yaklaşımlarÖzkan YıkıcıGelecek kıskacında Türkiye - Özkan Yıkıcı

Gelecek kıskacında Türkiye – Özkan Yıkıcı

Türkiye önemli seçim öncesi hamlelerini yaşamaktadır. Gerçi hala K. Kıbrısta önemli gelişmeler hala gündeme oturmamaya ısrardadır. Nedense, onca K. Kıbrıs Türkiyeleşme gerçeğine karşın, tam aksi yabancı durmanın duruşuyla da konular hep yokmuş gibi davranılmaya devam ediliyor. Oysa her Türkiye sarsıntısı veya değişimi, direk K. Kıbrısın her alanına fırtına gibi gelip gerekeni kolayca şekillendirilmektedir.

Türkiye yeni seçim dönemine girdi. Gerçi Kılıçtaroğlu, yerel seçim sonrası hep erken seçimle tüm sorunları görmezden geldiydi. Şimdi, seçimlerin normal şekilde gerçekleşemeyeceği gerçeği, son meclise sunulan sansür yasası veya infaz kanunuyla anlıyoruz. Konulacak yasaklarla haberciliğe vurulacak zincirle, resmen bilgi edinmenin dahi çok tehlikeli aşamaya geleceğinin kanıtıdır. Öyle ki şimdiden doğru haberlere dahi RTK  cezaları bunun işarretlerini çoktan vermektedir. Küfredene ceza yokken, normal habere dahi ceza verme ikilemi oldukça yaygındır. Hem de sadece muhalefet yayınlarına uygulanması da tesadüf değildir.

Seçimlerle veya olmama ihtimalini söyleyenlerin de olduğu gerçeği ışığında, rejim sorununun da sorgulandığı siyasal süreç oluşu, gelecek için epey kuşkuların da olması anormal değildir. Tabi bu arada bana hiç anormal olmayan Kılıçtaroğlu hikayesi de yaşanmaya hız veriyor. Melih Pekdemirin işaret etiği gibi “masasında Türkçülüğün esasları ile yeşil teşbih” resmi düşündürücü olmaya yeter ve artıyor.

Erdoğan meclise sansür yasasını sunarken, Kılıçtaroğlunun hamlesi de ilginç: türban konusunu hem de yasayla gündeme soktu. Aranıp da bulunamayan bir uzaydan gelme esruman oldu. Ama, Kılıçtaroğlu taraftarları ısrarla bunu savunmaya ve inanılmaz eklektik eklemelerle adeta saçmalamaya dek laf yapmaya başladılar. Temelde olan, sansür yasasının tam da mecliste görüşülürken, Kılıçtaroğlunun türban hikaye hamlesiyle olay gereken önemi alamadı. Direnme gibi önemli tutumlar da adeta ezildi. Kılıçtaroğlu hep sağa yaklaşarak ve muhavazakarlara oynayarak başkan olma hamlelerini epey zamandır gerçekleştiriyordu. Ancak, kimse seçim dönemine girilirken, sansür yasası gibi önemli tehlikeli gelişme yaşanırken, herkesin artık kabullenip unutuğu anda konuyu gündeme hem de yasaylar getirmesini anlamaya çalışıyor. Böyle başarıyı herhalde Erdoğan beklemiyordu.

Sorunlar siyasal hamlelerle sürerken, Kılıçtaroğlu Amerikaya gider. Hemen tartışmalar yeniden başlanır. Fırsatı bulan devletin Erdoğan aygıtları “icazet alacak” dediler. Bunda ince bir de korku var: Çünkü ayni yolu Erdoğan hem de yasaklıyken yaşadı. Ama bu gerçeği dahi Erdoğan “seçildikten sonra Amerikaya gittim” dedi. Oysa herkes hahtırlar ki Erdoğan hiçbir siyasi yetkisi olmadığı ve yine siyasal konuma geldiği dönemlerde Amerikaya yolcu edildiydi. Hele Buşun Erdoğana karşı gösterdiği tutum ve onu taktim edişi de bir başkaydı.

Fakat “ben ne dersem inanacak epey insan” bakışıyla dilediğini dilediği şekilde söyleme geleneği, Amerikan ziyaretinde de yaşatıldı. Bu arada Kılıçtaroğlunu kendi yakın arkadaşları da eleştiriyor. Ziyaretin zamansız olduğunu hatırlatıyorlar. Amerikada Kasım seçimleri nedeniyle kimseği bulamayacağı, ilgilin olamayacağı durumunu söylüyorlardı. Kılıçtaroğlu hiç dinlemedi. Bildiğini okudu. Bu nedenle Amerika ziyareti de kendine yönelik başka tartışmaları da yoğunlaştırdı. Erdoğana hem fırsat hem de gündem sağtırarak, yeni babskı yasaları daha gündemleştirilmeden çıkarma fırsatı da verdi.

Kısaca, Türkiye seçime gidiyor. Bildiğimiz basit seçim değildir. Şimdiden seçmen sgandaları başladı. Bir evde tanınmayan isimlerin olduğu bilgileri geliyor. Seçimdeki güvenlik sorunu ta baştan mevcut. Sandık güvenliği ile başlayan ve seçim kuruları oluşturma kuşkuları peşpeşe diziliyor. Diziliyor ve seçim sonuçlarının direk rejimle alakalı kabus veya aydınlık ikilemine sıkışıp kalıyor. Belli ki Erdoğan atacağı kurşunları da hazırlıyor. Baskı ve resmen ülüfe dağıtma ikilemi şimdiden konuşulan gelecek tavırlardır. Bu arada kulaklar da sistemin güçlerinde, Erdoğanlı veya Erdoğansız ikilemindeki eylimler ne. Kısaca, Türkiye seçime gidiyor. Oldukça belirsizlikler içinde olmama olasılığı dahi konuşulan süreç takip edilmelidir. Yansıyışını da bilmesek de bize de direk etkileriyle geleceği kesin. Onun için, lütfedip biraz bilgilendirme fena olmaz. Ayrıca, K. Kıbrısta yaşayan seçmenin çok önemli kısmının da oy kulanacağını akıldan çıkarmayalım.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Brezilya’dan Sırbistan’dan gelen seçim sonuçları

Pazar gecesi gözlerimi yumarken, pazartesi günü sabahı beklediğim birkaç...

Özkan Yıkıcı yazdı: Avrupa rüzgârında gerçekleri yakalarken

Son haftaların adeta tekrarlanan süreci yeniden yaşandı. Başta Fransa,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Türkiye’ye şöyle bir bakalım mı?

Kuzey Kıbrıs, kendi kuralıyla Türkiyeleşen gerçeği içinde seçimler sürecine...

Özkan Yıkıcı yazdı: Mekke İttifakı ve Ortadoğu’da yeni emperyalist hesaplar

Arap ülkeleriyle yakınlaşıp ortak tavra sokuldu. Tabii önemli siyasal...

Özkan Yıkıcı yazdı: Libya’dan gelen haber üzerine

Libya'da aslında Kaddafi sonrası kaosla yaşam şekli sürmektedir. İki...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,267TakipçilerTakip Et
1,130AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özge Güneş yazdı: Brezilya’da yeniden mücadele kazandı

Üç hafta önce bu sayfalarda “Brezilya’da oyun bitmedi” demiştik....

Enver Şat yazdı: COP31’de asıl soru: Dönüşümün bedelini kim ödeyecek?

Dünya fosil yakıtlardan uzaklaşmaya çalışıyor. “Yeşil enerjiye adil geçiş”...

Volkan Yaraşır yazdı: Guy Debord: Yağma mı metanın değer yitimi mi?

2008 sonrası yeni bir isyan dalgasıyla karşı karşıyayız. Önce...

Hasan Kahvecioğlu yazdı: Bir demokrasi şöleninde “gombina” olur mu, olmaz mı?

Ulusal Birlik Partisi, cumartesi günü “aday sıralama” kurultayı düzenledi. Dokuz...

Yonca Özdemir yazdı: Azerbaycan-Türkiye Gerginliği: Kardeşlik başka, vesayet başka?!

Türkiye ile Azerbaycan arasında son zamanlarda esen soğuk rüzgârlar,...

Şener Elcil yazdı: “Bu Beni Geçti Be!”

Geçtiğimiz yıl İngiliz Yüksek Komiserliği’nin her yıl düzenlediği geleneksel...

Ertan Erol yazdı: İspanya seçimleri ve Milei’nin ziyareti

İspanya 29 Kasım’da erken genel seçimlere giderken ve ülkedeki...

Kansu Yıldırım yazdı: Küresel borç ve jeopolitik şoklar

Emperyalist devletler ile bölgesel güçler arasındaki jeopolitik gerilimler, jeoekonomik...

Canlı yayın