yaklaşımlarÖzkan YıkıcıBrezilyada faşist tortular - Özkan Yıkıcı

Brezilyada faşist tortular – Özkan Yıkıcı

Seçimlerle başlayan, seçimlerin kabul edilip edilmeyeceği ile süren, seçimler sonlandıktan sonra sancısız geçiş korkuları yaşanan Brezilyada Lulanın koltuğa oturmasıyla her şeyin sonlandığı ve normal hale dönüldüğü sanıldı. Oysa pek de anlaşılmak istenmeyen faşist karekterisliklerin gerçekliği kendini tortu halinde olsa da gösterdi

Geçen hafta Salı günü anormal denecek devir yaşandı. Lula sayara geçerken, devretmesi gereken eski başkan Belsanaro çoktan Amerikaya kaçtıydı. Anormal denecek ama iyi şekilde Lula saraya geçti. İşlrein yolunda olacağı sanıldı. Sanmak ile gerçek yeniden kıyasla karşımıza geldi. Her şey normalleşti denilirken birden hafta sonu Pazar günü parlemento, yüksek mahkeme ve saray işkal hareketleri gerçekleştirildi. Polis ve ordu zorla bunları engeledi. Bu beklenmemiş ama idolojik aslına uygun durum herkesin kafasına birçok vurgu yapmasına, anımsamaların gerçekleştirilmesi gerekir. Belli ki hala olmadı.

Olan, Belsanaro “beni ancak tanrı indirir” siyasal mesajını hayata koymaya ısrarla devam etmektedir. Seçimlerin gerçekleştirilmemesi veya hile oyunlarıyla epey uğraştı. Yapılan seçimi kabullenmene duruşuna girişti. İşbirlikçileri ve onların uğruna birçok işi gerçekleştirdiği için “ordudan, sermayeden ve ABD den” yardım bekledi. Darbeyi bizat genelkurmayın kapısında talep yaptı. Olmuyordu. Belsanaro bir türlü faşizmin sermaye itifaklı saydamlaşmasını kendi lehine çeviremiyordu. Sonuçta devretmeme adına Brezilyadan kaçtı. Herkes rahat nefes alırken, nefes daha ciyerden dışarı vurmadan, 3 devlet kuruluşunun işkali girişimi gerçekleştirdi. Lula belli ki aldığı derslerin kendini kolama bölümlerini başarıyla geçti. Ancak Faşizmin tortular hala Brezilyada mevcut. Hele de her an lehine dönecek parlemento sayısı ile yargı erki yerinde durmaktadır.***

Brezilya örneği salt Brezilya değil, genel dünyaya önemli dersler biriktirmektedir. Öte yandan sosyalist hareketlerin yokluğunda kavramların nasıl boşaltılacağını da haykırıldı. Neoliberalizim ile birlikte tam aksi sosyalis hareketlerin de yenilmeleri ardından seçeneksizleşme duruşunda olmaları sonucu, net kuramların dahi ya boşaltılarak veya saptırtırarak kulanımda kabullenildiği de yaşandı. En net kanıt Brezilya idi. Marksis hareketlerin yenilmesinin oluşturduğu siyasal boşluk, sonuçta sermaye kuramlarının da boşalgtılarak yeni algısalaştırmaların da koşulunu güçlendirdi. Nitekim, son dönemde direk  faşist olan liderliklere “popilizim, posmoderincilik” simgesi konulup onların anlamsızlaştırıp, norlmış gibye getirdi. Son yıllarda dünyada yükselen faşizim ve bazı faşist yapıların hükümet veya başkanlığı kazanması da gereken tehliken sinyalinin alınmamasına neden olundu. Popilis veya otoriterleşmem denilip resmen faşizmin özü uykusuna geçirildi. Faşizmin normalmışcasına gelinmesinde sosalist hareketlrin güçsüzlüğü ve idolojik tartışmanın ötelenmesinin önemli katgısı vardır.

Bu yakın tarih dersi alınmadığı için de faşist karakterisliklerin söylenmeyerek idolojik siyasal tehlikenin de anlaşılmamasına yardımcı olundu. Trump ve Belsanaro gibi faşist ama popilist simgesiyle örtülen liderlr alışılmamış tutumları normalmışcasına pratiğe geçirdiler. Bugün Brezilyadaki parlemento anayasa ve Başkanlık sarayı saldırılarıyla karşılaşırken, kısa zaman önce Trumpun da taraftarlarını ateşleyerek senatoyu bastıklarını nedense kolay kolay aklımıza getirmedik. Medya sistemsel sözcü olma sonucu da faşist idolojik gerçeği popilizim veya posmoderincilikle örterek önemsetmeme deyerine sarılındı.

Son Belsanaro hamlesi ve Brezilyadaki faşist tortular Neoliberal süreçteki solun yokluğund a kuramların yaşadığı erozyonun kanıtlarıdır. Üstelik isim koymada da olanı deyil de resmi ekseninn talebi olan kelimeler de seçildi. Böylelikle faşis rejimin ne olduğu, devlet biçiminin hangi amaçlı gerçekleştirildiği de çoktan akıldan çıkarıldı.****

Brezilya bize bir kitaplık nders yazdırtı. Ilımlı sol Lula ile faşist Belsanaro romanı oldu. Siyasal duruşlardan tutun kulanılan yöntemler hiç de yabancısı olmadığımız pratiklerdir. Bir farkla, seçeneksizliğin tek eksenliliğin yaratığı idolojik kültürleşme sonucu olayın özü tam açıklanmıyor. Tam bir Neoliberal aşmazın siyasal gerçekliğini Brezilyada son baskınlarla yeniden yaşadık. Şimdi Lulanın bu tutumlar karşısında, oluşturduğu itifak ekseninden muhalefet yelpazeli güç denklemine uzanan karmaşada nasıl  onay alacağı önemlidir. Daha yakınındaki Peru örneği yaşanıyorken, Şilide en ilerici anayasanın ret edilme gerçekleri birer derstir. Amerikanın onay sınırı da başka önmeli denkleme eklenen güçtür. Bunların toplamında Brezilya ılımlı sol Lula ile faşizmin tortuları arasında ordan oraya epey yol katedeceğine benziyor.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özkan Yıkıcı yazdı: İspanya-Fas hattında neler oldu

Bir haftadır İspanya'nın Afrika topraklarındaki küçük bir yerleşimindeki gelişmeler,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Trafik katliamından genel sistem gerçeğine

Normal yaşamla en anormal kötü koşullar kolayca dönüşür. Sanki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Unutulmaması gereken ülkelerden biridir: Irak

Yakın tarihle Ortadoğu tamamlanınca, emperyalist çağın planlarıyla alakalı uygulama...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bozulan iklim koşullarında siyaset de ısınırken

Temmuz ayına ve yaşadığımız haftaya artık elvedayı çekiyoruz. O...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,914TakipçilerTakip Et
916AboneAbone Ol

Son eklenenler

Dionysis Dionysiou yazdı: Nolan’ın Odyssey’si: Denizden Gelen Düşman Biziz

Düşman ufkun ötesinde beklemiyor. Nolan'ın Odyssey'sinde, o, muzafferlerle birlikte...

Faik Bulut yazdı: Hizbullah ve İsrail kavgasının 20 yıllık bilançosu

Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalar ve mücadelenin tarihi 1980'lerin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye Küresel Serinletme Taahhüdü’nde neden yok?

İnsan kaynaklı iklim değişikliği kentleri yaşanmaz hale getiriyor. Avrupa’da...

Nafiz Özbek yazdı: Alman militarizmi ve sermaye: Almanya’nın yeniden askerileşmesinin politik ekonomisi

İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntılarından doğan modern Almanya, kısmen Hitler faşizmini...

İlhan Uzgel yazdı: Küresel Siyaset Dönüşürken-II: NATO 3.0 nereden çıktı?

Avrupa coğrafyasında ve Türkiye’de savunma, güvenlik konuları olunca dikkatler NATO’ya...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Yapay zekâ krizi senaryosu

Yapay zeka (YZ) alanındaki gelişmeler küresel ekonominin başlıca konusu olmaya...

Volkan Yaraşır yazdı: ‘Efendiliğin reddi’: Üçgen örgütlenme ve direniş ağları

Efendiliğin reddi kolektif bir karşı duruş, yıkıcı bir ayağa...

Canlı yayın