yaklaşımlarÖzkan YıkıcıDibimizdeki Suriye - Özkan Yıkıcı

Dibimizdeki Suriye – Özkan Yıkıcı

Ne de kolay söyleniyor: Doğu komşunuz Suriye. Türkiye’den biraz daha uzakta olup aramızda Akdeniz’in olduğu ülke. Dünya senelerdir bu devleti konuşuyor. Bir yılı aşkındır da bambaşka bir Suriye yükseliyor. Cihatçı merkezli, İsrail–Türkiye denetimli ve son sözü söyleyen Amerika gerçekleriyle harçlar dökülüp ülke yükselmektedir. Üstelik alkışlarla da desteklenir; dolarların havalanıp ranta dönüşmesini hesapçıların da beklediği Suriye.

Suriye doğu komşumuzdur. Dibimizdeki ülkedir. Bir yılı aşkındır ülke darmadağınık. Kaybedenler, kazananlar; kayışları kadar ittifaklarda adeta bataklık kayışıyla bambaşka alanlara doğru gelip gidiyor. Bir yıl öncesi size birileri IŞİD ve devamı olan kuruluşların Şam’a gireceğini, Amerika’nın da onları tanıyacağını, ambargoları kaldırtıp ülkeye hâkim olması için destekleyeceğini söyleseler gülerdiniz. Çünkü Amerikan yetkililerinin propagandaları, beyinleri şok tedavisine ve anlık kavrayışla kuşattıkları gerçeğiyle yüzleşmeyi hiç istemedi. Irak hapishanelerinde oluşturulan; önce baş dost gibi desteklenen, peşinden baş düşmanlığa terfi ettirilip durmadan devşirmelerle değişik isimlere bürünen IŞİD, şimdi Şam’da eski bir IŞİD temsilcisi ve ülkede gerici cihatçılığı Amerika ve İsrail ile birlikte kurmaya çalışan El Şaradır.

Kısaca özetlenenler sert dönüşümlerle ama gayet kolay kabullenmelerle Suriye topraklarında yaşandı; onun şahidi oldu. Cihatçı İslam olmasına ve kutsal kitap üzerinden politika oturtan bu tür yapıların en önemli özelliği ise “baş düşman” denilen İsrail’e karşı eylem yapmama gerçeğidir. Önceki dönemde Suriye olaylarında İsrail–IŞİD ilişkilerinde tedaviler dahi oldu. Yine de şok tedavili beyinlerde uyarı özelliği yaratamadı. Şimdi daha net bir uygulama var: Eski IŞİD sonrası El Nusralı El Şara, İsrail ile yaptığı anlaşmayla salt Golan Tepeleri’ni değil, ülkenin önemli güney kısmını ya doğrudan ilhak ya da tampon bölge olarak İsrail’e anlaşmayla verdi. İsrail de El Şara’yı desteklemeye hız verdi. Tabii garip ama düşünüldüğünde “normal” başka bir tutum da şu: El Şara’nın milislerinin ele geçirdiği yerlerdeki IŞİD tutuklularından bin beş yüzünün serbest bırakıldığı ya da kaçtığı bilgisi de arada mide bulandırır gibi haber olup, sonra suçu karşı tarafa atarak algıya çevrildi.

Doğu komşumuz Suriye önemli bir dönemece girdi. Gerici cihatçı kesimler, dıştan taşınan milisler; ülkeyi kontrol eden İsrail–Türkiye desteğinde yeni bir timsah gibi yükseliyor. Salt Suriye değil, ek gelen bilgilerle konunun Irak’a da yayılma olasılığı her an mevcut. Orta Doğu karanlığı bir anda daha da karararak Suriye’de yükselmeye çalışıyor. Amerikan merkezli odak, bölgesel hegemonik ülkelerin paylaştırma peşindeki bir ülke gibi davranıyor.

Bu arada Kürtler ve daha genelleştirilen ittifakla oluşan SDG yenilgi yaşadı. IŞİD’e karşı direnen Kobani ile yükselen bu yapı, bunu fark eden Batılı kesimler tarafından kullanılarak taktik ittifaka alındı. Daha sonra Suriye rejimine karşı olan Arap aşiretleri de katıldı. SDG hep “Kürt”, daha da kötüsü “Öcalan emirnameli yapı” olarak sunuldu. Hâlbuki SDG içinde Suriye’deki birçok halk kesimi vardı. Hatta Kürtler sayısal olarak azınlıktaydı. Ama kontrol edilen topraklar, katılan aşiret unsurlarıyla yayıldı. Amerika bunu hep Esad’a karşı kullandı. Ne yazık ki Rusya da bu zemini hazırladı. 2018’de Afrin’e Türkiye’nin girmesi sağlanıp Batı Fırat’taki hat da genel Suriye’deki en yoğun nüfuslu yerleşim alanı olarak bir anda anti-Kürtleşti. Türkiye kontrolüne bırakıldı.

Sonuçta Esad bitirildi. Yerine cihatçı İdlib’de yeşertilen, Türkiye kontrolü bölgeden Amerika ve İngiltere eğitimli HTŞ Şam’a taşındı. Güçsüzdü ama arkasında bölgeselden genele emperyalist çevreler vardı. Açıkça Amerika, Suriye’yi cihatçılarla idare edeceğini kararlarıyla duyurdu.

Sonuçta Kürtler sıkıştı. Bir anda Suriye’de cihatçı dalga, katliamlarla dalga dalga yayıldı. Tüm Batı ajansları ise bunu başarı ve demokrasi diye algılatmaya girişti. Öyle ki Halep’te Kürt ve Süryani katliamı olurken, kadınlara karşı acımasız infazlar haberleşirken AB Parlamento liderleri Şam’da El Şara’yı tebrik ediyordu.

Peki Kıbrıs mı? Bunları hiç konuşmama paranoyasına devam denildi. Ders değil, bilgi ihtiyacı dahi duyulmadı. Ama doğu komşumuz gerçeği, Orta Doğu’nun geleceği için hiç iyi haber vermiyor.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Libya’dan gelen haber üzerine

Libya'da aslında Kaddafi sonrası kaosla yaşam şekli sürmektedir. İki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tunus’u hatırlar mısınız?

Dünya siyasetinin önemli davranışlarından biridir: aynı olaylar olsa da...

Özkan Yıkıcı yazdı: Şöylesine bir yazı: Pile festivali etrafında dolanmak

Bazı arkadaşlar arada şöyle eleştiri yapıyor: “Hep ağır yazı...

Özkan Yıkıcı yazdı: Fransa’da isyan

Sık sık dış konularda uğradığım ülkelerden birisi de Fransa...

Özkan Yıkıcı yazdı: Eğitim siyaseti, Avrupa sokaklarını ısıtıyor

Hafta sonu önemli sosyal patlamalar, bu defa ağırlıklı Batı...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,897TakipçilerTakip Et
974AboneAbone Ol

Son eklenenler

Yonca Özdemir yazdı: Dünyada Z Kuşağı Protestoları, Gençlerin Büyüyen Hoşnutsuzluğu ve Değişim Talebi

Dünyada Z Kuşağı Protestoları: Gençlerin Büyüyen Hoşnutsuzluğu ve Değişim...

Özkan Yıkıcı yazdı: Libya’dan gelen haber üzerine

Libya'da aslında Kaddafi sonrası kaosla yaşam şekli sürmektedir. İki...

Evren Balta yazdı: Avrupa’nın bekleme odası

Uzun zamandır televizyon izlemiyorum. Ama günlerdir okuduğum gazetelerin ve...

Ecehan Balta yazdı: Doğanın da hakları var

İnsanın doğaya egemenliği, modern toplumun kurucu anlatılarından biridir. Doğayı...

Hediye Levent yazdı: Süreç içinde süreç

Amerika-İran savaşında uzlaşmaya varılabilmesi için girişimler bir kez daha...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tunus’u hatırlar mısınız?

Dünya siyasetinin önemli davranışlarından biridir: aynı olaylar olsa da...

Özkan Yıkıcı yazdı: Şöylesine bir yazı: Pile festivali etrafında dolanmak

Bazı arkadaşlar arada şöyle eleştiri yapıyor: “Hep ağır yazı...

Volkan Yaraşır yazdı: Kötülüğün sıradanlığı ve Hannah Arendt

Naziler bir mayalanma döneminin ardından sokakların fethiyle iktidara geldiler....

Canlı yayın