriydi. Askerî iş birlikleri dahi vardı. Ta ki iki bin yirmi ikide Petro’nun kazanmasına kadar. Petro eski bir solcu gerillaydı. Tutumu da sol eksenliydi. Daha bağımsız politika izledi. İç politikada sağlıkta ve işçi haklarında iyileşmeler yaptı. Dış politikada bağımsız çizgi izledi. Amerika’nın eskiden olduğu gibi Venezuela’ya karşı tutumunu desteklemedi. Gazze soykırımında açık tavır koydu. Bu yüzden Trump Petro’yu sevmiyor.

Peki diyeceksiniz: durup dururken mi yeniden yazdın? Hayır. Çünkü Kolombiya’da seçimler var. Oradaki yasalara göre tek dönem başkanlık geçerli. Petro önümüzdeki aylarda başkanlığı bırakıyor. Geçen hafta sonu ise Kolombiya’da hem ön seçimler hem parlamento seçimleri yapıldı. Sol blok birinci geldi. Ama parlamentoda çoğunluğu yakalayamadı.

Bu arada mayıs ayındaki ilk tur başkanlık seçimindeki adaylar da belirlendi. Bunlar sadece Kolombiya değil, Latin Amerika’dan dünyaya uzanan önemli etkiler de yaratacak. Tıpkı Filistin konusundaki Kolombiya tavrı gibi.

Kolombiya ilginç ve karışık bir devlet. Mafyaların derin devletle birlikte oldukça etkin olduğu biliniyor. Buna karşılık geleneksel ve çok boyutlu bir sol da var. Nitekim son seçimi solcu aday kazanıp dört yıl yönetimi gerçekleştirdi. Şimdi önümüzdeki seçimlerle Kolombiya’nın gelecekteki siyasal yelpazesi şekillenecek. Amerika bu nedenle vizesini de iptal ettiği Petro’nun yandaşlarının kazanmasına engel olmaya çoktan başladı.

Parlamentoda sol oylarını artırdı. Senatodaki sandalyeler de epey fazlalaştı. Ancak çoğunluk yok. Bazı yasaları geçirmek için ittifaklara yine ihtiyaç var. Buna karşılık sağ blok da güçlü. Merkez oylar sonucu belirleyecek gibi görünüyor. Tabii ki bir yanda sendikaların ve demokratik örgütlerin gücü varken, öte yanda sermaye eksenli yapılar, güçlü uyuşturucu mafyası ve Amerikan desteği de mevcut. Bunlar şimdiden keskin propaganda mücadelesine giriştiler.

Bakalım Kolombiya, özellikle Latin Amerika’da olmanın coğrafi ve siyasal gerçeği içinde, Filistin’de ve son savaştaki tutumuyla da solun bir kez daha kazanacağı bir sürece mi girecek?


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özkan Yıkıcı yazdı: İspanya-Fas hattında neler oldu

Bir haftadır İspanya'nın Afrika topraklarındaki küçük bir yerleşimindeki gelişmeler,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Trafik katliamından genel sistem gerçeğine

Normal yaşamla en anormal kötü koşullar kolayca dönüşür. Sanki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Unutulmaması gereken ülkelerden biridir: Irak

Yakın tarihle Ortadoğu tamamlanınca, emperyalist çağın planlarıyla alakalı uygulama...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bozulan iklim koşullarında siyaset de ısınırken

Temmuz ayına ve yaşadığımız haftaya artık elvedayı çekiyoruz. O...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,913TakipçilerTakip Et
916AboneAbone Ol

Son eklenenler

Dionysis Dionysiou yazdı: Nolan’ın Odyssey’si: Denizden Gelen Düşman Biziz

Düşman ufkun ötesinde beklemiyor. Nolan'ın Odyssey'sinde, o, muzafferlerle birlikte...

Faik Bulut yazdı: Hizbullah ve İsrail kavgasının 20 yıllık bilançosu

Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalar ve mücadelenin tarihi 1980'lerin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye Küresel Serinletme Taahhüdü’nde neden yok?

İnsan kaynaklı iklim değişikliği kentleri yaşanmaz hale getiriyor. Avrupa’da...

Nafiz Özbek yazdı: Alman militarizmi ve sermaye: Almanya’nın yeniden askerileşmesinin politik ekonomisi

İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntılarından doğan modern Almanya, kısmen Hitler faşizmini...

İlhan Uzgel yazdı: Küresel Siyaset Dönüşürken-II: NATO 3.0 nereden çıktı?

Avrupa coğrafyasında ve Türkiye’de savunma, güvenlik konuları olunca dikkatler NATO’ya...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Yapay zekâ krizi senaryosu

Yapay zeka (YZ) alanındaki gelişmeler küresel ekonominin başlıca konusu olmaya...

Volkan Yaraşır yazdı: ‘Efendiliğin reddi’: Üçgen örgütlenme ve direniş ağları

Efendiliğin reddi kolektif bir karşı duruş, yıkıcı bir ayağa...

Canlı yayın