yaklaşımlarÖzkan YıkıcıBildiğimi hatırlarken, şaşırmadım - Özkan Yıkıcı

Bildiğimi hatırlarken, şaşırmadım – Özkan Yıkıcı

Zaman zaman, aslında önemseyerek bildiğimiz gerçekleri ansızın yeniden hatırlatan gelişmelerle karşılaşırız. Bunlar sürpriz olmaz. Fakat, yine de yazılıp konuşulması gerekir. Çünkü, bilenler “ki ben de dahilim” önemli olsa da normaleşen koşullarda önemsemeyerek bilerek yanlış yapmak da kültürümüzün ta kendisidir. Bu durum siyasal alana gelince de daha bir tekrarlanıp adeta uykuya yatılır. Oysa, özellikle siyasal süreçten geçenler, sisgtemle sorunu olup da siyasal duruş sergileyenler, ister istemez bazı konulara dikat etmek gerektiğinni bilir. Bilir de yine kendileri normal şartlarda önemsemez. Hat da söylendiğinde, önemsemeyip öteler. “Önemli olmadığını” dahi söyler. Oysa günümüz gelişen teknoloji ve uluslararasılaşan sistemsel kurumsallaşma nedeniyle birçok konuda siyasal dikat önemlidir. Bu nedensel durmadan örneklerle yaşanmasına karşın dikat edilmez. Önemsenmez. Daha kötüsü, bilinmesine karşın söylenmesine rağmen karşı duruş dahi sergilenir.

Telefonların dinlendiğini daha ufak bir siyasal girişte dahi bilinir. Hat da bunun kulanılarak izlenildiği, özel yaşama dek girildiği de örneklerle epey kanıtlandı. Siyasal süreçte ve korku çenberinde dikat edilir. Örgütsel olarak dikat edenler de olurdu. Örneğin bizim 12 eylül döneminde Türkiyede telefon konuşmalarında, habrleşmelerde nasıl dikkatli olduğumuzu, belirli yerlerde olan arkadaşlar iyi bilir. Çünkü resmen telefonların dinlendiği, araya birielrinin konulup konuşturulmalar yapıldığı örnekler, epey can acıtıyordu. Gözaltına alınanlara bunlar gösterilince de nelerin olduğu da malum. Hele telefon konuşmalarının çarpıtılması, fotoşop yapmalar da oluyor. Onun için özellikle iletişim konusu önemlidir. Hele de görsel kültürün gelişmesi, internet sürecine girilip sanal medya koşulları epey tehlikeleri de geliştirdi. İzleme, müdahale etmeleri de yoğunlaştırdı. Buna yönelik de bilgiler arada uçuştu. Doğrusu, kanıtsandı da. Bilinip de dikat edilmeme rahatlığı da pradokslaştı. Sanal medya brakın dikati, daha rahatlama getirip olmayanları dahi normalleştirdi. Kişisel bilgiler de oldukça fazla hem de abartılarak aktarıldı. Buna karşın sistemin de şirketleşerek de adeta bunları her alanda kulanmaya girişti. Türketimden tutun istihbarata ve dahası seçimlere dahi nasıl müdahale edecekelri esrumanlar kurumsallaştırıldı.

Tekrar edelim: zaman zaman bu gerçeklerle karşılaşıyoruz. Bizden uzak sa hiç dikate almayız. Önemsemeyiz de. Ama öylesine müdahaleler ve yönlendirmeler oluyor ki artık örnekler de zaman zamandan çıkıp resmen normalleşmenin de daha yakınına dek gelindi. Peki neden bunları yazdım: Çünkü ayni tartışma Türkiye seçimlerine de oturdu. Zaten, içişleri bakanının kendine has yapılarlla işe giriştiği çoktan kendi itirafıyla biliniyor. Ancak, Kılıçtaroğlunun Camrech Analalatyca nın ismi de gelince, birkaç söz yazmak gerekir. Resmen Erdoğan eksenini bu yapıyla ilişkiye girmemeği öneriyordu. Reklam, yönlendirme ve benzer yardımlarla şirket oldukça sicili de tartışmalıdır. Bazın yerlerdeki müdahaleleri adeta yeniden kolayca bulundu. Bunun amacı da seçime kirletme denen olguyu kulanmasıdır. Sahten videyolardan tutun seçmene yönelik müdahale alanlarında etki gösterip belirleyici rol almada C.A şirketi oldukça yetenekli olduğu da anlaşılıyor. Kılıçtaroğlu bunu uyararak gündeme getirdi.

Camreych Analatica şirketi Trumpun seçimlerine, ingilterenin Breksit olayına dek rol aldığı ve etkilediği artık çoğu kesimce kabulleniyor. Hele Karayiplerdeki seçim oyunu, onların önemli deneyimidir. Karayiplerde iki deyişik kimlikli insan kesimi vardı. Hintliler ve Afrikalılar. Hintliler ilgili şirkete giderler. Seçimde kendilerine kazandırma talebini iletirler. Şirket de buna yönelik eldeki verileri kulanır. Afrikalıların gençleri apolitiktir. Onlara yönelik bir dans görselleştirip videyolara koyalarlar. Ret et imgesiyle de oynatırlar. Apoletik gençler de bu dansa ilgi gösterir. Gidrek kulanımda sandığa gitmeme ve protesto dansı olarak yerini alır. Buda Hintlilere seçimi kazandırmaya yetip artıyor. Buna benzer örneklerle C.A. şirketi birçok müdahale yapar. Sanal medyadan topladıkları verileri reklam ve sahte videyolarla adeta siyasal probagandada kulanırlar.

Özetlediğim bilgiler sonucu, sanal dünya rahatlığı ile elde edilen bilgi kesişmesi, birçok şirketin de kulanım alanına girer. Tüketim sağlamaktan tutun siyasal belirlemeğe dek önemli etkielri olur. Siyasal belirleme ve müdahaleleri sağlar. Türkiyede de tam da bu konu gündeme gelirken, şirketin adıyla da söylenirken ki gelişmeler de ilginçtir: CHP hakında sahte videyolar beklentisi, yakalanan sahte afiş veya uyduruk haberlerle manüpülasyonlar bize Camrtch Analityka durumunu karşımıza getiriyor. Bu durum elbet dünyayı takip eden benim için sürpriz deyildi. Üstelik Türkiye seçimlerinin zaten normal dyeil anormal koşullarda yapılacağı gerçeği de dimdik yaşanması da bunu tamamlıyordu. Birçok müdahale şekli de bekleniyordu. Fakat, birielrinin yeniden anlaması bakımından, sanal dünya rahatlığı ile kolayca veri toplama tekniğinin birlikte yeniden düşünmesi gerekir. Sanki sanal medya oldukça demokratik ve rahat olma düşüncesinin yeniden sorgulanması da gereklidir. Facebooks C.A. durumu bu nedenle önemlidir. Kasetler, videyolar ve seçmen üzerinden probaganda etki araçları hepsi özellikle de apolitik kitleler üzerinden kolayca yapılmaktadır. Sanırım, Karayipler örneğini yeniden okuyarak belki de hiç yabancısı olmadığınız bizliklerle yeniden düşünmenize yardımcı oluyorum.

Kısaca, Türkiyede belirtiğim ve yeniden belirteceğim, seçimlerin anormal koşullarda yapılıyor olmasıdır. Her türlü anormalik de karşımıza gelse, neyazık şaşırmıyoruz. En çirkin yalanlar, küfürler, çekinmeden en bbasit eleştiriyi hapisle sonuçlandırınyargı nedense en keskin küfre ödül verecek durumdadır. Bunlar istemsek de sanal medya ve bunu kulanacak şirketler de olacak. Bilinmesi gereken, Türkiye seçimleri salt Türiye deyil, bizi de çoktan sarmaladı. Alacağımız eğer varsa ders çok. Tabi ki almak istenirse.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özkan Yıkıcı yazdı: İspanya-Fas hattında neler oldu

Bir haftadır İspanya'nın Afrika topraklarındaki küçük bir yerleşimindeki gelişmeler,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Trafik katliamından genel sistem gerçeğine

Normal yaşamla en anormal kötü koşullar kolayca dönüşür. Sanki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Unutulmaması gereken ülkelerden biridir: Irak

Yakın tarihle Ortadoğu tamamlanınca, emperyalist çağın planlarıyla alakalı uygulama...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bozulan iklim koşullarında siyaset de ısınırken

Temmuz ayına ve yaşadığımız haftaya artık elvedayı çekiyoruz. O...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,914TakipçilerTakip Et
916AboneAbone Ol

Son eklenenler

Dionysis Dionysiou yazdı: Nolan’ın Odyssey’si: Denizden Gelen Düşman Biziz

Düşman ufkun ötesinde beklemiyor. Nolan'ın Odyssey'sinde, o, muzafferlerle birlikte...

Faik Bulut yazdı: Hizbullah ve İsrail kavgasının 20 yıllık bilançosu

Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalar ve mücadelenin tarihi 1980'lerin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye Küresel Serinletme Taahhüdü’nde neden yok?

İnsan kaynaklı iklim değişikliği kentleri yaşanmaz hale getiriyor. Avrupa’da...

Nafiz Özbek yazdı: Alman militarizmi ve sermaye: Almanya’nın yeniden askerileşmesinin politik ekonomisi

İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntılarından doğan modern Almanya, kısmen Hitler faşizmini...

İlhan Uzgel yazdı: Küresel Siyaset Dönüşürken-II: NATO 3.0 nereden çıktı?

Avrupa coğrafyasında ve Türkiye’de savunma, güvenlik konuları olunca dikkatler NATO’ya...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Yapay zekâ krizi senaryosu

Yapay zeka (YZ) alanındaki gelişmeler küresel ekonominin başlıca konusu olmaya...

Volkan Yaraşır yazdı: ‘Efendiliğin reddi’: Üçgen örgütlenme ve direniş ağları

Efendiliğin reddi kolektif bir karşı duruş, yıkıcı bir ayağa...

Canlı yayın