Kıbrıs iktibasŞener ElcilHedef Belli - Şener Elcil

Hedef Belli – Şener Elcil

Orjinal yazının kaynağıozgurgazetekibris.com

Bugünlerde, dünyanın en bilinen medya kurumları, insanların dikkatini ABD – İsrail ve İran arasında devam eden savaşa çekip, bu savaşın petrol kaynaklarını sömürmek, Büyük İsrail Devleti’ni kurmak ve Epstein dosyası skandalını örtmek için çıkarıldığı şeklinde yorumlara yer vermekte, sosyal medya ise bu konularla çalkalanmaktadır.

Büyük Orta Doğu Projesi ile başlayan gelişmelere baktığımızda ise bu savaşın kaçınılmaz olduğunu görmekteyiz.

Dünya enerji kaynaklarının, dünyada dönen kaynağı belirsiz kara paranın büyük bölümünün bulunduğu, din, mezhep ve etnik çatışmaların yoğun şekilde yaşandığı, çıkarı olan sömürgeci devletlerin sınırlarını cetvelle çizdiği, demokrasi diyerek yöneticilerini atadığı, kurdurdukları terör örgütleri aracılığı ile “vekalet savaşlarında” kozların paylaşıldığı bir coğrafyadan bahsediyoruz.

İkinci Dünya Savaşı sonrası bu coğrafyadaki en etkili güç kuşkusuz ABD’dir. ABD farklı medeniyetlerin, farklı stratejilerin ve farklı akılların birleştiği, Nazilerin disiplinini, Japonların sistemini ve İngilizlerin aklını kendinde toplayan bir merkez durumundadır.

ABD’yi kontrol eden dünyayı yönetir” gerçeğinden hareketle, olayı gören Yahudiler, siyasette etkin olarak ABD’yi kendi Siyonist amaçlarına uygun olarak, bugüne kadar tepe tepe kullandılar.

İkinci Dünya Savaşı’nın bittiği günden itibaren, ABD’nin desteği ile 1948 yılında İsrail Devleti’nin kurulması, tamamen bu siyasetin ürünüdür.

Orta Doğu’da şu anda yaşanan savaşı, yalnızca İsrail – ABD ve İran arasında devam eden bir çatışma olarak değerlendirmemek gereklidir. ABD’yi yöneten Yahudi lobisinin yerini, Katolik sermaye grupları almaya başlamıştır ve bu dünyada farklı bir sistemin kurulması yönünde gelişmektedir.

Asıl oyun daha derindedir ve bu savaşı kimin kazanacağı değil, dünyayı kimin yöneteceği ile doğrudan bağlantılıdır.

Bilinçli bir şekilde çıkarılan bu savaşla birlikte, bölgede bulunan birçok devletin siyasi yapılarının değişime uğraması kaçınılmazdır.

Dünyada yeni bir düzen kurulurken, eski yapıların aynen kalması mümkün değildir. ABD’yi savaşa çektiği söylenen İsrail’in, şımarık, saldırgan siyaset ile bölgeyi sürekli olarak karıştırmasının önü alınacaktır.

İran’da, ABD’nin kontrolünden çıkmış ve bölgedeki Şii gruplar üstünden vekalet savaşları sürdüren, çağdışı kalmış mollalar rejimi de gidecektir.

Dünyanın kaynağı belirsiz kara parasının aklandığı körfez ülkeleri de bu savaşla kontrole alınıp, kara para ve suçluların lüks içinde yaşadığı bir merkez olmaktan çıkarılacaktır.

Bugüne kadar “Müslüman kardeşlerimizin yanındayız” diyerek takiye yapan fakat gerçekte ABD’ye, dolayısı ile İsrail’e hizmet eden, başta Türkiye olmak üzere bölgedeki birçok ülkenin yöneticisi de gidecektir.

Bu sürecin en önemli gelişmesi ise Yahudi lobisinin güdümündeki sağa sola saldıran, ABD Başkanı Donald Trump ve ekibinin de bu savaşla birlikte devri kapanacaktır.

Bu yazdıklarım size hayal gelebilir, ancak gelişmeleri yakından izleyenler, adım adım hedefe doğru gidildiğini görebilirler.

Başlayan bu savaşın birkaç günde biteceğini düşünenler, şu anda hayal kırıklığına uğramışlardır.

Burada İran bir senaryo yazarı değil oyundaki bir aktördür. Çin ve Rusya’nın teknolojik desteği ile ABD’ye kafa tutmaktadır. Unutmayın ki “her gün savaşan tükenir ancak ne zaman savaşacağını bilen oyunun kuralını değiştirir”

Bu savaşta İran çok büyük kayıplara uğramıştır. Halk rejimin yaptıklarından, ambargolardan, yasaklardan usanmış, bıkmış olmakla birlikte, dış düşmana karşı kenetlenmiştir.

Rejimin, iç dinamiklerle değişmesi yönünde tabandan gelen baskılar, savaşın gidişatına bağlı olarak şekillenecektir.

İsrail, ABD’nin korumasında “ilk vuran kazanır” stratejisi ile yaptığı saldırıların sonucunu hemen almayı beklemekteydi.

Arkasına Çin ve Rusya’nın teknolojik desteğini alan İran şimdi İsrail’i koruyan “Demir Kubbe’nin” delinmesi ile birlikte İsrail’i şaşkına çevirmiştir.

İran füzeleri İsrail’in her tarafına düşmeye devam etmekte, ölü sayısı yüzlerle ifade edilmektedir. İsrail’i sonuç alınamayacak bir savaşa sürükleyen Netanyahu hükümeti kendi halkı tarafında sorgulanmaya başlanmıştır.

Kara para ve suçluların sığınma yeri olan Dubai başta olmak üzere, körfez ülkeleri nereden atıldığı belli olmayan füzelerle baskı altına alınmış, emlak fiyatları düşmüş, ulaşım ve iletişim kopmuş, kara para aklama baronları kaçacak başka yer aramaya başlamışlardır. Kara para ile yaratılan “sahte cennet” kaçınılmaz bir sona doğru hızla ilerlemektedir.

Din üzerinden siyaset yapan Türkiye başta olmak üzere bölgedeki devletlerin, ABD ve İsrail’e hizmet ettikleri artık açık açık görülmektedir.

Geçtiğimiz hafta, Riyad’da toplanan, aralarında Türkiye’nin de olduğu altı İslam ülkesinin savaşı başlatan İsrail olmasına rağmen, İran’ı kınayan açıklama yapmaları durumun gerçek yüzünü ortaya koymaktadır.

İngilizlerin, bu savaş ile ilgili olarak ABD’ye üslerini kullanma izni vermesi konusu Kıbrıs’ı yakından ilgilendirmektedir.

Kıbrıs’taki bölünmüşlüğün ana sorumlusu İngiltere’dir ve Türkiye İngilizlerin izniyle Kıbrıs toprağının yüzde 37’sini kontrol edebilmektedir.

Bu savaşla birlikte Kıbrıs Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği, Kıbrıs’taki İngiliz üslerinin varlığının sorgulanacağı mesajını vermeye başlamışlardır.

İngilizlerin adadan çıkarılması, Türkiye’nin de adadaki varlığı ile doğrudan ilişkilidir.

Amerikan mahkemeleri, Donald Trump’ın, Epstein skandalı çerçevesinde dokunulmazlığının kaldırılmasına karar vermiştir.

2019’da patlak veren bu skandal ile ilgili yedi yıl sonra harekete geçilmesi rastlantı olmasa gerektir.

Yeni dünya düzeninde hiçbir şey eskisi gibi kalmayacaktır.

Diğer yazıları

Borcu Borçla Kapatma Ekonomisi – Şener Elcil

İngiltere, Amerika ve Kore’de çalışmış dünyaca ünlü Kıbrıslı ekonomi profesörü arkadaşım George Theoharidis, Türkiye...

Meyhanede Devrim – Şener Elcil

Çok değer verdiğim bir arkadaşım, beni arayarak bir grup...

Dünya Siyasetinin Deneme Alanı – Şener Elcil

Dünya siyaseti ekonomi üzerine kurulmuş olup, tüm siyasi sistemler,...

Devlet Malı Deniz Yemeyen Keriz – Şener Elcil

Kıbrıslı Türkler geçmiş yıllarda Türkiye’ye, “Türkiya” derlerdi. Batılı tarih kaynaklarında...

Ödemekle Bitirilemeyen Borç – Şener Elcil

Kıbrıslıların, Türkiye’ye borç ödemeye başlama tarihi, 1517 Ridaniye Savaşı ile Mısır’ın Osmanlı Padişah’ı Yavuz Sultan Selim tarafından...
4,452BeğenenlerBeğen
1,541TakipçilerTakip Et
3,958TakipçilerTakip Et
845AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özne, Demokrasi ve MENA Bölgesinde Tarihsel Mücadele – Çağla Elektrikçi

Baf’ta 105 yaşındaki bir kadının oy kullanması, yalnızca bir...

24 Aralığ 1963 Girne Asger Hasdanesi ve Türg Yerleşimci Kolonyalizmi – Halil Karapaşaoğlu

24 Aralıg 1963 Girne Asger HasdanesiGirne Asger Hasdanesi’nin temelleri...

İsyancıların yenilgiler tarihi – Neşe Yaşın

Bizim adımıza karar veren eril figürler; sert bakışlarla bizi...

Tiyatro Taraf mı?.. Tarafsız mı?… – Yaşar Ersoy

Tarih boyunca tiyatro kimi zaman egemenlerin karanlık iktidarlarının devamına...

Pazar öğleni medyada oyalanırken – Özkan Yıkıcı

Pazar, tatil günü. Yerel medyaya bakarsanız zaten anlarsınız. Hele...

Batı Marksizmi” Neydi (ya da Nedir)? — Marx Memorial Library

Rockhill’e göre Batı Marksizmi yalnızca emperyal üstyapının organik bir...

Washington Bolivya’yı istikrarsızlaştırdı, şimdi de ganimelini istiyor — Gary Wilson

19 Mayıs’ta Bolivya hükümeti, cumhurbaşkanı Rodrigo Paz’a karşı süresiz genel greve giren madenciler,...

Canlı yayın