yaklaşımlarÖzkan YıkıcıErtelemek zorunda kaldığım dünkü makalem - Özkan Yıkıcı

Ertelemek zorunda kaldığım dünkü makalem – Özkan Yıkıcı

Dün de belirtim: aklımdaki yazıyı klavyeğe dökecekken, ansızın tanık olduğum tartışma nedeniyle, yazılım anında ertleme düşüncem öne çıktı. Fakat, yazacağım konu hakında pek deyinen olmadığı için de eklenince, onu bir gün gecikerek yazma düşüncem oluştu. Tekrar edeyim, deyinilip yorumlanması gereken gelişmelere pek dokunan olmadı. Ben ce olay önemlidir.

Önce kısa bir geçmiş tartışmasıyla başlayacam. Yetmişsekiz yılında yeni siyasal hareketin eksenini oluşturma tartışmaları yapıyorduk. Ayrancı yurdu, Ortadoğuö ünüversitesi merkezlerinde bunlar yoğunlukla yapılıyordu. Gün gelip TMMOD veya Siyasal yurtlarında da ayni çtartışmaları de iki alandaki katılımcılarla ek eklenen özellikle kız arkadaşlarla yapıyorduk. Tartartışırken yanıt aradığımız önemli sorun da şuydu: Kıbrıs fiylen ikiye ayrıldı. Biz ise Ortak Kıbrıs hedefli hem de devrimci dönüşümlü Kıbrıs siyasetini geliştirmeğe çalışıyorduk. Katro çalışması anlayışıyla seçilen arkadaşlarla konuları konuşup tartışıyorduk.

Fiylen ikiye ayrılan adada öncelikle iki tarafa da hitap edecek eylem ve görküşlerin olması önemliydi. Ayrıca direk Türkiye gerçeğimizle ilerlenen siyasal hedefin de engelenmesi koşulları ele alınıyordu. Bu konulardan biri net olarak her yönüyle önemli olan İngiliz üstleri veya Kıbrısın iki tarafını da etkileyecek ulusal veya uluslararası konularda ortak duygu buluşmasının daha olanaklı olduğunu çıkarsamasını yapıyorduık. Filistin sorunu da uluslararası olan önemli konulardan biriydi. Nitekim, Filistin konusunda epey seminerler de yaptık. Oluşan katliyamları da yerinde olanaklar doğrultusunda duyurtma probagandamız da vardır. Hat da uluslaraası bakışın bir sonucu Nikaraguğa devriminde destek mitingi yaptık.**** ldün pazardı. Lefkoşanın güneyinde, bence önemli eylem gerçekleştirildi. Filistinle dayanışma adıyla meydanlarda toplandı. Eskiden olsa bu normal tepki olacaktı. Fakat, günümüzde Kıbrısın siyasal olarak geldiği konum nedeniyle, üstelik AB ekseninde israile destekleme yarışı olurken, anlam odenli önemli hale geliyor. Eskiden de KIbrısta Filistin konusunda eylemler yapılırdı. AB süreci öncesi, Kıbrıs yönetimleri de bazı Filistin yanlısı uygulamalar da yapardı. Filistinliler için kurulan köprüler veya kabul edilen mülteciler çizgisi bizat yönetim ekseninde de karşılık buluyordu. Nezamana kadar: AB üyesi olup de ikibin onda AB Müdahalesiyle teslim alınma dönemine dek. Şimdi, bir zamanlar Filistin içinn köprü ve yardım koridorları gündemdeyken, şimdi hem de katliyamı yapan İsrail için koridorlar gündemde yer bulup oluşumlar yapılmaktadır.

Gündemde olan böylesi AB kısgaçlı İsrail etkisi, elbet Filistin lehine yapılan mitingin katılım durumu da düşünülürsek, önemli bir adımdır. Üstelik Kuzeyden de beklenenden az olsa da medyamız pek yer vermese de yine de önemlidir. Burada önemli etken, KIbrıstaki siyasal dönemecin kendisidir. Kapılar kapalıyken dahi nasıl ilişki veya ortak eylem arayışı varken, şimdi olanaklara karşınn siyasal düşünce bakımından epey jgeriğe düşüldüğü kesin. Yine, kapılarınn açılmasına ve ilişki kurma kolaylığına rağmen ortak eylem yapma isteğinin de eskisine göre epey azaldığı, hat da yapılan bzılarının sırf uyma adına olduğu da imkar edilmezdir.

İsrail ile olan ilişkiler ile emerji pastası düşüncesinin de eklenmesi, AB üyeliği ile birçok demokratik açılım dahi AB fonlarıyla kıyaslanır halde oluşu, Filistin konusuna da özellikle K. Kıbrısta yansıdı. Buna ek olarak Kuzeydeki Türkiyeleşme ve işbirlikçilikte AKP ilkesi, Güneyle olan ortak eylemler de azaltıldı. Sadece fondan para kapma ile yeme işmelerin gırla gitiği sürece geriteildi. Filistin protesto eyleminde bu nedenle yemeli işmeli barışçıların katılmama yoğunluğu da düşüncenin ta kendisidir. Medyada haber deyeri olmayan, barışçıl denilen ve iki federalcılık kuramcılar böylesi ortak eylemlerde fazla sesleri de çıkmaz. Oysa yemeli işmeli ile ilerde gezmeli tatil olsa katılım Kuzeyden daha fazla olma şansı olurdu. Zaten pek de Filistin dayanışmasına destek diyen de bildik kesim dışında da olmadı.

Bu koşulları da düşündükten sonra, AB kısgacı, Türkiyeleşme gerçeği ile birlikte gelecek hesaplarda katılınca, böylesi protesto mitingi gerçekten önemlidir. Birşeylerin hala var olduğunu gösteriyor. Ortak bazı duyguların oluşmasından dayanışma ve birlikte olup gerçekleştirme oldukçagelişmeye aday tutumlardır. Tü eksikliklere karşın, Pazar mitingi yine de önemlidir. Birşeylerin hala varlığı ortada. Ama ayni çığlık da Kuzeydeki gelinen gerçek de tehlikeli oluşunun da sinyallerini veriyor. Onun için pek de haberi yapılmayan Pazar günkü mitink önemlidir. Ne yazık RİK Türkçe yayınında dahi sadece gazete haberleri ile yetinilmesi de merkezileşen politikanın algı tutumları bakıjından dersliktir. Gevezeci bizim takkeciler ise zaten aman korkusuyla bu tür eylemleri hiç olmamışlıkta tutmaya devam tekrarındadır.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özkan Yıkıcı yazdı: İspanya-Fas hattında neler oldu

Bir haftadır İspanya'nın Afrika topraklarındaki küçük bir yerleşimindeki gelişmeler,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Trafik katliamından genel sistem gerçeğine

Normal yaşamla en anormal kötü koşullar kolayca dönüşür. Sanki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Unutulmaması gereken ülkelerden biridir: Irak

Yakın tarihle Ortadoğu tamamlanınca, emperyalist çağın planlarıyla alakalı uygulama...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bozulan iklim koşullarında siyaset de ısınırken

Temmuz ayına ve yaşadığımız haftaya artık elvedayı çekiyoruz. O...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,913TakipçilerTakip Et
916AboneAbone Ol

Son eklenenler

Dionysis Dionysiou yazdı: Nolan’ın Odyssey’si: Denizden Gelen Düşman Biziz

Düşman ufkun ötesinde beklemiyor. Nolan'ın Odyssey'sinde, o, muzafferlerle birlikte...

Faik Bulut yazdı: Hizbullah ve İsrail kavgasının 20 yıllık bilançosu

Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalar ve mücadelenin tarihi 1980'lerin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye Küresel Serinletme Taahhüdü’nde neden yok?

İnsan kaynaklı iklim değişikliği kentleri yaşanmaz hale getiriyor. Avrupa’da...

Nafiz Özbek yazdı: Alman militarizmi ve sermaye: Almanya’nın yeniden askerileşmesinin politik ekonomisi

İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntılarından doğan modern Almanya, kısmen Hitler faşizmini...

İlhan Uzgel yazdı: Küresel Siyaset Dönüşürken-II: NATO 3.0 nereden çıktı?

Avrupa coğrafyasında ve Türkiye’de savunma, güvenlik konuları olunca dikkatler NATO’ya...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Yapay zekâ krizi senaryosu

Yapay zeka (YZ) alanındaki gelişmeler küresel ekonominin başlıca konusu olmaya...

Volkan Yaraşır yazdı: ‘Efendiliğin reddi’: Üçgen örgütlenme ve direniş ağları

Efendiliğin reddi kolektif bir karşı duruş, yıkıcı bir ayağa...

Canlı yayın