yaklaşımlarÖzkan Yıkıcıİnce kandırma hamasi romantik anlayışla - Özkan Yıkıcı

İnce kandırma hamasi romantik anlayışla – Özkan Yıkıcı

Hiç bilmeyip bilmiş gibi davramak, oldukça tehlikelidir. Biraz bilip de eksiklikleri, yorumlarla ırkçılık veya romantiklikle doldurmak ise geri dönülmez tutsaklık demektir. Genelde algı veya hamasiliklle oluşan yaklaşımları değiştirmek de güç. Tabu gibi kabul demektir. Bunlar siyasi alana gelince de en hafifiyle, gerçeklerden koparak, yanılsama içinde yanlışlalrla oyalanma, avunmak demektir. Son haftalarda bu yaşam ile bağlaşan birçok örnekle ne yazık karşılaşmaktayız. Daha kötüsü, buna konuları bildiğini sananlar da ters yönden katılmaktadır. Birkaçıyla konuyu aşmaya çalışacam.

****

Geçenlerde bir toplantı yapıldı. AB ve Orta Asya devletleri taraftı. Bazı kararlar da alındı. Dikat, toplantı AB ve Orta Asya devletleri arasıydı. Sonuçlaer da buna göre olması normaldı. Oysa bizdeki ince hamasi kafa hemen konuyu Türki eksenine çekti. Irkçılık ve resmi idoloji damıtılar. Zaten var olan gerçeklerden, hamasi rüzgaer esintisiyle koptular. Üç Orta Asya devletinin güneyde elçilik yapılması, inca kandırmanın iiçine konuldu. Halbuki basit dil ile Kıbrıs cumhuriyeti AB üyesi idi. Toplantı Türki eksdenli siyasal yapıyla da yapılmadı. Örneğin, Tacekistan da Orta Asya cumhuriyeti. Ama >Türkiye yapısında yok. Başka açaıdan, Macaristan da AB üyesi. Ancak, <Türkiye yapısında gözlemci. Konu bunlar edilmedi. Fark hiç gözetilmedi. Türkiye resmi devlet eksenine kondu. Yine KKTC noktasıyla atışlar oldu. Neden sorularla ince hamasi eleştiri ve romantiklik kuralı oynandı. Kıbrıs gerçeği hiç gözetilmedi. Ayni ülkelerin Kıbrıs cumhuriyeti ile bağları ise konuşturulmadı. Var olan üzerinden, gerçeklerden kopuk resmi idoloji ile oynayıp tatmin olundu. Kıbrıs gerçekleri ise sıfır derecede yerini yeniden aldı. Karşıta göre laf sıralandı. Etnik bakışlı hamasi olay diplomasi kuralsızlıkla konuşulmaya hala devam ediliyor.*****

Bizde kolay kandırmaca, söylenene göre hep vardı. Son türban olayı da bunlardan biridir. Basit hukuk ilkesi vardır. Anayasa en üst hukuki yapıdır. Yasalar buna göre konulur. Yönetim ilkelerini belirler. Eğer anayasaya konuluyorsa, temel kuraldır. Yönetim ilkesidrir. Laiklik de bunlardan biridir.

Yasalar anayasaya uygun olması şart. Buda ikinci alt hukuki kıyas kuralıdır. Anayasaya aykırı olan iptal edilir. Tüzük ise ilgili yasaya göre yapılır. Yani, en basitiyle tüzükler anayasaya aykırı olamaz.

Son türban konusuyla K. Kıbrısta nasıl tersdüz işlediğini gördük. Hat da koltukçuların teslimiyetçiliği ile de parlatıldı. Ama kimse ilkesel ve kurumsal olaya bakmadı. Çünkü, ta baştan K. Kıbrısın gerçekleri yok saydırtılarak, ilhaklaşma poletiğin geliştirme davranışı uygulanı. Dilenen yalan sölylenip, baskı il de uygulandı. Zaten kendi kendini övmenin de hamasi abartısı sildirtildi.

Ta rabıta döneminden ülkemizde gericiliğin nasıl sancısız gelip yerleşildiği örnekler ise çoktan unutuldu. Ama Türban olayı bile siyasalaşınca, din siyasetin dinamiği gelince şimdiki K. Kıbrıs yaşananları yaşanır.*****

Buna benzer çok gelişme var. kitlesel kabul ile meşrulaşınca da geriye dönmek zor. Bunlar krizlerle de beslenince, örgütlü olanın lehine döner. Son gericiliğin dünyada yükselmesi ise kriz gerçeği ve seçeneksizliğin kendisidir. Öylre ki uluslararası kurallar artık geçersizdir. Ceza mahkemesinin arama tutuklama emri çıkardığı lider en güçlü Amerika veya Macaristanda gezdi. Düne ddek uygulatıcısı olan Ticaret ilkelerini, şimdi Amerika ihlal ediyor. Neoliberalizmin tükenişi olurken de birçok ülke prokramında hala serbes rekbet kuralları lafları vurgulanıyor. Örnekleri artırmak mümkün. Kapitalissiz veya emperyalist rekabet gözetilmeden yapılan her türlü söylem, hem eksik hem de yanıltmaya açıktır.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Sarsıntılarla K. Kıbrıs seçim süreci ilerlerken

Ufak ayrıntıyla başlayalım: K. Kıbrıs koşulları siyasal süreçte iki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Brezilya’dan Sırbistan’dan gelen seçim sonuçları

Pazar gecesi gözlerimi yumarken, pazartesi günü sabahı beklediğim birkaç...

Özkan Yıkıcı yazdı: Avrupa rüzgârında gerçekleri yakalarken

Son haftaların adeta tekrarlanan süreci yeniden yaşandı. Başta Fransa,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Türkiye’ye şöyle bir bakalım mı?

Kuzey Kıbrıs, kendi kuralıyla Türkiyeleşen gerçeği içinde seçimler sürecine...

Özkan Yıkıcı yazdı: Mekke İttifakı ve Ortadoğu’da yeni emperyalist hesaplar

Arap ülkeleriyle yakınlaşıp ortak tavra sokuldu. Tabii önemli siyasal...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,269TakipçilerTakip Et
1,180AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Sarsıntılarla K. Kıbrıs seçim süreci ilerlerken

Ufak ayrıntıyla başlayalım: K. Kıbrıs koşulları siyasal süreçte iki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Önemli kuramla İsrail tartışılmamalıdır

Bugün İsrail sandık başında. Ben yazıyı yazarken seçim hâlâ...

Özge Güneş yazdı: Brezilya’da yeniden mücadele kazandı

Üç hafta önce bu sayfalarda “Brezilya’da oyun bitmedi” demiştik....

Enver Şat yazdı: COP31’de asıl soru: Dönüşümün bedelini kim ödeyecek?

Dünya fosil yakıtlardan uzaklaşmaya çalışıyor. “Yeşil enerjiye adil geçiş”...

Volkan Yaraşır yazdı: Guy Debord: Yağma mı metanın değer yitimi mi?

2008 sonrası yeni bir isyan dalgasıyla karşı karşıyayız. Önce...

Hasan Kahvecioğlu yazdı: Bir demokrasi şöleninde “gombina” olur mu, olmaz mı?

Ulusal Birlik Partisi, cumartesi günü “aday sıralama” kurultayı düzenledi. Dokuz...

Yonca Özdemir yazdı: Azerbaycan-Türkiye Gerginliği: Kardeşlik başka, vesayet başka?!

Türkiye ile Azerbaycan arasında son zamanlarda esen soğuk rüzgârlar,...

Şener Elcil yazdı: “Bu Beni Geçti Be!”

Geçtiğimiz yıl İngiliz Yüksek Komiserliği’nin her yıl düzenlediği geleneksel...

Canlı yayın