yaklaşımlarÖzkan YıkıcıBildik emperyalist oyun, Gazze anlaşma belgesi - Özkan Yıkıcı

Bildik emperyalist oyun, Gazze anlaşma belgesi – Özkan Yıkıcı

Asşında, konuyu epey önceden yazabilirdim. Hat da daha da Amerikanın ilk etrafa yaydığı şekliyle bile değerlendirsem hiçbirşeyden farklı olmazdı. Plan, Amerikan merkezli olup İsrail desteği ile şekillenen bir belgedir. Bu dahi kısa deyerlendirme yapmaya yetip artıyordu. Ancak, sunulan taslak kadar, olaya nasıl tepki gösterileceği, algısal mı yoksa olguylamı davranılacağını da gözlemek istedim. Özellikle de içinde Filistin geleceği olmayan, ısrarla İsrail stratejisinin kolonileştirme tutumunun yansıyıcısı idi. Ama durum şu: onca Filistin devletini tanıyorum diyen devletlerin sunum karşısındaki iki yüzlü veya direk kendi net tavırlarıylamı davranacağını da merak ediyordum.

Tekrar edecem: anlaşma metni daha ilk açıklamayla birlikte hemen hemen net idi. Amacı ise tartışılmazdı. Olacak olan itirazlar yayılırsa, nasıl ayarlar yapılacak merakımdı. İsrail istekli bazı ayarlar dışında da özellikle islam devletleri ile başta İngiltereli Avrupalı kapitalist yönetimler adeta destek için sıraya girdiler. Bir de ince ikilem ortaya çıktı. Kimi kesimler, barış savaştan daha iyidir klişesine sarılıp insani yönle savunurken, belgenin ise Filistin gerçeğinin ret edildiği ikiliği söylediler. Bu nedenle en kötü barış savaştan iyidir ile memnun kalırken, metnin içeriğindeki istenenlerin aslında olanın yasalaştırma şeklki olmasını da itiraf ediyorlarrdı. Nedeolsa kararı Trump merkezli hazırlandı. Kolay kolay Amerikaya karşı çıkmak cesaret istiyordu. Hat da bazı ülkelerin de iki yüzlülüğü ortaya çıktı: “Türkiye gibi”… Haması savunurken, Hamasın imhasını ve gelecekte Gazze sömürgeleştirme uluslarası kontrolü İsrail siyasetine evet diyordu.

****

Neden daha önce yazabilirdim: zaten Trump taslağı piyasaya sürdüydü. Peşinden onay bekliyordu. Tehtit ise net: Hamas ya kabul eder veya kalınan yerden devam deniliyordu. Daha sonra islam ülkelerinin ileri gelenleri ile “Türkiye Mısır ve Sudiler gibi” ona yakın ülkeyle Trump topantı yapar. Durumu açıklar. Karşı çıkan da olmadı. Hat da Türkiye medyası Erdoğan Trumpun masanın başında yanyana olmalarının reklamını siyasal olarak daha fazla yaptılar. Yeniden anlamayana Amerikan Türkiye ilişkilerini de görselde masa resmi açıklamada da Türkiye devleti kanıtlıyordu.

Sonradan Trump kendi gibi olan lider Metanyahuyu sarayda kabul eder. Belge ona da sunulur. Metanyahu bazı ayarlar daha yaptırır. Filistin içeren çümleleri kaldırtır. Net mesaj ise Filistin sorunu diye bir şey olamazdı. Kendi politikasını anlaşmayla kabullendirme denemesi oluyordu. Böylelikle 21 made ile başlayan taslak, daha nert İsrail lehine, Filistin yokluğuna dayandırarak 20 made ile nokta konuldu. Sunum net: Hamas ya kabul eder veya saldırılar devam eder ikilemindedir. Hamasın kabulü ise hem kendi kendisiyle imtihar nede Gazze emperyalist denetiminde, İsrail istekli yeni kolonyalizmin oluşuma geçilecekti.

Gazze için de Amerikan Trump ile İngiltere eski başbakanı Belıyırın da adı var. arap ülkelerinin ağırlığında da uluslarası güç kkonumlanacak. Hamas silah brakcak, rehineleri brakacak ve dileyen gidecekti. Ama af ilanı veya başka durumlar hiç de plana konulmadı. Bir anlamda Trump “barışçıl olma” Metanyahu da siyasal stratejisini gerçekleştiren lider olarak zafer ilan edecekti. Tabi koltuğunu da koruyarak çıkacaktı. Kalınan yerden devam la Ortadoğuda işler kan kusturtularak, göl haline sokularak devam edilecekti.

***

Burada dönemli bazı tutumlara deyinmek şart: kararın Amerikancı olması, birçok ülkenin “Türkiye dahil” karşı çıkma şansını yok etti. Bunlar sıraya geçti. Tıpkı artık kendi kamuoylarının tepkisiyle zavahiri kurtarma adına “Filistin devletini tanıyorum” demeleri gibi. Buda algı operasyonu için önemlidir.

Başka nokta ise sanki savaşı bitirip de barış olduğu, iki tarafın da uzlaştığı havasıyla “en kötü barış savaştan iyidir” klişeğe sarılıp da açıklama yapanlar da vardır. Böylelikle yaşanan karşısındaki çaresizlik ile Amerikncı olma tutumları ikileminde bir sıyrılma aralığı bulunma havası şekliyle oluşturuldu. Ama kafamda hep ayni kuşkuu: Ortadoğuda son dönemde, özellikle her anlaşma taslağı sunumu veya ateşkes ilanı gündemleştirilirken, devamında başka alanlara da net şekilde israilin büyük saldırılar yaptığını da yaşadıkç Lübnan, Suriye, iran Amerika görüşmeleri Umanda başlatılma aşamasında , bunlardan birkaçıdır. Nitekim Trump açıkça taslağını piyasada dolaştırılırken, uçakları da Katara doğru uçup yerleşiyordu. Kimine göre de iran hedefi her an gündeme gelme olasılığı vardır.

****

Bir önemli noktayı nda unutmayalım: doğrudur, kapitalist moderin devletleri baştan beri israile inanılmaz destek verdiler. Soykırımı dahi “ama Hamas” ile savundular. Uluslarası mahkemelerin Metanyahuyu tutuklama kararına da önemli ülkeler uymadı.  Bunlar, olaydaki şüpe duymanın önemini de artırıyordu. Üstelik belgede Hamasın imtiharı ile Gazzenin uluslarası emperyalist kolonileştirme ağına doğru koyarken, Filistin konusu başta birkaç laf sonradan bunlar da çıkarılıp yok saydırtıldı. Hele Batı Şerya denilen alan ikinci son versyonda yok. İlhak edilen Doğu Kudüs durumunun damlası bulunmuyor. Bağımsız devlet falan da yok. Sadece sunumla İsrail isteklerinin uluslarasılaştırıp yeniden pişirilmesi halindedir.

Ama satacak koşullar da var: soykırım ile çaresizlik ikilemi enazından ifadesiyle savaşın bitme sahte olsa da umut yeşerterek katliyamı doğalaştırddı sayılmaktadır. Bu önemlidir. Ama hep unutulan emperyalist gerçeklik ile filistin sorunuydu. Bu metinle Filistin sorunu daha bir yok oluşa doğru kuyuya atılan bölüm oldu. Ama sözde Filistin yanlısı devletlerin hemen peşinden kabullenmesi de devletler siyasetinin nerye geldiğinin örneklemi haline sokuldu. Bu önemli bir algı operasyonuydu. Zaten taslağı okuyan kabul edilmesi halinde imtihar olduğunu anlar. Ama çaresizlik de önemlidir.hele algı oyunu ile destekleme oluşma konumu ise işin tuzu biberi oldu.

Arada kaçırmayalım: Trump blgesine destek ararken, kendini Gazzede eski dostu Bleyirle hem de anlaşmaya konumlandırırken, italya gibi birçok Avrupa ülkesinde Filistin lehine gösteriler devam ediyor, limanlarda israile gidecek gemilere lengel olunuyordu. Akdenizde ise çıkılan direniş filosu ise İsrail kıyılarına ulaştı. Her an israilin saldırısı da bekleniyordu.

Uyardığım gibi: bazı ülkelerin İsrail desteklerini gizleme, yükselen kamuoyu Filistin desteğinin sokakta karşılık bulmasını düşürtmek için Filistin devletini tanıma gibi bir pandora kutusu sığıntısı politiği oluştu. Ama tutmadı gibidir. Aslında adı ne konursa konsun, belgeği okuyanlar, bunun imtihar olduğu, Filistini yok etmenin anlaşma teslimiyeti oluşturduğunu anlar. Ama taslak Trump tarafından sunuldu. Beraberinde ise tehtit de itiraf gibidir: Kabul etmezseler, kalınan yerden devam deniliyor. Algı oyunu ile k”biz barış önerisi sunduk, onlar kabul etmediler. Başlarına ne gelirsa müstahaktır” algı operasyonu probagandasınansarılacaktır.

Bu konuda biz epey tecrübeliğiz. Tabi olanları bilirsek; sanki Annan planı mükemmel olup Türkiye de uygulamasıyla kabul edip B.M. uygulanma garantisi vermişçesine” onlar hayır biz evet dedikle adeta haklıyız havasına girdiydik. Masadan kaçma gibi esrumanla haklı olup yasadışılığın devamı düşüncesini kökleştirdik. Ayni şekil şimdi Filistin için geçerli. Sanki metin çok iyi olup da uygulanacakmışçasına savunuluyor. Oysa İsrail sadece son dönemde yaptığı tüm anlaşmalara uymadı. Trump brakın son anlaşmalara uymayı, sistemsel nice anlaşmadan da çekildi.

Tüm bunlar olanın adını koyuyor: soykırımın anlaşma ile taşlanması ve yeni hamlenin örtülmesi için gündem yaratmaktır. Bakalım son belge bizi Ortadoğu rüzgarlarında nerelere savuracak?


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özkan Yıkıcı yazdı: İspanya-Fas hattında neler oldu

Bir haftadır İspanya'nın Afrika topraklarındaki küçük bir yerleşimindeki gelişmeler,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Trafik katliamından genel sistem gerçeğine

Normal yaşamla en anormal kötü koşullar kolayca dönüşür. Sanki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Unutulmaması gereken ülkelerden biridir: Irak

Yakın tarihle Ortadoğu tamamlanınca, emperyalist çağın planlarıyla alakalı uygulama...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bozulan iklim koşullarında siyaset de ısınırken

Temmuz ayına ve yaşadığımız haftaya artık elvedayı çekiyoruz. O...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,913TakipçilerTakip Et
916AboneAbone Ol

Son eklenenler

Dionysis Dionysiou yazdı: Nolan’ın Odyssey’si: Denizden Gelen Düşman Biziz

Düşman ufkun ötesinde beklemiyor. Nolan'ın Odyssey'sinde, o, muzafferlerle birlikte...

Faik Bulut yazdı: Hizbullah ve İsrail kavgasının 20 yıllık bilançosu

Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalar ve mücadelenin tarihi 1980'lerin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye Küresel Serinletme Taahhüdü’nde neden yok?

İnsan kaynaklı iklim değişikliği kentleri yaşanmaz hale getiriyor. Avrupa’da...

Nafiz Özbek yazdı: Alman militarizmi ve sermaye: Almanya’nın yeniden askerileşmesinin politik ekonomisi

İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntılarından doğan modern Almanya, kısmen Hitler faşizmini...

İlhan Uzgel yazdı: Küresel Siyaset Dönüşürken-II: NATO 3.0 nereden çıktı?

Avrupa coğrafyasında ve Türkiye’de savunma, güvenlik konuları olunca dikkatler NATO’ya...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Yapay zekâ krizi senaryosu

Yapay zeka (YZ) alanındaki gelişmeler küresel ekonominin başlıca konusu olmaya...

Volkan Yaraşır yazdı: ‘Efendiliğin reddi’: Üçgen örgütlenme ve direniş ağları

Efendiliğin reddi kolektif bir karşı duruş, yıkıcı bir ayağa...

Canlı yayın