Kıbrıs iktibasŞener ElcilCevizi birlikte yiyebilmek - Şener Elcil

Cevizi birlikte yiyebilmek – Şener Elcil

Orjinal yazının kaynağıozgurgazetekibris.com

Bazı halk hikayeleri vardır ki, akademik kariyer sahibi insanların saatler boyunca anlatıp da beceremediği bilimsel sunumları, çok anlamlı bir şekilde kitlelerin hafızasına kazıyıp, ders çıkarmalarını sağlar.

Bunun en güzel örneğini Arif Hasan Tahsin Hoca, bir söyleşisinde “Bello (deli) Hoca” isimli bir Kıbrıs halk hikayesi anlatarak, Kıbrıs sorununu herkesin anlayacağı bir dille, bize izah etmişti.

”Kıbrıs’ın iki toplumunun bir arada yaşadığı o güzel günlerde, bir Kıbrıslı Rum ve bir Kıbrıslı Türk birlikte yolda yürüyorlarmış. Kıbrıslı Rum yerde bir ceviz görmüş ve arkadaşına dönerek; ‘Bak yerde ceviz var’ demiş. Kıbrıslı Türk de yere eğilip cevizi almış ve ‘benimdir’ diyerek cebine atmış”

‘Senindir, benimdir’ diyerek sokak ortasında kavgaya tutuşmuşlar. Köyün imamı Bello Hoca, oradan geçerken bunları görmüş ve araya girerek kavgayı durdurmuş. Kavga nedenini öğrenen Bello Hoca, cevizi almış, kabuğunu kırarak ikiye ayırmış.

Cevizin bir kabuğunu Türk’e diğer kabuğunu da Rum’a verip, cevizin içini de ağzına atıp, yiyerek, oradan uzaklaşmış. Kıbrıslı Türk ve Rum da arkasından bakmaya ve kavga etmeye devam etmişler…”

Yukarıdaki halk hikayesi aslında Kıbrıs’ta içine düşürüldüğümüz durumu çok iyi anlatmaktadır. Biz kavga ederken, ülkemizin stratejik öneminden kaynaklanan avantajlarını, zenginlik ve güzelliklerini birileri tepe tepe kullanıp, alıp götürmeye devam etmektedir.

Kıbrıs’ın içinde bulunduğu coğrafyaya bakıldığında, etrafımızdaki ülkelerin bizden farklı olduğunu söylemek mümkün değildir.

Son dönemde Ermenistan – Azerbaycan savaşını bitiren ABD, Uzak Doğu’ya açılan kapı olan “Zengezur Koridoru”na el koymuştur.

Irak’ı işgal ederek, üçe bölen ABD orada yerel güçler birbirleri ile savaşırken, Irak’ın petrollerini uluslararası şirketleri aracılığı ile alıp, götürmeye devam etmektedir.

Libya’yı ikiye bölerek, yerel kabileleri birbirleri ile savaştıran ABD ve AB şirketleri vasıtası ile Libya petrolünü istedikleri gibi kullanmaktadırlar.

Filistin’de Hamas’ı kullanarak başlattıkları çatışmada, İsrail’in soykırım yaparak 70 bin kişiyi katletmesine destek olup, göz yuman ABD ve AB şimdi Gazze’deki yıkımdan kendilerine pay çıkarmaya çalışmaktadırlar.

Özellikle Gazze’nin uluslararası bir finans merkezi haline getirilmesi ve karasularındaki gaz yatakları onların ilgi alanı durumundadır. Suriye’de yapılanların da diğer ülkelerde yapılanlardan bir farkı yoktur.

Kıbrıs karasularında bulunan doğal gaz ve petrol de ABD orjinli uluslararası şirketlerin ilgi odağındadır. Toplamda 9 trilyon dolarlık bir rezerv olduğu tahmin edilen ve 2027 yılında ticari olarak satışa sunulacak olan bu enerji kaynaklarını tespit etmek için deniz tabanında açılan her kuyunun maliyeti bir milyar doların üzerindedir.

Şu ana kadar açılan kuyular için harcanan milyarlarca doların boş yere harcanmadığı açıktır. Bu uluslararası şirketlerin sahibi olan ve dünyayı tekrardan şekillendiren küresel güçlerin bölgemizdeki etkisi bugün daha da net bir şekilde görülmektedir.

Büyük Orta Doğu Projesi” ile sınırların değiştiği, ulus devletin, çok kültürlü, farklı inançlara sahip ve farklı etnik temelde yerel yönetimlere dönüştüğü günlerden geçiyoruz.

Türkiye’nin de “Yeni Dünya Düzeni“nden payını alması kaçınılmazdır.

Kürt sorununun çözümü için başlatılan süreç de bize gidilecek köyün minarelerini göstermektedir. Küresel güçlerin hizmetinde olan, Türkiye’deki Erdoğan – AKP iktidarının ayak sürümesine rağmen süreç ağır aksak yürümeye devam etmektedir.

Zamanlamanın gerisinde kalan Erdoğan – AKP İktidar kadrolarının değişeceği açıktır.

Bu değişimin fitili Kıbrıs’ta yapılan seçimlerle ateşlenmiştir. Önümüzdeki günlerde, yozlaşmış, rüşvet–yolsuzluk batağına bulaşarak, asli görevlerini unutan bu kadroların yerini yenileri alacaktır.

Nasıl ki Refah Partisi içinden Adalet ve Kalkınma Partisi çıkmıştır, bu parti içinden de küresel güçlerin planlarını yerine getirecek kadroların çıkması, kaçınılmazdır.

İçinde bulunduğumuz coğrafyada taşlar yerine otururken, Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik süreç de ivme kazanacaktır.

Küresel güçlerin ülkemizle ilgili çözüm planlarının devreye gireceğinin beklentisi içinde olmak yerine, iki toplumun kavgayı ve suçlama oyununu bir yana bırakarak, Kıbrıs’ın ve Kıbrıslıların çıkarlarını ön plana alacak ülkemizi birleştirecek girişimleri derhal başlatmaları gereklidir.

Bunu başaramazsak, bilelim ki cevizin içini yabancılar yiyecek ve kabukları da bize kalacaktır.

Diğer yazıları

Borcu Borçla Kapatma Ekonomisi – Şener Elcil

İngiltere, Amerika ve Kore’de çalışmış dünyaca ünlü Kıbrıslı ekonomi profesörü arkadaşım George Theoharidis, Türkiye...

Meyhanede Devrim – Şener Elcil

Çok değer verdiğim bir arkadaşım, beni arayarak bir grup...

Dünya Siyasetinin Deneme Alanı – Şener Elcil

Dünya siyaseti ekonomi üzerine kurulmuş olup, tüm siyasi sistemler,...

Devlet Malı Deniz Yemeyen Keriz – Şener Elcil

Kıbrıslı Türkler geçmiş yıllarda Türkiye’ye, “Türkiya” derlerdi. Batılı tarih kaynaklarında...

Ödemekle Bitirilemeyen Borç – Şener Elcil

Kıbrıslıların, Türkiye’ye borç ödemeye başlama tarihi, 1517 Ridaniye Savaşı ile Mısır’ın Osmanlı Padişah’ı Yavuz Sultan Selim tarafından...
4,452BeğenenlerBeğen
1,541TakipçilerTakip Et
3,959TakipçilerTakip Et
845AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özne, Demokrasi ve MENA Bölgesinde Tarihsel Mücadele – Çağla Elektrikçi

Baf’ta 105 yaşındaki bir kadının oy kullanması, yalnızca bir...

24 Aralığ 1963 Girne Asger Hasdanesi ve Türg Yerleşimci Kolonyalizmi – Halil Karapaşaoğlu

24 Aralıg 1963 Girne Asger HasdanesiGirne Asger Hasdanesi’nin temelleri...

İsyancıların yenilgiler tarihi – Neşe Yaşın

Bizim adımıza karar veren eril figürler; sert bakışlarla bizi...

Tiyatro Taraf mı?.. Tarafsız mı?… – Yaşar Ersoy

Tarih boyunca tiyatro kimi zaman egemenlerin karanlık iktidarlarının devamına...

Pazar öğleni medyada oyalanırken – Özkan Yıkıcı

Pazar, tatil günü. Yerel medyaya bakarsanız zaten anlarsınız. Hele...

Batı Marksizmi” Neydi (ya da Nedir)? — Marx Memorial Library

Rockhill’e göre Batı Marksizmi yalnızca emperyal üstyapının organik bir...

Washington Bolivya’yı istikrarsızlaştırdı, şimdi de ganimelini istiyor — Gary Wilson

19 Mayıs’ta Bolivya hükümeti, cumhurbaşkanı Rodrigo Paz’a karşı süresiz genel greve giren madenciler,...

Canlı yayın