yaklaşımlarÖzkan YıkıcıAvusturya başbakanı istifa eti – Özkan Yıkıcı

Avusturya başbakanı istifa eti – Özkan Yıkıcı

Beyin cimnastiği yapıyordum. Hangi yazıyı yazsam diye aklımdan geçiriyordum. Kişmirin Türkiyeye sokulmamaması ve sonrası, Kuzey Suriyedeki gelişmelerle dünyanın yeni denklem arayışları ikileminde dolaşıyordum. Bu arada idlip ve öteki Kuzey Suriye üzerinden haberler gelip geçiyordu. Derken, arada bizim medyanın bazı kesimleri Avusturya başbakanı Krusun istifasına önem verir gibiydi. Nedeni, bizdeki ayni eylemleri yapanlara hiç dokunulmama, tam aksi yeniden makama seçtirme paradoksunun da katgısı olduğu kesindi. Madem, Avusturyadaki başbakan istifa ediyor ve K. Kıbrısta belirli kesimde örneklem olarak kulanılıyorsa, mutlaka birkaç söz etmek şart haline geldi. Üstelik, Avusturyadaki istifa gündeme geldiği için de konu yüzeysel ve Kuzey Kıbrıs denlemine göre yorumlanmaktaydı. Oysaa, ilgili istifanın siyasal yelpazedeki bazı can yakan gerçekleri de vardır. Bunun üzerine, konuyu bu gözle yeniden ele almayı uygun gördüm. Biraz da bilgilerle bnelki birileri daha net konuşma şansına da katgım olur…..

Geçen hafta ortasına doğru Avusturya başbakab-nının evinin basıldığı ve parti merkezine de polisin savcılık emirnamesiyle girdiği haberi geldi. Ardından, istifa açıklamaları peşpeşe geldi. Hem de kualisyon ortağı Yeşiler partisinden de destek veriliyordu. Başbakan Krus ise direniyordu. “iftira” diyordu. Ama, istifa dalgası dinmiyordu. Muhalefet, Salı gününe yani yarına güvensizlik önergesi verdi. Yeşiler ikilemde kaldı. Hükümetin bozulmasını istemiyordu. Ama, başbakanın da istifasını istiyordu. Başbakanın faşist ırkçı partisi sonunda yine kendinden istenen başbakan seçilmesi koşuluyla başbakan Krusa oda baskı yapıp, istifasını sağladı. Hafta sonu buda gerçekleşti.

Elbet Kuzey Kıbrısta bu olay oldukça ters geliyordu. Kurusun suçlandığı olaylar, buradaki makamcıların olmazsa olmazıydı. Lehlerine anket düzenlemek, medyaya baskıyla etki yapıp lehine yayın gerçekleştirme tavırlr, burada gayet normaldı. Oysa Avusturyada başbakanın kelesini yiyordu. Bu ters gelmeye adaydı. Bu konuyu özellikle demokrasi arayışındaki bazı gazeteciler gündeme getirdi. Dünya ile pek ilgilenmezken, Krusun istifası içsel mavzeme ve özlem duyulan tavır nedeniyle karşılık probagandasında yerini aldı.

Konunun bir de şu yönü var. Eski diyeceğimiz Avusturya başbakanı Krus Özgürlük partisinin lideriydi. Özgürlük partisi herkesin birleştiği ırkçı ve çekinerek söyledikleri faşist örgütdür. Hat ta yıllar önce yine Özgürlük partisi birinci parti olup da kualisyon kurma döneminde AB Avusturyaya tavır aldıydı. Oysa, seneler sonra geçen yyıl Özgür parti hem de başbakanıyla hükümet oluyordu. Peki ortağı: Yeşiler partisi. Bu ikinci düşündürücü olgu. Halbuki seksenlerde Avrupada yeşiler muhalefet dalgası yayılırken, sosyalist kesimleri kurdurtuğu örgütlenme şekindeki muhalefet di. Sisisteme çevresel yoldan muhalefet yapıyordu. Birokraktikleşme engeli için de sürekli liderlik gibi kuralları ret ediyordu.

Zaman geçti. Yeşiler gidrek hem sol hem de muhalif dinamiklerini kaybetmeye başladı. Hükümete yaklaştıkça çevresel damıtma içinde sağ seçeneklerle de buluştu. Şirketlere gidrdiler. Teslimiyet öylesine yayıldı ki Avusturyadaki gibi son dönemde faşist partiyle kualisyon dahi gerçekleştirdi. Bu gelişim de Avusturyadaki başbakan istifasını izlerken, ister istemez aklıma geldi. Bir zamanlar ki Yeşiler hareketi ve faşist eylim nedeniyle boykota AB tarafından konulan Özgürlük partisiyle kualisyon. Size ikibin başlarında bu taplo sunulsa, pek olası görmezdiniz. Ama, şimdi bu hem de Avusturya gibi memleketde gerçekleşiyor. Üstelik, AB yapısında dün ret edilen bugün hükümet olarak kolayca kabulleniyor. Böylesi siyasal gelişme de oluşturuldu.

Kısaca, Avusturya başbakanı Krus biraz dirençten sonra istifa halinde kendini buldu. Lehine reklam yaptırmak, kamuoyu oynunu oynaması ve medyada etkin olmanın bedeli demek ki istifadır. Peki K. Kıbrısta bunu bazı gazeteciler gündeme taşırken, brakın özel televizyonları, bRT yayınında haber bölümünün önemli kısmını, reportajda gündelik kalıcı gibi yer alışıyla çelişkiye de devamlı ayni duruşu gösterecekler mi? Demokratiklik dene gerçeklik böylesi kıyaslarla daha net anlaşılma pratiğine sahiptir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özkan Yıkıcı yazdı: İspanya-Fas hattında neler oldu

Bir haftadır İspanya'nın Afrika topraklarındaki küçük bir yerleşimindeki gelişmeler,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Trafik katliamından genel sistem gerçeğine

Normal yaşamla en anormal kötü koşullar kolayca dönüşür. Sanki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Unutulmaması gereken ülkelerden biridir: Irak

Yakın tarihle Ortadoğu tamamlanınca, emperyalist çağın planlarıyla alakalı uygulama...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bozulan iklim koşullarında siyaset de ısınırken

Temmuz ayına ve yaşadığımız haftaya artık elvedayı çekiyoruz. O...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,915TakipçilerTakip Et
916AboneAbone Ol

Son eklenenler

Dionysis Dionysiou yazdı: Nolan’ın Odyssey’si: Denizden Gelen Düşman Biziz

Düşman ufkun ötesinde beklemiyor. Nolan'ın Odyssey'sinde, o, muzafferlerle birlikte...

Faik Bulut yazdı: Hizbullah ve İsrail kavgasının 20 yıllık bilançosu

Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalar ve mücadelenin tarihi 1980'lerin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye Küresel Serinletme Taahhüdü’nde neden yok?

İnsan kaynaklı iklim değişikliği kentleri yaşanmaz hale getiriyor. Avrupa’da...

Nafiz Özbek yazdı: Alman militarizmi ve sermaye: Almanya’nın yeniden askerileşmesinin politik ekonomisi

İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntılarından doğan modern Almanya, kısmen Hitler faşizmini...

İlhan Uzgel yazdı: Küresel Siyaset Dönüşürken-II: NATO 3.0 nereden çıktı?

Avrupa coğrafyasında ve Türkiye’de savunma, güvenlik konuları olunca dikkatler NATO’ya...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Yapay zekâ krizi senaryosu

Yapay zeka (YZ) alanındaki gelişmeler küresel ekonominin başlıca konusu olmaya...

Volkan Yaraşır yazdı: ‘Efendiliğin reddi’: Üçgen örgütlenme ve direniş ağları

Efendiliğin reddi kolektif bir karşı duruş, yıkıcı bir ayağa...

Canlı yayın