yaklaşımlarÖzkan YıkıcıDoktor Küçük anısına - Özkan Yıkıcı

Doktor Küçük anısına – Özkan Yıkıcı

Ben doğrusunu söyleyecek olursam: konuyla alakalı makale yazma falan aklımdan geçmiyordu. Fakat, rasgele izlediğim resmi televizyon ve ratyo yayınarından sonra,m aklım başka şekilde çalışmaya başladı. Hem yalan hem de eksik brakılan önemli durumlara raslayınca, bazı Doktor Küçük gerçeklerine parmak basmanın bence önemi ortaya çıktı. Herhalde Doktor Küçük, hele de Kırmızı kitapla resmen sola karşı yaptığı saldırıları da düşünürken, kendine karşı yapılan yanlış algıları kendinin yerip tehlike saçtığını haykırdığı kesimden birinin uyarmasımı da beklemiyordu. Tarihin böylesi keskin bıçak gibi kesen gerçekleri de ne yazık yaşanıyor.***

Küçüğün ölüm yıldönümünde bazı prokramlar yapıldı. Belirli özetlerle hayatı anlatıldı. Ama, burada dahi yalan söylemeden edilemiyor. Yaşanan değil de resmi tarihe göre giderek daraltılan bir Doktor Küçük sürecinde ilerlendiğine tanık oldum. Ozaman da bazı durumları kısaca fazla uzatmadan hatırlatmayı düşündüm.

Çok geriye gitmeyecem. Detaylarda da sizi boğdurmayacam. Kıbrıs gerçeğini de defalarca anlatma zorunda değilim. Ama, sadece Kıbrısın yeni sömürgecilik hareketinde Batı emperyalist blokta kalacak şekilde tasarlanıp uygulandığı durumuna itaf ederek olayı kesecem.

İlk önemli eksiklik şu: elisekiz yılının başında ingilterenin Kıbrıs valisiyle birlikte ocak ayında Türkiyede yapılan Bağdat paktı görüşmelerine Doktor Küçük de gitti. İngiltere Valisiyle. Bu konuda hiç denecek derecede bilgi var… Yine Doktor Küçük nedense elidokuz yılında tTaksim tezinden direk geçici garantörlü Kıbrıs Cumhuriyet dönemine geçişi de ağzına almadı. Diyelim ki bunlar siyasal hesapların gerçeğidir de brakalım..

Atımışbir yılında Kıbrıs tarihinde önemli kırılmaydı. Kıbrıs resmen Bloksuzlar hareketinin üyesi oldu. Doktor Küçük istese veto edip engelerdi. Engelemedi. U nedenle Türkiye dahil batılı ülkeler Küçük konusunda görüş sarsıntısına uğradılar ve Denktaşı daha bir öne çıkarmaya başladılar…

Yine, Doktor Küçük, nedense Makariyosun vergi reforumu adıyla önerilerini kendi değil de resmen TRT tarafından Türkiyeninb açıklamalarıyla ret edildi. Arif hoca gibi birçok teşkilat kişisi bu konuda önemli açıklamalar yaptı.. Devam edilim de Atmışyediye gelelim: eski neslin bilip de hatda katılanlar dahi normal havalarda söylerken, nedense resmi tarihte konuşturulmayan yaşananlara. Örneğin Lefkoşada TC elçiliği ve Evdimde Şeh Nazımın cami çıkışında taşlanma durumları yaşandı. Buda pek anlatılara sokulmadı. Oysa Doktorun özellikle Şeh Nazıma karşım olup güçlü olduğu dönemde onu sürgüne gönderdiği de malumdur..

Bir de çok eski nesil tarafından tartışılan durumlar var: herkese Doktorun göçmen evi yapılan yerleri bedava bağışladığı vurgulanır. Bazı araştırmacılar küçüğün tam aksine karşı başka yerde yer aldığı hep vurgulnır. Buda fazla gündeme getirilmedi.

Şimdi gelelim zurnanın zırt dediği yere: yetmişüçte yapılacak cumhurbaşkanı muavnliği seçiminde Küçüğün kendi isteği ile çekildiği bilgisi sunuluyor. Halbuki o dönemin kendi gazetesinde dahi Doktor “Benim etim kart,

Düdüklüde kaynamaz” tesbitiyle direnmeğe çalıştı. Ankaraya çağrılıp tıpkı Ahmet Berberoğlu gibi baskılarla adylıktan çektirldiği herkes tarafından yanarak biliniyor. Ama, şimdi sıkılmadan “kendi isteği ile çekildi” yalanıyla bu yaşanan dasaptırıldı.

Doktor Kemalisti. Fakat, ayni şekilde sosyalizme, Komonizme de karşıydı. Bu nedenle gazetesinde yayınladığı yazılar var. Ayrıca Kırmızı kitap yayınıyla da sola karşı tutumunu resmileştirdi. Bunlar sadece birkaç demetlik yaşanandır. Daha söylenecek çok söz var. Hele de Denktaş Küçük çelişmesi hep yaygındı. Bunu da akılda tutup deyerlendirme yapmak şart.

Kısaca, Doktorun bir ölüm yıldöümü daa yaşadık. Bildik resmi bakışla bilgiler algılaştırılıp yalanlarla saydamlaştırıldı. Belli ki giderek yaşayan değil isrtenen doktorla günler tarihselleştirilecek. Hat da hatırlayanlar olacak, bir dönem Küçük olmamışçasına sildirtilme çabaları dahi oldu. Ben pek de desteklemesem de en azından Doktoru doktor gibi anlama adına bu eksik ve yanlışları yazdım. Dileyen dilediğini anlasın.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özkan Yıkıcı yazdı: İspanya-Fas hattında neler oldu

Bir haftadır İspanya'nın Afrika topraklarındaki küçük bir yerleşimindeki gelişmeler,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Trafik katliamından genel sistem gerçeğine

Normal yaşamla en anormal kötü koşullar kolayca dönüşür. Sanki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Unutulmaması gereken ülkelerden biridir: Irak

Yakın tarihle Ortadoğu tamamlanınca, emperyalist çağın planlarıyla alakalı uygulama...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bozulan iklim koşullarında siyaset de ısınırken

Temmuz ayına ve yaşadığımız haftaya artık elvedayı çekiyoruz. O...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,913TakipçilerTakip Et
916AboneAbone Ol

Son eklenenler

Dionysis Dionysiou yazdı: Nolan’ın Odyssey’si: Denizden Gelen Düşman Biziz

Düşman ufkun ötesinde beklemiyor. Nolan'ın Odyssey'sinde, o, muzafferlerle birlikte...

Faik Bulut yazdı: Hizbullah ve İsrail kavgasının 20 yıllık bilançosu

Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalar ve mücadelenin tarihi 1980'lerin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye Küresel Serinletme Taahhüdü’nde neden yok?

İnsan kaynaklı iklim değişikliği kentleri yaşanmaz hale getiriyor. Avrupa’da...

Nafiz Özbek yazdı: Alman militarizmi ve sermaye: Almanya’nın yeniden askerileşmesinin politik ekonomisi

İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntılarından doğan modern Almanya, kısmen Hitler faşizmini...

İlhan Uzgel yazdı: Küresel Siyaset Dönüşürken-II: NATO 3.0 nereden çıktı?

Avrupa coğrafyasında ve Türkiye’de savunma, güvenlik konuları olunca dikkatler NATO’ya...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Yapay zekâ krizi senaryosu

Yapay zeka (YZ) alanındaki gelişmeler küresel ekonominin başlıca konusu olmaya...

Volkan Yaraşır yazdı: ‘Efendiliğin reddi’: Üçgen örgütlenme ve direniş ağları

Efendiliğin reddi kolektif bir karşı duruş, yıkıcı bir ayağa...

Canlı yayın